HABER

İKSV için bir yıl 365 günden çok daha uzun""

İSTANBUL (AA) - İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) Genel Müdürü Görgün Taner, "Yıl aslında 365 gün ama İKSV için bazen çok daha uzun olduğunu düşünüyorum." dedi.

İKSV'nin sezon içinde yaptığı etkinliklere ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Taner, yıl içinde çok sayıda faaliyete imza attıklarını belirterek, "Yıl aslında 365 gün ama İKSV için bazen çok daha uzun olduğunu düşünüyorum. İstanbul Film Festivali ile başlıyor bizim senemiz. Daha sonra İstanbul Müzik Festivali, temmuzda İstanbul Caz Festivali, iki senede bir İstanbul Bienali ve artık her yıl yapmaya başladığımız ve kasım ayına taşıdığımız İstanbul Tiyatro Festivali ile devam ediyor. İstanbul Bienali'nin olmadığı senelerde de İstanbul Tasarım Bienali'ni yapıyoruz." açıklamasını yaptı.

Taner, yurt içinde Film Ekimi, Leyla Gencer Şan Yarışması ve İKSV Salon faaliyetlerinin gerçekleştiğine vurgu yaparak, yurtdışında ise Venedik Bienali'ne bir yıl güncel sanat, diğer yıl ise mimarlık başlığıyla katıldıklarını aktardı.

Fransa'daCite Internationale des Arts sanatçı yerleşkesinde 20 senelik bir anlaşma yaptıklarınınn altını çizen Taner, bu anlaşma kapsamında, her sene 4 güncel sanatçının üçer ay boyunca Paris'teCite Internationale des Arts'ta ağırlanmasına İKSV'nin katkıda bulunduğunu dile getirdi.

Görgün Taner, kültür politikaları alanında raporlar hazırladıklarını da sözlerine ekleyerek, şu bilgileri verdi:

"İKSV, bir sene içinde yarım milyondan fazla izleyiciye hitap ediyor. Bienal senelerinde bu daha da çok artıyor. Çünkü bir önceki bienali 550 bin civarı izleyici gezip gördü. 2017'deki bienalde de izleyici sayısının yine 500 bin civarında olmasını bekliyoruz. Diğer faaliyetlerle beraber her sene 700-800 bin civarında izleyicimiz oluyor. Ağırlıklı olarak İstanbul'dan ama özellikle bienal zamanlarında Türkiye'nin çeşitli kentlerinden ve uluslararası dünyadan misafirleri de ağırlıyoruz."

- "İKSV, bu yıl 45. yılını kutluyor"

İKSV'nin bu yıl 45. yılını kutladığının altını çizen Taner, "45 sene içinde, kurucumuz Nejat Eczacıbaşı'nın vizyonu çerçevesinde, dünyadaki önemli kültür sanat faaliyetlerini Türkiye'de, Türkiye'deki sanatsal üretimi de yurt dışındaki önemli kültür merkezlerinde gösterebilmek, oralara taşıyabilmek için faaliyet gösterdik. Bu anlamda İstanbul Festivali adıyla 1973 senesinde birincisi yapılan festivalden bugüne, dört festival, iki bienal ve çok çeşitli etkinlikler sunan bir kültür kurumu haline dönüştük. Kar amacı gütmeyen ve kamu yararına bir kuruluş olan İKSV, kültür ve sanatın en önemli diyalog aracı olduğunu iddia ederek, önümüzdeki 45 seneye bakacak." değerlendirmesinde bulundu.İKSV Genel Müdürü Taner, çeşitli alanlarda verdikleri ödüllere de değinerek, Leyla Gencer Şan Yarışması, Aydın Gün Ödülü, Talat Sait Halman Çeviri Ödülü ile film, müzik, caz ve tiyatro festivallerinde hem onur hem başarı ödülleri verdiklerini kaydetti.

Birçok yerli ve yabancı sanatçının İKSV'nin çeşitli faaliyetlerinden ödül aldığına dikkati çeken Taner, "Şener Şen'den Türkan Şoray'a kadar İstanbul Film Festivali'nde de birçok yıldız sanatçı ödül aldı. Hatırlanmak, onurlandırılmak ve teşvik edilmek çok önemli. İKSV'nin bu sanat disiplinlerinde birçok sanatçıyla bir arada oluşunun ve birçok sanatçı ve sanat kurumu tarafından desteklenişinin önemli nedenlerinden birisinin de bu vefa duygusu olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

İstanbul Bienali'ne de değinen Taner, iki yılda bir yapılan bienalin bu yıl 30. senesi olduğunu söyleyerek, şöyle devam etti:

"Bienalin ilk yapıldığı senelerde Türkiye'de güncel sanat alanında belki birçok şey yapılıyordu ama İstanbul Bienali onlara biraz daha itici güç ve uluslararası alanda daha fazla tanınırlık getirecek bir platform oluşturdu. Bütün dünyada, güncel sanat alanındaki önemli kişi ve kurumları İstanbul'a davet etti. Türkiye'deki sanatçılarla uluslararası arenadaki sanatçıları ve sanat kurumlarını buluşturdu. Yurt dışından küratörler ve bir takım sanat insanlarıyla, danışma kurullarıyla bu işin genel çerçevesini oluşturdu. Böylece, İstanbul Bienali uluslararası haritada önemli bir yere oturdu. Yanlış hatırlamıyorsam Newsweek dergisinin 2017'de muhakkak görülmesi gereken 5 sergisi arasında İstanbul Bienali de var. Bu birçok açıdan önemli."

- "Kültürü turizmin bir parçası olarak görmek yanlış" Görgün Taner, kültürü turizmin bir parçası olarak görmenin yanlış olduğunu vurgulayarak, "Türkiye, turizm açısından çok önemli bir ülke ama hiç unutmayalım ki turizm sadece su, deniz ve güneş değildir. Kültür alanında çok büyük kıymetlerimiz var. Muhteşem bir kültürel mirasın üzerinde oturuyoruz ama bunun yanı sıra güncel dünyaya hitap edecek, günümüzde dünyayla iletişim içinde olan birçok kültürel faaliyetimiz var. Yenileri de yapılıyor ve hep geleceğe bakarak, onların da bu alanda ve ülkenin tanıtımında ne kadar önemli olduğunu aklımızın hep bir kenarında tutmamız lazım." ifadelerini kullandı. Bienalin bu yılki temasının "İyi Bir Komşu" olduğunu kaydeden Taner, şöyle devam etti:

"Komşuluk teması, özellikle uluslararası alanda ve Türkiye'de de artık çok tartışılan, hem coğrafi olarak etrafımızdaki komşular hem oturduğumuz evin yakınındaki komşular hem iş yerimizde tam karşımızda ya da yanı başımızdaki iş arkadaşımızla yarattığımız komşuluk ilişkileri herkesi ilgilendiren, herkese soru sorduran ve bu sorular çerçevesinde düşünmeye iten bir konu olduğunu düşünüyorum. Elmgreen ve Dragset adlı sanatçı ikilisi, bu yılki bienalin küratörlüğünü kabul etti ve 60 civarında sanatçıyla çalıştı. İstanbul için çok değerli ve güzel bir bienal ortaya çıktı diye düşünüyorum. İzleyenlerin birçok soru soracağını, birbiriyle daha çok konuşacağını, komşuluk, komşuluk değerleri ve coğrafya üzerine özellikle tartışacaklarını düşünüyorum. Zaten bizim yaptığımız bienalin ve diğer faaliyetlerin önemi biraz burada. Konuşmak, düşünmek ve daha çok tartışmaya yöneltecek faaliyetler."

Tiyatroya çok önem verdiklerinin altını çizen Taner, "Dünyada da tiyatro hem şekil değiştiriyor hem ilerliyor. Tiyatro ölür mü ölmez mi tartışmalarının çok ötesinde, hiçbir zaman ölmeyeceğini, her zaman var olacağını ve bütün sanatsal disiplinlerle ortak çalışarak yepyeni bir forma dönüşeceğini hep bize ispatladı ve ispatlıyor. İstanbul Tiyatro festivali de bunun çok tartışıldığı bir platform olmaya devam edecek." dedi.

Görgün Taner, üniversite öğrencilerine verilen 250 liralık İKSV kartına, bir önceki yıl 65 bin üniversite öğrencisinin başvuru yaptığının altını çizerek, "Bu kadar çok başvuru beklemiyorduk. Bu da şu anlama geliyor, önceliklerimiz arasında hep alt sıralarda olan kültür sanat, aslında öncelikler arasında yukarıya çekildiğinde, hemen herkesin çok ilgisini çekebilecek bir şey. Bugün zamanımızın AVM'lerde geçtiğini, ne kadar çok televizyon izlendiğini, başka alanlarda vakit geçirildiğini hep anlatıyoruz ama bence olanaklar sağlandığında, Türkiye'deki kütüphanelerde, sergilerde ve konserlerde geçirilen zaman da artacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Geri Dön