HABER

Guatr'ın teşhisi çok önemli

İyileşmesi mümkün olan bir guatr, giderek geciktirilirse veya ilaç tedavisine cevap alınamazsa cerrahi müdahale gerekebileceği bildiriliyor.

Guatr'ın teşhisi çok önemli

'Guatr'ı, tiroid bezinin iltihabi ve tümoral olmayan büyümeleri olarak tarif eden uzmanlar, tiroid bezinin fazla çalışma (hipertiroid) belirtilerini şöyle sıralıyor: "İştah artmasına rağmen kilo kaybı, sık sık büyük abdest yapma, sık idrara çıkma, seyrek adet görme, ellerde titreme, sinirlilik, duygusal değişiklikler, sıcaktan rahatsız olma, terleme, taşikardi (nabzın uykuda bile yükselmesi), göz kapağı tembelliği, gözlerin dışarı doğru çıkması, çift görme".

Uzmanlar, bazen tiroid bezinin hormon salgılayamaması durumunda 'hipotiroid' denilen tablonun ortaya çıktığını ifade ederek, "Kilo alma, kabızlık, soğuktan rahatsız olma, aşırı adet görme, kısık ses, güçsüzlük, hareketlerde yavaşlama, nabzın düşmesi, cildin-saçın kuru ve kalın olması" gibi belirtilere dikkat çekiyor.

Uzmanlar, nodüler (yumrulu) guatrı olan hastaların tiroid kanseri riski taşıdığını belirterek, özellikle tek ve soğuk nodüllerde bu riskin daha yüksek olduğunu vurguluyor.
'İç-dış, erkek-dişi' guatr ifadelerinin halk tarafından kullanıldığını hatırlatan uzmanlar, "Kişinin boyun yapısına göre bezin büyümesi dışarıdan görünüyorsa (zayıf ve boynu uzun olanlarda görülür) buna 'dış guatr' denir. Bezin büyümesi görünmüyorsa (şişman ve kısa boyunlularda görülmez) buna da 'iç guatr' denir. Ameliyattan sonra tekrar eden yani nüks olanlar 'dişi guatr', tekrar etmeyenlere de 'erkek guatr' denir. Eğer bezin belli bir kısmı çıkarıldıktan sonra ihtiyacı olan hormon dışarıdan verilmezse iç dengeler devreye girerek beyin aşırı TSH salgılar. Bu salgı tiroidi uyararak yeniden büyümesine sebep olur. Tekrar büyüdüğü için buna dişi guatr denir" diyorlar.
Uzmanlar, guatr teşhisinin muayene, kan testi (T3, T4, TSH hormonları tetkiki), tiroid ultrasonu veya sintigrafisi ile konduğunu ifade ederek, tedavi yöntemleriyle ilgili olarak şunları kaydediyor: "İlaç, radyoaktif iyot ve cerrahi tedavi yöntemlerinden hangisi veya hangilerinin seçileceği hastadan hastaya değişir. En uygun tedavi şeklinin cerrah, endokrinolog, radyolog ve patologdan oluşan bir ekip tarafından planlanması ve takip edilmesi gerekir".

Guatr ameliyatlarında en çok, boyunda iz kalıp kalmayacağı ve sesin kısılıp kısılmayacağı endişesinin duyulduğunu belirten uzmanlar, "Boyunda cilt pililerine paralel olan 3-4 santimetrelik bir kesi yapılarak ameliyat gerçekleştirilir. Bu kesi estetik dikildiğinde kalan iz hiç belli olmaz. Anestezin sırasında boğazın tahriş olmasına bağlı olarak, 1-2 gün süren ses kısıklığı olabilir. Yutkunmadaki 1-2 günlük ağrı ile birlikte ameliyat çok rahat geçer. Genellikle hastalar 1 gün hastanede yatıp ertesi gün taburcu olur" açıklamasında bulunuyorlar.
İSTANBUL (İHA)

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Geri Dön

En Çok Aranan Haberler