HABER

"Bürokratın canını al yetkisini alma"

MANİSA (İHA) - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, markalaşmanın önemine değinerek "Eğer marka olamazsanız işi kaybediyorsunuz. Onun için işletme sahipleri, 'Mevcut işimizi öğrendik bu kalıbın dışına çıkmayalım, bu kalıpta biz para kazanıyoruz hiç riske gerek yok' falan demesin, yoksa yavaş yavaş işini kaybeder" dedi.

İlki Ankara'da gerçekleştirilen KOBİF 2007 Bilgi ve Eğitim Fuarı'nın 20.'si Manisa'da gerçekleştirildi. Fuarın açılışına katılan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu bürokrasiyi eleştirerek "İşin içine girdiğim zaman gördüm ki bürokratın canını al yetkisini alma" diye konuştu.

Manisa ve çevresinde faaliyet gösteren işletme sahiplerine finansal kaynak bulma imkanı sağlayacak olan fuar 11-12 Aralık tarihlerinde açık kalacak. Fuar ilk gün büyük ilgi gördü. Manisa Anemon Otel'de kurulan KOBİF 2007 Bilgi ve Eğitim Fuarı'nın açılış törenine TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun yanı sıra Manisa Valisi Refik Arslan, Belediye Başkanı Bülent Kar, TOBB Başkan Vekili Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülent Koşmaz, oda ve borsa başkanları, sanayici ve iş adamları ile davetliler katıldı.

Açılış konuşmasını yapan TOBB Başkan Vekili MTSOP Başkanı Bülent Koşmaz, "1 milyar YTL bugün KOBİ'lerin ayağına geldi. Bu fuarın Manisa'da düzenlenmesi tesadüf değil. Manisa sanayisiyle böyle bir organizasyona ev sahipliği yapmayı hak etmiştir" dedi.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da konuşmasında KOBİ fuarlarının hangi amaçla ve ne zorluklarla başladığı konusunda bilgi verdi. 2001 yılında devletimizin küçük ve orta boy işletmeler için bütçeden 800 trilyon lira para ayırdığını anlatan Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu: "Ama biz krizin en yoğun olduğu bu dönemde yani paraya en çok ihtiyaç duyduğumuz dönemde bizim kullandığımız rakam tam 300 trilyon lira. Peki kalan parayı niye alamadık diye baktığımızda şunu tespit ettik; bu parayı tam 47 kamu kurum ve kuruluşu dağıtıyor. 2002 yılındaki tespitlerimizde, '47 kamu kurum ve kuruluşu ne kaynak dağıtıyor' diye Manisa'dan kalksak Ankara'ya gitsek bu kaynakları dolaşmak tam 75 günümüzü alır. İşini bırakarak 47 kamu kurum ve kuruluşunu gezsen 75 gün Ankara'da durman lazım. 75 gün Ankara'da dursan Manisa'ya döndüğünde işi bulamazsın. Böyle mantıksızlık olur mu dedik."

Şimdi yeni bir iktidar geldiğini anlatan Hisarcıklıoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Koalisyonları beğenmiyorduk şimdi tek başına bir iktidar var. Eskiden iktidara gelen her parti koalisyonda kaynak dağıtacak kısımları kendilerine almak isterlerdi. Bunları da yaşadık biz. Şimdi tek başına bir parti var iktidarda. Bu ülkenin menfaati, 47 kamu kurum ve kuruluşunu tek çatı altında birleştirmekti. Fakat itiraf ediyorum burada, Başbakan'ın talimatına rağmen biz bunu başaramadık."

İşin içine girdiği zaman "bürokratın canını al yetkisini alma" gerçeğini gördüğünü anlatan Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu 47 kamu kurum ve kuruluşunun öyle müthiş direnişi var ki siyasetçi bilmem ne hepsi hikaye. İlla kaynağı kendi verecek. Niye? Başka şeylere götürmek istemiyorum. Sen buradan kalkacaksın Ankara'ya gideceksin, milletvekilinin önünce ceketini ilikleyip yardım isteyeceksin, milletvekili önünü ilikleyip bürokrata, 'Ya bu bizim KOBİ iyidir, Manisa'da başarılıdır' diyecek. Bütün amaç bu."

Bunu başaramadıklarını anlatan Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu: "Başaramayınca Başbakana, 'Sayın Başbakanım biz bunu başaramadık, sen talimat verdin ama yapmıyorlar, bakanlar aman yetki elden gidiyor diyor. Bürokratlar zaten onlara bir üfürüyor üfürdüğü zamanda bakanlar diyor ki; sanki ömür boyu bakan kalacakmış gibi aman benim yetkim gitmesin diye herkes yetkiyi elinde tuttuğu için bunu başaramadık. Benim sizden ricam genelge yayımlayın da devir bilgi devri web sayfası açayım bu web sayfasında bütün bu 47 kurum ve kuruluşu toplayayım' dedim. Sayın Başbakan'ın genelgesiyle bu 47 kamu kurum ve kuruluşunu ne kaynak veriyor diye tek bir web sitesinde toplamayı başardık. www.kobi.org.tr. Paraya ihtiyacı olan varsa orada para var. Girmek isteyen parayı orada bulur."

"1 MİLYAR YTL KOBİLERİ BEKLİYOR" SLOGANI BAŞARILI OLDU Hisarcıklıoğlu, KOBİ denilince düzenlenen kampanya ve etkinliklere olan ilginin az olduğunu KOBİ fuarına ilgi çekmek amacıyla farklı bir yöntem aradıklarını söyledi.
KOBİ'lerle ilgili paket var desek olmayacağını anlatan Hisarcıklıoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: "KOBİ fuarı var desek kimsenin dikkatini çekmez. Biz de bu yılın başında bütçeye baktık, devlet KOBİ'ler için 1 milyar YTL kaynak ayırmış. Dedim ki bizim fuarın sloganı bu olsun. 'Ey KOBİ 1 Milyar YTL Seni Bekliyor.' Para var deyince ilk fuara bizimkiler geldi. Ankara'da tam 10 bin kişi bu fuarı gezdi. Yıl sonu geldi ama önümüzdeki sene yine para var bu fuarda. Bütçe kısıtlığından dolayı bir artış yok ama önümüzdeki sene yine 1 milyar YTL para var burada. Bu fuarın içinde para var ama bulmasını bilene, hazine burada. İşletme sahipleri bu fuarı alıcı gözüyle gezsin. İşte fuarı getirdik ayağınıza. Bundan büyük hizmet olmaz."

KAYIT DIŞINA ŞARTLAR İTİYOR Dünya ticaret hacminin son 16 yılda tam 12 misli büyüdüğünü, dünyanın hiçbir evresinde dünya ticaretinde bu kadar hızlı bir artış olmadığına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, "Dünya ticaret hacmi 16 yılda 1 katrilyon dolardan 12 katriyon dolara çıktı. Şimdi bu fırsatı iyi değerlendirirsen fırsat oluyor ama üretemezsen dünyaya açılamazsan da tehdit oluyor" diye konuştu.

KOBİ'leri kendilerini geliştirme ve yenilemeye çağıran Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Bugün KOBİ'ler için iki önemli ana düstur var, hızlı olacaksın ve büyüyeceksin. Pazarını genişleteceksin. Çok üreten, çok alan ve çok satan olacaksın. Bunu başaramıyorsan kaybedenlerin içinde olursun. Peki büyümek için ne yapmak lazım? Birincisi, önümüzdeki en büyük engel kayıt dışılık. Kayıtiçi olmayı özendirmek lazım. Kayıt dışılıktan vazgeçelim diye pankart asıyoruz, doğru vazgeçelim ama şartlar bizi kayıt dışına itiyor. Hiç kimse isteyerek kayıt dışına gitmez. Hepimiz kafayı yastığa koyduğumuz zaman huzur içinde uyumak isteriz. Ama şartlar bizi özellikle ayakta durabilmek için kayıt dışı çalışmaya sevk ediyor. Şartlarımızı kayıt dışılıktan kayıt altını teşvik eden bir noktaya gelmeliyiz. İkincisi ise markalaşma çok önemli. Eğer marka olamazsanız işi kaybediyorsunuz. Onun için işletme sahipleri ne olur, 'Mevcut işimizi öğrendik aman bu kalıbın dışına çıkmayalım, bu kalıpta biz para kazanıyoruz, hiç riske gerek yok' falan dersen yavaş yavaş işini kaybedersin. Benden söylemesi."

Konuşmaların ardından KOBİ'lerin işlevi ve yararlanabilecekleri kredi türleriyle ilgili panel düzenlendi. Katılımcılar daha sonra fuarı gezdi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön