HABER

İstanbul'un kaç yılı kaldı! Büyük deprem için tarih verdi

Çanakkale, Ayvacı, Ege denizi, Denizli, Tekirdağ, Adıyaman, Muğla ve Manisa merkezli art arda meydana gelen depremler gözleri yeniden olası büyük İstanbul depremine çevirdi. İTÜ Maden Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan merak edilen İstanbul depremiyle ilgili tarih verdi. Prof. Ercan, "Bana göre İstanbul depreminin tarihi 2045'tir. Eğer şanslıysak ve tarihteki üçüncü gecikme olayı yaşanırsa, İstanbul depremi 2225'te olur." dedi.

İstanbul'un kaç yılı kaldı! Büyük deprem için tarih verdi

İTÜ Maden Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, İstanbul'da beklenen 17'nci deprem için tarih verdi. Sözcü gazetesine ropörtaj veren Prof. Ercan, "Son 2 bin 200 yıl içinde İstanbul 16 tane yıkıcı deprem yaşadı. Şimdi ise 17. depremini beklemektedir. Deprem oluşumlarıyla şiddetlerine bakınca aralarında doğrusal ilişkiler olduğunu görürüz. Depremler beklenen tarihlerden önce hiç olmamıştır. 2 bin 200 yılda sadece iki kez gecikmiş İstanbul depremi. Şimdiki beklenen İstanbul depreminin olacağı tarihe gelince. Bana göre İstanbul depreminin tarihi 2045'tir. Eğer şanslıysak ve tarihteki üçüncü gecikme olayı yaşanırsa, İstanbul depremi 2225'te olur." diye konuştu.

BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİ KAÇ ŞİDDETİNDE OLACAK?

Prof. Dr. Ahmet Ercan, büyük İstanbul depreminin şiddetiyle ilgili de tahminde bulundu. İstanbul'da 7.5 şiddetinde bir depremin olma ihtimalinin binde bir gibi düşük bir ihtimal olduğunu vurgulayan Prof. Ercan, "İstanbul depremi Kuzey Marmara'da Adalar'la Büyükçekmece arasında meydana gelecektir. Şiddeti ise yüzde 73 ihtimalle 6.4'le 6.7 arasında olacaktır. İkinci deprem Mürefte'ye uzanan fayın Marmara Ereğlisi açıklarında 7 ile 7.2 arasında meydana gelecektir." dedi

KENTSEL DÖNÜŞÜM, KENTSEL BOZUŞUM'A DÖNDÜ

2003 yılında ‘Türkiye ile İstanbul'da Depreme Çözüm' adlı bir kitap yazdığını anlatan Prof. Ercan, hükümetin kendisinden görüş istediğini, bu görüşler doğrultusun da da Deprem Yasası'nın (Kentsel Dönüşüm) çıkarıldığını söyledi. 2007'de yenilenen yasanın bugün yeniden değiştirlmeye çalışıldığını belirten Prof. Ercan, şu uyarıda bulundu:

"1950'den bu yana gelen göç nüfusuyla kent şişti, çarpık yapılaşma arttı. Bu göç durdurulmalı. Aksi halde Kentsel Dönüşüm sadece rüya olarak kalır. Çünkü alt yapı sabit kalırken, aynı alanlara daha fazla insan taşınmaya başlandı. Yapılan, ne yazık ki Kentsel Dönüşüm değil Kentsel Bozuşum'dur."

Geri Dön