Akıncı Üssü darbe girişimi davası

Eski teğmenler Muhammed Saka ve Muhammet Kıvrak, esasa ilişkin savunma yaptı

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlerle ilgili 475 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, sanıklar, yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu.

Esasa ilişkin savunma yapan eski teğmen Muhammed Saka, darbe girişiminin yaşandığı gün rutin mesaisini bitirdikten sonra evine gittiğini, eski yarbay Mustafa Zelbey'in arayarak alarm tatbikatı olacağını söylediğini ve kışlaya gelmesini emrettiğini savundu.

Saka, kışlaya gittiğinde Zelbey'in kendisine ve yanındakilere terör saldırısı istihbaratı olduğu için Akıncı Üssü'ne gidileceğini söylemesi üzerine, kamuflajları giyip araçlarla yola çıktıklarını belirtti.

Araçlarla Akıncı Üssü'ne giriş yaptıklarını ifade eden Saka, Yenikent nizamiyesinde görevlendirildiği kulübenin içinde olduğu sırada bağrışma sesleri duyduğunu ve daha sonra SAT komandosu bir grup askerin nizamiyenin önüne geldiğini iddia etti.

Kısa süre sonra nizamiye çevresinde seslerin yükselmeye başladığını anlatan sanık Saka, yüzbaşı Özhan Hekin'in kışlayı terk etmek istediğini duyduğunu, bir süre sonra da Hekin'in yaralı olarak nizamiyeye getirildiğini ancak Hekin'i kimin vurduğunu görmediğini ileri sürdü.

Sanık Saka, suçsuz olduğunu savunarak, tahliye ve beraat talebinde bulundu.

Eski teğmen Muhammet Kıvrak da olay günü görev yaptığı İnsani Yardım Tugayı'nda alarm verildiğini, bunun üzerine kışlaya gittiğini, komutanlarının terör saldırısı olabileceğinden bahsettiğini iddia etti.

Verilen emirle Akıncı Üssü'ne gittiklerini söyleyen Kıvrak, olay akşamı babasıyla yaptığı telefon görüşmesinde darbe girişimi olduğunu öğrendiğini, ancak komutanlarından darbeye yönelik emir verilmediğinden Akıncı Üssü'nde kalmaya devam ettiğini söyledi.

Sanık Kıvrak, nizamiyede bulunduğu sırada Yüzbaşı Özkan Hekim'in "Bu savaş benim savaşım değil" dedikten sonra kışlayı terketmeye çalıştığını, bir müddet sonra yaralı bir şekilde askerler tarafından getirildiğini, ancak kim tarafından vurulduğunu görmediğini ifade etti.

Darbeci olmadığını savunan Kıvrak, tahliyesini ve beraatini istedi.

Duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verildi.