HABER

DHA İSTANBUL BÜLTENİ-2

(Geniş haber)  1-GAZİOSMANPAŞA'DA HASTANE BAHÇESİNDEKİ TRAFODA ÇIKAN YANGIN PANİĞE NEDEN OLDU  Hastanenin Başhekimi Serap Baş,  "Yaklaşık 57 hastamız vardı.

(Geniş haber)
1-GAZİOSMANPAŞA'DA HASTANE BAHÇESİNDEKİ TRAFODA ÇIKAN YANGIN PANİĞE NEDEN OLDU

Hastanenin Başhekimi Serap Baş,

"Yaklaşık 57 hastamız vardı. Hepsini başarıyla tahliye ettik. Şu an herhangi bir sıkıntı yok."

Haber-Kamera: Ümit UZUN-Güven USTA/İSTANBUL(DHA)
Gaziosmanpaşa'da özel bir hastanenin diyaliz merkezinin bahçesindeki trafoda çıkan yangın paniğe neden oldu. Yoğun duman nedeniyle diyaliz merkezinde bulunan 57 hasta tahliye edilirken, yangın ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alındı.

"57 HASTAMIZI BAŞARIYLA TAHLİYE ETTİK"
Çukurçeşme Caddesi üzerinde bulunan özel bir hastanenin diyaliz merkezinin bahçesinde bulunan trafoda, saat 11.00 henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın nedeniyle yoğun duman oluştu. Diyaliz merkezindeki yaklaşık 57 hasta tahliye edilerek, hastanenin ana binasına götürüldü. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Hastalar tahliye edilirken, trafoda çıkan yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alındı.

"57 HASTAMIZI BAŞARIYLA TAHLİYE ETTİK"
Hastanenin başhekimi Serap Baş, "Trafoda yangın çıktı, bu da bizim oradaki binamızın etkilenmesine sebep oldu. Yaklaşık 57 hastamız vardı. Hepsini başarıyla tahliye ettik. Şu an herhangi bir sıkıntı yok. Arkadaşlar da soğutma çalışmalarını başlattılar ama korktuk. Bu konuda ciddi bir deneyimimiz var. Hastane içinde kendi arama kurtarma ekibimizi kurmuştuk. Hızlı tahliyeleri daha önce de burada tatbikatlarını yapmıştık. Onları uyguladık. Hastalarımız da çalışanlarımızda bu durumdan etkilenmedi." dedi.

Görüntü Dökümü:
------------------
-Genel ve detaylar
-İtfaiye ekipleri müdahale
-Başhekim röportaj
26.08.2019 - Haber Kodu : 190826055
26.08.2019 - Haber Kodu : 190826057
26.08.2019 - Haber Kodu : 190826065
26.08.2019 - Haber Kodu : 190826078

===============================================

2- ENERJİ BAKANI DÖNMEZ: TÜRKİYE DOĞU AKDENİZ'DEKİ HAKLI DAVASINDAN ASLA GERİ DÖNMEYECEK (1)

Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: Harun UYANIK / İstanbul DHA
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "Buradan tekrar hatırlatmak ve dile getirmek isterim ki; Türkiye Doğu Akdeniz'deki haklı davasından asla geri dönmeyecek" dedi.
Dünya Enerji Stratejisi Kongresi ve Fuarı'nın açılış töreni gerçekleştirildi. Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü'nde düzenlenen kongreye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Tacoy, Romanya Enerji Bakanı Prof. Dr. Anton Anton, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, eski Kanada Araştırma, Yenilikler ve Bilim Bakanı Dr. Reza Moridi, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin de katıldı.
Enerji Bakanı Fatih Dönmez, kongredeki konuşmasında, "Neler olacağını çok önceden tahmin ederek envanterimize kattığımız Barbaros Hayreddin Paşa, Oruç Reis, Fatih ve Yavuz gemilerimiz Türkiye'nin milli enerji ve maden politikasının en somut örnekleri, Türkiye'nin kararlı duruşunun en net göstergesidir. Tabi bu milli devlerimizi yok saymaya çalışanlar da yok değil. Ve maalesef, Yavuz ve Fatih Doğu Akdeniz'de çalıştıkça ve sonuca yaklaştıkça 'başarısızlık' için ellerini ovuşturanlar da var. Tüm Türkiye bu konuda ittifak etmişken hala bu konuyu istismar etmek, yapılanları görmezden gelmek bir art niyetin sonucudur. Ayrıca bizden zannettiğimiz ama bizim sevindiğimize üzülen, üzüldüğümüze de sevinenleri hayretle izliyoruz. Buradan tekrar hatırlatmak ve dile getirmek isterim ki; Türkiye Doğu Akdeniz'deki haklı davasından asla geri dönmeyecek. Çünkü tarihi misyonumuz ve enerji stratejimizin temeli milliliğe ve yerliliğe dayanıyor. Herkes bilsin ki Doğu Akdeniz tüm Türkiye'nin ortak meselesidir. Millet olarak dün buradaydık, bugün de buradayız ve yarın da burada olacağız" dedi.

