HABER

Avrupa'nın gözü bu davada

Türkiye’nin başını ağrıtacak sahte içki davası başladı.

Kemer’e tatil için gelen Alman 7 Alman öğrenciden üçünün ölümüyle sonuçlanan sahte içki davasına Avrupa’nın ilgisi büyük oldu. Çok sayıda TV kanalı mahkeme önünden canlı yayın yaptı.

İlk duruşmaya Alman medyasının ilgisi büyüktü. Ölen gençlerin aileleri de Antalya’ya geldi.

Almanya’dan geçen yıl mart ayında tatil için geldikleri Antalya Kemer’de aldıkları alkol sonrası komaya giren 7 Alman öğrenciden 3’ünün ölümü, 4’ünün de zehirlenmesiyle ilgili açılan davada, sanıkların ifadelerinin alınmasına başlandı. Öğretmenleriyle tatile gelen Türk ve Alman 11 öğrenciden alkol alan Rafael Neca’nın (21) Antalya’da, Jean Piere Follkovt (18) ve Jan Lange’nin (18) ise özel ambulans uçakla götürüldükleri Almanya’da ölümü, Dustin Krabbe (19), Hendrik Barkow (19), Vanessa Cwiklinksi (19) ile Vincent Fayerabend’in zehirlenmesiyle ilgili Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün başlayan yargılamada, öğleye kadar olan ilk bölümde sanıkların kimlik tespitleri yapıldı.

Duruşmaya, sahte içki üretimi yaparak otele sattıkları iddia edilen, şirketin ortağı ve yöneticileri sanıklar ile Anatolia Otel’in satın alma müdürü Vedat Karagülmez, genel müdür yardımcısı Osman Kafadar katıldı. 8 ayı aşkın süredir firari olarak arandığı bildirilen otelin Genel Müdürü Gürsel Özcan da duruşmaya geldi. Duruşmaya, ölen gençlerden Jean Piere Follkovt’un babası Frank Follkovt, Rafel Neca’nın babası Langer Neca, Vanessa Cwiklinksi’nın babası Ragıp Cwiklinksi ile zehirlenen Alman gençlerden Dustin Krabbe ve bazı yakınları ile avukatlar katıldı. İçki dağıtım şirketinin sahipleri arasında yer alan tutuksuz sanıklardan Emine Emmez, kimlik tespiti sırasında ne iş yaptığının sorulması üzerine ev hanımı olduğunu söylerken, Mahkeme Başkanı Mustafa Zeki Söğüt, “Şirketin varmış, yok mu?” diye sordu. Sanık, Başkan Söğüt’e, “Varmış” yanıtını verdi. Otelin işletmecisi Beyhes Yüksek de ifadesinde, olayın ardından oteli devrettiğini bildirdi. İddia konusu sahte içkiyi imal ettiği ve otele pazarladığı iddia edilen tutuklu sanıklardan Halil İbrahim Emmez de kimlik tespitinde esnaf olduğunu söyledi. Anatolia Otel’in kendi şirketlerinin haricinde 4-5 şirketten daha içki satın aldığını, iddianamede sözü edilen sahte içkilerin kendi dağıttıkları ürünler olmadığını ileri süren Emmez, “Sahte olduğu söylenen içki çeşitlerini kesinlikle ben vermedim. Bazı otelciler ise bizim verdiğimiz fiyatların yarı fiyatına dışarıdan içki satın alıyorlar. Biz bayi değil, tedarikçiyiz” diye konuştu. Mahkeme Başkanı Söğüt’ün, “Büfesi olan biraderin bile senden içki almıyormuş?” şeklindeki sorusuna da sanık Emmez, pazarladıkları ve dağıttıkları ürünlerin toptan satışa uygun olduğunu, perakende satışı olmadıklarını ileri sürdü.

Her bir ölüme 25 yıl
Duruşmayı izlemek üzere, çok sayıda Türk ve yabancı basın mensubu Antalya Adliyesine geldi. Adliye önünde 4 ayrı canlı yayın aracı, yerli ve yabancı televizyon kuruluşuna görüntü aktarmaya başladı. Cumhuriyet Savcısı iddianamede, sahte içkiyi imal eden ve otele pazarlayan zanlıların, “Olası kastla ölüme sebebiyet ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek” suçundan, her bir ölüm olayı için 25 yıla kadar, otel müdürleri ve çalışanlar için de ’tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek “ suçlamasıyla 2 yıldan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını talep etti.

Geri Dön