Paker: Protestolar işimizi kolaylaştırıyor

Akil İnsanlar Doğu Anadolu Heyeti Başkanı Can Paker, akillere yönelik protestoların organize olduğunu söyledi.

Paker, "Her yerde aynı insanlar çıkıyor karşımıza. Bunun aslında iyi bir etkisi de oluyor. Barış isteyip de kafasında sualler olanlar, bu protestoları görünce barışı daha da çok istiyor. Yani bizim işimizi kolaylaştırıyorlar.” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün Dolmabahçe’deki çalışma ofisinde Akil İnsanlar heyetinin başkan ve temsilcileri ile görüşme yaptı. Görüşmeye katılanlar arasında yer alan Akil İnsanlar Doğu Anadolu Heyeti Başkanı Can Paker, Cihan Haber Ajansı’na görüşmeyi değerlendirdi. Paker, “Bu görüşme, nihai durumu anlatma değildi. Bölgelerden gelen bir takım istekler belirtildi. Başbakan ve bakanlar da buna karşı bir cevap vermedi. Her bölge nasıl çalıştığını anlattı. Bir olay anlatma tarzında görüşme oldu. Sayın Başbakan da 6 saat herkesi tek tek dinledi.” şeklinde konuştu.

Basınla ilgili bir takım eleştirilerin gündeme geldiğini de aktaran Paker, “Vaktimizin büyük çoğunluğunu içerikle ilgili şeylere harcıyoruz ancak basın sadece sansasyonel şeyleri veriyor. Protestolar gündeme geliyor gibi eleştiriler oldu.” ifadelerini kullandı.

‘BÜYÜK ÇOĞUNLUK BARIŞTAN YANA’

Doğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere bütün bölgelerin ekseriyetle barıştan yana olduğunu ve çözüm sürecini desteklediğini anlatan Paker, yapılan bir araştırmanın süreci destekleyenlerin oranını yüzde 81 olarak açıkladığını kaydetti. Paker, “Destekçilerin yüzde 50’si AK Partili olarak görülse bile yüzde 30’u nereden geliyor?” diye sordu.

‘PROTESTOLAR ORGANİZE’

Akil İnsanlar heyetinin gittikleri bazı şehirlerde protesto edilmelerine de değinen Paker, bu protestoların spontane gelişen olaylar olmadığını, bir takım kuruluşların içinde bulunduğu organize faaliyetler olduğunu belirtti. Paker, protestolarla ilgili düşüncelerini de şöyle açıkladı: “Organize edilmiş, SMS’lerle insanlar toplanmış. Her şehirde 35-40 kişi; aynı kişiler çıkıyor karşımıza. Organize edilmiş şeyler bunlar. Siyasi partinin de ötesinde bir şey gibi geliyor. Bir kaç kuruluşun bir araya gelmesi gibi. Ama tabi etkin bir noktada değiller. Bazen konuşturmamayı bağırarak çağırarak başarabiliyorlar. Bunun aslında iyi bir etkisi de oluyor. Barış isteyip de kafasında sualler olanlar, bu protestoları görünce barışı daha da çok istiyor. Yani bizim işimizi kolaylaştırıyorlar.”

Paker, protestoların heyette bulunanlar da herhangi psikolojik bir baskı oluşturmadığını da vurguladı.

‘SÜRECİN BAŞARIYLA SONUÇLANACAĞINI ÜMİT EDİYORUM’

Çözüm sürecinin başarıyla sonuçlanacağına inandığını kaydeden Paker, hem Türklerin hem de Kürtlerin büyük çoğunluğunun bu işin barışla sonuçlanmasını istediğini anlattı. Paker, ABD ve Avrupa’nın da çözümden yana tavır sergilediğini kaydederek, “İnsanlar daha iyi koşullarda yaşamak istiyor. Çocuklarını daha iyi okula göndermek, daha sağlıklı yaşamak istiyor. Türkiye’nin dışından baktığımızda ise ABD’nin Türkiye’nin Ortadoğu’da ciddi bir rol oynamasına razı olduğunu görüyorum. Kuzey Irak’taki Kürt yönetimi ile Türkiye iyi ilişkiler içinde. Hem içeriye hem de dış dünyada baktığımızda bu işin başarıyla sonuçlanacağına inanıyorum. Objektif koşullar bana bu işin iyi şekilde sonuçlanacağı izlenimini veriyor.” ifadelerini kullandı.

‘HERHANGİ BİR TOPRAK TALEBİ YOK’

İnsanların bir takım kaygılar taşıdığı yönündeki düşüncelere de cevap veren Paker, “Her iki tarafın da artık barıştan başka çıkar yolu yok. Eğer PKK geri dönerse Türk ordusu var. Türk ordusu bir yere gitmiyor. Bugünden daha kötü bir duruma gelmeyiz. Benim gördüğüm Öcalan çok etkili bölgede. Nevruz mesajında herkese bu işin bittiğini söylüyor. Herhangi bir toprak talebi yok. Talep edilen şeyler insan hakları. Onların yerine getirilirse bu iş biter gibime geliyor. Ayrılmayı koşullar iki taraf için de yararlı görmüyor. Kürtlerin de bir bölünme talebi yok. Güneyde bir sınır kalacak. Ancak sınır önemini kaybedecek. Nasıl Almanya ile Fransa arasında bir sınır var ama ekonomik ve sosyal olarak hiçbir kısıtlamaya yol açmıyorsa, aynı şeyi Kuzey Irak yönetimi ile ilgili düşündüğü için Türkiye, bölünme isteği önemini kaybediyor. Ancak buna rağmen her iki tarafta da sürece karşı olanlar var. Bunlar yüzde 4-5 civarında diyebiliriz.” dedi.

(CİHAN)

[

haberler](http://haber.mynet.com/)