Görüntü Dökümü:
------------------
- Dönmez'in açıklamaları
- Detaylar
26.08.2019 - Haber Kodu : 190826075

==================================================

3-ÜMRANİYE'DE DEHŞET... CENAZELER ADLİ TIP KURUMU'NDAN ALINDI

Haber-Kamera: Cemil ÖZDEMİR- Ramazan EĞRİ- Gamze ŞİMŞEK/İSTANBUL, (DHA) ÜMRANİYE'de annesi ve ağabeyini öldürdükten sonra intihar eden kişinin cenazesi, annesi ve ağabeyinin cenazeleriyle birlikte Adli Tıp Kurumundan alındı.
Namık Kemal Mahallesi Köşk sokağındaki evlerinde şizofreni hastası Emre Yaşar Hayal (25) dün saat 22.00 sıralarında annesi İncilay Hayal ve babası İlyas Hüseyin Hayal ile ağabeyi Haluk Hayal'i silahla vurdu. Ardından Emre Yaşar Hayal 4. kattan atlayarak intihar etti. Olay yerine gelen sağlık ekipleri Emre Yaşar Hayal, anne İncilay Hayal ve ağabey Haluk Hayal'in olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi. Babası İlyas Hüseyin Hayal ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Cenazeler Adli Tıp Kurumundaki incelemelerin ardından yakınlarına teslim edildi. Saklanarak kurtulan kardeşi Yunus Hayal de cenazeleri almaya gelenler arasında yer aldı.

AİLESİNİN KENDİSİNİ ÖLDÜRECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORMUŞ
Bu arada Emre Yaşar Hayal'in daha önce bir hastanede tedavi altına alındığı, hastaneden çıktıktan sonra ilaçlarını kullanmadığı öğrenildi. Hayal'in bazı yakınları tarafından, ailesinin kendisini öldüreceğini düşündüğü için evde yapılan yemekleri yemeyip, dışarıdan sipariş ettiği yemekleri yediği iddia edildi. Ağabey Haluk Hayal'in ise 15 gün önce nişanlandığı öğrenildi.

Görüntü Dökümü
-Kardeş Yunus H. görüntü
-Yakınlarından görüntü
-Cenaze aracının çıkışı
Olayın meydana geldiği evden detaylar
-Genel ve Detaylar

=========================================

4- TARTIŞTIĞI KOCASINI BIÇAKLAYARAK ÖLDÜREN KADIN ADLİYEDE

Haber - Kamera: Serpil KIRKESER İSTANBUL DHA
Güngören'de dün akşam tartıştığı eşi Kadir Ö.'yü bıçaklayarak öldürdüğü iddia edilen Hülya Ö. adliyeye sevk edildi. Hülya Ö. Güngören Asayiş Şube Müdürlüğü'ndeki işlemlerinin ardından Bakırköy Adalet Sarayı'na getirildi. Basın mensuplarının "Kocanızı neden öldürdünüz?" şeklindeki sorusu üzerine Hülya Ö. "Ben onu öldürmek istemedim, kendimi savundum. O beni öldürecekti" diyerek ağladı.

Görüntü Dökümü:
----------------------
Hülya Ö.'nün görüntüsü
Soruya cevap vermesi
Adliyeden görüntü
26.08.2019 - Haber Kodu : 190826079

