HABER

DHA YURT BÜLTENİ-12

1)ABD, 'ANADOLU KARTALI'NA F-35'LERİ GETİRMEDİ TÜRK Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nca her yıl düzenlenen ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ara verilen 'Uluslararası Anadolu Kartalı Eğitim Tatbikatı'  bu yıl yeniden düzenlendi.

1)ABD, 'ANADOLU KARTALI'NA F-35'LERİ GETİRMEDİ

TÜRK Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nca her yıl düzenlenen ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ara verilen 'Uluslararası Anadolu Kartalı Eğitim Tatbikatı' bu yıl yeniden düzenlendi. Türkiye'nin ev sahipliğinde 6 ülkenin yer aldığı tatbikata Amerika Birleşik Devletleri (ABD), 5'inci nesil F-35 savaş uçaklarıyla değil, F-15'lerle katıldı. Bugün gerçekleşen 'Seçkin Gözlemci Günü'nü Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ve 13 ülkeden gözlemci izledi.

Hava Kuvvetleri Komutanlığı, 2001 yılından beri Konya'daki 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'nda Anadolu Kartalı Eğitim Tatbikatı düzenliyor. 15 Temmuz'da düzenlenen darbe girişiminin ardından ise eğitim tatbikatına ara verildi. Türkiye'nin ev sahipliğinde bu yıl 17 Haziran'da başlayan tatbikata ABD, Azerbaycan, İtalya, Katar, Pakistan, Ürdün ve NATO unsurları katıldı.

Uluslararası Anadolu Kartalı Eğitim Tatbikatı, gerçek harekata benzetilmiş bir ortamda, pilotların, hava savunma personelinin ve kontrolörlerin harekata yönelik eğitim seviyelerinin artırılması, müşterek ve birleşik harekat usullerinin denenmesi ve geliştirilmesi, gerçek harekat şartlarında kayıpların asgari seviyeye indirilmesi ve görev etkinliğinin azami seviyeye çıkarılması amacıyla yapılıyor.

TATBİKATTA PETROL BORU HATTI STRATEJİK HEDEF KABUL EDİLDİ

Tatbikatın senaryosuna göre, mavi ve kırmızı olarak adlandırılan birbirine komşu iki ülke ele alındı. Mavi ülke sınırında olan petrol boru hattı ve hattın bağlandığı liman stratejik bir hedef olarak kabul edildi. Kırmızı ülke, saldırgan bir tutum sergilemekte ve mavi ülke sınırında bulunan boru hattının etrafında terör örgütü yapılanmasını destekliyor. Mavi ülke uluslararası arenada destekleniyor ve meşru müdafa hakkını kullanmaktadır. Kırmızı ülke sınırları içinde kalan stratejik ve taktik hedeflere taarruz yapmakta ve anlık istihbaratla tespit ettiği hedefleri imha etmektedir. Eğitime katılan Türk ve yabancı ülkeler mavi ülkenin uçakları iken kırmızı ülke uçakları tamamen kırmızı ülke Türk ülke uçaklarından oluşmaktadır. Eğitimlerde mavi ülke belirlenen hedeflere taarruz yapıp, zayiat vermeden kendi hava sahasına dönecek şekilde görev yapmaktadır. Mavi ülke tarafından mühimmat depoları, barınaklar, komuta kontrol merkezleri, elektrik santralleri gibi hedefler imha edildi. Eğitim esnasında ise mühimmat kullanılmamaktadır. Eğitimin 8'inci günü olan bugün ise karargah ve komuta kontrol merkezi imha edildi.

TÜRK HAVA KUVVETLERİ, DİĞER ÜLKERE EĞİTİM VERİYOR

Anadolu Eğitimi, planlama safhasında ülkelerin ihtiyaçları öğrenilmekte ve planlamalar ihtiyaçlar doğrultusunda yapılmaktadır. Bir başka deyişle Türk Hava Kuvvetleri diğer ülkelerin Hava Kuvvetleri'ne eğitim veriyor, Milli Anadolu Kartalı eğitimlerinde ise ulusal ihtiyaçlar çerçevesinde eğitimler planlanmaktadır.

