HABER

DEMOKRASİNİN İNFAZI: 27 MAYIS Darbeleri Araştırma Komisyonundan "sivil siyaset" vurgusu

Meclis, 2012'de kurduğu Araştırma Komisyonuyla, 27 Mayıs 1960 darbesi de dahil Türkiye'de demokrasiye müdahale eden darbe ve muhtıraları ele aldı. Komisyon raporunda, kurulan alt komisyonlardan 27 Mayıs 1960 Darbesi ve 12 Mart 1971 Muhtırası Alt Komisyonu raporuna yer verildi - Alt Komisyon raporunda; sivil siyaset alanını aşağılayan ve sivil alanı haksızca daraltan hususların değiştirilmesi, asker-sivil kaynaşmasını ve paylaşımını sağlayacak mekan ve ortak alanların oluşturulması önerildi - Raporda ayrıca, askerin görev tanımı, yetkileri ve sınırlarının net bir şekilde belirlenmesi ile Genelkurmay Başkanlığının Milli Savunma Bakanlığına bağlanması tavsiye edildi

ALPER ATALAY - Meclis, 2012'de kurduğu Araştırma Komisyonuyla, 27 Mayıs 1960 darbesi de dahil Türkiye'de demokrasiye müdahale eden darbe ve muhtıraları ele aldığı çalışmasında, sivil siyaset alanını aşağılayan ve sivil alanı haksızca daraltan hususların değiştirilmesini önerdiği rapor hazırladı.

TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu, 2 Mayıs 2012 tarihinde, ''Ülkemizde Demokrasiye Müdahale Eden Tüm Darbe ve Muhtıralar ile Demokrasiyi İşlevsiz Kılan Diğer Bütün Girişim ve Süreçlerin Tüm Boyutları ile Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi'' adı altında çalışmalarına başladı.

Raporu 1404 sayfadan oluşan komisyonda, toplam 157 kişi dinlendi. Komisyonun çalışma süresi boyunca 46 uzman görev yaptı.

TBMM İçtüzüğü'ne göre çalışma süresi 4 ay olmasına rağmen, tatil dönemi ile birlikte yaklaşık 7 ay faaliyet gösteren komisyon bünyesinde, 27 Mayıs darbesine ilişkin, ''27 Mayıs 1960 Darbesi ve 12 Mart 1971 Muhtırası Alt Komisyonu'' oluşturuldu.

Komisyonun geniş kapsamlı raporunda, 27 Mayıs 1960 darbesine ilişkin kurulan alt komisyonun raporuna da yer verildi.

Raporda, 27 Mayıs darbesini de incelemek amacıyla kurulan alt komisyonun önerileri şu şekilde yer aldı:

"- Askerin görev tanımı, yetkileri ve sınırları net bir şekilde belirlenmeli.

- Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığına bağlanmalı.

- Milli Güvenlik Kurulu, 1933-1960 arasında olduğu gibi, dış savunma ve seferberlik konularında görüşlerine başvurulan bir kurul haline dönüştürülmeli.

- AB üyelik yolundaki reformlar kararlılıkla sürdürülmeli.

- Atama, terfi, kutlama ve hiyerarşi oluşturma gibi kurumsal ve toplumsal ilişkilerde yazılı kurallar kadar etkili olan teamüllerden, sivil siyaset alanını aşağılayan ve sivil alanı haksızca daraltan hususlar tespit edilmeli ve değiştirilmeli.

- 1960'tan sonra yerleşik hale gelen; askerlere lojman, sosyal alan ve hastane gibi ayrı mekanların oluşturulması uygulamaları kaldırılmalı, asker-sivil kaynaşmasını ve paylaşımını sağlayacak mekanlar ve ortak alanlar oluşturulmalı.

- Darbecilerin tamamı yargılanmalı.

- Darbe süreçlerinde mağdur olan kişilere maddi manevi tüm hakları iade edilmeli.

- Darbe süreçlerinde yapılan fişlemeler imha edilmeli.

- Darbe öncesi ve sonrası askerlere ve asker-sivil ortaklıklara ait şirketlerin elde ettikleri kazançlar, bu şirketlerin kamu ortaklıkları, kamudan devralınan ve kamuya devredilen varlıklar incelenmeli ve araştırılmalı.

- Sivil hayata müdahale edebilen jandarma sistemi kaldırılarak görevleri polise devredilmeli.

- Askeri okullara öğrenciler ÖSYM sistemi ile alınarak, bilgi ve beceri ölçen kriterlerin dışında başka bir değerlendirmeye tabi tutulmamalı. Askeri liseler, Milli Eğitim Bakanlığına bağlanmalı.

- Demokrasiyi kesintiye uğratan tüm darbe, muhtıra ve müdahalelere karşı alınması gereken tedbirleri ve demokrasiyi daha katılımcı kılmakla görevli, en azından bir müsteşarlık düzeyinde yapılanmaya gidilmeli."

Geri Dön