================================================

5- İSTANBUL'DA BİR KOLEJ DAHA KAPANDI, ÖDEME YAPAN YÜZLERCE VELİ ORTADA KALDI

Ümit UZUN-Onur MERİÇ/İSTANBUL, (DHA)İSTANBUL'da Kağıthane, Kurtköy ve Halkalı'da kampüsleri bulunan Devr-i Alem Eğitim Kolejleri'nin Halkalı ve Kurtköy şubeleri kapandı, yüzlerce öğrenci ve veli mağdur oldu.
Okulların açılmasına az bir süre kala çocukları okulsuz kalan Kurtköy'deki okulun velileri, ödedikleri okul paralarından da olduklarını belirtti. Velilerden Ercan Kurtuluş, yaşananları şöyle anlattı: "Geçen yıl kızımı ana sınıfına kaydettirmiştik. Memnun kalınca birinci sınıf için 16 bin lira vererek kaydını yaptırdık. Okulun kapanacağı yönünde söylentiler çıktı. Birkaç defa sorduk. Bize problem olmadığını söylediler. Kurban Bayramı'ndan önce bize Milli Eğitim Bakanlığı'nın ruhsat iptal yazısı ulaştı. Bakanlıktan müfettişler gelmiş ve 3 defa usulsüz para alındığı tespit edilmiş. Velilerle beraber konuştuğumuzda da 3 farklı hesaba para aktarılmış, elden verdiğimiz paraların nereye gittiğini de bilmiyoruz. Okulun uçan kuşa borcu var. Doğalgaz, kira, elektrik bir sürü borcu var, öğretmenlerin maaşı ödenmemiş. Durum bu. Okulda kasada para yok, bize ödeme yapamayacaklarını söylüyorlar. Sesimizi duyurmak istiyoruz. Mağdur olan 260 öğrenci var burada, veliler var, insanlar bu parayı kolay kazanmıyorlar. Şu an dolandırılmış hissediyoruz kendimizi"

"PARAMIZI GERİ ALIP KENDİ TERCİHİMİZİ YAPMAK İSTİYORUZ"
Bir başka veli Sibel Yıldız ise "Ana okulu öğrencisi velisiyim. Okulların açılmasına çok kısa bir süre kala böyle bir haber aldığımız için üzüldük. Yeni bir okul arayışı içindeyiz. En azından zamanlamanın daha iyi bir şekilde organize edilmiş olması gerektiğini düşünüyoruz. Anlaştığımız rakamın yarısından çoğunu da ödemiştik." dedi. Bir diğer veli Zafer Yıldız ise, "Yaklaşık 8-9 bin lira civarında bir para içerde kaldı. Yeni okullar da 20 bin liranın üzerinde. Okulda muhatap bulabiliyoruz ama sonucu değiştirmiyor. Biz veliler olarak mağduruz, onlar da yönetim olarak mağdur olduklarını söylüyorlar. Biz ödediğimiz parayı geri alıp kendi tercihimizi kendimiz yapmak istiyoruz." dedi.

"MİLLİ EĞİTİM BAKANI'NIN BİZE DESTEK OLMASINI BEKLİYORUZ"
"Şubat ayında erken ödeme vaadiyle 35 bin lira para ödeyerek 2 çocuğumu da kaydettirdim" diyen Emrah Güngör de, " Bu süreçte okul içinde gördüğüm bazı eksikliklerden dolayı Mayıs ayı sonunda okuldan geri almak için iptal dilekçesi verdim. Öğretmenlerin maaşları ödenmediği için derse girmiyorlardı, doğalgaz, elektrik faturaları ödenmiyordu. Erken kayıt dedikleri avantajın daha sonra bir yalan olduğunu gördüm. Benden sonra gelen kişileri daha düşük fiyatlarla okula kayıt ettiklerini gördüm. Çocuklarımı da başka bir okula kaydettirdim. Ödediğim parayı yasal faiziyle birlikte geri almak istiyorum. Bunun için icra takibi de başlattım. Yaklaşık 100 kişilik veli grubumuz var. Sürekli iletişim halindeyiz, sürecin takibindeyiz. Sonuna kadar devam edeceğiz. Milli Eğitim Bakanı'nın da bize destek olmasını bekliyoruz." diye konuştu.

1 AY ÖNCE 16 BİN LİRAYA KAYIT ALDILAR, TELEFONLA ARAYARAK OKULUN KAPANDIĞINI SÖYLEDİLER
Koleje bir ay önce 16 bin lira ödeyerek çocuğunu kayıt ettirdiğini söyleyen Bekir Yılmaz ise yaşadıklarını şöyle anlattı:
"Temmuz başı itibariyle anaokuluna kayıt yaptırdık. Okul açık, diye düşünüyorduk. Tek seferde ödememizi yaptık. Paramızı peşin vermiş olduk. Bugün bize öneri sunuyorlar ama ekstra para ödememiz gerekiyor. Anlaşmalar yapılmış bir okulla. O okula gittiğimizde muhtemelen karşımıza ek ödemeler çıkacak. Gittiğimiz yerde ödememizi tam yaptığımız halde dilenci muamelesi görüyoruz. 16 bin lira ödedim. O zaman öğretmenler, müdürler, halkla ilişkiler vardı. Beni aradılar ve 'Siz bizim yerleştirmemizi kabul ediyor musunuz?' dediler. Ben de 'Ne yerleştirmesi? Biz zaten kaydolduk' dedim. Bana 'Okul kapandı' diye yanıt verdiler. Aile içi huzursuzluk oldu. Çocuğu alternatif okullara götürüyoruz. Çocuğu bırakacak yerde yok, okul okul geziyoruz."
Velilerin iddiaları üzerine kolejden daha sonra yazılı açıklama yapılacağı öğrenildi.