GENELKURMAY BAŞKANI DA KATILDI

Bugün gerçekleşen 'Seçkin Gözlemci Günü'ne Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ve 13 ülkeden gözlemci katıldı. 28 Haziran'da sona erecek tatbikat 600'ün üzerinde Türk, 450'nin üzerinde de yabancı personelle yapılıyor. Faaliyet esnasında 187 Türk hava fotoğrafçısı, 20 farklı ülkeden 129 yabancı hava fotoğrafçısı/muhabir olmak üzere 316 hava fotoğrafçısı da takip etti.

ABD F-35'LERİ GETİRMEDİ

ABD tatbikata Türkiye'yi de yakından ilgilendiren 5'inci nesil F-35 savaş uçaklarıyla değil F-15'leriyle katıldı. Hava Kuvvetleri Komutanlığı, 6 adet F-4, 25 adet F-16, KC 135 tanker uçağı, CN-235 Casa uçağı, AS-532 helikopter, C-130 taktik nakliye uçağı, Havadan Erken Uyarı ve Kontrol uçağı (HİK); Deniz Kuvvetleri Komutanlığı 2 firkateyn ve 1 hücumbotla tatbikatta yerini aldı. ABD 6 adet F-15, İtalya 3 AMX tipi uçakla, Ürdün 3 adet F-16, Katar 1 adet C-17 ve 1 adet C-130 nakliye uçaklarıyla, Pakistan 6 JF-17 tipi jet uçağıyla, NATO ise 1 adet E-3A tipi Awacs uçağıyla katıldı.

Görüntü Dökümü
-------------------
- Uçakların kalkışlarından detay
- Genelkurmay Başkanı'nın brifingi dinlemesi
- Genel ve detay
Haber- Kamera: Tolga YANIK- Hasan DÖNMEZ KONYA DHA))

2)10 MİLYON LİRALIK VURGUN YAPTI, AZERİ SEVGİLİSİYLE YURT DIŞINA KAÇTI

AYDIN'ın Germencik ilçesinde, İbrahim B. (37), kurduğu süt çiftliği ile yüksek kar ortaklığı vaadiyle çeşitli meslek gruplarından üye yaptığı 250 kişi ile kredi çektiği özel bankaları toplam 10 milyon lira dolandırıp, eşi ve 3 çocuğunu da bırakarak Azeri sevgilisi ile yurt dışına kaçtı. Mağdurlar, Aydın Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu.
Koçarlı ilçesinde 5 yıl önce süt ve süt ürünleri satışı yapan mandıra açan evli ve 3 çocuk babası İbrahim B., bir süre sonra işleri daha da ilerletip, özel bir bankadan kredi çekip Germencik ilçesinin kırsal Turanlar Mahallesi'ndeki 50 dönümlük arazi üzerinde çiftlik kurdu. 200 ineğin bulunduğu çiftliği, 2016 yılında 'robot makine' olarak bilinen otomatik süt sağım makineleri ile donatan İbrahim B., kısa sürede verimin artmasını sağladı.

POLİS, ASKER, ÇİFTÇİ, ESNAF

İbrahim B., ardından da Aydın ve Koçarlı ilçesi başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanından inek başına 7 bin lira veren polis, asker, çiftçi, esnaf gibi çeşitli mesleklerden kişileri ortak yapıp, süt parasından kar payı dağıtmaya başladı. Bu şekilde yaklaşık 250 kişiyi ortak yapan İbrahim B., iddiaya göre, 'hayali' ineklere de ortaklar kabul etti. İbrahim B., 2018 yılı Mart ayına kadar ortaklara kar paylarını düzenli olarak ödedi. Ancak, daha sonra İbrahim B., ödemeleri aksatmaya başladı. İbrahim B., bankalardan çektiği kredilerin taksitlerini de ödememeye başladı. Bunun üzerine bazı ortaklar ve kredi çektiği bankalar icra yoluyla alacaklarını tahsil etmeye başladı.

