"İsteyen üniversitelere çırılçıplak bile girebilir"

"İsteyen üniversitelere çırılçıplak bile girebilir"

NEW YORK (ANKA) - AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, türbanlı öğrencilerin üniversitelere alınmaması ile ilgili akılların karışmaması gerektiğini belirterek, şu andaki yasalar çerçevesinde Üniversitelere "çırılçıplak" bile girilebileceğini söyledi.

Fırat, "Anayasa gayet açık, yasalarla her hangi sınırlama getirilmediği takdirde bırakın üniversitelere türbanla girmeyi, isteyen çırılçıplak bile girer" dedi. Rektörlerin türbanlı öğrencileri üniversitelere almamakla anayasayı ihlal ettiklerini öne sürüp savcıları göreve çağıran Dengir Mir Mehmet Fırat, "Türkiye'de Anayasa'yı ihlal eden iki bakan ve bir başbakan idam edildi. Rektörler Anayasa'yı ihlal suçu işliyorlar, biz idamdan bahsetmiyoruz ama işlenen suç cezasız kalmamalı" diye konuştu. Fırat, tüm ihbarlara rağmen savcıların harekete geçip görevlerini yapmadıklarını belirterek, "Bu durum, Türkiye'nin henüz gelişmiş bir hukuk devleti olmadığını gösteriyor" dedi.

Yeni Anayasa Taslağı New York Columbia Üniversitesinin düzenlediği bir konfreransta masaya yatırıldı. Organizasyonu, ABD'de faaliyet gösteren ve Fethullah Gülen'in düşüncelerine yakınlığı ile bilinen Turkish Cultural Center tarafından yapılan konferansa, Türkiye'den davetli olarak AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, anayasa hukukçusu Prof. Dr. Ergun Özbudun, AKP Milletveklili Cüneyt Yüksel de konuşmacı olarak katıldı. Konferansın ikinci bölümünde ise konuşmacı olarak Columbia Üniversitesi Öğretim üyelerinden Alfred Stephan, Frankfurt Goethe Üniversitesi Anayasa Hukuku profesörü Andrew Arato, Paris Politika Bilimleri Araştırma öğretim üyesi Prof. Riva Kastoryano yer aldı.

Dengir Mir Mehmet Fırat konferans sonrasında ANKA muhabirinin başta üniversitelerdeki türban tartışması olmak üzere gündemde olan çeşitli konulara ilişkin sorularını da yanıtladı. Fırat, "AKP olarak bu konferansla ilgili beklentileriniz nedir?" şeklindeki soruyu, "Ben şuna inanırım, insanlar birşeyler verebilir, insanlar birşeyler de alabilir, ancak bu şekilde kendinizi geliştirebilirsiniz. Afrika'da da olsa ben yine giderdim. Eğer ülkeme katabileceğim yeni birşeyler olursa ondan mutlu olurum. Bizde aklı evveller var. Bunun içerisinde bazı muhalefet partilerinin, bazı aklıevvelleri de dahil. Bazı köşe yazarları da dahil, 'Türkiye'de bunu açıklamadılar şimdi Amerika'ya gidip izin alıyorlar' dediler. Bizim kimseden izin mizin almaya ihtiyacımız yok" diye yanıtladı.

-ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TÜRBAN DEĞİŞİKLİĞİ DEĞİL... 17'NCİ MADDE SEVERLER VAR -

Fırat, yapılan Anayasa değişikliğinin bazı çevrelerde türban değişikliği olarak algılandığını belirterek, şöyle dedi :

"Bu Anayasa değişikliğini ben bir türban değişikliği olarak görmüyorum. Bunu bu şekilde görenlerin okuma yazma bildiklerini sanmıyorum. Bunların okuma yazmaları da yok aynı zamanda Türkçe de bilmiyorlar. Çünkü, iki maddede yapılan değişikliğe baksınlar, orda türban mürban, ilgili hiç bir lafın geçmediğini görürler. Zaten ondan dolayı da birileri çok heyecana kapıldı, 'illa da 17. maddede değişiklik isteriz' diye tutturdular, niye bu kadar çok 17. madde sever oldular onu anlamak da mümkün değil tabi.."