Görüntü Dökümü:
-----------------
-Halkalı'daki kapanan okuldan genel ve detaylar
-Halkalı'daki okulun önüne asılan pankart
-Kurtköy'deki okuldan genel ve detaylar
-Kurtköy'deki velilerden röportajlar
26.08.2019 - Haber Kodu : 190826072

=======================================

6-ÇALIŞTIĞI İŞYERİNİ SOYMAK İÇİN ÇİLİNGİR ÇAĞIRDI

Haber-Kamera: Buse PEHLİVAN/İSTANBUL(DHA)
Beşiktaş'ta bir şirkette şoförlük yapan kişi ofise çilingir çağırarak iş yeri sahibine ait kasayı soydu. Şüpheli, polis ekiplerinin çalışması sonucu yakalandı. Hırsızlık anları ve şüphelinin çağırdığı çilingire para vermesi görüntülere yansıdı.

ŞOFÖR PATRONUN KASASINI ÇİLİNGİR ÇAĞIRARAK SOYDU
Olay, Beşiktaş Adnan Soygun Caddesi üzerinde iş hanının içinde bulunan bir yağ pazarlama ofisinde 20 Haziran tarihinde meydana geldi. İş yeri sahibi A.S.'nin şoförü olarak çalışan Ali E.(38) çalıştığı ofise çilingir çağırdı. İş yeri sahibinin kasasını çağırdığı çilingire açtırarak içinde bulunan 47 bin lira, 20 bin dolar, 5 bin 300 euro ve ziynet eşyası çaldı. Kasayı açmaya gelen çilingirin ofis çalışanı olarak bildiği Ali E.'den şüphelenmediği öğrenildi. Şüpheli kasayı boşalttıktan sonra kasanın şifresini değiştirip eski yerine koydu.

ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
İhbar üzerine polis ekipleri hırsızı yakalamak için harekete geçti. Şüpheli, polis ekiplerinin çalışması ve takibi sonucu 22 Ağustos Perşembe günü yakalandı. Asayiş Şube Müdürlüğü Büro Amirliğinin yaptığı soruşturmada Ali E.'nin 3 adet suç kaydı olduğu tespit edildi. Mahkemeye sevk edilen şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.

HIRSIZLIK ANI GÜVENLİK KAMERALARINA YANSIDI
İş yeri sahibinin şoförlüğünü yapan Ali E.'nin ofisin boş olduğu zamanda çilingir çağırıp patronun kasasını açtırdığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı. Kasanın açılmasının ardından Şüphelinin çilingire para uzatması ve kasadaki paraları alma anı görüldü. Şüpheli paraları tek tek sayarak poşetledi.

Görüntü Dökümü
(GÜVENLİK KAMERASI)
-Şüphelinin ofisteki kasayı açtırmak için çilingir getirmesi
-Şüphelinin çilingire para uzatması
-Şüphelinin kasanın içindekileri alması
-Şüphelinin kasadan çıkardığı paraları sayması
-Şüphelinin kasanın şifresini değiştirerek eski yerine koyması
-Şüphelinin çaldığı paraları poşetleyerek ofisten çıkması
-Şüphelinin şube çıkısı
26.08.2019 - Haber Kodu : 190826080

============================================

7-BEYLİKDÜZÜ'NDE OTOMOBİL 3 KATLI EVİN BAHÇESİNE UÇTU

Murat SOLAK/İSTANBUL,(DHA)
Beylikdüzü'nde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil virajı alamayarak 3 katlı evin bahçesine uçtu. Kazada araç sürücü yaralanırken, olay sırasında bahçede kimsenin olmaması olası facianın önüne geçti.
Kaza saat 10.45 sıralarında Kavaklı Mahallesi, Kocatepe Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre cadde üzerinde seyir halinde olan Ziya Bekçiler yönetimindeki 34 LZ 8125 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda virajı alamayarak otluk alanda 50 metre sürüklendi. Otomobil daha sonra 3 katlı evin bahçesine uçtu. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralıyı ambulansla hastaneye kaldırdı. Tedavi altına alınan Ziya Bekçiler'in durumunun iyi olduğu öğrenildi. Otomobilde hasar oluşurken, olay sırasında bahçede kimsenin olmaması olası bir facianın önüne geçti.

"ÇOCUKLAR BALKONDAN BİR ŞEY ATTI ZANNETTİM"
Ev sahibi Aziz Altun, "Sabah erken balkonda kahvaltı yaptım. Faturaları yatırmak için Beylikdüzü'ne gidecektim. Arabayı çalıştırdım gidecektim. O anda bir ses geldi. Çocuklar balkondan bir şey attılar zannettim gittim. Kızım beni aradı baba bir araba bizim evin bahçesine girmiş dedi. Bende geldim arabanın bu halini gördüm. Her sabah bahçede olurdum, bu sabah yoktum. Yaralının durumu iyiydi" dedi.

Görüntü Dökümü:
-Evin bahçesine uçan araçtan görüntü
-Polis ekiplerinden görüntü
-Ev sahibi röp
-Genel ve detaylar
26.08.2019 - Haber Kodu : 190826071

===========================================

(ÖZEL)
8-PİL YUTAN 2,5 YAŞINDAKİ BORA ÖLÜMDEN DÖNDÜ, UZMANLAR AİLELERİ UYARDI

- Küçük Bora'nın boğazındaki pil 1 ay sonra fark edildi

- Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mevlit Korkmaz: Pilin yemek borusunu delmemesi olağanüstü bir durum

İlknur SARGUT-Özgür KUMANOVALI/İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL'da yaşayan Abdurrahman ve Hatice Ar çiftinin 2.5 yaşındaki oğulları Bora Ar, annesi yemek yedirdiği esnada bir anlık dikkatsizlik sonucu tartı pilini yuttu. Bora'nın yemek borusunda pil ancak 1 ay sonra farkedildi. 'Pilin yemek borusunu delmemesi olağanüstü bir durum' diyen Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mevlit Korkmaz, "Aileler, oyuncak, pil, toplu iğne gibi yabancı cisimlere karşı dikkatli olmalı. Oyuncak seçiminde üzerinde bulunan yaş uyarısı dikkate alınmalı" uyarısında bulundu.
İstanbul'da yaşayan Abdurrahman ve Hatice Ar çiftinin oğulları 2.5 yaşındaki Bora'nın, mucize kurtuluşu çevresindeki herkesi şaşırttı. Anne Hatice Ar, yaklaşık bir ay önce oğlu Bora'yı yemek yedirmek üzere mama sandalyesine oturttu. Annenin yemeği hazırladığı esnada sandalyenin arkasında bulunan çekmeceyi açan küçük çocuk, oradan aldığı 25 kuruş büyüklüğündeki tartı pilini ağzına attı. Durumu fark edemeyen anne Ar, oğluna bir kaşık çorba verdi. Çorba ile birlikte pili yutan çocuk bir anda fenalaştı. Çocuğun nefes borusuna çorba kaçtığını düşünen aile, hemen müdahalede bulundu. Ertesi gün ateşi çıkan küçük çocuk, önce çocuk doktoruna götürüldü. Antibiyotik tedavisi görmesine rağmen katı gıda yutmakta güçlük çeken ve devamlı boğazının acıdığını söyleyen Bora, ailesi tarafından bu kez kulak, burun, boğaz hekimine götürüldü. Endoskopi yapılmasına karar verildi. Yapılan endoskopinin sonucu doktorları bile şaşkına çevirdi. Küçük çocuğun yemek borusuna yapıştığı tespit edilen tartı pili 1.5 saatte çıkarıldı. Operasyonu gerçekleştiren Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mevlit Korkmaz, "Pilin bir ay yemek borusunda kalması olağanüstü bir durum. Bu kadar zamanda yemek borusunu delebilirdi" diye konuştu.

ANNE: BİR AY BİZİM İÇİN ÇOK ZOR GEÇTİ
Kazayı ucuz atlattıklarını söyleyen anne Hatice Ar, yaşadıkları olayı şu sözlerle anlattı:
"Yaklaşık bir ay önce Bora'yı evde mama sandalyesine oturttum. Rutin bir şekilde mamasını yedirecektim. Pil de o esnada çekmecede duruyordu. Ben yemeği soğuttuğum sırada Bora o esnada pili almış. Yemeği soğutup bir kaşık verdiğimde hemen kusmaya başladı. Eşim müdahale etti. Bir şey çıkmayınca nefes borusuna ekmek ya da çorba gitti diye düşündük. Ertesi gün halsiz düşünce hasta olduğunu düşünerek acile başvurduk. Bir aylık süreç bizim için çok zorlu geçti. Sürekli sıvı tüketiyor, katı gıda yutamıyordu. Yemekleri çiğneyip çıkartıyordu. En son yemek borusuna bakılsın istedik. Bora boğazını göstererek sürekli 'acıdı' diyordu. Yapılan endoskopi esnasında pil yuttuğunu öğrendiğimde şok geçirdim. Böyle bir şey beklemiyordum. Bir ay boyunca nasıl durdu hiç bilmiyorum. Pil çıktığında simsiyah bir haldeydi. Büyük bir kaza atlattık. Hayati tehlikesi bizi çok üzdü. Şu an gayet iyi her şeyi yiyebiliyor. Eski hayatımıza geri döndük diyebiliriz."