Mayıs ayı sonuna kadar çiftlik ortakları ile irtibatı sürdüren İbrahim B., iddiaya göre Azeri sevgilisi E.N. ile ortadan kayboldu.

Geride eşi ve 3 çocuğu ile birlikte 3 milyon 600 bin TL'si kredi çektiği özel bankalara olmak üzere toplam 10 milyon lira borç bırakan İbrahim B., iddiaya göre Karabağ'a kaçtı. İbrahim B.'ye günlerdir ulaşamayan mağdur ortaklar, dolandırıldıklarını belirtip savcılığa suç duyurusunda bulundu. Bazı mağdur ortaklar sosyal medya hesaplarından İbrahim B.'nin eşi G.B. ile de tartışma yaşadı.
Yaşananlar, Türkiye'de kurduğu Çiftlik Bank ile 132 bin 222 kişiyi 1 milyar 139 milyon lira dolandırıp Uruguay'a kaçan 'Tosuncuk' lakabı ile tanınan Mehmet Aydın'ı akıllara getirdi.

'KAÇTIĞINI ÖĞRENİNCE YIKILDIM'

Mağdurlardan kuaför Hüsamettin Afacan (35), İbrahim B.'nin yurt dışına kaçtığını öğrenince yıkıldığını belirtip, "2016 yılı Ağustos ayında 35 bin lira karşılığında 5 inek ile çiftliğe ortak oldum. Bana aylık Süt Birliği'nin belirlediği fiyat üzerinden ayda 800 ile 1200 TL arasında para ödüyordu. 2018 Mart ayına kadar hakkım olan süt bedelini aldım. Ancak o tarihten itibaren sıkıntı başladı. 'Bugün, yarın ödeyeceğim' diyerek, beni hep oyaladı. Biz de tanıdığımız birisi olduğu için tamam diyerek geçen Ramazan Bayramı'na kadar bekledik. Bayram sonrası paraları ödeyeceğini söyledi. Bayram sonrası eşini ve çocuklarını da bırakıp, başka bir kadınla kaçtığını öğrenince yıkıldım. İflas mı etti yoksa dolandığı paralarla kaçtı mı bilemiyoruz" dedi.

'ALACAĞIMIN BİR KISMINI İCRA YOLUYLA TAHSİL ETTİM'

Mağdurlardan İlkay Beder (57) ise icra yoluyla İbrahim B.'den alacağının bir kısmını tahsil edebildiğini belirtip, "2016 yılı Haziran'ında çiftliğe ortak oldum. 20 süt ineği karşılığı 140 bin TL verdim. Bu ineklerden her ay 3 bin 500 litre süt karşılığı olan parayı bana ödüyorlardı. İlk aylarda paramızı alıyorduk. 2018 Mart ayında bize gelerek sıkıntıları olduğunu ve biraz idare etmemi istedi. Ben de geçen yıl haziran ayında düğünüm olduğunu söyledim. Haziran ayında hesap görebileceğimizi belirtti. Ortak olurken verdiğim parayı da ben Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi'nden kredi olarak çekmiştim. İbrahim B.'nin ödeme yapmaması nedeniyle düğünden bir gün önce ihtiyacım olan 20 bin TL için bir bankadan kredi kullanmak zorunda kaldım. Bir süre idare etikten sonra İbrahim B. ile olan ortaklık sözleşmemizi karşılıklı olarak fes ederek paramın bir kısmını çek olarak aldım. Çekler de karşılıksız çıktı. İcra yoluyla verilen çekin karşılığını ancak alabildim. Ama halen 46 bin TL alacağım var. Ancak, İbrahim B.'nin yurt dışına kaçtığını öğrendim" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
------------------
-Mağdurlar Hüsamettin Afacan ve İlkay Beder ile röp.
-Mağdurların kendirini dolandırdığını ileri sürdüğü İ.B'nin (İbrahim Beydede) eşiyle sosyal medya üzerinden yaşadığı tartışmanın ekran görüntüsü
-İ.B.'nin ve birlikte kaçtığı ileri sürülen Azeri kadın arkadaşı E.N.'nin (Elif Nazar) fotosu
-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Burhan CEYHAN / AYDIN, (DHA)

