DHA YURT BÜLTENİ -4

DHA YURT BÜLTENİ -4 Sahte diploma ile 21 yıldır öğretmenlik yaptığı iddiası BAKANLIK, 21 YIL BOYUNCA ÖDEDİĞİ MAAŞI FAİZİYLE BİRLİKTE İSTEDİ Zonguldak'ta müdür olarak atandığı ortaokulda hizmetli ile yaşadığı tartışma nedeniyle okula gelen müfettişin yaptığı inceleme sonucunda sahte diplomayla 21 yıldır öğretmenlik yaptığı ortaya çıkan İsmail Y.(52) hakkında, 'resmi belgede sahtecilik' ve 'nitelikli dolandırıcılık' iddiasıyla 5 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

DHA YURT BÜLTENİ -4

Sahte diploma ile 21 yıldır öğretmenlik yaptığı iddiası
BAKANLIK, 21 YIL BOYUNCA ÖDEDİĞİ MAAŞI FAİZİYLE BİRLİKTE İSTEDİ

Zonguldak'ta müdür olarak atandığı ortaokulda hizmetli ile yaşadığı tartışma nedeniyle okula gelen müfettişin yaptığı inceleme sonucunda sahte diplomayla 21 yıldır öğretmenlik yaptığı ortaya çıkan İsmail Y.(52) hakkında, 'resmi belgede sahtecilik' ve 'nitelikli dolandırıcılık' iddiasıyla 5 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Ayrıca İsmail Y.'nin 21 yıl boyunca aldığı faiziyle birlikte yaklaşık 750 bin lirayı bulan maaşının geri alınması için hukuk mahkemesine dava açıldı.
Olay, 2017 yılında Kozlu İlçesi Kılıç Ortaokulu'nda müdür olarak görev yapan İsmail Y. ile hizmetli kadrosundaki personel arasında çıkan tartışmanın ardından okula gelen İl Milli Eğitim Müdürlüğü müfettişlerince ortaya çıkarıldı. İsmail Y.'nin diplomasındaki mezun olduğu tarih ile diğer evraklardaki mezuniyet tarihinde farklılıklar tespit eden müfettişler, mezun olduğunu iddia ettiği Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü'nden diplomanın aslını talep etti. Üniversite, böyle bir öğrencinin kayıtlarında bulunmadığını belirten yazı gönderdi. Soruşturma kapsamında diplomanın sahte olduğunu tespit eden müfettişler, İsmail Y.'yi açığa alarak Cumhuriyet Savcılığı'na ihbarda bulundu. Savcılık, 1992 yılında mezun olduğunu iddia eden İsmail Y.'nin diplomasının sahte olduğunu, diploma kütük defterinde de kayıtlı olmadığını, ÖSYM'den 1988 yılında herhangi bir yükseköğretim kurumuna yerleştiğinin bilgisinin bulunmadığını tespit etti. İfadesi alınan İsmail Y., tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
DAVA AÇILDI
1998 yılından bu yana çeşitli okullarda öğretmenlik ve idarecilik yapan, teşekkür belgeleri de alan İsmail Y. hakkında, 'resmi belgede sahtecilik' ve 'nitelikli dolandırıcılık' iddiasıyla 5 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanık İsmail Y., avukatı ve şikayetçi olarak Milli Eğitim Bakanlığı avukatı katıldı. Mahkemede ifade veren İsmail Y., suçlamaları kabul etmeyerek, "1988 yılında üniversiteye girdim. ÖSYM'de niye kaydım çıkmamış bilmiyorum." dedi. Sanık avukatı ise müvekkilinin diplomasının sahte olmadığını iddia ederek, "Hiç üniversiteye gitmemiş birinin bu kadar iyi teşekkür belgesi almış öğretmen olması mümkün olamaz. Okuduğu sınıf arkadaşlarını isim isim vermiş. Bizde mahkemeye tanık olarak sınıf arkadaşlarını sunacağız." dedi. Duruşma, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.
BAKANLIK 21 YIL ÖDEDİĞİ PARAYI GERİ İSTEDİ
Milli Eğitim Bakanlığı, İsmail Y.'nin 21 boyunca memuriyetten kazandığı parayı da talep etti. İsmail Y.'nin yasal faiziyle birlikte yaklaşık 750 bin lirayı bulduğu öğrenilen parayı ödemeyince Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dava açıldı. Tazminat davasının da devam ettiği öğrenildi.