BABA: PİL OLDUĞUNU DUYDUĞUMDA İNANAMADIM
Bora'nın yemek borusundaki cismin pil olduğunu ilk duyduğunda çok şaşırdığını anlatan Baba Abdurrahman Ar, "İlk duyduğumda inanamadım ve bir hata olduğunu düşündüm. Pil kutu içinde bana verildiğinde şok oldum. Bu ihtimal aklımın ucundan dahi geçmiyordu. Evde artık pil yok. Hepsini çöpe attık. İhtiyacımız olduğunda gidip alıyoruz. Bittiğinde de pilleri imha ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"ÖLÜMCÜL ENFEKSİYONLARA NEDEN OLABİLİRDİ"
Pilin bir ay boyunca yemek borusunda kalmasının mucize olduğunu ifade eden Emsey Hospital Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mevlit Korkmaz, "Bu olağanüstü bir durum. Bu kadar zamanda pil genellikle o bölgeyi deler. Yemek borusundan nefes borusuna açılabilir hatta göğüste ciddi ölümcül enfeksiyonlara neden olabilirdi. Bunların olmaması bizim için çok iyi ve şaşırtıcı bir durum. Bora'nın beslenmesi güzel ve sağlığına kavuştu. Kontrolleri de devam ediyor.

"YEMEK BORUSUNA SIKIŞAN CİSİM HIZLA ÇIKARTILMALI"
Yuvarlak pillerin ve ev içinde bulunan yabancı cisimlerin çocuğun hayatını tehdit ettiğini anlatan Doç. Dr. Mevlit Korkmaz, "Çocuk bir yabancı cisim yutmuş ve tıkanma başlamışsa bu durumda acilen doktora gitmek gerekir. Eğer yutamama şikayeti varsa çocuğun yemek borusu tıkanmıştır. Özellikle yuvarlak piller çocukların hayatını tehdit eder. Yemek borusuna sıkışan cisim hızla çıkartılmalıdır. Çünkü özellikle pil o bölgeye ciddi zarar verir delinmelere yol açar, bölgeyi yakar, bazen çocuğun hayatını kaybetmesine bile yol açar. Cisim, nefes borusuna kaçtığında çocuğu karnından tutarak bastırmak gerekir. Akciğerdeki havayı dışarı çıkartmak önemlidir" dedi

OYUNCAK SEÇİMİNDE YAŞA DİKKAT
Ailelerin çocukları bu tür yabancı cisimlerden uzak tutmaları konusunda uyarılarda bulunan Doç. Dr. Korkmaz şöyle devam etti:
"Çocuklar emeklemeye ve gezmeye başladıktan sonra ev içindeki cisimler onlar için hep risk faktörüdür. Çocuk bilinçlenene kadar aileler bu cisimlere karşı dikkatli olmalı, çocuğu göz önünden ayrılmamalıdır. Çocuk ağzına alacağı tüm cisimlerden uzak tutulmalıdır. Bu maddeler oyuncak, pil, toplu iğne olabilir. Hatta çocukların yakalarına takılan nazar boncuklarını bile yuttuğunu görmekteyiz. Aileler, çocuklarını kesinlikle küçük parçalı oyuncaklardan uzak tutulmalıdır. Yutulamayacak cisimler oyuncak olarak tercih edilmelidir. Oyuncak seçiminde üzerinde bulunan yaş ibaresine dikkat etmelidir. Çocuğa oyuncak alırken yaşına göre alınmalıdır. Küçük parçalı oyuncaklar kesinlikler alınmamalıdır. Oyuncakların üzerinde yaş aralığı yazıyor, buna dikkat edilmelidir. Bunun yanı sıra kuruyemişler çocuklar için büyük bir risk oluşturur. 4-5 yaşa kadar çocuklara bu yiyecekler verilmemelidir."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-----------------------
-Bora'nın detayları
-Babası ile birlikte görüntüleri
-Muhabir anonsu (İlknur Sargut)
-Tartı pilinin detayları
-Endoskopi görüntüleri
-Doktordan detaylar
-Aileden detaylar
-Anne Hatice Ar'ın röportajı
-Baba Abdurrahman Ar'ın röportajı
-Doç. Dr. Mevlit Korkmaz röportajı
26.08.2019 - Haber Kodu : 190826031

=====================================

9- MARKET POŞETİ ÜCRETLENDİ; MANAV POŞETLERİNE TALEP PATLADI

* Uygulamanın 8'inci ayında ücretli poşetlerin kullanımı yüzde 70 oranında azalırken, ücretsiz manav poşetlerine talep ise yüzde 100'ün üzerinde oldu.