3)LEYLA'YI ÖLDÜRDÜKTEN SONRA SOĞUK ORTAMDA TUTMUŞLAR

AĞRI'da, geçen yıl kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüyle ilgili hazırlanan iddianamede çarpıcı detaylara yer verildi. İddianamede, şüphelilerin Leyla'yı öldürültükten sonra cesedini bir süre soğuk bir ortamda tuttukları, küçük kızın ailesinde ve yakın çevresinde öldürülmediği izlenimi yaratmak ve delilleri karartmak için üzerinden çıkardıkları kıyafetlerini ve cesedini Bezirhane köyüne yaklaşık 2,5 km mesafede bulunan dere yatağı ve civarına attıkları belirtildi.

Ağrı kent merkezinde yaşayan Şükran- Nihat Aydemir çiftinin 7 çocuğundan 6'ncısı olan Leyla Aydemir, 15 Haziran 2018 tarihinde dedesinin yaşadığı Bezirhane köyünde kayboldu. Günlerce aranan, tüm Türkiye'nin bulunması için seferber olduğu Leyla'nın, 18 gün sonra köye 3 kilometre uzaklıktaki Kurudere mevkiinde su içerisinde yüzüstü cansız bedeni bulundu. Leyla Aydemir cinayetiyle ilgili baba Nihat Aydemir'in amcasının oğlu Mehmet Ali Aydemir (32), 18 Temmuz'da 'kasten öldürme' suçundan tutuklandı.

7 SANIĞA DAVA AÇILDI

Türkiye'yi acıya boğan olaydan yaklaşık bir yıl sonra hazırlanan iddianame, Ağrı 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, tutuklu Mehmet Ali Aydemir ile Leyla'nın amcaları M.A. (28), Y.A. (42) ile B.D. (47) ve eşi H.D. (55), A.A. (37) ve eşi Y.A. (40), hakkında; 'çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'iştirak halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan da 14'er yıla kadar hapis cezası verilmesi istendi.

BÖCEK BİLİMİ RAPORU: 6-7 GÜN ÖNCE ÖLMÜŞ

Çok yönlü yürütülen soruşturma sonucu hazırlanan 122 sayfalık iddianamede, şok edici detaylar ortaya çıktı. İstanbul Morg İhtisas Dairesi İstanbul Laboratuvarı Şubesi Adli Entomoloji (böcek bilimi) raporunda, ceset üzerinden alınan böcek örneklerinin toplam topluluğu temsil edip etmediğinin bilinmediği ancak alınan örneklerde yapılan incelenmede en büyük böceğin yaşının 24 saati aşmadığı aktarıldı. Bilirkişi olarak atanan Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Sert raporunda, "Bu davadaki mevcut sinek larvalarının 16,5 derece su sıcaklığı verisi üzerinden gelişim süreleri hesaplanarak yapılan zaman tahminine göre yaklaşık bu aşamaya 33 saate ulaşacağı hesaplandığı, 2 Temmuz 2018 günü 17.55-21.30 saatlerinde örneklerin bulunup toplandığı göz önüne alınırsa sineğin 1 Temmuz günü saat 12.00-12.30 arasında cesede, toplanmış olan yumurta ve larvaları bırakmış olacağı ortaya çıkmaktadır. Özellikle Necrobia rufipes türünün ceset üzerinde bulunuşu, bu ölüm olayının yukarıda hesaplanan 33 saatten daha fazla bir süre olduğu sonucuna ulaştırmaktadır. Bu ölüm olayında kişinin en az 6-7 gün önce ölmüş veya öldürülmüş olduğu, böceklerin cesede ilgisinin az olmasının nedeninin ise bir süre soğuk bir ortamda tutulması ve/veya sonrasında suya atılması sonucu olduğu kanaatinin oluştuğunun, bu verilere göre bu ölüm olayının 26-27 Haziran tarihlerinden önce gerçekleşmiş olduğu düşünülmektedir" denildi.

