AK Parti 28. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan: (4) - "Kendisine tanınan fırsatı, verilen imkanı kullanamayanlar nöbeti devretmeyi kabullenmek zorundadırlar" - "Milletimizin bunca yıldır hükümette ve belediyelerde AK Parti'den umudunu kesmemiş olmasının sebebi kendi kendimizi yenileme becerimizdir" - "Millete en iyi hizmeti kim yapıyorsa onunla yola devam etmek, ülkenin ve partimizin yöneticisi olarak bizim görevimizdir" - "Aday yapılmadığı için istifa edip kimisi bağımsız, kimisi başka partiden gidip aday olmuşlardır, seçimi de kazanmıştır, kazanabilir. Bunlar bizi de üzmesin. Şimdi bundan sonra onlar kendi dertlerine baksınlar, biz bu tür safralardan kurtulduğumuz için rahat olalım" - "Ne dışarıdan ülkemize yönelen ekonomik ve siyasi saldırılar ne de içeride ekilmek istenen fitne tohumları bizi gerçek gündemimizden kopartamayacak"

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kendisine tanınan fırsatı, verilen imkanı kullanamayanlar nöbeti devretmeyi kabullenmek zorundadırlar." dedi.

Erdoğan, Kızılcahamam Eliz Hotel'de düzenlenen AK Parti 28. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanış konuşmasında, bakanlıkların, kurumların, belediyelerin projelerinde tek ölçünün millete daha iyi hizmet vermek olduğunu belirtti.

Görüştüğü bir büyükşehir belediye başkanının "20 küsur kat inşaat yapıyorum, bunu yıkabilir miyim?" diye sorduğunu, ona "Hiç tereddüt etme, yık" karşılığını verdiğini aktaran Erdoğan, "Çünkü bizim sözümüz var. Ne dedik? 'Dikey mimariye müsaade yok, yatay mimari.' Çünkü bunlar vatandaşın, halkın hakkına tecavüzdür." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, başta büyükşehir belediye başkanları olmak üzere tüm belediye başkanlarından bu konularda hassas olmalarını isterken, "Yıkacaksınız. Biz yatay mimari diyoruz. İstisnalar tabii ki kaideyi bozmaz. Bundan içimizde rahatsız olanlar da olabilir. Bunu da söyleyeyim. Çünkü geçmişte bunlarla çok karşı karşıya kaldık." diye konuştu.

Özellikle yerel mimari başta olmak üzere adımların buna göre atılması gerektiğini dile getiren Erdoğan, eğer bu konularda tereddütler varsa Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ile irtibat kurulacağını, ona göre kararların alınacağını ve adımların atılacağını söyledi. Erdoğan, "Eğer böyle bir noktada mimari olarak izin verilsin mi verilmesin mi bunun kararını Genel Başkan Yardımcım, ilgili bakanım hep birlikte otururuz, konuşuruz, adımı da ona göre atarız. Çünkü artık şehirlerin yapılanmasında, planlanmasında bunlara dikkat etmemiz lazım. Bu amacın ötesine geçildiğinde israfa geçilmiş olur ki hem inancımızda hem kültürümüzde böyle davranışların yeri yoktur." dedi.

- "Emanetin ehline verilmesini istiyoruz"

Her alanda adaletin gözetileceğini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Doğumundan ölümüne kadar bu ülkenin her bireyi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin imkanlarından adil şekilde yararlanma, eğitim görme, iş kurma, hayat sürme hakkına sahiptir. Ülkemizdeki tek bir insanın dahi kendini ötekileştirme veya ötekileştirilmiş hissetmesine yol açarsak vebal altında kalmış oluruz. Bunu yapacak olan öncelikle işte bugün burada bulunan bizleriz. Emanete sahip çıkmak kadar emanetin hakkını vermek de önemlidir. Bunun için emanetin ehline verilmesini istiyoruz. Görev tevdi ettiğimiz her arkadaşımızın işini hakkıyla yapacağını varsayıyoruz. Bunu başaranların başımızın üzerinde yeri vardır ama kendisine tanınan fırsatı, verilen imkanı kullanamayanlar da hiç kusura bakmasınlar nöbeti devretmeyi kabullenmek zorundadırlar. AK Parti kurulduğundan beri Meclis'ten bürokrasiye, teşkilatlardan belediyelere kadar her yerde bu nöbet değişimi yaşanmıştır, yaşanmaya da devam edecektir. Millete en iyi hizmeti kim yapıyorsa onunla yola devam etmek ülkenin ve partimizin yöneticisi olarak bizim görevimizdir."

Eğer bu değişim yapılmazsa vazifenin ihmal edilmiş olacağını ifade eden Erdoğan, "Milletimizin bunca yıldır hükümette ve belediyelerde AK Parti'den umudunu kesmemiş olmasının tek sebebi kendi kendimizi yenileme becerimizdir. Gerek vazifelerine devam eden gerekse yeni sorumluluk üstlenen tüm belediye başkanlarımızın bu anlayışla hareket etmelerini istiyorum. Milletin murakabesinden geçemeyen, bizim takdirimize de mazhar olamayacağını bilmelidir. Bunun için hep alt yapı ve üst yapı çalışmaları yanında sosyal belediyecilik faaliyetlerine ağırlık verilmesinin önemini altını çizerek tekrarlıyoruz." diye konuştu.

Ramazan ayının yaklaştığını, ramazanda başta kadın kollarıyla olmak üzere fakir fukara, garip gurebaya ulaşmayı ihmal etmeyeceklerini belirten Erdoğan, buralarda belediyelerin ciddi manada aracı görevini alacağını, bu kişilere ulaşacaklarını söyledi. Erdoğan, bunun suistimal edilmesine de fırsat vermeyeceklerini ifade etti.

- "Ramazandan sonra başarı sırasına göre tüm illerimizi dolaşacağım"

Önlerinde Cumhurbaşkanlığı ve Meclis olarak 4 yılı aşkın, belediyeler olarak 5 yıllık bir zaman bulunduğunu anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Son yıllarda üst üste yaşadığımız seçimler sebebiyle milletimiz biraz yoruldu. Açıkçası siyaset de yoruldu. Bunun için hep birlikte önümüzdeki bu uzun dönemi tamamen icraata odaklanmış olarak değerlendirmek zorundayız. Gündemimizde üzerinde uzun uzun çalışmamız gereken pek çok konu bulunuyor. Allah nasip ederse ramazandan sonra başarı sırasına göre tüm illerimizi dolaşma azmindeyim ve dolaşacağım. Tabii ki bu bir teşekkür ziyaretidir. Hepsiyle bu çalışmayı yapacağız ve önümüzdeki sürece de buna göre hazırlanacağız."

Ekonomiden adalete, eğitimden sağlığa, askerlikten tarıma kadar her alanda gerçekleştirecekleri reformların hazırlıklarını titizlikle sürdürdüklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ziyaretlerimizde varsa birçok açılışları yapma imkanımız olacak. Bunlar merkezi yönetimin, yerel yönetimlerin bütün bu hazırlıklarını gözden geçirerek adımlarımızı atacağız. Sizlerin de belediye başkanları olarak şehirlerinizde çözmeniz gereken sorunlar, yapmanız gereken yatırımlar, vermeniz gereken hizmetler var. İyi bir planlama ve sıkı bir çalışmayla bu dönemin sonunda ülkemizi ve şehirlerimizi hak ettiği yere getirebileceğimizi görüyoruz, biliyoruz. Ne dışarıdan ülkemize yönelen ekonomik ve siyasi saldırılar ne de içeride ekilmek istenen fitne tohumları bizi gerçek gündemimizden kopartamayacaktır. Sakın bu fitne tohumlarını ekenlere asla fırsat vermeyiniz. Dün de söyledim, bugün de söylüyorum, sizlere gelenler, kapınızı çalanlar, onlara tek şey söyleyin, 'Bizim yapacak çok işimiz var, siz yolunuza devam edin.' Bunlar nereden nereye nasıl geldiklerini hepiniz gayet iyi biliyorsunuz. Çok fazla vakit de kaybetmeye zamanımız yok ve onlarla kaybedilecek vakit haramdır. Buna dikkat edelim. Kimin ne yaptığına, bize hangi tuzakları kurduğuna değil kendimizin ne yaptığına, neyi başardığına bakarak yürüdüğümüzde Allah'ın izniyle aşamayacağımız engel yoktur. Biz başkalarını konuşmayacağız, başkalarının bizi konuşacağı icraatlar ortaya koyacağız."

- "Daha iyi olacak"

Her seçimde oyların azaldığı, çoğaldığı yerler olabileceğini, toplamda milletin kendilerine ne dediğinin önemli olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"İşte şimdi 15 büyükşehir belediye başkanımla yaptığım görüşmelerde seçim öncelerinde birçok illerimizde karşımıza nelerle geldiler, ne gibi neticeler aldık, şimdi onları görüyoruz. Demek ki azmedince, çalışınca, bu tür fitne fesat unsurlarına kulak asmadıkça oluyor, daha iyi olacak inşallah. Bazıları kendisi aday yapılmadığı için istifa edip kimisi bağımsız, kimisi başka partiden malum zaten anlıyorsunuz, oralardan gidip aday olmuşlardır, seçimi de kazanmıştır, kazanabilir. Bunlar bizi de üzmesin. Bundan sonra onlar kendi dertlerine baksınlar. Biz, bu tür safralardan kurtulduğumuz için rahat olalım. Milletimiz 2002 Kasım ayından bu yana her seçimde olduğu gibi 31 Mart'ta da bize 'Durmak yok, yola devam' demiştir. Eksiklerimizi tamamlayarak, hatalarımızı düzelterek, vizyonumuzu genişleterek, gücümüzü artırarak bu uzun ince yolda mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Rabbimiz, 'İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır' buyuruyor. Bu hem dünya hem ahiret işleri için böyledir. Yine Rabbimiz, 'Eğer gerçekten inanıyorsanız üstün gelecek olan sizsiniz' buyuruyor. Biz yolumuzun hak yolu olduğuna, davamızın hak olduğuna, hizmetimizin Hakka ve halka olduğuna yürekten inanıyoruz."

(Sürecek)