Elif YAVUZ-Özgür KUMANOVALI-İSTANBUL, (DHA)- Marketlerde poşetlerin ücretli hale getirilmesinin ardından ücretli poşet kullanımı yüzde 70 oranında azalırken, ücretsiz manav poşet kullanımı ise yüzde 100'ün üzerinde oldu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kaynakların verimli kullanılması ve plastik poşetlerden kaynaklanan çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla 1 Ocak 2019'da yürürlüğe giren kanunla birlikle market poşetleri 25 kuruş karşılığında satılmaya başladı. İlk 8 ayda market poşetlerinin kullanımı yüzde 70 oranında azalırken, manav reyonunda kullanılan ince poşetlere talep ise yüzde 100'ün üzerinde arttı.
Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı'nın (PAGEV) Geri Dönüşüm İktisadi İşletmesi olan PAGÇEV'in Genel Müdürü Yağmur Cengiz, uygulamanın Avrupa Birliği tarafından hafif plastiklerin azaltılması mevzuatına uygun hazırlandığını belirtti.

Yılbaşından itibaren yürürlüğe giren kanun sonrası poşet kullanımı hakkında bilgi veren Yağmur Cengiz, "Büyük marketlerde kullanılan poşetlerde yüzde 70 oranında bir azalma oldu ama henüz büfe, tekel ya da küçük yerlerde bununla ilgili fazla çalışma olmadı. Ancak manav reyonunda kullanılan poşetlerde yüzde 100'den fazla bir artış olduğunu görüyoruz. Kasa reyonunda kullanılan poşetler, ağırlığının bin katı kadar ağırlık taşıyabiliyor. O yüzden de ince poşetleri daha fazla almak gerekiyor. Vatandaşımız da öyle bir çıkış yolu buldu kendine. Ancak kullandığımız poşet miktarını daha uygun bir düzeye indirmemiz lazım" dedi.

"1 POŞETLİK ALIŞVERİŞİ 5 POŞETTE TAŞIMAYIN"
Yağmur Cengiz, vatandaşların bilinçlenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bu uygulama Avrupa Birliği'nde de çıkan hafif plastiklerin azaltılması mevzuatına istinaden bizde de hazırlandı. Burada amaç poşet kullanımını azaltmak. Bizim de burada vatandaşımıza bunun bilincini vermemiz gerekiyor. 1 poşette taşıyabileceği bir alışverişi 5 poşetle taşımamalı. Plastik poşet kullanımı bir ihtiyaç, çünkü ağırlığının bin katı kadar yükü taşıyabiliyor. Sıvı döküldüğü zaman herhangi bir sorun olmuyor. Çok fazla zorlanmazsa yırtılmıyor. Bu avantajlar dolayısıyla kullanılabilir, ama burada önemli olan atık miktarını azaltmak. Vatandaşımızın da bu konuda biraz bilinçli olması lazım" ifadelerinde bulundu.

"KULLAN-GERİ DÖNÜŞTÜR TOPLUMU OLMALIYIZ"
Plastik kullanımının, sadece ücretli poşet uygulamasıyla engellenemeyeceği vurgusunu yapan Yağmur Cengiz, günlük yaşamda kullanılan plastik konusunda da dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Cengiz, "Burada önemli olan ' kullan at' toplum olmaktansa 'kullan geri dönüştür' toplumu olmak. İmkanımız olduğu müddetçe bir matarayla suyumuzu taşıyabiliriz. Bir atık oluşturmamak en güzeli. Kullandığımız her ürünü hem daha az kullanmalı hem de mutlaka geri dönüştürmeliyiz. Geri dönüşüme atılan her plastik geri dönüşür. Önemli olan bizim bu atıkları diğer çöplerden ayrı olarak biriktirmemiz ve toplamamız" diye konuştu.