-ANAYASAYI İHLAL EDİYORSUNUZ-

Fırat, ileri sürülen "hukuki karmaşa" iddialarına da "Anayasa'da özgürlükler belirlenir, onun hangi şartlarda ya da hangi sınırlarda sınırlandırılacağı yine Anayasa'nın içerisinde bellidir, ama sınırlandırmayı bir tek yol ile yapabilirsiniz, yasa ile yapabilirsiniz. Peki yasayı kim yapar ve o Anayasa da şunu söylüyor, diyor ki TBMM, yasama gücü, yasa yapma yetkisine sahiptir. Temel görevi yasa yapmaktır. Yoksa rektörler, Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanı her kim olursa olsun her ne güç olursa olsun yasa yapamaz, yasa yapmadığına göre siz Anayasa Mahkemesinin ya da bir mahkemenin kararına hatta kararında da değil, gerekçeli kararında geçen bir cümleye aften, 'başı örtülü insanlar üniversiteye giremez' dediğiniz andan itibaren Anayasa'yı ihlal ediyorsunuz demektir. Anayasa'nın 14'üncü maddesi çok açık çok net ilkokul çocuğunun anlayabileceği düzeyde" dedi.

- REKTÖRLERİN YASA KOYMA YETKİSİ YOK -
Fırat, YÖK başkanı ve çeşitli üniversitelerin rektörleri arasında başlayan tartışmayı değerlendirirken de, bireyin devletin yapısına ve haklarına yapacağı tecavüzün cezalandırılacağını ve aynı şekilde devlet görevlilerinin bir kişinin hak ve özgürlüklerini kanunun belirlediğinden daha fazla bir şekilde sınırlamasının suç teşkil ettiğini, bunların Türk Ceza Kanunu'na göre cezalandırılması gerektiğinin yasalarda net yazdığını anlattı. Fırat "Şimdi 13. madde orda, 14. madde burda, şimdi yasama meclisi tarafından konulan bir kısıtlama yok ve siz birileri geldiği zaman diyorsunuz ki 'ben seni içeriye almayacağım, okuyamazsın sen.' Sen dekan olabilirsin, profesör olabilirsin, senin böyle bir Anayasa devletinde yani, Türkiye Cumhuriyeti'nde böyle bir yasa koyma hakkın yok. Bunu yaptığın andan itibaren suç işlersin. ‘Efendim bana emir gelsin.' Hayır, kendileri de o gün söylediler, kanunsuz emir tatbik edilmez. Kanunsuz emir tatbik ediyorlar, hiçbir yasa değişikliğine hiçbir tüzük değişikliğine gerek yok bu konuda" dedi.

- CUMHURİYET SAVCILARI REKTÖRLER HAKKINDA …-

Fırat sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şu ana kadar yapılmış olan şey Anayasa'nın ihlalidir bana göre. Cumhuriyet savcıları derhal ve derhal sebep olanlar hakkında cezayı işlem yapmalıdır. İdare makamları bunu yapanlar hakkında, idari ve disiplin işlemi yapmak durumundadır. Hukuk devleti bunu gerektirir ve yine bu şekilde hakkı ihlal edilenler de, bu kişiler hakkında hukuk mahkemelerinde maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptirler. Kanun çıkarsılsın diyorlar, ha, kanun çıkmaz çünkü hukuku da bilmiyorlar."

- İSTERSEM ÜNİVERSİTEYE ÇIRILÇIPLAK SOYUNUR VE GİRERİM -

Fırat, özgürlüklerin hukukun temel ilkesi olduğunu ifade ederken tüm ihbarlara rağmen engellemeler konusunda savcıların harekete geçip görevlerini yapmadıklarını öne sürdü, "Bu durum, Türkiye'nin henüz gelişmiş bir hukuk devleti olmadığını gösteriyor" dedi ve şöyle dedi:

"Sınırlamalar kanunlarla yapılmalıdır ya da bir özgürlük alanı belirlenmişse, bir kanunla sınırlanmışsa, bu alan özgür bir alanıdır. Yani, kılık kıyafetten dolayı üniversiteye girmede, devletin yüksek öğretimi vatandaşına verdiğine dair orda bir özgürlük alanı varsa, ki 42'de bu var, nasıl girildiği belirtilmemişse, her türlü girilebilir demektir".