HABER

"Irak konusu sahipsiz kaldı"

ANKARA (İHA) - Yeni Türkiye Partisi (YTP) Genel Başkanı İsmail Cem, Irak konusunun siyaseten sahipsiz kaldığını ifade ederek, hükümeti ciddi bir politika üretememekle, CHP'yi ise olaylara seyirci kalmakla suçladı.

YTP Genel Başkanı Cem, bugün Parti Genel Merkezi'nde bir basın toplantısı düzenleyerek, Meclis dışındaki siyasi parti Genel Başkanları ile Irak konusunda yaptıkları görüşmelerde edindiği izlenimleri anlattı. Merkez Karar Yürütme Kurulu'nda aldıkları karar çerçevesinde Genel Sekreter İstemihan Talay'la birlikte DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, ANAP Genel Başkan Vekili Ekrem Pakdemirli ve SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın'ı ziyaret ettiklerini anlatan Cem, "Bu görüşmelerden sonra bizim izlenimimiz Irak konusunda iktidarın da Meclis'teki muhalefetin de fevkalade yetersiz kaldığıdır" şeklinde konuştu. İktidarın bu konuda ciddi bir politika üretemediğini ve çelişkili davranışlar sergilediğini ileri süren Cem, Meclis'teki muhalefetin ise olaylara sadece seyirci kaldığını, yorumcu gibi davrandığını ve bir çözüm getirmediğini kaydetti. "Irak konusu siyaseten sahipsiz kalmıştır" diye konuşan Cem, ortada bir kargaşa görüntüsünün hakim olduğunu söyledi.

Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) eğilimini doğru bulduğunu belirten Baykal, buna karşın MGK'nın bir karar organı olmadığını hatırlattı. Siyaseten bir icra organı olması gerekenlerin dağınık bir görüntü verdiğini ifade eden Cem, "Gayrı ciddiler çünkü kimse birşey bilmiyor. Devamlı haber sızdırılıyor. Böyle bir ortamda kamuoyunu yanıltmak, şartlamak için çok sayıda haber üretildiğine, hayali senaryo üretildiğine tanık olduk. Dış siyasetten biraz anlayanların ancak gülüp geçeceği senaryolarla halkımızın zihninin bulandırıldığına tanık oluyoruz" dedi.

"BP VE SHELL GİBİ BÜYÜK PETROL ŞİRKETLERİ IRAK'TA YATIRIM YAPMAK İSTİYOR" ABD tarafının neler istediğinin ayrıntılı bir şekilde açıklandığına işaret eden Cem, yabancı ajansların haberlerinde bunların ortaya konulduğunu ifade etti. "Bütün olay Irak'ın petrol kaynaklarının verimli bir şekilde işletilmesi ve dünya petrol piyasalarına düzgün bir şekilde aktarılmasıyla bağlantılı. Bunun yapılması temel bir amaç" diye konuşan Cem, yeniden haritalar çizmek, yeniden masalar kurmak gibi bir hedefin olmadığını savundu. Cem şunları söyledi: "BP, Shell gibi büyük petrol şirketlerinin 5 milyar Dolarlık bir yatırım yaparak Irak'ın petrol üretimini 1990 seviyesine çıkarma, yılda 3 milyar Dolarlık bir ek yatırım yaparak bunu, petrol fiyatlarının aşırı yükselmesini engelleyici bir faktör olarak kullanma planları, olayın çok önemli bir boyutu. Yoksa kimse yeni bir devlet yaratmak, harita çizmek bir gaye peşinde değil".

"TERÖR OLAYLARININ TÜRKİYE'YE YENİDEN SIÇRAMAMASINA DİKKAT EDİLMELİ"
Türkiye'nin Irak olayına bakarken terör olaylarının yeniden Türkiye'ye bulaşmaması konusuna önem vermesi gerektiğini belirten Cem, terör olaylarının yeniden Türkiye'ye sıçramasının engellenmesi gerektiğini ifade etti. ABD Başkanı Bush'un planının, 900 bin Iraklı'nın komşu ülkelere göç edeceğinin hesaplandığını ortaya koyduğuna işaret eden Cem, bu göçün önlenmesinin Türkiye açısından öncelikli bir sorun olduğunu vurguladı.

ABD'nin, Türkiye'nin müttefiki olduğunu ve ABD'nin hassasiyetlerinin Türkiye için önemli olduğunu söyleyen Cem, bu nedenle Türkiye'nin ABD hedeflerine bugüne kadar çok büyük bir katkı yaptığını kaydetti. Kuzeyden keşif harekatının yıllardır Kuzey Irak'ta normalleşme hareketinin gerçekleşmesi için sürdürüldüğünü anlatan Cem, Türkiye'nin bu katkısının unutulmaması gerektiğini vurguladı.

"GÖÇ, TÜRKİYE DIŞINDA DURDURULMALI" Muhtemel bir göç hareketi konusunda Türkiye'nin mutlaka önlem alması gerektiğini söyleyen Cem, Türkiye'nin Kuzey Irak'taki varlığını derinleştirmesi ve olası bir göç hareketinde bu göçün Kuzey Irak'ta durdurularak Türkiye'nin içine alınması gerektiğine işaret etti.

Irak'a yapılacak bir operasyonda uluslararası hukuk zemini varlığının Türkiye tarafından bir koşul olarak getirilmesi gerektiğini vurgulayan Cem, Hükümetin, BM kararları olmadan Irak'a yapılacak bir operasyona Türkiye'nin katılmayacağını net bir şekilde açıklaması gerektiğini söyledi. "Dış siyasette muhataplarınıza karşı yanıltıcı olmamalısınız" diyen Cem, iktidarın, ABD ile temaslarında, yapabileceğinden fazlasını yapacağını ima ettiği izlenimi edindiklerini kaydetti. Cem şunları söyledi: "Buradaki ölçü 1990 yılındaki ölçüyü aşmamalıdır. Türkiye 1990'da üslerinden sınırlı bir desteği BM kararlarına dayanarak vermiştir. Ölçü bu olmalıdır".

"TÜRK İNSANI HER TÜRLÜ SİLAHA HEDEF OLABİLİR" Türkiye'yi düşman silahlarına hedef yapacak hareketlerden uzak durmak gerektiğini vurgulayan Cem, Türkiye'nin doğrudan doğruya savaşın tarafı konumunu benimsemesi halinde, Türk insanının her türlü silaha hedef yapılabileceğine dikkat çekti. Cem, tüm bu unsurların dışında Türkiye'nin, kendi güvenliği ve geleceği açısından ihtiyaç duyması halinde sınırlarının ötesinde bir hareketi başlatabileceğini, bunun farklı bir olay olduğunu ifade etti. Cem şöyle konuştu: "Savaş, halkımızın istemediği, bizim de istemediğimiz bir durumdur. Biz sorunun barışçı yollardan çözülmesini istiyoruz. Komşumuzda bir yangın çıktığında bunun bize de sıçrayabileceğini biliyoruz. Irak konusunun sahipsizlikten kurtarılması gerekir. İktidarın ciddi olmasını, Meclis'teki muhalefetin ise seyirci kalmaktan kurtularak düşüncelerini açıklamasını ve çözüm üretmesini bekliyoruz".

Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını da cevaplayan Cem, 'BM denetdyar Dolarlık bir ek yatırıçilerinin Irak'taki incelemeleri sonuçlanmadan böyle bir harekatın yaklaşmasını hukukla bağdaştırıyor musunuz?' sorusu üzerine, BM'den bir karar çıkmadıkça Türkiye'nin böyle bir harekata katkısınınçok sınırlı kalması gerektiğini söyledi. Cem, Türkiye'nin, BM kararlarına dayanmayan operasyona yaygın desteğinin sakıncılarına dikkat çekti.

Cem, Kuzey Irak'taki Kürt grupların yeni oluşumla ilgili çelişkili açıklamalarının hatırlatılması üzerine ise, bu grupların, terörle yoğun mücadele döneminde Türkiye'ye belli bir destek sağladıklarını hatırlattı. Kürt grupların, Irak bütünü içinde bir federasyon oluşumu beklentisi içinde olduklarını anlatan Cem, "Irak'ın mevcut Anayasası da bunu çağrıştırıyor. Kendi özerkliklerini artıran bir yapılanmayı amaçladıklarını belirtiyorlar. Saddam sonrası rejimde bunu daha kolay gerçekleştireceklerini düşünüyor ve Türkiye ile ilişkilerini iyi tutmaya çalışıyorlar" şeklinde konuştu.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön