HABER

DHA YURT BÜLTENİ-13

1)BOZCAADA'DA, BAYRAM TATİLİNDE YÜZDE 100 DOLULUK BEKLENİYOR ÇANAKKALE'nin Kuzey Ege Denizi'ndeki turizm cenneti Bozcaada’da, Ramazan Bayramı’nda konaklama tesislerinde doluluk oranının yüzde 100’e ulaşması bekleniyor.

1)BOZCAADA'DA, BAYRAM TATİLİNDE YÜZDE 100 DOLULUK BEKLENİYOR

ÇANAKKALE'nin Kuzey Ege Denizi'ndeki turizm cenneti Bozcaada’da, Ramazan Bayramı’nda konaklama tesislerinde doluluk oranının yüzde 100’e ulaşması bekleniyor. Ramazan Bayramı tatilinin 9 gün olarak açıklanması ardından gözler turizm merkezlerine çevrildi. Havasıyla küçük bir kasabayı yansıtan, dar sokaklarında farklı mimarideki eski Rum evleri, deniz ürünleri restoranları, Türkiye'nin en iyi korunmuş tarihi kalesi, bakir koyları, temiz ve buz gibi denizi yanında, bir de İstanbul'a olan yakınlığı nedeniyle pek çok kişinin tercih nedeni olan turizm cenneti Bozcaada, bayram tatilinin gözdesi oldu. Bayramda Bozcaada'daki konaklama tesislerinde doluluk oranının yüzde 100'e ulaşması bekleniyor. Bayram için hazırlıklarını tamamlayan adadaki işletmeciler ise Bozcaada'yı tercih edecek tatilcilerin rezervasyonlarını önceden yaptırmalarını istedi.
'HİÇ BİR SIKINTI OLMAZ'
Bozcaada Turizm İşletmecileri Derneği (BOZTİD) Başkanı Ülke Diler, bayramda Bozcaada'nın yüzde 100 doluluk oranına ulaşacağını söyledi. Diler, "Bozcaada Belediyesi'nin de hazırlıkları bu yönde. Ada merkezine trafik yasağını koydu. Gestaş Deniz Ulaşım A.Ş. de gidiş- dönüş rezervasyonlarını başlatacak. Ada'ya gelecek tatilciler rezervasyon yaptırırsa, hiçbir sıkıntı yaşanmaz" dedi.
İŞLETMELER TATİLCİLERİ BEKLİYOR'
İşletmeci Mustafa Tınç ise, "Ramazan Bayramı için Bozcaada yoğun bir talep gördü. Bütün hazırlıklarımızı yaptık. Misafirlerimizi bekliyoruz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
----------------------
-Adadan genel ve detay görüntü.
-Ülke Diler ile röp.
-Mustafa Tınç ile röp.
Haber-Kamera: Serkan İLİK/BOZCAADA (Çanakkale), (DHA)

========================================================

2)SERİNLEMEK İÇİN SULAMA KANALINA GİREN ÇOCUK KAYBOLDU

ADANA'da serinlemek için girdiği sulama kanalında kaybolan Üzeyir Tamer'i (12), arama çalışmaları sürüyor. Olay, Yüreğir ilçesi Levent Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, dün evinden ayrılarak geri dönmeyen Üzeyir Tamer'in yakınları polise giderek kayıp başvurusunda bulundu. Vatandaşlar Tamer'in son olarak Devlet Su İşleri'ne (DSİ) suylama kanalına girdiğini ve akıntıya kapıldığını söyledi. Bunun üzerine AFAD ekipleri, sulama kanalı çevresinde arama çalışması başlattı. Ağabey Fatih Tamer, "Kardeşimin sulama kanalında boğulduğunu söylediler. Burada arıyoruz " dedi.