Görüntü Dökümü
-----------
-Adliyeden detay
-Valilik detay
-İsmail Y.'nin fotoğrafı

Süre: (1.54) Boyut: (213 mb)

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,(DHA)

======================

Trafik kazasında sanığa ‘müebbet hapis’ cezası

Giresun’da, içerisinde 31 kilo 196 gram eroinin bulunduğu otomobille polisten kaçarken ters yöne giren ve çarptığı otomobildeki Alper Nebil'in (22) ölümüne sebep olan İran uyruklu Hamed Esmaeillou’na (37) ‘olası kasıtla öldürme’ suçundan yargılandığı davada müebbet hapis cezası verildi. Ailenin avukatı Engin Tekin, “Bu kararla verilen ceza, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir trafik kazası nedeniyle bir sanığa verilmiş ilk ve tek müebbet hapis cezasıdır" dedi. Alper Nebil’in annesi Asiye Öztürk de hiçbir kararın oğlunu geri getiremeyeceğini belirterek, “Adalet yönünden müebbet hapis iyi bir karar, yüreğimize su serpildi' dedi.
Giresun’da, 25 Aralık 2017’de meydana gelen olayda sürücüsünün 'dur' ikazına uymadığı 63 FL 458 plakalı otomobili takibe alan polis ekipleri, Liman Kavşağı'nı kapatarak aracı durdurmaya çalıştı. Otomobil aniden 'U' dönüşü yaparak ters yönde ilerlediği sırada karşı yönden gelen Alper Nebil yönetimindeki 28 DA 693 otomobil ile kafa kafaya çarpıştı. Kazada otomobil sürücüsü Nebil ile polisten kaçan ve İran uyruklu Hamed Esmaeillou olduğu belirlenen sürücü yaralandı. Kazada ağır yaralanan Alper Nebil, kaldırıldığı Giresun Üniversitesi Prof. Dr. İlhan Özdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Otomobilde yapılan aramada naylon poşet içerisinde 76 paket halinde preslenmiş 31 kilo 169 gram eroin ele geçirildi. Hastanede tedavisi tamamlanan İran uyruklu Hamed Esmaeillou tutuklandı.
‘BÖYLE OLMASINI İSTEMEZDİM’
Giresun Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkan Hamed Esmaeillou, olay günü kiralık araçla seyir halinde olduğu sırada karşısına çıkan polis ekiplerinden kaçtığını belirterek, “Birkaç kilometre sonra kullanmış olduğum ilacın da etkisiyle panikleyerek ters yola girip geri dönmek istedim. Akabinde kaza gerçekleşmiş. Kaza anını hiç hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde hastanedeydim, suç kastım yoktur. Ben taşıdığım eroinin kaçak olduğunu bildiğim için yakalanmamak için kaçtım. Yaşanan bu olaydan dolayı çok pişmanım. Ben de ölebilirdim. Ölen kişinin ailesinden de çok özür diliyorum. Böyle olmasını istemezdim" yönünde ifade verdi.
Mahkeme heyeti sanığa ‘olası kasıtla öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası verdi.
AVUKAT: TRAFİK KAZASINDA İLK KEZ BİR SANIĞA MÜEBBET VERİLDİ
Kararı değerlendiren ailenin avukatı Engin Tekin, bu kararla verilen cezanın Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir trafik kazası nedeniyle bir sanığa verilmiş ilk ve tek müebbet hapis cezası olduğunu söyledi. Tekin, "Basında görmeye alışık olduğumuz ‘cinayet gibi kaza’ tanımlaması, bu kararda uygulama olanağı bulmuş ve mahkeme müvekkilimin oğluna yönelik eylemi bir kaza olarak değil, adeta bir cinayet olarak değerlendirerek sanığa olası kastla öldürme suçundan ceza vermiştir. İstinaf Mahkemesi de bu kararı onamıştır. Sözkonusu kararın, Türkiye’de birçok insanın ölümüne ve geride kalan ailelerin canlarının yanmasına neden olan buna benzer trafik kazalarına emsal teşkil edeceğini ve bu gibi kazalardan hapishanede kısa bir süre kalarak ve akabinde düşük cezalar alarak kurtulan insanları görerek vicdanları yaralanan halkın adalet duygusunu tatmin edeceğini düşünüyoruzö ifadelerini kullandı.
ACILI ANNE: YÜREĞİMİZE SU SERPİLDİ
Kazada hayatını kaybeden Alper Nebil’in annesi Asiye Öztürk de, hiçbir kararın oğlunu geri getiremeyeceğini belirterek, “Adalet yönünden müebbet hapis iyi bir karar, yüreğimize su serpildi. Ama çocuğumu hiçbir karar geri getiremez. Hala polislerin hizmet ihmali olduğunu da düşünüyorum. Benim 22 yaşındaki çocuğumu elimden aldılar. Bu konuda hükümetin bana sahip çıkmasını istiyorum. Bu çocuğumun başına şehit bayrağı istiyorum. Olay akşamı polise teşekkür edip, operasyonda bir kişiyi kaybettik diyerek açıklama yapmışlar. Polis hiçbir şey yapmadı, yapsaydı bugün Alper’im yanımda olurdu. O polislerin de adalet karşısına çıkmasını istiyorum. Yavrumu elimden aldılarö diye konuştu.

Görüntü Dökümü
-----------
-Annenin konuşması
-Uyuşturucu görüntüleri
-Adliye detayları

Haber-Kamera: Hakan KABAHASANOĞLU/GİRESUN-DHA

=================

Düzce'de, çocuğun cinsel istismarına tepki

İstanbul Küçükçekmece'de, 5 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismara, Düzce'de de tepki gösterildi. Düzceliler, protesto için evlerinin ışıklarını 5 dakikalığına kapattı. Kent sakinlerinin protestosuna, belediyeden de sokaklardaki ışıklandırmalar kapatılarak, destek verildi.
İstanbul'un Küçükçekmece ilçesinde 5 yaşındaki kız çocuğunun cinsel istismara uğraması nedeniyle Düzceliler, gece saatlerinde, evlerinin ışıklarını 5 dakika boyunca karartarak, tepkilerini gösterdi. Kent sakinlerinin sosyal medyadan yaptığı çağrıya, Düzce Belediyesi'nce de destek verildi. Belediye tarafından sokakların renklendirilmesi için kullanılan mavi ve pembe ışıklandırmalar, 5 dakika kapalı tutuldu.
Işıkları karartma protestosuna katılan Düzcelilerden Mahir İsa Zorbozan, "Biz site sakinleri olarak bu acı ve vahim olayı en içten hislerimizle lanetliyoruz. Özellikle son dönemde yaşanan kadına şiddet, çocuğun cinsel istismarı, tecavüzler ve cinsel tacizler bizleri vatandaş olarak yürekten yaralıyor. Bunlara artık sesimizin çıkması lazım. Susarak, hiçbir şey kazanamıyoruz. Tüm halk olarak sesimizi çıkarırsak eminimki ülkemizi yönetenlerde sesimizi duyacaktır. Bunlara kalıcı bir çözüm bulmaları gerekiyor" dedi.
Aynı sitede oturan Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar da protestoya destek verdi. Çakar, küçük çocuklara zarar gelmemesini istediklerini belirterek, şunları kaydetti:
"Şiddetin her türlüsünü dünyamızda konuşuyoruz; savaşlar görüyoruz, çocukların öldürüldüğünü görüyoruz, mekanların taşlandığını görüyoruz. Hem cana hem mala zarar verildiğini görüyoruz ama özellikle çocuklara yönelik yaşanan şiddet hele ki cinsel tacize yönelik şiddet hepimizi evladımız olsun olmasın, hepimizi derinden yaralıyor. 'Sapık' diyoruz, 'Bitsin bu sapkınlıklar' diyoruz; ama maalesef sonu gelmiyor. Küçük yavrularımıza zarar gelmesin istiyoruz. Bu mücadelede hepimizin çaba göstermesi gerekiyor."

Görüntü Dökümü
----------
Düzce Belediyesi’nin süs lambalarını karartması görüntüsü
Site sakinlerinin evlerinin ve site ışıklarını kapatırken görüntüsü
Site sakinlerinin alkış sesleri
Sırasıyla Mahir İsa Zorbozan, Nigar Demircan Çakar ve Murat Öztürk ile röp

Haber-Kamera: Tezcan SOLMAZ/DÜZCE, (DHA)

======================

Şanlıurfa'da fuhuş operasyonu: 5 gözaltı

Şanlıurfa'da fuhuş yaptıkları belirlenen, aralarında tekstil mühendisi ve ekonomistin de olduğu yabancı uyruklu 4 kadın ile fuhşa aracılık yapan 1 kişi yakalandı.
Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği ekipleri, kentte para karşılığı fuhuş yapıldığı bilgisi üzerine harekete geçti. Belirlenen adrese operasyon düzenleyen ekipler, aralarında ekonomist ve tekstil mühendisi ile üniversite öğrencisinin olduğu Kırgızistan uyruklu 4 kadın ile fuhşa aracılık ettiği belirlenen 1 kişiyi gözaltına aldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürülerek sağlık kontrolünden geçirildi. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

