HABER

İran'da Zarif'in Fransa diplomasisiyle ilgili görüşler farklı

İranlı reformist milletvekili Haşmetullah Felahetpişe: - "Dünyanın önemli görüşmelerinin yapıldığı G7 Zirvesi'nde İran'ın bu şekilde yer alması diplomatik bir başarıydı. ABD'liler de bu diplomasiye karşı direnemeyeceklerini gördü. Trump'ın tutumundaki değişikliğin nedenlerinden biri de buydu" - Muhafazakar milletvekili Muhammed Cevad Abtehi: - "Zarif'in Fransa ziyareti hiçbir şekilde diplomatik bir başarı değildir. Fransa hâlihazırda iyi polis rolünü oynamak istiyor. Fransa daha önce kötü polis rolünü oynuyordu ancak ABD nükleer anlaşmadan çıktıktan sonra iyi polis rolünü oynamak istiyor. Onların hilelerine kanmamalıyız. Ne yazık ki bazıları siyasette safça hareket ediyor"

MUHAMMET KURŞUN - İranlı reformist milletvekilleri, Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'in Fransa'daki görüşmelerini diplomatik başarı olarak görürken, bazı muhafazakar siyasetçiler Paris yönetimini "iyi polis rolü" oynamakla suçlayarak Zarif'in "kırmızı çizgileri" aşmaması uyarısında bulunuyor.

İran Dışişleri Bakanı Zarif'in geçen cuma Paris'e yaptığı ziyaretten 2 gün sonra G7 Zirvesi'nin düzenlendiği Biarritz kentinde Fransız, Alman ve İngiliz yetkililerle görüşmesi İran'da tartışma konusu oldu.

Muhafazakar kanat Zarif'in girişimlerini eleştirirken reformist siyasetçiler bunun "diplomatik başarı" olduğu görüşünde.

İran Meclisi'ndeki farklı fraksiyonlara bağlı milletvekilleri Zarif'in Fransa diplomasisini AA muhabirine değerlendirdi.

-"G7 Zirvesi'nde İran'ın yer alması diplomatik bir başarıydı"

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonunun eski başkanı, reformist milletvekili Haşmetullah Felahetpişe, İran'ın uluslararası hukuka ve kararlara uygun davranarak diplomasi yolunu seçmesinin doğru bir tercih olduğunu ifade etti.

Felahetpişe, bu çerçevede Zarif'in Fransa ziyaretinin ABD'nin hem resmi hem de fiili diplomasisiyle İran'a yaptırım uygulamaya çalıştığı şartlarda gerçekleştiğini belirtti.

Zarif'in ziyaretindeki en önemli meselenin diplomasinin korunması ve devam ettirilmesi yönündeki irade olduğunu dile getiren Felahetpişe, "Dünyanın önemli görüşmelerinin yapıldığı G7 Zirvesi'nde İran'ın bu şekilde yer alması diplomatik bir başarıydı. ABD'liler de bu diplomasiye karşı direnemeyeceklerini gördü. Trump'ın tutumundaki değişikliğin nedenlerinden biri de buydu." dedi.

- "AB'nin İran ve ABD arasındaki ara buluculuk girişimleri başarılı olmaz"

İranlı reformist vekil, diplomasinin devam etmesi ve gerginliğin artmaması yönündeki girişimlerin sonuç verdiğini ancak Fransa'nın sunduğu önerilerin nükleer anlaşmayı canlandırmaya yetmeyeceğinin altını çizdi.

Felahetpişe, "Avrupa Birliği'nin (AB) İran ve ABD arasındaki ara buluculuk girişimleri başarılı olmaz çünkü Washington yönetimi tek taraflı bir siyaset izlemektedir. Avrupa ülkelerinin çabası kendi taahhütlerini yerine getirebilmek ve nükleer anlaşmayı ayakta tutmak içindir." ifadelerini kullandı.

İran ve ABD'nin müzakere için bir stratejileri olmadığına işaret eden Felahetpişe, "Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton olduğu sürece İran ile ABD arasında herhangi bir müzakerenin olacağını düşünmüyorum. Çünkü bu ekip müzakereleri bozmak için var. Eğer karşılıklı olarak bir neticeye ulaşılabileceğini görürsek elbette müzakere yapılabilir ve ABD ile müzakere tabu değildir ancak İran'ın mevcut ABD yönetimindeki ekiple hiçbir şekilde müzakere gibi bir stratejisi yok." değerlendirmesinde bulundu.

- "Zarif rejimin çizdiği kırmızı çizgiyi geçmemeli"

Muhafazakar kanattan İsfahan milletvekili Muhammed Cevad Abtehi ise Zarif'in temaslarının Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani hükümetinin dünya kamuoyu ile daha fazla ilişki politikası çerçevesinde gerçekleştiğini hatırlatarak, bu perspektife göre "dünya kamuoyunun ABD ve batı Avrupa'dan oluştuğu" eleştirisinde bulundu.

Zarif'in Avrupa ve Fransa'ya yaptığı ziyaretlerde nükleer anlaşmanın korunması ve mali mekanizma INSTEX'in uygulanması için çaba gösterdiğini ancak karşı tarafın yeni nükleer anlaşmalar için müzakere yapmak, İran'ın füze gücünü azaltmak ve füze denemelerini durdurmak gibi hedefleri olduğunu söyleyen Aptehi, "Füze kapasitemiz, namusumuzdur ve bu konuda müzakere yapmayacağız." dedi.

Nükleer anlaşmada "her şeyi verdiklerini ve hiçbir şey almadıklarını" savunan Aptehi, "Sayın Zarif, rejimin çizdiği kırmızı çizgiyi geçmemelidir. Umuyorum ki bu konuda yeterli dersi almıştır. Kendileri nükleer anlaşmada kırmızı çizgileri aştıklarını ifade etmiştir. Nükleer anlaşmanın ölü bir anlaşma olduğunu düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

- "Fransa iyi polis rolünü oynamak istiyor"

AB ülkelerinin yazılı taahhütlerine uymadığını ve bu nedenle onlara güvenilmemesi gerektiğini kaydeden Aptehi, şöyle devam etti:

"Zarif'in Fransa ziyareti hiçbir şekilde diplomatik bir başarı değildir. Fransa hâlihazırda iyi polis rolünü oynamak istiyor. Fransa daha önce kötü polis rolünü oynuyordu ancak ABD nükleer anlaşmadan çıktıktan sonra iyi polis rolünü oynamak istiyor. Onların hilelerine kanmamalıyız. Ne yazık ki bazıları siyasette safça hareket ediyor."

İran'da aşırı muhafazakar kanadın sözcüsü Hüseyin Nakevi Hüseyni de Fransızların nükleer anlaşmanın devam etmesi için sundukları önerilerin, AB ülkelerinin taahhütlerini yerine getirmesiyle ilgili olabileceğini, ABD ile yeni müzakerelerin ya da konu başlıklarının söz konusu olamayacağını söyledi.

Bununla birlikte Zarif'in yürüttüğü diplomasiyi başarılı bulan Hüseyni, Avrupalıların da İran'la yaptıkları müzakereleri ABD ile koordineli bir şekilde devam ettirdiğine dikkati çekti.

Hüseyni, "AB ülkeleri nükleer anlaşmanın uygulanması konusunda da ABD ile uyum içinde hareket ediyor. Bu ülkeler ABD yaptırımlarına uyuyor." diye konuştu.

Geri Dön