PET ŞİŞELERİ SIKIŞTIRARAK ÇÖPE ATIN
Geri dönüşüm ve plastik kullanımı konusunda küçük görülen detayların önemli olduğunu vurgulayan Cengiz günlük yaşamda dikkat edilmesi gerekenler hakkında tavsiyelerde bulundu. Cengiz, " Örneğin sahile geldik, bir pet şişemiz var. Çöp kutusuna direkt atmamalıyız. Pet şişeler sıkışan malzemeler. Bunların kapağını açıp sıkıştırarak biriktirme kutularına atarsak daha az yer kaplar. Böylelikle o kutular daha geç dolar. Oraya gelecek olan araç daha geç geldiği için daha az yakıt yaktığı için daha az karbon emisyonu oluşur. Bunlar aslında çok küçük hareketler ama zincirleme bir olayı tetikliyor" diye konuştu.

"2020 YILININ KAYNAKLARINI TÜKETİYORUZ"
1 yıl içerisinde tüketilmesi gereken dünya kaynaklarının bu yıl, 29 Temmuz'da tüketilerek 'limit aşım gününün' aşıldığını belirten Cengiz, "Limit aşım günü yıl içerisinde tüketmemiz gereken Dünya kaynaklarını daha önceki tarihte tüketmek demek. Biz geçen sene dünya kaynaklarımızı 1 Ağustos'ta tükettik. Bu sene ise dünya kaynaklarımızı 29 Temmuz'da tükettik. Şu anda 2020 yılında tüketmemiz gereken havayı, suyu tüketiyoruz. Yapılan araştırmalara göre böyle gidersek eğer 2023 yılında limit aşım gününün hazirana kadar çekileceği görülüyor. Ama karbon emisyonunda sadece yüzde 30'luk bir azalma ile bu aşım gününü eylül ayına kadar çekebiliriz" dedi.

"8 PET ŞİŞEDEN 1 FORMA ÜRETİLİYOR"
Geri dönüşümün önemine vurgu yapan Cengiz sözlerine şöyle devam etti:
"8 tane pet şişe geri dönüşürse 1 adet forma üretilebiliyor. Giydiğimiz kıyafetlerin pek çoğu geri dönüştürülmüş pet şişelerden yapılıyor. Ya da 10 tane metal kutuyu geri dönüştürdüğünüz zaman 100 wattlık bir ampulün 35 saat yanması için gerekli olan enerjiyi tasarruf etmiş oluyoruz. 1 ton kağıdı geri dönüştürürsek eğer 17 ağacın kesilmesini önlüyoruz. Bunlar çok küçük örnekler ama kaynakları verimli kullanmamız için de gerçekten çarpıcı örnekler"

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Plastik poşet taşıyan vatandaş detayları
-Market ve market poşeti detayları
-Muhabir anonsu (Elif YAVUZ)
-PAGÇEV Genel Müdürü Yağmur Cengiz Röportajı
26.08.2019 - Haber Kodu : 190826042

=================================================
(Yeniden)
10-BEYLİKDÜZÜ'NDE BOŞANMA AŞAMASINDAKİ KADIN EŞİ EVE GELİNCE ONUN SİLAHIYLA RASTGELE ATEŞ ETTİ

Mustafa BAKIRHAN/İSTANBUL, (DHA)BEYLİKDÜZÜ'nde boşanma aşamasındaki kadın eşi eve gelince onun ruhsatlı silahıyla rastgele ateş etti. Olayda şans eseri herhangi bir yaralanma olmazken, karı, koca ifadeleri alınmak üzere karakola götürüldü.
Olay, saat 12.40'ta Kavaklı Mahallesi Vezirler Sokak'ta bir apartmanın giriş katında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, uzman çavuş olduğu öğrenilen Recep E. (29), konuşmak için 7 ay önce evlendiği ve boşanma aşamasında olduğu eşi Feride E. (39)'nin evine geldi. Bir süre görüşmenin ardından ikili arasında tartışma çıktı. Feride E. (39) eşine ait ruhsatlı silahla evin içinde rastgele ateş etti. Silah seslerini duyan apartman sakinlerinin haber vermesi üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi ile sağlık ekibi sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler, ev içinde ateş eden Feride E. (39) ve Recep E. (29)'yi gözaltına alırken, olay yeri inceleme ekipleri de daire içinde inceleme yaptı. Şans eseri herhangi bir yaralanmanın olmadığı olayda daire içinde 2 el ateş edildiği belirlendi. Ekipler, daire içinde 2 boş kovan, 1 adet fişek bulurken, olayda kullanılan silaha el konuldu. Ekiplerin yaptığı araştırmada çiftin 4 defa Beylikdüzü İlçe Emniyet Müdürlüğü Aile İçi Şiddet Birimine müracaatlarının olduğu tespit edildi.

Görüntü Dökümü:
-Uzman çavuşun gözaltına alınması
-Olay yerinden ve binadan detaylar
-Olay yeri inceleme ekiplerinden detaylar
-Genel ve detaylar

Geri Dön