Görüntü Dökümü
---------
- Acile getirilen kadınlar
- Kan verdikleri için fenalaşan kadınlar
- Polis aracına bindirilen kadınlar
- Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 156MB

Haber:Ali LEYLAK-Kamera:Ömer ŞULUL-ŞANLIURFA - DHA)

===================

TIR şarampole devrildi: 1 yaralı

Denizli'nin Buldan ilçesinde, kontrolden çıkan tırın şarampole devrildiği kazada şoför Erdem Kaya yaralandı.
Kaza, bugün saat 04.00 sıralarında, Denizli-İzmir karayolu üzerinde Buldan ilçe çıkışında meydana geldi. Erdem Kaya (39), yönetimindeki 16 MAM 64 plakalı tırın direksiyon hakimiyetini kaybetti. Şarampole devrilerek yan yatan tırın şoförü Kaya, araçta sıkışarak yaralandı. Kazayı gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, tırda sıkışan şoför Kaya'yı kurtararak, sağlık ekiplerine teslim etti. Ambulansla Buldan Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Kaya, tedaviye alındı.
Jandarma, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü
----------
- İtfaiye ekiplerinin yaralıyı kurtarması
- Sağlık ekiplerinin ilk müdahale yapması

Haber- Kamera: Deniz TOKAT / DENİZLİ, (DHA)

===================

Almanya’da Türk düğün konvoyu gündem oldu

Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinden olan ve Almanya’nın Wuppertal şehrinde oturan 2 Türk aile, çocuklarını düğünlerinde 80 araçlık konvoy yaptı. Alman polisi tarafından durdurulan konvoydaki tüm araçların plakaları tespit edilirken, Alman medyası Türk düğün konvoylarının yasaklanması gerektiğini belirten haberler yaptı. Süleyman Demir, oğlunun düğününde yaşanan olayların sosyal medya ortamında ırkçılığa varacak şekilde tartışıldığını ve Almanya’nın sağ partilerinin Türk düğün konvoylarının yasaklanması için kanun teklifinde bulunduğunu söyledi.
Almanya’nın Wuppertal şehrinde yaşayan Kütahyalı Fatma ve Nevzat Yağız çiftinin kızları Berna ile Ayşe ve Süleyman Demir çiftinin çocukları Talha evlenme kararı aldı. Geçen 21 Nisan’da yapılan düğün için iki ailenin yakınları 80 araçlık konvoy yaparak Türk adetlerine göre gelin evine gitti. Araçlar yolda Türkçe şarkılar çalarken dev Türk bayrağı açarak meşaleler yaktı. Alman polisi 80 araçlık konvoyu trafiğe tehlikeye düşürdüğü ve yolu kapattığı gerekçesiyle durdurdu. Konvoya katılan tüm araçların plakaları tespit edildi. Uzun konvoy yapılmasına izin verilmezken, gelin Berna Yağız evinden alındıktan sonra araçların düğün salonuna tek tek gitmelerine izin verildi. Yaklaşık 1200 kişinin katıldığı düğünde Berna ve Talha Demir hayatlarını birleştirdi.
Düğünden sonra Almanya medyası Türk düğün konvoyunun trafiği kapatıp, diğer sürücüleri tehlikeye düşürdüğü yönünde haberler yaptı. Damat Talha Demir’in babası Süleyman Demir, haberlerin ardından sosyal medyada Türk ve Almanlar arasında büyük tartışmaların yaşandığını ve sağ parti milletvekillerinin düğün konvoylarının yasaklanması için kanun teklifinde bulunduğunu söyledi. Demir, “Almanya’da kendi adetlerimize göre düğün yapmak istedik. Dev Türk bayrağı açarak gelin evine kızımızı almaya gittik. Konvoy devam ederken 7 tane Alman polis arabası konvoyu durdurdu ve psikolojik baskı yaptılar. Silah atmadan ve rahatsızlık yaratmadığımız halde bunlar oldu. Alman medyası bu olayı yanlış yönlerden bakarak sanki silah atmışız, ortalığı yakmışız gibi haberler yaptı. Meselenin ırkçılığa kadar gitmesinden endişe ediyorum. Bir sürü sıkıntılar yaşadık, Avrupa’da yaşayan Türkler olarak yetkililerden bu konuda destek istiyoruzö dedi.
Demir, konvoydaki araç plakalarının tek tek tespit edildiğini ve 10 gün içerisinde hepsine ayrıca para cezası kesileceğini belirterek, “Gelini aldıktan sonra konvoya izin verilmedi. Düğün salonuna araçlar tek tek gönderildi. Konvoy sırasında sadece meşale yaptık. Başka bir taşkınlık olmadı. Küçük bir ara cadde trafiğe kapanmıştı. Sağ partiler düğün konvoylarının yasaklanması için kanun teklifinde bulunduö şeklinde konuştu.
Alman medyası Türk düğün konvoyunun fotoğraflarının bulunduğu olayı ‘düğün konvoyu çılgınlığını durdurun’ başlığı okuyucularına duyurdu. Türk düğün konvoyu Almanya da kısa sürede gündem haline geldi.

Görüntü Dökümü
-----------
-Türk düğün konvoyu
-Gelinin kız alınması
-Kalabalık ve Türk bayrağı
-Çiftin salona girmesi
-Dans etmeleri
-Süleyman Demir’in açıklaması
-Davetiye fotoğrafı
-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Tuna İŞLEYEN/TAVŞANLI(Kütahya),(DHA)-

====================

Ağabeyine böbreğini bağışladı

Trabzon'un Tonya ilçesinde, böbrek yetmezliği teşhisi ile diyaliz tedavisi gören Ali Osman Bektaş (59), kız kardeşi Nezahat Bektaş'ın (49) verdiği böbrekle hayata tutundu.
Tonya ilçesinde esnaf Ali Osman Bektaş'a, ağrıları olduğu gerekçesiyle muayeneye gittiği hastanede böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. Yapılan tedaviler sonuç vermeyince doktorlar tarafından Ali Osman Bektaş'ın, diyaliz makinesine bağlanması ya da böbrek nakli olmasına karar verdi. Bunun üzerine Nezahat Bektaş, diyalize girmesine gönlü razı olmadığı ağabeyi Ali Osman Bektaş'a böbreğini bağışlamak istedi. Hastanede yapılan kontrollerin ardından, böbrek nakli için uyulması gereken kriterlerin de uygun çıkması üzerine, Nezahat Bektaş'dan alınan böbrek, Antalya'da özel bir hastanede yapılan operasyonla ağabeyine nakledildi. Evli ve 3 çocuk babası Ali Osman Bektaş, kardeşinden nakledilen böbrekle diyalize girmeden yeniden yaşama tutundu.
'ESKİ SAĞLIĞIMDAN İYİYİM'
Başarılı geçen ameliyatın ardından sağlığının iyi olduğunu belirten Ali Osman Bektaş, organ nakli konusunda toplumun bilinçlenmesi için herkese büyük görevler düştüğünü söyledi. Herkesi organ bağışı yapmaya davet eden Ali Osman Bektaş, "Kentte özel bir hastanede 4 gün yattım, sonra taburcu oldum. İki ay sonra yine rahatsızlandım, tekrar doktoruma gittim. Doktorlar, yapılan tetkikler sonucunda; böbreklerimin yüzde 15'inin çalıştığını söyledi. Böbrek nakli ya da diyalize girmem gerektiği belirtildi. Kardeşlerim bana böbreğini vermek için hastaneye müracaat ettiler. Yapılan tetkiklerin sonucunda kız kardeşimden bana nakil yapılabileceği belli oldu. Antalya'da özel bir hastanede başarılı geçen ameliyatla nakil gerçekleşti. Şu an sağlığımda ve yemek yememde her hangi bir sıkıntı yok. Ameliyatımın üzerinden yaklaşık 2 aylık bir süre geçti, eski sağlığımdan daha iyiyim" dedi.
'DİYALİZ DÖNEMİ ZORDUR'
Diyaliz sürecinin zor olduğu için ağabeyine böbrek nakli yapmaya karar verdiğini anlatan Nezahat Bektaş da, "Ağabeyimin böbrek sorunu ortaya çıktı. Biz de kardeşler aramızda ne yapacağımızı düşündük ve 'böbreğimizi verelim' dedik. 'Ağabeyim diyalize' katlanamaz dedik. Diyaliz dönemi zordur. Arkadaşımın annesi diyalize giriyordu, nasıl zor bir süreç yaşıyordu ondan biliyordum. Ağabeyim, bu sürece katlanamayacağını düşünüp böbreğimi verdim. Başkalarına da öneriyoruz, böbreklerini verebilirler. Böbreğimi verdikten sonra sağlığımda bir sıkıntım yok" diyerek herkesi organ bağışı yapmaya davet etti.
Bektaş kardeşler, tedavi ve ameliyat sürecinde görev alan doktorlara gayretlerinden ötürü teşekkür de etti.

Görüntü Dökümü
-----------
-Ali Osman Bektaş konuşma
-Nezahat Bektaş konuşma
-Kardeşlerden detay görüntüler

BOYUT: 272.88 MB

Haber-Kamera: İnan KALYONCU/TONYA (Trabzon), (DHA) -

====================

Mesir festivalinde fener alayı coşkusu

Uluslararası Manisa Mesir Festivali kapsamında Manisa'da fener alayı yürüyüşü yapıldı. Meşalelerle yürüyen yüzlerce kişi, geceyi aydınlattı.
Manisa'da bu yıl 479'ncusu gerçekleştirilen Uluslararası Mesir Macunu Festivali, fener alayıyla renklendi. Sultan Camii'nden başlayan meşaleli fener alayı, Cumhuriyet Meydanı'nda sona erdi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı MHP'li Cengiz Ergün, Şehzadeler Belediye Başkanı AK Partili Ömer Faruk Çelik, Manisa'yı Mesiri Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş fener alayına katıldı. Mehter takımı eşliğindeki yürüyüşte, gençler dev Türk bayrağı taşıdı. Genç yaşlı birçok Manisalı, ellerinde Türk bayrakları ve fenerlerle yürüdü.
Etkinlik sonrası Cumhuriyet Meydanı'nda, mesir festivaline konuk ülkeler için gece düzenledi. Vali Ahmet Deniz de geceye katılırken, vatandaşlar meydanı doldurdu. Festivale gelen 8 yabancı ülkenin halk dansları topluluğu birbirinden güzel danslarını sahneledi.

Görüntü Dökümü
------------
-Fener alayından görüntü
-Mehmet takımı yürüyüşünden görüntü
-Yabancı ülkelerden gelen konuklardan görüntü
-Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: Cemil SEVAL- Erhan KASIRGA / MANİSA, (DHA)

=================

Adanalı milli antrenör uzaktan eğitimle zayıflatıyor

Adana'da milli antrenör ve spor eğitmeni Soner Kul (34), çalıştırdığı spor salonu dışında geliştirdiği uzaktan eğitim programıyla telefon üzerinden yurtiçi ve yurtdışındaki insanları da zayıflatıyor.
Merkez Seyhan ilçesi Atatürk Caddesi üzerindeki spor salonunu işleten milli antrenör Soner Kul, yurtdışında yaşayan gurbetçi Türklerin yabancı hocalarla iletişim sorunu yaşadığı için uzaktan eğitim programını tercih ettiğini söyledi. Adana’daki müşterilerine uyguladığı programla ayda 10 kilo verdirdiğini belirten Kul, bu sistemi uzaktaki insanlara da ulaştırıp onların da kilo vermesini sağlamak amacıyla yola çıktığını belirtti. Özellikle gurbetçi Türk vatandaşlarının kendisiyle uzaktan eğitim programı aracılığıyla çalıştığını kaydeden Kul, "Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız bulundukları ortamda spor yapma imkanları yoksa veya yabancı antrenörler ile iletişim kuramıyorlar ise bize internet üzerinden ulaşıp eğitim alıyorlar. Bu eğitim sayesinde onları yönlendiriyoruz. Hem beslenme hem de spor egzersizi olarak onlara programlar gönderiyoruz" dedi.
‘OKYANUSTAKİ ADAM 13,5 KİLO VERDİ’
Soner Kul, işi gereği yılın büyük bir bölümünü okyanus üzerinde gemide geçiren bir Türk vatandaşının uzaktan eğitim programıyla bir ayda 13,5 kilo verdiğini belirtti. Amerika Birleşik Devletleri’nde, Çin’de, Afrika’da ve daha birçok ülkede uzaktan eğitimle çalıştırdığı kişiler olduğunu söylen Kul, işin sırrının karşıdaki kişinin vicdanı ve bu işi bilen biriyle çalışması olduğunu kaydetti.

Görüntü Dökümü
-------------
- Spor yapan gençlerden genel ve detay görüntüler
- Antrenör ile röp.
- Antrenörden detaylar
- Bir danışanı ile telefonda görüşmesi

SÜRE: 05'32" BOYUT:614 MB

Haber-Kamera: Can ÇELİK/ADANA,(DHA)