Görüntü Dökümü
--------------------------
- Ekiplerin arama çalışmalarından görüntüler
- Ağabey Fatih Tamer'den detay görüntüler
- Fatih Tamer ile röp.
- Kanaldan detaylar
- Çocuğun fotoğrafı

SÜRE:02'33" BOYUT:282 MB

Haber:Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: ADANA,(DHA)

======================================================

3)KÂBE ÖRTÜLERİ VE MUKADDES EMANETLER YALOVA’DA SERGİLENİYOR

Yalova Kent Müzesi’nde 'Kabe Örtüleri ve Kabe Yolunda Mukaddes Emanetler Sergisi' açıldı.
Dört bin yıllık medeniyet tarihinin kültürel değerlerini Türk İslam Sanatları ve mücevherlerle yeniden yorumlama vizyonunu sahiplenen, Kiswah Kültür Sanat ve Mücevherat firmasının kurucusu Bekir Kantarcı’nın uzun yıllar içerisinde toplamış olduğu özel koleksiyonu, Yalova halkının ziyaretine sunuldu. Yalova Valisi Muammer Erol’un destekleriyle açılışı yapılan 'Kabe Örtüleri ve Kabe Yolunda Mukaddes Emanetler Sergisi' Yalova Kent Müzesi’nde ziyarete açıldı.
Aslen Yalovalı olan iş insanı ve koleksiyoner Bekir Kantarcı’nın 25 yılı aşkın süredir bir araya getirdiği nadide parçalardan oluşan koleksiyonunda, farklı dönemlere ait Kâbe örtüleri ile eski hac yolculuklarından pek çok hatıra yer alıyor. Osmanlı’da her yıl Kâbe örtüsünün gönderilme seramonisi olan Surre alaylarının da konu edildiği sergide, İstanbul halkından Mekke ve Medine’ye gönderilen hediyeler, Surre Alayı sandıkları ve bu sandıklara konulan feraşet çantaları gibi birçok değerli parça da bulunuyor.

KABE VE ÖRTÜSÜNÜN TARİHİ
1900’lü yılların başında Mekke’den dönüşte Surre Alayları ile getirilen koku gulabtan zemzemlik gibi orijinal hediyelikler ve antikalar, ayrıca Mescid-i Nebevî’de Hz. Muhammed'in kabrinde bulunan, Suudilerin Medine’ye girmesi sırasında zarar görmemesi adına Fahrettin Paşa tarafından İstanbul’a getirilen mukaddes emanetlerin Kiswah Kültür Sanat ve Mücevherat firması tarafından üretilen replikaları da sergileniyor. Koleksiyonunu Yalova halkı ile buluşturmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirten Kantarcı sergi ile ilgili, “28 yılı aşkın süredir toplamış olduğumuz Kâbe örtüleri ve Kâbe’den hatıralar konulu eserleri ve koleksiyon ürünlerini Yalova’da ilk defa halkımızın ziyaretine açıyoruz. Bu sebepten son derece mutluyum. Bir Yalovalı olarak ilk sergiyi Yalova’da açmaktan mutluyuz. Burada Kâbe tarihini ve Kâbe örtüsünün tarihini kısaca özetledik. 45 parçaya yakın orijinal Kâbe örtüsü koleksiyonu burada sergileniyor. Dönem dönem farklı özellikleri, dokuma teknikleri ile Kâbe örtü tarihini çok özet tarihi bilgilerle ziyaretçilere anlatmaya gayret ettik. Türkiye’de ilk defa açıldı. Uzun yıllardır çalışmalarını sürdürüyorduk. Kabe örtüleri özetle 200-250 senesine dayanıyor bendeki koleksiyon. Bunların içerisinde İstanbul Hereke’de üretilmiş olan Kâbe örtülerinden var. Bunları tabi özel koleksiyonerlerden, zaman içerisinde biriktirmiş insanlardan temin etik ve en önemlisi de hem geçmiş hem de son 50 yılını ihtiva etmesi. Son 50 yıla ait Kâbe örtüsü bulmak da zor. Son 50 yılda ciddi değişikler yaşanmış. Kırmızı, yeşil ve değişik türde Kâbe örtüleri üretilmiş. Bunları tek bir mekanda toplamak çok güzel olduö dedi.

GÖRÜNTÜ BİLGİSİ:
-------------------
-Sergiden detaylar
-Ortülerden görüntüler
Dosya Adı: 2805ylvkabeortususergi
Sure: 03.52 Boyut: 432 mb
Haber-Kamera: Süheyla GÖZDERELİLER
=====================================================
4)ÇOCUĞA CİNSEL İSTİSMAR SANIĞINA 53 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

ANTALYA'da 6 çocuk 15 torun sahibi Mehmet D. (73), komşusunun 13 yaşındaki erkek çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla hakim karşısına çıktı. Tutuklu Mehmet D. suçlamaları kabul etmezken, duruşmada dinlenen tanıklar sanığın istismar itirafını içeren ses kayıtlarını polise teslim ettiklerini söyledi.
Olay, Kepez ilçesi Sütçüler Mahallesi'ndeki bir apartman dairesinde meydana geldi. 7'nci sınıf öğrencisi E.Ç., aynı apartmanda oturan 6 çocuk, 15 torun sahibi Mehmet D.'nin kendisine cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla şikayetçi oldu. Gözaltına alınan Mehmet D., nöbetçi hakimlik tarafından tutuklandı.
53 YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ
İddianamede, sabah okula giden E.Ç.'nin alt komşusu tarafından zorla alıkonulduğuna dikkat çekilerek, Mehmet D.'nin çocuğu kolundan tutup ikamet ettiği daireye zorla sokarak kapıyı kilitlediği ve nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği kaydedildi. İddianamede, Mehmet D.'nin, 53 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Antalya 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Mehmet D., E.Ç.'nin babası A.Ç. ile taraf avukatları katıldı. Duruşmada suçlamaları kabul etmeyen Mehmet D., A.Ç.'nin kiracıları olduğunu belirterek, kendisini para tuzağına düşürmek istediklerini ileri sürdü. Mehmet D., "Ben 6 çocuk, 15 torun sahibi yaşlı bir adamım. Bunlar benden para almak için tuzak kurdu. Çocuğu da kobay yaptılar. Suçlamaları kabul etmiyorum. Çocuğun annesi ve babası işe gidip geliyor. Mağdur çocuk 2-3 günde bir yanıma geliyor. Benim evime her gün Kepez Belediyesi'nden aş gelir. Mağdur çocukla ben aşevinden gelen yemeği yiyoruz. Ben yemeği yedikten sonra seyyar satıcılık yapmak üzere evden ayrılıyorum" dedi.
E.Ç.'nin babası A.Ç. ise olay meydana geldiği gün evde olduğunu söyledi. Oğlu E.Ç.'nin o gün öğle yemeğine gelmediğini anlatan A.Ç., "Oğlum eve geldiğinde nereden geldiğini sordum. O da dışarıdan geldiğini söyledi. Ancak ben dışarıdan gelmediğini söyledim. O da Mehmet D.'nin evinden çıktığını söyleyince kendisini uyardım. Ayrıca ben sanığın dediği gibi kiracısı değilim. Ev bana ait. Ayrıca, bir gün sanığın balkondan oğlumu çağırdığını duydum. Oğlum cevap vermeyince ona çay fırlattı. Sanığın evine gittim ve oğlumdan uzak durmasını söyledim. Yine bir gün oğlum eve geldiğinde saçları ıslaktı. Üstünde de sanığın tişörtü ve yetişkin birine ait iç çamaşırı vardı" ifadelerini kullandı.

Duruşmada tanık olarak dinlenen Ö.F.S. ise sanığın mağdur çocukla birlikte Muratpaşa Camii'ne geldiğini belirterek, "Bu adam benim gibi seyyar satıcı bir arkadaşıma, çocuğu istismar ettiğini söylemiş. O da gelip bana söyledi. Ben de şüpheli ve mağdurun konuşmalarını cep telefonuna kaydettim. Sanık çocuğa karşı cinsel istismar suçunu itiraf etti. Ben de polis çağırarak ses kayıtlarını teslim ettim" dedi.
Sanık Mehmet D. ise tanığın sunduğu ses kaydına ilişkin, "Bu görüşmeleri yaptığımı hatırlamıyorum. Bana iftira attılar" diye konuştu.
Sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, duruşmayı erteledi.

Süleyman EKİN/ANTALYA, (DHA)-

======================================================

5)AĞABEYİ VE 5 YEĞENİNİN CİNAYET SANIĞI: KEŞKE BEN ÖLSEYDİM

ERZURUM'da mal paylaşımı nedeniyle çıkan silahlı kavgada ağabeyi ile 4 yeğenini ve ağabeyinin damadını öldüren İlhami Yılmaz ile 2 oğlunun yargılanmasına devam edildi. Pişman olduğunu söyleyen İlhami Yılmaz (58), "Aile dramımızın böyle olmasını istemezdim. Keşke ben ölseydim" dedi. Bu sırada mahkeme salonundaki ölen 6 kişinin yakınları hep birlikte "Keşke" diye bağırdı.

Olay, geçen yıl 9 Mart günü saat 13.00 sıralarında Horasan ilçesine bağlı Kazım Karabekir Mahallesi, Nenehatun Caddesi'nde meydana geldi. 8 yıl önce mal paylaşımı yapan Mehmet Yılmaz (66) ve İlhami Yılmaz kardeşlerin çocukları arasında anlaşmazlık çıktı. Mehmet Yılmaz'ın oğulları Adem Yılmaz (34) ve İbrahim Yılmaz (30), amcaları İlhami Yılmaz'ın işlettiği kereste atölyesine gitti. Yılmaz kardeşler amcalarından yeniden mal paylaşımı yapmasını, kendilerine yeni hisse vermesini istedi. İlhami Yılmaz, istedikleri birçok mal varlığını daha önce kendilerine verdiği gerekçesiyle yeğenlerinin taleplerini reddetti. Tartışma sonrası çıkan silahlı kavgada, Mehmet Yılmaz ile oğulları Ömer Yılmaz (41), Adem Yılmaz, İbrahim Yılmaz, Bahattin Yılmaz (27) ile damadı Sedrettin Bahar (53) hayatını kaybetti, torunu Ahmet Can Yılmaz (18) ise ağır yaralandı. Olaydan sonra kaçan İlhami Yılmaz (58) ile oğulları Emrah (27) ve Fatih Yılmaz (25), yakalanıp gözaltına alındı. İlhami Yılmaz ve oğulları sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Aynı aileden 6 kişi ise Horasan'da gözyaşları arasında toprağa verildi.
İlhami Yılmaz ve oğulları hakkında Erzurum 1'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. 3 sanık hakkında 'kasten öldürme' ve 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçlarından 6'şar kez müebbet ile 9'ar yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede, sanıkların cinayeti haksız tahrik altında işlediklerini belirtilerek, verilecek cezada indirim yapılması istendi.
Erzurum 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk celseye tutuklu İlhami Yılmaz ve oğulları Rize L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Pişman olduğunu söyleyen Fatih Yılmaz, yaşanan cinayetin çok utanç verici olduğunu belirtti. Ailesinin mağdur olduğunu kaydeden Fatih Yılmaz, "Ölen baba yarım, diğerleri abim gibi. İsteyerek yaptıysam Allah benim buradan çıkmamı nasip etmesin" deyince, mahkeme salonundaki ölen 6 kişinin yakınları hep birlikte "Amin" dedi.
Cezaevinde geceleri uyamadığını bildiren İlhami Yılmaz ise yeğenlerinin kendisine saldırdığını, daha önce birinin kendisini bıçakladığını ifade etti. Olay günü de tehdit edildiğini ileri süren Yılmaz, "Aile dramımızın böyle olmasını istemezdim. Keşke ben ölseydim. Geceleri uyuyamıyorum. 'Bunları ben mi yaptım?' diyorum. Bana öyle hakaretler ediyorlardı ki; çocuklarım görmesin diye, otomobilin içini ağlama duvarı yapmıştım. Çok pişmanım tahliyemi istiyorum" diye konuştu. İlhami Yılmaz'ın sözlerine tepki gösteren mağdur tarafın yakınları "Ben ölseydim" sözüne hep birlikte "Keşke" diye bağırdı.
Mahkeme, sanıklarının tutukluluk hallerinin devamına karar vererek eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

ARŞİV GÖRÜNTÜ

Hümeyra PARDELİ/ERZURUM, (DHA)-

Geri Dön