'YEMİN OLSUN BEN SANA CİĞER ACISINI YAŞATACAĞIM'

Tutuksuz sanıklardan B.D.'nin birkaç yıl önce baba Nihat Aydemir'e, "Yemin olsun ben sana ciğer acısını yaşatacağım, ben seni ciğerinle terbiye edeceğim" diye sözler söylediğine değinilen iddianamede, B.D. ile amca Y.A. arasında da yakın bir arkadaşlık olduğu vurgulandı. Y.A., B.D. ve eşi H.D.'nin Leyla'yı alıkoydukları, daha sonra tutuklu Mehmet Ali Aydemir'i de olaya dahil ettikleri aktarılan iddianamede, "Şüpheli Mehmet Ali Aydemir'in maktul Leyla'yı, Y.A., B.D. ve H.D. tarafından ilk olarak alıkonulduğu yerden alınarak, kız kardeşi olan şüpheli A.A.'nın yanına götürdüğü, A.A. ve Y.A.'nın da Leyla Aydemir'i Hamur ilçesinde bulunan ikametlerinde bir süre alıkoyup sakladıkları, Leyla'nın kaçırıldığı andan itibaren şüpheliler M.A. ve Mehmet Ali Aydemir'in maktulun bulunması için çalışan görevlileri yanılttıkları ve yanlış yönlendirdikleri, şüphelilerin Leyla Aydemir'i cesedin bulunduğu 2 Temmuz tarihinden önceki 3 gün ile kaybolduğu tarih 15 Haziran tarihi arasında öldürdükleri ve cesedini bir süre soğuk bir ortamda tuttukları ve maktul Leyla Aydemir'in ailesinde ve yakın çevresinde Leyla'nın öldürülmediği izlenimi yaratmak ve delilleri karartmak için kaçırdıkları gün üzerinde bulunan maktule ait kıyafetleri üzerinden çıkarıp kıyafetlerini ve cesedini Bezirhane köyüne yaklaşık 2,5 km mesafede bulunan dere yatağına ve civarına attıkları, B.D. ve H.D.'nin maktule ait cesedin bulunduğu gün ve bir gün öncesinde ısrarla anne Şükran Aydemir'in köyden çıkarmaya çalıştıkları ve cesedin bulunduğu gün anneyi Doğubayazıt'a götürdükleri" belirtildi.

Ayrıca, olayda şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerilerine atılı ve eylemlerine uyan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme suçlarını iştirak halinde işledikleri hususunda haklarında kamu davası açmaya yeterli nitelikte şüphe oluştuğu kaydedildi.

'ARAMA KONUSUNDA ZAAF VAR'

İddianameyi değerlendiren baba Nihat Aydemir'in avukatı eski Baro Başkanı Ali Artuk, "Savcılık makamı sanık ya da sanıkların irtibatlı oldukları değerlendiriyor. Leyla Aydemir'in naaşı üzerinde yapılan bilimsel incelemede ölümün 26-27 Haziran'dan önce gerçekleşmiş olduğu ifade edilmektedir. Yani kaybolduğu tarihten yaklaşık 10 gün sonra. Köyde ikamet eden kişilere karşı dava açıldığı düşünüldüğünde bu tarih aralığında tüm evlerde etkili bir arama yapilsaydı, maktul Leyla rahatlıkla bulunabilirdi. Bu rapor bile adli mercilerin arama konusunda bir zaaf içinde olduğunu kanaatimce ortaya koymaktadır" dedi.

Hümeyra PARDELİ/AĞRI, (DHA)-

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön