Beşiktaş'ın ön liberoları Edouard Cisse ve Koray Avcı, Beşiktaş Dergisi'nin Aralık ayı sayısı için bir araya geldi.
Fransız futbolcu Cisse, futbola ilk başladığımda orta sahada oynadığını, 15 yaşından itibaren de ön libero mevkiinde oynamaya başladığını ifade ederek, "15 yaşıma kadar daha küçük kulüplerde oynadım ve birçok da gol atıyordum. Güçlü bir takıma gittim ve ön liberoda oynamamın takıma daha çok katkı sağlayacağı söylendi. Ben de kabul ettim. Bütün kariyerim boyunca hep ön libero oynadım. Yerimden gayet memnunum. Herhalde bir değişiklik de pek kolay olmaz, ama yaşım ilerlediğinde yani 33-34 yaşlarımda futbolu son adam, libero bitirebilirim" diye konuştu.
Her şeyi yapabilen bir oyuncu olmak istediğini kaydeden Cisse, "Topu kapmaya, oyuna iyi sokmaya ve uzun pas atmaya çalışıyorum. Sahadaki tüm amacım bu. Kazanmamız çok önemli ve kazanırken de arkadaşlarımın (Kazanırken Edouard Cisse'nin de payı oldu) demesi önemli" diye konuştu.
Cisse, çift ön libero mu, tek ön libero mu oynamayı tercih ettiği sorusuna, "Esasında ikisi de duruma göre kolaylık sağlayabilir. Önemli olan sizinle birlikte oynayacak kişiyle anlaşıp, birbirinizi yönlendirmeniz ve tamamlamanız. Biriniz defans yapıyorsa, diğeri biraz daha ofansif oynayabilmeli. İki kişi de olsa, bir kişi de olsa, topa sahip olmak, az koşmak ve kazanmak benim için önemli" diye yanıt verdi.
"1990'lı yıllarda ortaya çıkmış olan bu pozisyon sizce futbola neler kazandırdı?" sorusuna Cisse, şöyle yanıt verdi: "Öncelikle bu sayede iş sahibi oldum. Şaka bir yana, futbolun görsel yönünü birazcık baltaladığını, daha çok taktiğe ve defansa yönelik anlayışın yerleştiğini düşünüyorum. Mesela bu görev nedeniyle ben bölgemi terk edip çok fazla şut çekme, gol atma çabasında değilim. Yerimi kaybetmemeye ve takım kontra yemesin diye bölgemi kontrol etmeye çalışıyorum. Bu da insanların futbol zevkini kırıyor olabilir. Taktiksel ve disiplinli oynadığınız için futbolun çılgınlığına çok fazla katılamıyorsunuz."
Fransız futbolcu, Türkiye'de iyi ön libero yetişemediği yönünde bir kanı olduğunun belirtilmesi üzerine, "Ben de bir gözlemimi paylaşmak istiyorum. Kafa yapısı olarak Türkiye'deki oyuncuların hepsinde sürekli atağa kalkmak var. Bazı maçlarda tüm defans oyuncularını atakta görüyorum. Tabii ki güzel ama futbolun defans yönünü de unutmamak gerekir. Mesela Fransa ve İtalya'da defans yapan keyif alır. Türkiye'de ise tam aksi bir durum var. Halbuki defans oyuncusunun en az forvet kadar önemi vardır" şeklinde konuştu.
Cisse, dünyada ve Türkiye'de ön liberoda görev yapan hangi futbolcuları beğendiği sorusuna da "Dünyadan, daha önce Juventus'ta oynayan Edgar Davids'ı ve Frank Rijkaard'ı sayabilirim. Takımlarının motorları gibiydiler. Oyunun hem ofans hem de defans yönünü iyi yapıyorlardı, her yere koşuyorlardı ve oyun içinde zekalarını çok net bir şekilde görebiliyordunuz. Esasında çok fazla da yok. Türkiye'den de takım arkadaşım Koray'ı çok beğeniyorum" yanıtını verdi.
Koray'ın çok iyi bir oyuncu olduğunu ifade eden Cisse, "Disiplinli, iş ahlakına sahip ve gerçek bir profesyonel. Bütün antrenmanların hakkını veriyor. Takım arkadaşımın ciddi olması ve çok çalışması benim için en önemli şeylerden biridir. Bu durum da Koray da üst seviyede. Sahada da Koray'la oynamak çok keyif verici. Çünkü her zaman mücadeleci ve savaşan bir görüntü veriyor. Bunun takıma büyük faydası oluyor. Fiziği ve tekniğiyle daha önce saydığım, bir ön liberoda olması gereken özelliklerin hepsine sahip. Koray'ın rakipte olmasını istemezdim. İyi ki bizim takımda" diye konuştu.
KORAY: "BU MEVKİYİ TERCİH EDERDİM"
Koray Avcı ise Kocaelispor'un alt yapısında defans mevkinde futbola başladığını belirterek, "O zamanlarda da zaman zaman ön libero oynuyordum, ama futbolculuk hayatımın büyük bir bölümünü defansın değişik bölgelerinde oynayarak geçirdim. Son 1.5 senedir istikrarlı bir şekilde bu pozisyonda oynuyorum. Tabii benim de kendi tercihim değildi. Çünkü teknik direktörlerle karşılıklı konuşulup kararlar alınmıyor. Ama seçim bana kalsaydı da bu mevkiyi tercih ederdim" dedi.
Oynadığı mevki nedeniyle stres yaşayıp yaşamadığı sorusuna Koray, şöyle yanıt verdi: "Futbol genel olarak stresli bir iş zaten. Profesyonel oyuncular olarak bu duruma alıştık artık. Bu riskleri sürekli olarak düşünürsek hata yapma olasılığımız yükselir. Zaten futbol hatalar oyunu. Biri hata yapacak ki diğeri gol atsın. Ama önemli olan birbirinin açığını kapatabilmek. Bu nedenle stres açısından her mevkinin aynı olduğunu düşünüyorum. Kişisel olarak konuşursam eğer; ben de kendimde bu sezon için farklılıklar görüyorum. Genellikle soğukkanlı bir yapıya sahibim ama şu anda eskisi kadar rahat değilim. Futbol hayatım boyunca sürekli oynayan bir oyuncuydum ve bu rahatlık futboluma da olumlu olarak yansıyordu. Ancak bu sezon takım içinde ciddi bir forma mücadelesi var. Sabah kalktığımda (Bugün kesin oynayacağım) diyemiyorum ve bu da beni biraz strese sokabiliyor. Tabii gerçekleri görebilen bir insan olarak bunu değiştirmeye çalışıyorum."
Koray, tek ön libero oynamayı tercih ettiğini dile getirerek, 'İlk topla buluşan oyuncu olmayı seviyorum. Çift ön liberoda topla buluşmakta ve oynayacak alan bulmakta zorlanabiliyorsunuz. Ancak illa çift ön libero olacaksa, birinin daha defansif olmasını, benim daha ileriye dönük olmamı tercih ederim. Geçen sezon Serdar'la bu şekilde başarılı olduk. Muhakkak ki sonuçta hocamızın tercihi önemli, biz de elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
Genellikle taraftarların hayran olduğu futbolcuların orta saha veya forvet oyuncuları olduğunun belirtilmesi ve bu durum karşısında ne hissettiğinin sorulması üzerine Koray, "Benim için çok önemli değil. Eve gittiğimde işimi tam yapmış olmanın verdiği rahatlıktan ve kafamı yastığa koyduğumda rahatça uyumaktan daha büyük bir keyif yok. Çevrenin dediklerinden ziyade benim iyi işler yaptığımı bilmem bana yeter. Mutlaka sevenlerim vardır ama illa odasına posterimi asması gerekmiyor" dedi.
Kendisini sezgileri iyi olan bir oyuncu olarak gördüğünü ifade eden Koray, "Kendimi sezgileri iyi olan bir oyuncu olarak görüyorum. Bu da benim kolay top kapmamı sağlıyor. Mücadele anlamında da bir sıkıntım olduğunu düşünmüyorum. Kazanma hırsım üst düzeyde. Savunmaya da yardım ediyorum. Teknik olarak da iyi olduğumu düşünüyorum. Ama benim de sıkıntılarım var. Örneğin, birçok antrenörün istediği gibi statik bir oyuncu değilim. Türkiye'deki hocalar için ön liberonun yerini kaybetmemesi önemlidir. Ancak ben daha hücuma yönelik oynayan bir futbolcuyum. Belki 17-18 yaşımdan beri aynı mevkide oynasaydım daha iyi olabilirdi bu açıdan" şeklinde konuştu.
MİLLİ TAKIM KONUSU
Türkiye'de iyi ön libero yetişmediği yönünde bir kanı olduğu hatırlatılıp, bu inançla Fenerbahçeli Aurelio'nun Türk vatandaşlığına geçtiğinin ve Türk Milli Takımı'nın belirtilmesi üzerine Koray, şöyle konuştu:
"Öncelikle bir insan Türk olmak istemişse ve devletimiz bunu kabul etmişse bu konunun tartışılması anlamsız. İkincisi; evet bu olaylar yaşandığı zaman çok iyi olduğum bir dönemdi. Ama bu illa Milli Takım'a gitmem gerektiğini göstermez. Sonuçta oraya bizi layık gören ya da görmeyen insanlar var. Tarz meselesi diyelim. Benim beğendiğimi sen beğenmeyebilirsin. Gerçi futbolun o kadar göreceli olduğunu düşünmüyorum, iyiyseniz iyisinizdir. Sanıyorum ki, taktiksel anlamda seçimlerdi bunlar. Bu da bizi aşan bir konu olduğu için ben kendi adıma konuşmayı anlamlı bulmuyorum. Türkiye'de iyi ön libero yetişip yetişmediğine gelince, kesinlikle katılmıyorum. Türkiye'de gerek futbol okullarında gerek alt yapılarda oynayan çok fazla oyuncu var. Bunların içinden iyi ön liberolar çıkmaması imkansız. Nasıl ki golcüler çıkıyorsa, ön libero da çıkabilir. Burada en çok yetiştirenlerin payı olduğunu düşünüyorum. Bir alt yapı hocasının (İyi ön libero yetişmiyor) demesi, (Ben işimi iyi yapamıyorum) demekle eş anlamlı bence."
Koray, dünyada en beğendiği ön liberonun Pirlo olduğunu ifade ederek, "Belki etrafındaki elit oyuncular sayesinde Türkiye'deki ön liberoların yarısı kadar mücadele etmiyor ama işini en iyi yapan oyunculardan biri. Makelele'yi de çok beğeniyorum. Sade oynamasına rağmen çok faydalı. Türkiye'de Aurelio çok iyi oynuyor. Bu sene gelen yabancı oyunculardan takım arkadaşım Cisse'nin çok iyi olduğunu düşünüyorum. Daha fazla imkan verildikçe Türk olarak da iyi oyuncuların çıkacağına inanıyorum" diye konuştu.
Son olarak takım arkadaşı Cisse'ye değinen Koray, "Yerinde sabit kalma ve rakibi karşılama özelliğini çok iyi kullanan bir oyuncu. Fazla hırçınlaşmadan top çalabiliyor. Rakibin attığı uzun topları, boyunun avantajını kullanarak iyi karşılıyor. Bunların yanında tam bir profesyonel. Takım içindeki neşesi ve hırsıyla örnek bir futbolcu. Belki takımın gidişatıyla ilgili olarak gerçek performansını ortaya koyamıyor ama gelecek zamanlarda çok daha iyi olacağına inanıyorum" diyerek sözlerini tamamladı.