Dolabın kapağını açık dakikalarca bakıyor, bir parça deneyip çıkarıyor ama bir türlü aradığınız o vurucu görünüşü bulamıyor olabilirsiniz. “Giyecek hiçbir şeyim yok” hissi size normal gelse de sorun kıyafetsizlikten değil, gardırobunuzun dağınık olmasından kaynaklanabilir. Oysa küçük alışkanlıklarla gardırobunuzu her an kullanıma hazır hale getirmeniz mümkün.
1. Giydiğiniz ve giymediğiniz kıyafetleri ayırın.

Gardırobunuzun size yetersiz görünmesinin temelinde, giydiğiniz ve giymediğiniz kıyafetleri aynı alanda depolamanız yatıyor olabilir. Kullanılmamasına rağmen elden çıkarılmayan parçaların tümü önemli bir israf kaynağıdır. “Nasıl olsa bir gün giyerim” diye aylar, hatta belki yıllardır dolabınızda tuttuğunuz parçalar esas göze batması gereken ürünlerin ışıltısını çalıyor olabilir. Bunları geri dönüşüme ya da ihtiyaç sahiplerine bağışlayarak gardırobunuzu çok daha düzenli hale getirebilirsiniz.
2. En sık giydiğiniz parçaları görünür yapın.

Gardırobunuzda her gün elinizin gittiği parçalar olması normal karşılamanız gereken bir durum. Bu parçaları kullanım sıklığına göre yerleştirmeniz ise asla garip değil. Aksine günlük kullanımda sıklıkla başvurduğunuz bu tür parçaları daha görünür ve erişilebilir kılarak, alışveriş gibi temel ihtiyaçlara en kısa sürede yanıt verebilirsiniz.
3. Kıyafetleri türe göre değil, hayatınıza göre dizin.

Kıyafetleri türüne göre gruplamak, birçok kişinin düştüğü klasik hatalardan biridir. Ne de olsa tüm pantolonları, gömlekleri ve tişörtleri birlikte yerleştirmek kadar efektif bir sistem yoktur. Ama kişisel yaşam alışkanlıkları söz konusu olduğunda bu tür klasik standartların tümü devre dışı kalır. Ofis kombinleri, spor kıyafetleri ya da ofis parçaları gibi birlikte kullanılan parçaları bir arada tutmak daha mantıklı hale gelir. Bu nedenle dolabınızdaki kıyafetleri belirli bir standarda göre yerleştirmeden önce kişisel gereksinimleri göz önünde bulundurmanız çok önemlidir.
4. Uyumlu kombinleri birlikte yerleştirin.

Birbirine uyumlu olan parçaları dolabın farklı köşelerine dağıtmak, her sabah tekrar kombin yapmak için vakit harcamanıza neden olur. Bunun yerine sık kullandığınız birkaç kombini önceden hazırlayıp aynı yere istifleyebilir ve özellikle sabahları zamandan kazanabilirsiniz. Sonraki günün kıyafetlerini bir gece önceden hazırlamak sabah telaşını önemli ölçüde azaltabilir.
5. Kırışan parçaları düzleştirip koyun.

Yıkayıp kuruyan kıyafetleri olduğu gibi dolaba koymak, kırışma sorununu sadece erteler. O gömleğe ya da bluza ihtiyaç duyduğunuz sabahlarda, ütü masasını açmak veya düzleştiriciyi prize takmak için yeterli zamanınız olmayabilir. Bu nedenle kolay kırışan parçaları dolaba yerleştirmeden önce ütüler ya da hızlıca düzleştirirseniz “Sabah ne giysem” derdinden de aynı hızla kurtulabilirsiniz.
6. Kapsül gardırop oluşturun.

Kapsül gardırop, hiçbir zaman modası geçmeyen ve kolay eşleştirilebilen az sayıda parçadan oluşur. Kapsül dolap oluşturmak için genellikle 30-40 tane kaliteli parçaya sahip olmanız yeterlidir. Beyaz gömlek, siyah blazer, keten pantolon ve iyi kesimli bir jean gibi her tür kombine giden kıyafetlere yatırım yaparak kendi kapsül gardırobunuzu oluşturabilirsiniz. Böylece işe giderken her zaman güzel görünmeyi de garantilemiş olursunuz.
7. Askı seçimine önem verin.

Dolabınızdaki askı seçimi, sabahları yaptığınız kombinlerin duruşunu yakından etkiler. Kalitesiz, ince yapılı ve plastik malzemeli askılar kullanırsanız özellikle omuz ve yaka kısımlarda deformasyon şoku yaşarsınız. Üstelik askıda durmayan kıyafetler dolaba düştüğünde daha fazla kırışır. Böyle bir sorun yaşadığınızda ise sabah hazırlanmak resmen çileye dönüşür. Çünkü o çok beğenip kafanızda planladığınız kombin için ütü veya düzleştirme yapmanız gerekir. Askı kaynaklı vakit kayıplarını önlemek için kadife veya ahşap yapıda askılardan edinebilir, pantolonlar için pantolon askısından yararlanabilirsiniz.
8. Dolabı fazla sıkıştırmayın.

Dolabınızı fazla sıkıştırırsanız elinizdeki kıyafetleri görmeniz imkansızlaşır. Bu durumda arkalarda kaldığından ya da arada sıkıştığından gözden kaçırdığınız o yıldız parçaları, gerektiği gibi kullanmamış olursunuz. Unutup araya kaçan kıyafetler yüzünden kombinlerinizin sıradanlaştığını düşünüyorsanız, dolabınızda sadeleştirmeye giderek ve mevsimsel düzenlemeler yaparak bu sorunun üstesinden kolayca gelebilirsiniz.
9. Haftalık mini gardırop planları yapın.

Sabah kombin hazırlama stresinden kurtulmak için tüm haftanın ya da en azından ertesi günün planını akşamdan yapmayı deneyebilirsiniz. Pazar akşamı sadece birkaç dakikanızı ayırarak haftalık programı gözden geçirebilir ve bu programla uyumlu kombin kararları alabilirsiniz. Önünüzde vakit sıkıntısı gibi bir stres olmadığından daha sağlıklı seçimler yapabilirsiniz. Birlikte kullanılacak parçaları bir arada asarak ya da birbirine yakın yerleştirerek güne kombin derdi olmadan başlayabilirsiniz.
10. Alışverişe ne istediğinizi bilerek çıkın.

Giyecek hiçbir şeyiniz olmadığını düşünüp alışverişe çıkmadan önce elinizde ne olup ne olmadığına daha dikkatli bakmanız gerekir. Çünkü plansız alışverişlerin sonu genellikle fazla veya gereksiz harcamayla sonuçlanır. Bütçenizi ve görünümünüzü koruyacak bir strateji varsa o da alışverişe her zaman ne aradığınızı bilerek çıkmanızdır. Örneğin; dolabınızdaki birkaç pantolonla uyumlu bir gömlek ya da kokteyl benzeri şık davetlere yakışacak siyah bir elbise, sizin için kurtarıcı parçaya dönüşebilir.