HABER

DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2

  1- DEVLET BAHÇELİ: CUMHUR İTTİFAKI, İSTANBUL'U YÜCELTMEYE YEMİNLİDİR  * MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Görünen odur ki, İstanbul seçimlerine şaibe bulaştıranlar CHP'nin adayına sıkı sıkıya sarılmışlar, umut bağlamışlardır.

1- DEVLET BAHÇELİ: CUMHUR İTTİFAKI, İSTANBUL'U YÜCELTMEYE YEMİNLİDİR

* MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,

"Görünen odur ki, İstanbul seçimlerine şaibe bulaştıranlar CHP'nin adayına sıkı sıkıya sarılmışlar, umut bağlamışlardır. İstanbul'un iradesi alenen karalanmıştır"

"Göz göre göre İstanbullulara ihanet edilmiştir. 23 Haziran, bu şaibelerin ortadan kalktığı, çalınan oyların sahibine teslim edildiği, maşeri vicdanın huzura ve rahata erdiği bir seçim olacaktır"

"Cumhur İttifakı İstanbul'u ehline emanet etmek için seferberlik başlatmıştır. Cumhur İttifakı İstanbul'a sahip çıkmaya kararlıdır. Cumhur İttifakı, İstanbul'u yüceltmeye yeminlidir"

"İstanbul'a bulaşan şaibenin arkasında hangi güçler bulunmaktadır? PKK ve FETÖ iltisak ve irtibatları eninde sonunda belli olacaktır"

"Cumhur İttifakı'na gölge düşürmeye yönelik girişimler beyhudedir"

Haber- Kamera: İstanbul DHA
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Ataköy'deki bir otelde hemşehri dernekleri temsilcileriyle bir araya geldi. Bahçeli burada yaptığı konuşmada Türkiye'nin farklı illerinden gelerek İstanbul'a yerleşen vatandaşların, aynı zamanda kendi memleketleriyle bağlarını koparmadıklarını, aynı zamanda 3 kıtanın sevdalılarının da İstanbul'da buluştuğunu belirtti. Bahçeli, hep birlikte Türkiye olarak anıların, acıların bir olduğunu, hemşehri duygusunun çok güçlü ve özel bir bağ olduğunun altını çizerek hep birlikte büyük bir aile olunduğunu söyledi. Bahçeli, "Temiz bir vicdanın, temkinle pekişmiş bir vazife şuurunun, sağduyu ve teenniyle perçinlenmiş birlik ve beraberlik ruhunun başarılı olması kaçınılmaz bir hayat gerçeğidir. İnanırsak, iddialarımızı fikir, çalışma ve samimiyetle desteklersek yapamayacağımız şey yoktur. Emanete riayet edip ehline teslim edersek manevi vebalden kurtulmuş oluruz" dedi.

"CUMHUR İTTİFAKI, İSTANBUL'U YÜCELTMEYE YEMİNLİDİR"
Bahçeli, 23 Haziran'da kardeşliğin ve huzurun kazanması arayışında olduklarını belirterek, "23 Haziran'da milli birlik ve dayanışma ruhuyla birlikte hemşehrilik duruşunun öne çıkması, ağırlıklarından kurtulması amacındayız. Milli beka hasımlarının, ülkemizin istikrarına göz koyanların, milli varlığımıza diş bileyenlerin fırsat bulamayacağı bir neticenin 23 Haziran'da çıkmasını ümit ediyoruz" ifadelerini kullandı. Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın etle tırnak gibi olduğunun altını çizerek, "Cumhur İttifakı'na gölge düşürmeye yönelik girişimler beyhudedir. Fikirsiz, samimiyetsiz, köksüz ve vicdansız zihniyet sahiplerinin attıkları nutuklar da kendileri gibi boşlukta kalmaya mahkumdur. Cumhur İttifakı İstanbul'u ehline emanet etmek için seferberlik başlatmıştır. Cumhur İttifakı İstanbul'a sahip çıkmaya kararlıdır. Cumhur İttifakı, İstanbul'u yüceltmeye yeminlidir. İstanbulluların tecrübeyi bağrına basacağından ve İstanbul'a yakışır bir hizmet
için Cumhur İttifakı'nın adayı Sayın Binali Yıldırım'ı Büyükşehir Belediye Başkanı seçeceğinden de zerre şüphem yoktur" şeklinde konuştu.

"GÖZ GÖRE GÖRE İSTANBULLULARA İHANET EDİLMİŞTİR"
Bahçeli, 31 Mart'taki seçimlerde kuşkulu oy pusulalarının bulunduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Görünen odur ki, İstanbul seçimlerine şaibe bulaştıranlar CHP'nin adayına sıkı sıkıya sarılmışlar, umut bağlamışlardır. İstanbul'un iradesi alenen karalanmıştır. Göz göre göre İstanbullulara ihanet edilmiştir. 23 Haziran, bu şaibelerin ortadan kalktığı, çalınan oyların sahibine teslim edildiği, maşeri vicdanın huzura ve rahata erdiği bir seçim olacaktır. İstanbul hak ettiği değere kavuşacak, 31 Mart'tan bu yana İstanbul'u oyalayanlardan sandıkta hesap sorulacaktır."

"TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SÖZCÜLERİNDEN GELEN BEYANATLAR 23 HAZİRAN SEÇİMLERİNİN BİR BEKA SEÇİMİ OLDUĞUNU DOĞRULAMAKTADIR"
Bahçeli, 31 Mart seçimleri öncesi "Yerel seçimlerin bekayla ne ilgisi var?" şeklindeki eleştirilere de değinerek, "31 Mart sonrası terör ini Kandil'in 'CHP'li belediyeler bizim taleplerimizi yok sayamazlar' yönündeki tehditlerine hala bir cevap verebilmiş değillerdir. 31 Mart öncesi 'HDP ile ittifak yapmıyoruz' diyen CHP'nin 31 Mart sonrası HDP'ye teşekkür mesajları unutulmuş da değildir. Terör örgütünün sözcülerinden gelen beyanatlar 23 Haziran seçimlerinin bir beka seçimi olduğunu doğrulamaktadır. HDP Eş Genel Başkanının yenilenen İstanbul seçimlerinde CHP'nin
adayının 250 bin oy farkıyla kazanacağını söylemesi kirli bir tezgahın ifşasıdır" dedi.

"PKK VE FETÖ İLTİSAK VE İRTİBATLARI ENİNDE SONUNDA BELLİ OLACAKTIR"
Bahçeli, CHP adayının mağdur edildiğini söyleyenlerin, hakkı olmadığı halde hanesine 16 binden fazla yazılan oyu da görmeleri gerektiğini vurgulayarak, "23 Haziran'da İstanbullu kardeşlerim, sandık başına giderken yaşanan skandalları, oy hırsızlıklarını, zillet ortaklığını, FETÖ'nün 'Her şey çok güzel olacak' sözünü elbette dikkate alıp oylarını kullanacaklardır. Bu tezgahı kim ya
da kimler kurmuştur? Bu organize usulsüzlükte kimlerin payı, parmağı ve dahli vardır? İstanbul'a bulaşan şaibenin arkasında hangi güçler bulunmaktadır? PKK ve FETÖ iltisak ve irtibatları eninde sonunda belli olacaktır" ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü:
----------------------
Bahçeli'nin konuşması
Salondan görüntü
Genel ve detaylar

========================

2- BAKAN TURHAN ÇAMLICA KULESİ'NDE İNCELEMELERDE BULUNDU

*Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan,

"Hedefimiz yıl sonunda test çalışmalarına başlamak"

Haber-Kamera: Ümit UZUN-Onur MERİÇ/İSTANBUl(DHA)
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Küçük Çamlıca TV-Radyo Kulesi inşaatında incelemelerde bulundu. Bakan Turhan, "Şu ana kadar yüzde 85'lik bir ilerleme sağlamış bulunuyoruz. Hedefimiz yıl sonunda Çamlıca Televizyon Kulesi'nde test çalışmalarına başlamaktır. 2020 yılının başından ilk çeyreğine kadar Çamlıca Tepesi'ndeki görüntü kirliliği oluşturan antenlerin önemli bir kısmı etap etap temizlenecektir" dedi.
İnceleme öncesi açıklama yapan Bakan Turhan, Çamlıca Kulesi projesinin büyük öneme sahip olduğu belirterek, "Radyo-televizyon yayıncılığı için gerekli olan antenlerin İstanbul'un siluetini kirletmesinin önüne geçmek bakımından önemlidir. Çünkü ülkemizde öteden beri süregelen yayıncılık alanında her televizyon ve radyo kuruluşu kendine ait bir verici kulesi kurmuş ve Çamlıca Tepesi metal bir ormana dönmüş durumda. Çünkü bu vericiler son derece çirkin bir görüntü oluşturuyor. İşte Çamlıca Televizyon Kulesi ile burada bulunan, öncelikli olarak radyo vericileri olmak üzere, zaman içerisinde televizyon vericileri de dahil büyük bir bölümü kaldırılarak tek bir kule üzerinde toplanacak" diye konuştu.

"HER YIL ORTALAMA 4,5 MİLYON KİŞİYE HİZMET VERECEKTİR"
"Bu kule 369 metre yapısal yüksekliği ile fonksiyon açısından yeni bir televizyon ve radyo kulesi olmaktan öte İstanbul için simge bir yapı özelliği de taşıyacak." diyen Bakan Turhan, "10 bin metrekarelik alana inşa edilen ve deniz seviyesinden 578 metre yükseklikte olan bu kule, İstanbul'un yeni turizm merkezlerinden biri haline de gelecek. Kulede kullanılacak panoramik asansörler 180 metre boyunca bir yandan tarihi yarımadaya diğer yandan Karadeniz kıyılarına bakacak şekilde yerleştirilecektir. Seyir katları ve restoranları da hizmete girdiğinde her yıl ortalama 4,5 milyon kişiye hizmet verecektir. Bugün itibariyle 45 katın 30 katı, 130 metrelik dış kat ve cephe imalatları tamamlandı. Yakın zamanda da ağır imalatları bitirilerek yayıncılık altyapısı çalışmalarına hız vereceğiz." şeklinde konuştu.

"HEDEFİMİZ YIL SONUNDA TEST ÇALIŞMALARINA BAŞLAMAKTIR"
Küçük Çamlıca TV-Radyo Kulesi'nde şu ana kadar yüzde 85'lik bir ilerleme sağlamış bulunduklarına belirten Bakan Turhan, şunları söyledi: "Hedefimiz yılsonunda Çamlıca Televizyon Kulesi'nde test çalışmalarına başlamaktır. 2020 yılının başından ilk çeyreğine kadar Çamlıca Tepesi'ndeki görüntü kirliliği oluşturan antenlerin önemli bir kısmı etap etap temizlenecektir. Biz ülkemize ve İstanbul'a yatırımlar yaparken tek bir şey düşünüyoruz; insanımız. Bunun için de aşkla ve şevkle çalışıyoruz. Dünyanın en büyük projelerinden 5'ini İstanbul için yaptık. Yeni projelerimizi de bir bir hizmete veriyoruz. Ancak ne yazık ki sadece koltuk sevdasında olanlar bu durumdan rahatsız olacak ki bu projelerimizi durdurma peşindeler. Şunu bilsinler ki bu ülke, Türkiye'nin geleceği için yatırımların önünü tıkayamayacaklar"

Bakan Turhan konuşmasını şöyle sürdürdü; "Çamlıca Kulesi'ni yaptırmayacağız diyenler şimdi de biz Kanalİstanbul'u yaptırmayacağız diyorlar. Seçim vaadi olarak daha iyisini yapmak yerine yapılanları engellemek, yıkmak, kapatmaktan başka bir şeyden bahsetmiyorlar. Zaten yıllardır millete ufuk çizmek yerine Türkiye'nin ufkunu açan projeleri durdurmaktan söz ediyorlar. Siyasi tarihlerinde bu ülkede ne zaman bir sanayi ve teknoloji hareketi ortaya çıktıysa, bunu ülke dışı güçlerin de telkinleriyle engellemeye çalıştılar, engellediler. Bundan sonra engelleyemeyecekler. Kafayı prestij projelerine takan kişilere İstanbul emanet edilemez. Biz 16 yıldır gece gündüz demeden milletimizin refahı için gayret gösteriyoruz. İnanıyorum ki hala makam mevki hevesiyle yanıp tutuşanlara 23 Haziran'da İstanbullu en büyük cevabı verecektir"

Görüntü Dökümü:
-----------------------------
-Kule'nin içinden ve dışından görüntüler
-Kule inşaatından görüntüler
-Genel ve detaylar
-Bakan Turhan'ın açıklaması
-Bakan Turhan'ın incelemede bulunması

==============================
3- ÜNİVERSİTE SINAVI ÖNCESİ STADYUMDAKİ GENEL KURUL ÖĞRENCİ VE VELİLERİ TEDİRGİN ETTİ

* Ülker Stadyumu'ndaki Genel Kurul'dan yüksek ses geleceğinden tedirgin olan öğrencileri ve velileri rahatlatan anons okul müdüründen geldi

* Şişli'de geç kalan bir öğrenci sınava alınmadı.

Haber-Kamera: Ramazan EĞRİ-Gamze ŞİMŞEK -Murat DELİKLİTAŞ - Özgür EREN/İSTANBUL,(DHA)
Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ikinci oturumu başladı. Öğrenciler içerde ter dökerken, aileler de çocukları için dua etti. Öte yandan sınava geç kalan bir öğrenci ise sınava giremedi.

ARANDIKTAN SONRA SINAVA ALINDILAR
Üniversite adaylarının katıldığı Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ikinci oturumu olan Alan Yeterlilik Testi (AYT) başladı. Sınav yerlerinden biri de Kadıköy Anadolu Lisesi'di. Üniversite adayları, detaylı arandıktan sonra sınıflara alındı. 180 dakika sürecek olan öğrenciler içerde ter döktü, aileler de dışarda heyecanla bekledi, bazı öğrenci velileri de çocukları için dua etti.

Sınav esnasında okulun yanında bulunan Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi'nde yapılacak Fenerbahçe Olağan Mali Genel Kurul ve Olağanüstü Tüzük Tadil Genel Kurul Toplantısı, öğrenci ve ailelerini tedirgin etti. Sınava girecek öğrencileri ve ailelerini rahatlatan anons okul müdüründen geldi. Okul müdürü gerekli önlemlerin alındığını, ses desibel ölçümlerinin yapıldığını belirtti. Bir öğrenci velisi, "Uzun yıllardır çalışıyor çocuklar üniversitede güzel bir yere girebilmek için. Fenerbahçe'nin kongresi olduğunu duyduk. Biz de veliler olarak çok endişelendik. Yönetimden bir beyefendi geldi, sınav esnasında sessiz olacaklarını söyledi. Bizi biraz rahatlattı. Umarım sonuna kadar sözlerinde dururlar. Şu anda bir gürültü yok. Bekliyoruz kapının önünde" dedi.

GEÇ KALDI; SINAVA GİREMEDİ
Öte yandan Şişli'de bulunan Nişantaşı Nuri Akın Anadolu Lisesi'nde de öğrenciler aramalardan geçtikten sınra sınav salonlarına alındı. Bazı aileler de çocuklar için dua etti, sınava geç kalan bir öğrenci ise sınava giremedi.

Görüntü Dökümü:
----------------------
-Sınavın yapıldığı okul
-Sınava girmek için bekleyen öğrenciler
-Okul bahçesinde bekleyen veliler
-Veliler ile röp
-Dua eden veliler
-Genel ve detaylar

(Şişli)
----------------------
-Sınava giren öğrencilerden detay görüntü
-Polisin üst araması yapması
-Ailelerine sarılan öğrencilerden detay görüntü
-Velilerden detay görüntü
-Bazı velilerin Yasin okuması
-Sınava geç kalan bir öğrenciden detay görüntü
-Geç kalan öğrencinin koşarak okula girmesi
-Geç kalan öğrencinin geri dönmesi
-Genel ve detaylar
==============================
4- EDİRNEKAPI ŞEHİTLİĞİ'NDE BURUK BABALAR GÜNÜ

Haber-Kamera: Cemil ÖZDEMİR-Murat SOLAK-Cemal YURTTAŞ/İSTANBUL (DHA)
Edirnekapı Şehitliği'nde babalar günü nedeniyle duygusal anlar yaşandı. Şehit olan evlatlarını ziyarete gelen babalar çocuklarının mezarına su döktü, dualar etti. Bazı vatandaşlar ise çocuklarıyla şehitliğe gelerek babalar gününde şehitlere dualar etti.

"ÖZEL GÜNLER BİZE ÇOK ACI VERİYOR"
1995 yılında izinden döneceği günü Tunceli'de şehit olan Jandarma Er Enver Yorulmaz'ın babası Yusuf Yorulmaz, "Şehitler vurulunca değil unutulunca ölür. Benim tek oğlumdu. Tunceli'de 18 arkadaşıyla beraber şehit oldu. Özel günler bize çok acı veriyor. Herkesin oğlu babasının evine gidiyor, babasının elini öpüyor sarılıyor. Bizim oğlumuza ihtiyacımız olduğu zaman şehit oldu. Bize şerefini bıraktı. O bize gelemedi biz ona geldik.

"OĞLUM YAŞASAYDI GELİRDİ ELİMİ ÖPERDİ"
1996 yılında Diyarbakır Lice'de şehit olan Piyade Er Sezer Yüksel'in babası Hasan Yüksel "Kendimi çok hüzünlü hissediyorum. Oğlum yaşasaydı gelirdi benim elimi öperdi ben buraya gelmezdim. Ben her sene doğum gününde ve babalar gününde buraya geliyorum onunla beraber kutluyorum. Bir tane oğlumuz vardı bu vatan uğruna şehit verdik. Hepimiz askeriz bu vatan için" dedi.

"HEM ŞEHİT OĞLUMU HEM DE GAZİ OĞLUMU ZİYARETE GELDİM"
2008'de Şırnak'ta şehit düşen Piyade Er Musa Tikicieri'nin babası Ahmet Tikicieri " Arnavutköy'de oturuyorum Haftada üç gün geliyorum. Umudumuz. Allah bir daha böyle bir acılı gün kimseye göstermesin. Ateş düştüğü yeri yakar. Buruk bir babalar günü, bir oğlum gazi biri şehit. Buradan çıktıktan sonra gazi oğlumun yanına gideceğim. Hem şehit oğlumu hem de gazi oğlumu ziyaret etmeye geldim" dedi.

"MİLLİ DUYGULARIMIZI MÜMKÜN MERTEBE ÇOCUKLARIMIZA AŞILAMAYA ÇALIŞIYORUZ"
Babalar gününde iki çocuğuyla beraber Edirnekapı Şehitliği'ni ziyaret eden Necmettin Avcı "Bugün babalar günü, özel günlerde şehitliğimizi ziyaret ederiz. Bugünde babalar günü çocuklarımla beraber geldim. Şehitleri ziyaret etsinler çiçekleri sulasınlar bunun için geldik. Milli duygularımızı mümkün mertebe çocuklarımıza aşılamaya çalışıyoruz. Normalde şehit yakınım yok ama çocuklarımıza manevi duyguları yaşatmamız gerekiyor. Ülke şehitler sayesinde ayakta" dedi.

Görüntü Dökümü
----------------------
-Ziyarete gelenlerden görüntü
-Şehit babası Hasan Yüksel röp
-Şehit babası Ahmet Tikicier röp
-Şehit babası Yusuf Yorulmaz röp
-Şehit babalarının çiçekleri sulaması ve dua edilişi
-Genel ve detaylar

==========================
5- ÇÖLLEŞME VE KURAKLIK UYARISI; ARAZİLERİN YÜZDE 47'Sİ ÇÖLLEŞME RİSKİ ALTINDA

Gül KABA-Özgür KUMANOVALI/İSTANBUL, (DHA)
17 Haziran, Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü olarak kabul ediliyor. Türkiye de çölleşme ve kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya. Uzmanlar, çok geç olmadan doğru ve uzun vadeli arazi planlamasıyla önlemlerin alınması gerektiğini belirtiyor.

ÇÖLLEŞMENİN ANA NEDENİ; EROZYON
TEMA Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hikmet Öztürk, Türkiye'deki arazilerin yüzde 47'si çölleşme riski altında olduğunu söyleyerek, Ege Bölgesi'ndeki tarımsal arazilerde çölleşme tehlikesi riskinin olduğunu vurguladı.
Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Müdürlüğü'nün önceki yıllarda yaptığı çölleşme riski haritası üzerinden örnekler veren Dr. Öztürk, Türkiye'nin ciddi anlamda çölleşme riski altında olduğunu söyledi. Dr. Öztürk, "Çalışmaya göre Türkiye'deki arazilerin yüzde 47'si çölleşme riski altında, bunun ana nedeni erozyon" dedi.

"YILLIK 640 MİLYON TON TOPRAK KAYBOLUYOR"
Toprak kayıplarına dikkat çekerek, toprağın üst kısmının değerli olduğunu ifade eden Öztürk, "Türkiye'de yapılan tahminlere göre yıllık 640 milyon ton civarında toprak kayboluyor. Toprağın üst kısmını kaybettiğinizde toprak giderek verimsizleşir. Üretimi artırmak içinde sürekli kimyasal gübre kullanmak zorunda kalırsınız. Onunda doğal olarak toprağa ciddi zararları var" diye konuştu.

EROZYONA KARŞI NE YAPILMALI?
Mera ıslah çalışmalarının erozyonu önlemekte etkili olacağını belirten Öztürk, "Meraların yüzde 64'ünde yeterli ot örtüsü olmadığı için erozyon var. Buralarda mera ıslah çalışmasının yapılması lazım. Tarım alanlarında erozyon çok oluyor, yüzde 59'unda erozyon var. Bu alanlar özel mülkiyet olduğu için devletin erozyon kontrol çalışmalarını teşvik etmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

EGE BÖLGESİ ÇÖLLEŞME RİSKİ ALTINDA
Tarımsal uygulamalarda kullanılan pestisitlerin de çölleşmeye neden olduğunu savunan Hikmet Öztürk, pestisitlerin topraktaki canlıların yok olmasına neden olduğunu söyledi. Dr. Hikmet Öztürk, "Çölleşme riskinin en yüksek olduğu alanlar yağışın daha az düştüğü; İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'dir. Ege Bölgesi'ndeki tarımsal arazilerde de önemli bir çölleşme tehlikesi var. İç Anadolu Bölgesi'nde su açığı büyük, tarımsal üretim açısından potansiyeli yüksek. Bu bölgede yapılması gereken aşırı su isteyen bitkilerin üretilmesi yerine daha az su isteyen, dayanıklı ürünlerin yetiştirilmesidir. Ayrıca daha tasarruflu sulama yöntemlerini hayata geçirmek gerekiyorö dedi.

"SU KITLIĞI ÇEKEN ÜLKELERDEN OLACAĞIZ"
Türkiye'nin iklim değişikliğinden en olumsuz etkilenecek ülkelerden biri olduğunu söyleyen Öztürk, "Yağış miktarının 2050 yılına kadar yüzde 25 azalacağı öngörülüyor. Bu mevcut su stokumuzun yüzde 25 azalması anlamına geliyor. Biz su varlığı zengin olan bir ülke değiliz. Su stresi çeken ülkelerdeniz. Nüfus artışı ve yağışın azalmasıyla su kıtlığı çeken ülkelerden olacağız. O yüzden suyu çok tasarruflu kullanmamız gerekiyor" diye konuştu.

"TARIM ALANLARINI KORUMALIYIZ"
Çölleşmeyle mücadelenin temelinde doğru ve uzun vadeli bir arazi planlaması olduğunu belirten İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ise, "Su kaynaklarının ve tarım alanlarının korunması gerekiyor. Erozyona uygun arazilerde de teraslama, ağaçlandırma, rüzgar bariyerleri kurmak gibi ıslah çalışmalarını yapılması lazım" dedi.
Küresel iklim değişikliğiyle beraber Türkiye'de tarım desenlerinin ve tarım yapılan yerlerde değişiklik beklendiğini hatırlatan Prof. Dr. Kadıoğlu, hangi bölgelerin tarım alanı olmaktan çıkacağını ve hangi bölgelerin tarıma daha uygun olacağını bilip şimdiden planlama yapmanın önemine vurgu yaptı.

"SU SARNIÇLARINI GERİ GETİRMELİYİZ"
Su havzalarını çakıl taşına kadar korumak gerektiğini aktaran Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, "İklim değişikliğiyle beraber kuraklaşan bir iklime gidiyoruz. Şimdiden tedbirler almalıyız bu değişikliğe uyum sağlamalıyız. Türkiye'de bunun da başında 'yağmur suyu hasadı' geliyor. Anadolu'nun kültüründe olan su sarnıçlarını geri getirmeliyiz. Her ev mümkünse çatısında yağan yağmuru toplamalı. Bu hem susuzluğa, kuraklığa büyük bir çare olacak hem de kent sellerini engelleyecektir" diye konuştu.

KRİTİK 2023 UYARISI!
Türkiye'nin yıllık tatlı su potansiyelinin 112 milyar metreküp olduğunu söyleyen Kadıoğlu, "Biz bu miktarın yarısından fazlasını kullanıyoruz. Buna rağmen her yıl kuraklığın olup olmadığından korkuyoruz. 2023 yılında 112 milyar metreküpün hepsini kullanıyor hale geleceğiz. Şu anda yarısından fazlasını kullanırken su stresi yaşıyoruz 2023'de hepsini kullanacağız. Yani her damla yağmur suyuna ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.

SUYUN YÜZDE 70'İ TARIMDA KULLANIYOR
Hükümetin ulusal ölçekte yağmur suyu hasadı seferberliği başlatmasını öneren Prof. Dr. Kadıoğlu, "Suyu verimli kullanıp tasarruf etmekte çok önemli. Türkiye'de en önemli su kullanımı tarımda, suyun yüzde 70'ini tarımda kullanıyoruz. O yüzden tarımda kullanılan suda tasarruf yapmak zorundayız" diye konuştu.

Görüntü dökümü:
----------------------
-Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu röp.
-Dr. Hikmet Öztürk röp.
-Röportajdan detaylar
-Tarım alanlarından detaylar
-Drone görüntüsü
-Detaylar

============================
6- (ÖZEL) - SULTANGAZİ'DE TRAFİK KAZASI: 1'İ AĞIR 3 YARALI

* Emniyet kemeri takan Deniz Çifti kazadan hafif yaralı kurtuldu.

Haber - Kamera: Emin YEŞİL / İstanbul, (DHA)
Sultangazi'de direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü karşı yöne geçerek, seyir halinde olan başka bir araçla kafa kafaya çarpıştı. Kazada 1'i ağır 3 kişi yaralandı.
Kaza, Habibler- Arnavutköy Yolu Sultançiftliği Mahallesi mevkiinde meydana geldi. Gaziosmanpaşa istikametine doğru seyir halindeki 10 HS 333 plakalı aracın sürücüsü Ali Nisoğlu, direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yöne geçti.

EMNİYET KEMERİ HAYAT KURTARDI
Karşı yöne geçen araç, bariyerlere çarptıktan sonra Arnavutköy yönüne seyir halinde olan 34 RG 2190 plakalı araçla kafa kafaya çarpıştı. Kazada karşı yöne geçen aracın sürücüsü Ali Nisoğlu ağır şekilde yaralanırken, diğer aracın sürücüsü Cem Deniz ve eşi Özlem Yazıcı Deniz emniyet kemeri sayesinde kazadan hafif yaralı kurtuldu. Kaza nedeniyle kafa kafaya çarpışan 2 araç hurdaya döndü. Kazayı gören vatandaşlar durumu hemen ambulans ve polis ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri ağır yaralı olan Ali Nisoğlu'nu Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırdı. Nisoğlu'nun hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Deniz çifti ise çevredeki başka bir hastaneye kaldırıldı; tedavilerinin ardından taburcu edildiler.
Görgü tanıkları, direksiyon hakimiyetini kaybeden Ali Nisoğlu yönetimindeki aracın aşırı hızlı olduğunu ve karşı yöne geçtiğini, önce demir bariyerlere daha sonra da Cem Deniz yönetimindeki araçla kafa kafaya çarpıştığını söyledi. Öte yandan kaza yapan araçların kaldırılmasının ardından yol trafiğe açıldı.

Görüntü Dökümü:
-------------------
Olay yerinden görüntü
Kaza yapan araçlardan görüntü
Görgü tanıkları ile röp.
Ambulanstaki yaralıdan görüntü
Kaza yapan araçların kaldırılması
Genel ve detaylar

==========================
7- BABALAR GÜNÜ'NDE BABASINA 'YAŞAM' VERDİ (tekrar)

İlknur SARGUT-Hüseyin ÇAKMAK/İSTANBUL, (DHA)- HATAY'da yaşayan 72 yaşındaki karaciğer sirozu hastası Mahmut Barutçu, oğlu Mehmet Barutçu'dan alınan karaciğer dokusuyla yeniden doğdu. Baba Barutçu, iyileşme umudunun olmadığını ancak oğlu sayesinde sağlığına kavuştuğunu söylerken Mehmet ise, "Babam yıllar önce benim hayata gelmeme neden oldu. Bu kez ben ona hem hayat hem Babalar Günü hediyesi verdim" dedi.
Hatay Reyhanlı'da yaşayan Mahmut Barutçu, düşme sonucu kolunu kırınca soluğu hastanede aldı. Doktorların ayaklarında oluşan şişlikleri fark etmesi üzerine Mahmut Barutçu, iç hastalıkları bölümüne yönlendirildi. Burada yapılan tetkiklerde yaşlı adamın ayağındaki şişliklerin nedeninin Hepatit C'ye bağlı karaciğer sirozu olduğu belirlendi. Tek tedavinin karaciğer nakli olması üzerine Barutçu, İstanbul'da yaşayan çocuklarının yanına geldi. 10 çocuğu da babalarına karaciğerlerini bağışlamak istedi. Ancak, kardeşlerine göre daha genç olan 24 yaşındaki Mehmet Barutçu nakle uygun görüldü. İstanbul'da İstinye Üniversite Hastanesi Liv Hospital Bahçeşehir Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ayhan Dinçkan tarafından gerçekleştirilen operasyonla yaşlı adam sağlığına kavuştu. Babalar Günü öncesi gerçekleştirilen bu ameliyat, bir babadan oğula verilen en anlamlı hediye oldu.

"HİÇ UMUDUM YOKTU, OĞLUM UMUT OLDU"
Uzun yıllar alkol ve sigara kullandığını söyleyen Mahmut Barutçu, karaciğer sirozu teşhisini ilk duyduğunda iyileşme umudunun olmadığını belirtti. Oğlu sayesinde hayata tekrar tutunduğunu ifade eden baba Barutçu, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
"İçki içiyor musun diye sordu. Yalan söylemedim, 'içiyordum' dedim. 50 sene alkol ve sigara kullandığımı söyledim. Doktorlar karaciğer sirozu olduğumu, şişliklerin bundan kaynaklandığını anlattılar. İstanbul'a çocuklarımın yanına geldim. 10 çocuğum var ancak Mehmet daha genç olduğundan onun karaciğer dokusu nakle uygun görüldü. Mehmet de 'baba ben karaciğerimi vereceğim, ölürsem ben öleyim' dedi. Şu an kendimi çok iyi hissediyorum. Bu kadar rahat iyileşeceğimi düşünmemiş, 'ben öleceğim' diye İstanbul'a gelmiştim. Ancak, bu nakil hem bayram hem de oğlumun bana babalar günü hediyesi oldu. Artık sigara ve alkolü bıraktım ama artık iş işten geçti. Gençlere bu tür kötü maddeleri kullanmamalarını tavsiyesinde bulunuyorum."

"YETER Kİ BABAM İYİ OLSUN"
Bir an bile düşünmeden babasına karaciğerini bağışlamaya karar verdiğini anlatan Mehmet Mecit Barutçu (24) ise, "Babamın iyi olması beni mutlu ediyor" dedi. Barutçu, "Karaciğerimi hiç düşünmeden bağışladım. Babam yıllar önce benim hayata gelmeme neden olmuştu. Ben de karaciğerimi bağışlayarak ona Babalar Günü hediyesi verdim. Bu süreçte daha güzel şeyler olacağını, yaşanacağını umut ediyorum. Şu an kendimi iyi hissediyorum. Babamın iyi olması beni daha da mutlu ediyor. Yeter ki babam iyi olsun. Gençlere tavsiyem ise kendilerine iyi bakmaları. Sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklardan uzak dursunlar. Karaciğerimiz ve tüm organlarımız çok değerli. Ailelerinin yanında olsunlar, organ nakli gerektiğinde hiç düşünmeden bağışlasınlar" diye konuştu.

"HAYAT EN GÜZEL HEDİYE"
Operasyonu gerçekleştiren Prof. Dr. Ayhan Dinçkan, bu naklin oğuldan babaya verilen en güzel hediye olduğunu belirterek şunları söyledi: "Mahmut Barutçu, Hepatit C'nin karaciğerinde yaptığı tahribat sonucu rahatsızlanıyor. Vücutta siroza bağlı sıvı birikimi, genel durumda kötüleşme, ödem, konuşma bozukluğu gibi bulgular ortaya çıkıyor. Nakli oğlu Mehmet'ten yaptık. Bu bir oğlun babasına verebileceği en büyük hediye. En güzel Babalar Günü hediyesi. Baba evladına hayat verdi. Şimdi de evlat babasına böylesine özel bir günde hayat veriyor. En kıymetlisi de hayat hediye etmek. Çünkü hayat en güzel hediye"

"2 BİN 500 HASTA KARACİĞER BEKLİYOR"
Canlı vericilerin hayat kurtardığını belirten Prof. Dr. Dinçkan, organ bağışının da önemine dikkat çekti. Türkiye'de organ naklinin dünya ortalamasının üzerinde olduğunu ifade eden Dinçkan, son rakamlarla ilgili şunları paylaştı:
"Karaciğer naklinde daha da iyi durumdayız. Rakamsal olarak baktığımızda dünyada Güney Kore'den sonra en çok canlı vericili nakil yapan ülkeyiz. Geçen yıl birçoğu canlı olmakla birlikte Türkiye'de bin 400 karaciğer nakli yapıldı. Bu oranın tam tersi olması gerekiyor. Kadavradan naklin çok, canlı vericinin ise daha az olması gerekiyor. Türkiye'de geçen yıl 3 bin 800 civarında böbrek nakli yapıldı. Bunların neredeyse 540 civarı yabancı hastalar. Karaciğer yetmezliğinde böbrekte olduğu gibi alternatif bir tedavi yok. O noktada hastalara mecbur nakil yapmak durumunda kalıyoruz. Nakil yapamadığımızda bu insanlar hayatlarını kaybediyorlar. Diyaliz gibi bir yöntem olmadığından ve bağış oranları belli seviyeyi aşmadığından maalesef karaciğer bekleyen hasta sayımız 2 bin 500 civarında. Bu sayı aslında böbrek nakli bekleyen hastaların 10'da 1'i. Ancak bu karaciğer bekleyen hasta sayısının az olduğu anlamına gelmiyor. Hastalar, bağışlar yeterli sayıda olmadığı için hayatlarını kaybediyorlar. O nedenle bağış oranını artırmamız tek çaremiz.ö

Görüntü Dökümü:
---------------------
//tekrar//
-Baba ve oğul ile röp
-Doktorun açıklaması
-Detaylar

=============================
8- (tekrar) -KÜÇÜK ÇAMLICA TELEVİZYON KULESİ İNŞAATINDAKİ SON DURUM (Havadan görüntüler)

Ali AKSOYERİSTANBUL, (DHA)
Çamlıca'da görüntü kirliliği oluşturan antenler ve kulelerinin tek bir noktada toplanması için yapımına başlanan Küçük Çamlıca TV-Radyo Kulesi inşaatında restoran, seyir terası gibi sosyal alanların bulunacağı katların montajı tamamlandı. Kulenin alt bölümlerinin giydirilme işlemlerinde ise sona yaklaşılıyor. Kulenin yıl sonunda hizmete alınması için çalışmalar 724 devam ediyor

2016 YILINDAN BU YANA İNŞAAT SÜRÜYOR
Büyük Çamlıca Camisi'nin yapımıyla birlikte gündeme gelen Çamlıca Tepesindeki onlarca radyo ve televizyon vericisinin kaldırılması amacıyla başlayan projeye 2016 yılının Mart ayında start verilmişti. 221 metre boyundaki betonarme bölümün tamamlanmasının ardından kulenin antenleri taşıyacak çelik konstrüksiyon bölümünün yapımına başlanmıştı. Kulenin bin 400 ton ağırlığındaki anteni ise hidrolik krikolarla kule içinden yükseltilmişti.

BU YIL İÇİNDE TAMAMLANMASI PLANLANIYOR
Küçük Çamlıca TV-Radyo kulesi betonarme bölümünde kaplama ve giydirme işlemleri sürüyor. Bugüne kadar restoran, seyir terası gibi alanların bulunacağı katlar tamamlanarak tamamlandı. Alt katlarda ise çalışma tabandan başlanarak yukarı doğru devam ediyor. Yeni katlar tamamlandıkça hidrolik krikolarla kaldırılarak bir diğer katın inşasına başlanıyor. İstanbul'un sembolü olması beklenen yeni kulede 39 ve 40'ıncı katlarda deniz seviyesinden 393,5 ve 398 metre yüksekliğinde birer restoran bulunacak. Ayrıca kulenin 33 ve 34'üncü katlarında deniz seviyesinden 366,5 ve 371 metre yüksekliğinde iki ayrı seyir terası da yer alacak. Projenin bu yıl içinde tamamlanarak hizmete alınması planlanıyor.

HEM GÖRSEL HEM DE ELEKTROMANYETİK KİRLİLİK AZALACAK
Bittiğinde toplam yüksekliği 388,5 metre olacak kulenin zirvesi deniz seviyesinden yaklaşık 576,5 metre yüksekliğe ulaşacak. Kule her biri 4,5 metre yüksekliğinde ve 4 katı yerin altında 53 kattan oluşacak. 300 işçi ve mühendisin gece gündüz çalıştığı projede, kule sayesinde, tek yerden ve noktadan televizyonlara, radyolara ve kişilere yayıncılık hizmeti verilmesi planlanıyor. Kulenin hizmete alınmasıyla Çamlıca'da görüntü kirliliği yaratan televizyon ve cep telefonu vericisi taşıyan kuleler de sökülerek yerlerinden kaldırılacak. Kule sayesinde frekansların birleşmesi ile elektromanyetik kirliliğin ortadan kaldırılması hedefleniyor.

Görüntü dökümü
-----------------
GEÇEN CUMA GÜNÜ GEÇİLEN GÖRÜNTÜLER -
-Çamlıca Kulesi'nin havadan görüntüleri

========================
9 - ORTAK YAYININ YAPILACAĞI LÜTFİ KIRDAR'IN HAVADAN GÖRÜNTÜSÜ (tekrar)

Ersan SAN - İstanbul DHA- AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ile CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu'nun bu akşam ortak yayınına ev sahipliği yapacak Şişli'deki Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı havadan görüntülendi. Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu saat 21.00'da ortak yayın için Lütfi Kırdar'da bir araya gelecek.

Görüntü Dökümü:
----------
-Lütfi Kırdar'ın havadan görüntüsü

Geri Dön