HABER

Bize Ulaşın BİZE ULAŞIN

Gök, Başbakan’ın ziyareti öncesi CHP’nin kırmızı çizgilerini anlattı

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Anayasa'nın ilk 4 maddesinin kırmızı çizgileri olduğuna dikkat çekerek, "Tek adam diktacı anlayışlar CHP'de kendisine bir yol bulamaz" dedi.

Gök, Başbakan’ın ziyareti öncesi CHP’nin kırmızı çizgilerini anlattı

"MGK'DA ALINAN BİR KARARDIR ULUDERE KARARI"

TBMM'de basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Gök, Uludere olayının yıldönümüne işaret ederek şöyle dedi:

"Uludere karanlık dehlizlere itildi. Adalet arayışları karartıldı. Hiçbir idari soruşturma yapılmadı ve ne yazık ki yargıdan da bir sonuç çıkmadı.

MGK'da alınan bir karardır Uludere kararı ve hava harekatı dolayısıyla Uludere olayının aydınlatılmamasının yegane nedeni devletin bütün üst kademesinin sorumluluğunun bulunmasıdır, hepsinin karar merci sıfatı içerisinde bulunmasıdır, dolayısıyla devletin üst kademesinin içinde bulunduğu Uludere olayın neden karartıldığını neden soğutulduğunu neden unutturulmaya çalışıldığını anlamak çok da zor değildir.

Uludere dosyasının tekrar açılmasını bekliyoruz."

"HDP'NİN TUTUMU ZATEN DAHA ÖNCE DE BELLİ İDİ"

Başbakan'ın HDP ile yapacağı görüşmeyi iptal etmesine ilişkin soruya Gök, "HDP ile olan randevu alma ve iptal konusu bizim dışımızda gelişen bir olaydır. Doğal olarak HDP'nin tutumu zaten daha önce de belli idi. Başbakan hangi gerekçe ile randevu aldıysa hangi gerekçeyle randevuyu iptal ettiyse bunları kendileri açıklamak durumundadır yani doğal olarak biz her iki partinin arasındaki polemiğin içerisinde yer almayız" yanıtını verdi.

CHP'NİN OLMAZSA OLMAZLARI

Başbakan'ın Çarşamba günü CHP'ye yapacağı ziyarete ilişkin soruya Gök, "Biz Başbakan'ın Çarşamba günü yapacağı ziyarette kendisinin ne diyeceğini merakla bekliyoruz. Biz CHP olarak toplumun kutuplaşmadan arındırılması, demokratik ve daha özgürlükçü bir yaklaşımın benimsenmesi, bireyin hak ve özgürlüklerinin daha da arttırılması, tek kişiye yönelik anlayışlardan uzaklaşılarak toplumda özellikle iktidarın daha denetlenebilir olması ve şeffaf olması konusundaki özgürlükçü anlayışlarımızı sürdürüyoruz" dedi.

"PARLAMENTER SİSTEMİN GÜÇLENDİRİLMESİ, KUVVETLER AYRILIĞININ EKSİKSİZ UYGULANMASI BİZİM ÇÖZÜM ÖNERİMİZDİR"

Başkanlık sistemine ilişkin de Gök, "Başkanlık meselesi konusunda iktidar partisi hangi konuya karar verdiği belli değildir. Kafaları berrak değildir yani bir Amerikan tipinden, Fransa tipine geçmişlerdir oradan Meksika tipine sonra Türk tipi denmiştir. Türkiye'de parlamenter sistemin güçlendirilmesi, kuvvetler ayrılığının eksiksiz uygulanması bizim çözüm önerimizdir" dedi.

"ÇOK PARTİDEN TEK ADAMA GEÇİŞİ ELBETTE BİZİM İÇİMİZE SİNDİRMEMİZ SÖZ KONUSU DEĞİLDİR"

"CHP anayasada neye evet der" sorusuna da Gök, "Cumhurbaşkanı makamı tarafından yürütülen başkanlık tartışmaları zaten kamuoyunda devam ediyor. Biz de görüşlerimizi açıklıyoruz. Daha berrak olmayan ne olduğu belli olmayan bir sistemi bir kere açıklamalılar" diyen Gök, CHP olarak parlamenter sistemin, kuvvetler ayrılığının güçlendirilmesinden yana olduklarına dikkati çekti.

Gök şöyle devam etti:

"Biz çok partili hayata taşıyan partiyiz Türkiye'yi, çok partiden tek adama geçişi elbette bizim içimize sindirmemiz söz konusu değildir. Tek adam diktacı anlayışlar CHP'de kendisine bir yol bulamaz."

"ANAYASANIN İLK 4 MADDESİ BİZİM KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR"

CHP'nin kırmızı çizgisine ilişkin de Gök, "Anayasanın ilk 4 maddesi bizim kırmızı çizgimizdir. İlk 4 madde CHP'nin kırmızı çizgisidir" dedi.

Anayasanın toplumun tümünü kapsaması gerektiğinin altını çizen Gök, "Bu metninde özgürlükçü ve Türkiye'nin önünü açan demokrasiyi, insan haklarını, hukukun üstünlüğünü, kuvvetler ayrılığını, parlamentonun denetimini ve parlamenter demokrasiyi gerçekleştiren bir tabloda olmasına biz dikkat ederiz" diye konuştu.

PYD

"PYD Fırat'ın batısına geçmiş görünüyor ne diyorsunuz?" sorusuna Gök, "Hükümetin dış politikada ve özellikle Ortadoğu'da zaten hiçbir söylediğinin geçerliliği kalmamıştır. Hükümetin bütün politikaları alt üst olmuştur. Yani hükümetin izlemiş olduğu politikaların geldiği sonucu göstermesi açısından tipik bir örnektir yani hükümetin yanlış dış politikasının bir sonucu olarak ortaya çıkan bu tablonun sorumlusu da hükümettir" yanıtını verdi. (ANKA)

En Çok Aranan Haberler