HABER

Balyoz Planı davası temyiz duruşması

Balyoz Planı" davasının, Yargıtay 9. Ceza Dairesindeki temyiz duruşmasına devam edildi.

Ankara - Aralarında emekli Oramiral Özden Örnek ile emekli orgeneraller H. İbrahim Fırtına ve Çetin Doğan'ın da bulunduğu 361 sanıklı "Balyoz Planı" davasının, Yargıtay 9. Ceza Dairesindeki temyiz duruşmasına devam edildi.

Sanık Mustafa Kemal Tutkun'un avukatı Mehmet Altın, iddia makamının tebliğnamesini hazırlarken ortak savunmanın dosyada olduğunu ifade ederek, "İddia makamı bu kitabı alsın ve o somut delillere tek tek cevap versin, o soğuk tebliğnamelerden olmasın isterdim, göremedim. Bunu size şikayet etmek isterim. Delilleri tek tek anlatmaları gerekirdi, bunu yapamadılar" dedi.Müvekkilinin, Balyoz Planı'nı basından öğrendiğini savunan Altın, şöyle konuştu:"Biri hazırladı bunu. Ele geçmeyen bilgisayarlar nerede, bunu hazırlayanlar kim? Esas sorun, esas endişe, bu oyunlar bitmez bu topraklarda, bu oyunlar bitmez. Neden çünkü olağanüstü güzel, zengin, kaynakları olan müthiş bir ülke. Her tarafını cehenneme çevirdiler. Kim çevirdi, o demokrasileriyle övünen uygar ülkeler yaptılar. Kendi ülkelerinde uyguluyorlar ama size zırnık koklatmıyorlar. Size kan ve göz yaşı var. Çünkü bu topraklarda hep gözleri var. Ne için yaşanıyor bu kavgalar, yazık değil mi? Komşularımıza bakın ramazan ayındayız nasıl sefil o insanlar. Kim bozacak bu oyunu? En başta yargı bozacak."-"Yargı korkarsa ne yaparız"-Daha önce normal davalarda sıkıntı yaşamadığını dile getiren Altın, "Ne zaman özel yetkili mahkemeleri tanıdım inanın geceleri rahat uyuyamıyorum" dedi.Topluma korku salındığını, kim doğru söylüyorsa önüne engel çıkarıldığını ileri süren Altın, "Yargıçlar korkutuluyor. Yargı korkarsa ne yaparız? Yargıçlar, hukuk normlarına değil de bir takım korkularla karar veriyorsa biz bu ülkede yaşayabilir miyiz? İnsanlar mutlu olabilir mi" diye konuştu.-"Hayatın olağan akışına aykırı"Sanık Ahmet Şentürk'ün avukatı Zeki Arslan da müvekkilinin iddia olunan suç devam ederken 28 Şubat 2003'te emeklilik dilekçesi vererek görevinden ayrıldığını, 1 Mart tarihinden itibaren izne çıktığını ve 15 Nisan'da resmi olarak birliğinden ilişiğini kestiğini anlattı. Arslan, "Müvekkilimin aylar öncesinden askerlikten bir beklentisi kalmamıştır. Böyle bir kişinin birkaç ay sonra yapılacağı iddia edilen darbe kadrosunun içinde olması mümkün değildir. Bu hayatın olağan akışına aykırıdır" görüşünü paylaştı. Konuya ilişkin bilgi ve belgelere rağmen emeklilik hususunun yerel mahkemece görmezden gelindiğini ve müvekkili lehine değerlendirilmediğini ifade eden Arslan, resmi olarak ayrıldığı tarihe kadar darbe kapsamında gerekli çalışmaları yaptığı gerekçesiyle cezalandırıldığını aktardı.Sanık Taylan Çakır'ın avukatı Adil Atabay da dosyada iki bilgi notu bulunduğunu, incelendiğinde bunların birbirinin kopyası olduğunu ancak birinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, diğerinde Donanma Komutanlığı yazdığını belirtti. İki farklı komutanlıktan aynı konuda aynı sayıda yazı hazırlanmasının mümkün olmadığını savunan Atabay, her iki belgenin de kopyalamayla hazırlanmış sahte belgeler olduğunu öne sürdü. Atabay, müvekkilinin hasta olduğunu, onun ziyaretine gittiğinde eski savcı ve ceza avukatı olması nedeniyle tanıdığı sanıkların yanına geldiğini belirterek, "Hepsi vereceğiniz karara son derece inanıyor ve umutla bekliyorlar" şeklinde konuştu. -"Ne bir belge, ne bir dijital veriyle ilgisi var"Yurdaer Olcan ve Halil Yıldız'ın avukatı Şener Atılgan, delil kabul edilen listelerde albay rütbesindeki müvekkilinin bir binbaşının komuta etmesi gereken yere atanacağının yazdığını, bunun emir komuta zincirinde kabul edilemeyeceğini kaydetti.Atılgan, Yurdaer Olcan'ın da muhteşem sicile sahip bir asker olduğunu, emir üzerine seminer çalışmalarına katıldığını aktardı.Dijital verilerin hiçbirisinin müvekkili tarafından hazırlanmadığını savunan Atılgan, "Bu listeler hangi bilgisayarda hazırlandı. Müvekkilimin bunları hazırladığına dair bir üst veri yok. İmza yok, ikrar yok, tanık anlatımı yok, aleyhe ifade yok ama 'olsun seminerdeki ifadelerinizle Balyoz Planı örtüşüyor' diyor mahkeme. 18 yıl ceza veriyor. Bütün dayandığı benzeşme, örtüşme, uyuşma" değerlendirmesinde bulundu.Atılgan, "Ankara'da hala hakimler var demek ve haykırmak istiyoruz" dedi.Duruşma, yarın diğer avukatların savunmalarıyla devam edecek.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön