Korona günlerinde temizlik takıntısına dikkat

Psikolog Gülcem Yıldırım, temizlik takıntısı koronavirüs döneminde en sık karşılaştığımız psikolojik sorunların başında geliyor' diyerek uyarılarda bulundu.

Korona günlerinde temizlik takıntısına dikkat

Uzman Klinik Psikolog Gülcem Yıldırım, “Temizlik takıntısı korona virüs döneminde en sık karşılaştığımız psikolojik sorunların başında geliyor. Korona virüs bütün dünyayı etkisi alan, bulaşıcı bir hastalık olması nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü tarafından ‘pandemi’ grubuna alındı. Korona virüs sürecinde yaşanan fiziksel rahatsızlığın yanında korona virüsün psikolojik boyutu da oldukça ağır sonuçlara neden oluyor. Bu süreçten en fazla etkilenen psikolojik hastalık grubu ise takıntı hastalığına sahip olanlar yani obsesif kompulsif bozukluk diye nitelendirdiğimiz kişilerdir. Takıntı hastalığının içinde ise en fazla etkilenen kişiler temizlik takıntısı olanlar. Obsesyon takıntı, kompulsiyon ise takıntıyı rahatlatan davranıştır. Obsesif kompulsİf bozuklukta kişi yaptığı davranışın saçma olduğunu bildiği halde yapmaya devam eder. Kişi devamlı aynı davranışı tekrarlar. Örneğin kişi kendisini pis hisseder ellerini yıkamak ister. Obsesyon zihinde sürekli tekrarlayan düşüncelerdir, bu düşünceler ellerin kirlendi, ellerin pis, ellerini yıka diyen katı, sert, emredici düşüncelerdir. Kompulsiyon ise bu düşüncenin getirdiği duyguyu rahatlatmak için kişinin yaptığı davranışlardır. Obsesyon zihnimizin kullandığı savunma mekanizmalarından biridir, yani ruhsal olarak stresliyken, huzursuzken, çaresizken ortaya çıkar. Korona virüs döneminde televizyonda, gazetelerde ve sosyal medyada sıkça karşılaştığımız elleri yıkamak, maske takmak, ayakkabılarla içeri girmemek gibi pek çok uyarı ve önlemler zaten kaygılı, stresli ve takıntılı olan Obsesif Kompulsif kişilik bozukluğuna sahip olan kişilerin takıntılarını daha da artırmaktadır” dedi.

iStock-949198674

Korona virüs döneminden şüphesiz ki en fazla etkilenenlerin psikolojik hastalık grubu takıntılı kişilik bozukluğuna sahip olan kişiler olduğunu ifade eden Yıldırım, “Obsesif kompulsif kişilik bozukluğu adı verilen bu hastalık insanları tekrarlanan düşünce ve davranışlara bağımlı kılan ve kısıtlayan bir rahatsızlıktır. Korona virüsün en çok ellerle çevreye temas sonucu bulaştığı bütün uzmanlar tarafından sıkça dile getiriliyor. Zaten hali hazırda takıntılı olan kişiler için bu bilgi kaygı seviyesinin onla çarpılması gibi bir etki yapıyor. Obsesif kompulsif bozukluğu olan, özellikle temizlik takıntısı olan kişiler sürekli ellerini yıkama, evi temizleme, kapı kollarını silme, tuvalet ve banyo temizliğine aşırı özen gösterme eğilimindedir. Korona virüsün ortaya çıkmasıyla beraber bu kişiler hiçbir şekilde rahatlayamamakta ve sürekli etrafta virüs olduğuna dair korkularla baş etmek için kompulsif davranışlara başvurmaktadır. Temizlik takıntısı; diyelim ki kişi kapının koluna elini dokundurdu. Normal şartlarda bu durumda elini yıkama gibi bir zorunluluk yoktu ama kapının kolunda virüs olduğuna dair bir düşünce oluştu zihninde. Korona virüsün bulaşmasından korktuğu için o kişi elini yıkar. Eğer o an elini yıkaması için ortam müsait değilse bir huzursuzluk içine girer. Ve elindeki o virüsü sağa sola bulaştırmak istemez. Bir an önce virüsten kurtulmalıdır ki rahat edebilsin. Bunun yolu da elini yıkamaktan geçer. Elini yıkamadığı müddetçe o kişi gergindir, huzursuzdur. O anda zihninde tek bir düşünce vardır ‘elini yıkamak’. O virüs elinde bulunduğu müddetçe kişi kendini güvende hissetmez çünkü virüs bulaşabilir ve hastalanabilir. İşte tüm bu sebeplerden dolayı kişi bu süreçte sürekli huzursuzdur. Bu huzursuzluk sırasında o kişinin beyninde sürekli kortizol hormonu salgılanır, yani kişi adrenalinin etkisi altındadır. Bu süreç şu şekilde işler; takıntılı düşünce (kapının kolunda virüs var), gerginlik, kompulsif davranış(Ellerini yıkama), geçici bir rahatlama hissi, takıntılı düşünce” diye konuştu.

Takıntı hastalığına sahip olan kişilerin bir türlü rahatlayamadıklarını kaydeden Yıldırım, “Virüsün her yerde olduğuna dair takıntılı düşüncelerinden bir türlü sıyrılamadıkları için bu süreçte sürekli gergin, huzursuz, öfkeli ve çaresiz hissederler. Mesela bu süreçte bu kişiler dakikalarca (5-10 dakika boyunca) elini yıkayabilmekte, hem su ve zaman israfında bulunmakta, hem bu süre boyunca banyoyu işgal etmekte ve diğer insanların kullanımına kapatmakta, hem de işinden gücünden kendisini alıkoymaktadır. Bu durum sonuç olarak hem kendisine zarar vermekte(elleri çatlamakta hatta ellerinde yaralar oluşmakta) hem de eşini, dostunu, ailesini ve çocuklarını üzmektedir. Takıntılı davranışlardan kurtulmak, takıntılı davranışların en önemli sebebi güvensizlik duygusudur. Bu kişiler kendilerinin ve yakınlarının güvende olduğundan emin olmak isterler. Kontrolcü davranışlarıyla dikkat çeken bu kişiler özellikle kontrol edemedikleri korona virüs gibi tehlikelere karşı aşırı hassasiyet geliştirirler. Kendi kontrollerinin dışında olan durumlarda ise böbrek üstü bezlerinden adrenalin ve kortizol salgılanır. Kişi sürekli bir gerilim ve gerginlik içinde olur. Bu gerilim içinde yaşamak kolay değildir. Öyle ki bu gerilim takıntı hastalığına sahip olan kişilerin normal hayatlarına devam etmesini imkansız hale getirir. Bu aşamada bu kişiler vücutlarındaki bu gerilimin etkisiyle agresif, kırıcı ve tepkili davranışlar geliştirebilirler.

Ayrıca bu kişilerde kas ağrıları, sindirim sistemi problemleri ortaya çıkar ve vücutlarında o süreçte var olan bir yara varsa onların iyileşmesi bile gecikir. Bu süreçte takıntı hastalığına sahip olan kişilere önerim gerekli tedbirleri aldıktan sonra hala virüsün bulaşmasıyla ilgili endişeleri devam ediyorsa örneğin ellerini 20 saniye yıkadıktan sonra hala ellerini pis hissediyorlarsa o duyguda kalıp ellerini yıkamamaları. Ellerini yıkamadıkça kötü duygular gelmeye başlayacaktır. Bu duygular korku, çaresizlik, boşluk, anlamsızlık, yetersizlik gibi duygulardır. Ellerini yıkamadıklarında gelen bu duygular bu kişilerin çocukluk yaşantısıyla ilgilidir. Gelen duyguların çocukluktaki anısıyla bağlantısı kurulduğunda kişide rahatlama duygusu olur. Burada önemli olan ayrıntı kişinin elleri temiz olduğu halde içinden gelen elini yıkama davranışına tahammül edip elini yıkamamasıdır. Bu bilgi bütün kompulsif davranışlar için geçerlidir. Örneğin parkeyi sildiği halde tekrar silme isteği, kıyafetini yıkadığı halde tekrar yıkama isteği gibi bütün kompulsif davranışlara entegre edilebilir. Yine de takıntı hastalığına sahip olan kişilerin bunu tek başlarına yapması kolay değildir. Bu durumda online terapi yapan bir uzmandan destek almalarını öneririm” açıklamalarında bulundu.

İHA

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler