Evlerde genellikle iki farklı yöntem uygulanıyor. Bir grup kullanıcı kombiyi 40–45 derece gibi bir sıcaklıkta gün boyu açık tutuyor. Diğer grup ise evi soğudukça kombiyi açıyor, hedef sıcaklığa ulaşıldığında tamamen kapatıyor.
Kağıt üzerinde ikinci yöntem daha az yakıyormuş gibi görünse de, pratikte her zaman bu sonucu vermiyor.

Isı sistemleri üzerine çalışan uzmanlara göre kombinin sık sık kapatılıp yeniden açılması, cihazın her seferinde yüksek güçle çalışmasına neden oluyor. Özellikle soğuk havalarda ilk ısıtma süreci, normalden daha fazla doğalgaz tüketimi demek.
Kısık ayarda ama sürekli çalışan bir kombi, evi belirli bir sıcaklıkta tutarak ani ve yüksek enerji harcamalarının önüne geçiyor.
Uzmanlar, Türkiye’deki konutların büyük bölümünde yalıtımın yeterli olmadığını vurguladı. Bu nedenle evin tamamen soğumasına izin verip tekrar ısıtmak, çoğu zaman daha pahalıya mal oluyor.
Özellikle gündüz ev boşken kombiyi tamamen kapatmak, akşam eve dönüldüğünde cihazın uzun süre yüksek güçte çalışmasına yol açıyor. Bu da beklenen tasarrufu çoğu evde ortadan kaldırıyor.

Uzmanlara göre bu kuralın önemli bir istisnası bulunuyor. Eğer ev 2–3 gün ya da daha uzun süre tamamen boş kalacaksa, kombiyi kapatmak daha mantıklı kabul ediliyor.
Ancak günlük kullanımda, aç-kapa yöntemi çoğu evde daha fazla tüketime yol açıyor.

Isıtma uzmanlarının önerdiği ideal denge şu şekilde özetleniyor:
Gündüz evde yokken: 40–45 derece
Akşam saatlerinde: 50–55 derece
**Kombiyi gün içinde defalarca kapatıp açmamak
Oda termostatı varsa sabit sıcaklıkta kullanmak
Bu ayarlarla kombi daha az zorlanıyor, evin ısısı daha stabil kalıyor ve doğalgaz tüketimi dengeleniyor.
Okuyucu Yorumları 0 yorum