Şizofreni nedir, şizofreni çeşitleri nelerdir?

Sanrı oluşumuna neden olan şizofreni hastalığı, hastanın kişiliğini ve yaşamını olumsuz etkiler. Bir tür mental bozukluk olarak nitelendirilebileceğimiz bu hastalık ile ilgili olarak şizofreni nedir, belirtileri nelerdir ve şizofreni nedenleri nelerdir sorularının cevaplarını haberimizde bulabilirsiniz.

Şizofreni nedir, şizofreni çeşitleri nelerdir?

Ruhsal bir hastalık olarak tanımlanması mümkün olan şizofreni, hastanın gerçekle arasındaki bağı yavaş yavaş kaybederek duygu, düşünce ve davranışlarında bozulma meydana gelmesine neden olan mental bir problemdir. Neyin gerçek neyin hayal olduğunu anlayamayan hastaların gerçeklik algıları yavaş yavaş kaybolur. Günlük işlerde ciddi aksaklıklar görülür, sosyal yaşantıda sıkıntı yaşanır. Gelin şizofreni nedir konusunu ve belirtilerini detaylı bir şekilde ele alalım.

ŞİZOFRENİ NEDİR?

Şizofreni kelimesinin Türkçe karşılığı "kişilik bölünmesi"dir. Hastalar gördükleri halüsinasyonları gerçek zannederler. Bunun sebebi ise gerçeği anlama yetilerinin bozulmuş olmasıdır. Hastalığın başlamasıyla beraber kişide kendine zarar verme eğilimi oluşabilir. İntihar etme ihtimali yükseldiği için hasta yakınlarının son derece dikkatli ve sabırlı davranması gerekir

Şizofreni vakası yaşayan kişilerde ölüm yaşının genç olmasının en önemli sebebi yaşanan intihar olaylarıdır. Hastalar çok fazla saldırgan tavır sergilemese de genelde etraflarına karşı aşırı duyarsız olurlar. Eğer madde bağımlılığı ya da alkol bağımlılığı varsa bu maddelerin etkisiyle saldırgan bir kişiliğe bürünebilirler. Belirtiler genelde 16 - 30 yaş arasında gözlenir ve şizofreni çeşitleri birbirinden farklı olduğu için her hastada yaşanan semptomlar aynı olmayabilir.

Toplumda bilinenin aksine şizofreni teşhisi konulan kişiler zeka geriliğine sahip değildir. Örnek vermek gerekirse Amerikan bilim insanı John Nash şizofreni teşhisi konmasına rağmen matematik dalında Nobel Ödülü kazanmıştı.

ŞİZOFRENİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Şizofreni, genellikle gerçek ve gerçek dışı olanı ayırt etmeyi, net düşünmeyi, duyguları yönetmeyi, başkalarıyla ilişki kurmayı ve normal çalışmayı zorlaştıran zorlu bir beyin bozukluğudur. Bir insanın dünyaya davranışını, düşünmesini ve görme şeklini etkiler. Kendinizde veya sevdiklerinizde şizofreni belirtilerini tanımak korkutucu olabilir. Ancak doğru tedavi ve kendi kendine yardım ile, bozukluğu yönetebilir ve tatmin edici bir yaşam sürdürebilirsiniz. Gelin şizofreni belirtilerini başlıklar altında inceleyelim.

DELÜZYON

Şizofreni belirtileri arasında kuruntu ya da vesvese olarak da bilinen delüzyonlar bulunur. Kişi kendini mesih sanabilir, Allah'tan emirler aldığını iddia edebilir, diğer insanların düşüncelerini okuma kabiliyeti olduğunu söyleyebilir, çok büyük felaketlerin olacağına inanabilir, kendisini özel bir kişilik zannedebilir, insanların beynini etkileyebildiğini belirtebilir.

HALÜSİNASYON

Hastada gerçek olmayan sesler duymaya, kokular almaya, görüntüler görmeye başlar. Bedenine kimse dokunmasa bile birinin dokunduğunu hisseder. Ağzında tuhaf bir tat hissedebilir. Bu hastalıkta en sık rastlanan sanrı ise olmayan seslerin duyulmasıdır. Gerçek olmayan bu sesler hastaya emirler verebilir ya da onu taciz edebilir.

DEORGANİZA BELİRTİLER

Hasta yavaş hareket eder, karar vermekte güçlük çeker. Dağınık bir konuşma tarzı vardır, çok fazla şey yazar ama bunların hiçbiri anlamlı olmaz. Yürürken daireler çizebilir. Anlamsız cümleler kurabilir. Sorulan sorulara alakasız cevaplar verir, birçok şeyi unutmaya ve kolay kaybetmeye başlar. Düşünceden düşünceye atlar ve kendisini takip etmek zor hale gelir.

NEGATİF BELİRTİLER

Sağlıklı insanlarda var olan özelliklerin şizofreni hastalarında olmayışından kaynaklanan belirtilerdir. Hayattan zevk almama, motivasyon düşüklüğü, düşük enerji, temizlik alışkanlıklarının kaybolması, göz teması kurmamaya başlamak, duyguları ifade edememek, hayata karşı ilgisizlik, jest ve mimik kullanmamak, katatoni, dengesiz ruh hali, sosyal aktivtelerden uzak durma gibi çeşitli belirtiler vardır.

PARANOİD ŞİZOFRENİ NEDİR?

Paranoid şizofreni, sanrılar ve halüsinasyonlar dahil olmak üzere ağırlıklı olarak pozitif şizofreni semptomları ile karakterizedir. Bu zayıflatıcı semptomlar, gerçek olanla olmayan arasındaki çizgiyi bulanıklaştırır ve bu da kişinin tipik bir yaşam sürmesini zorlaştırır. Şizofreni popülasyonun yaklaşık yüzde 1.1'inde görülürken, paranoid şizofreni bu kronik bozukluğun en yaygın alt tipi olarak kabul edilir. Şizofreninin erken belirtileri oldukça sıradan görünebilir ve bir dizi başka faktörle açıklanabilir. Bu, arkadaşlarla daha az sosyalleşmeyi, uyku sorununu, sinirlilik gibi durumları içerir. Uyarı işaretleri şunlardır:

  • Başkalarının yapmadığı şeyleri görmek, duymak veya tatmak.
  • Şüpheli olma ve başkalarının niyetlerinden genel bir korku.
  • Kalıcı, olağandışı düşünceler veya inançlar.
  • Açıkça düşünme güçlüğü.
  • Ailenizden veya arkadaşlarınızdan çekilme.
  • Öz bakımda önemli bir düşüş.

ŞİZOFRENİ HASTALARININ ÖMRÜ

İsveç'teki Lund Üniversitesi'nden yapılan yeni bir çalışma, şizofreni hastalarının erkek ve kadınların ortalama yaşam beklentisinin, hastalıktan muzdarip olmayanlara göre 15 yıl ve 12 yıl daha kısa olduğunu göstermektedir.

ŞİZOFRENİ ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

Birkaç tür şizofreni vardır. Paranoid şizofreni: Bu en yaygın şizofrenidir. Hayatta diğer şizofreni türlerinden daha sonra gelişebilir. Belirtiler halüsinasyonları ve / veya sanrıları içerir, ancak konuşmanız ve duygularınız etkilenmeyebilir.

Hebephrenik şizofreni: Dağınık şizofreni' olarak da adlandırılan bu tür şizofreni genellikle 15-25 yaşlarında gelişir. Semptomlar, kısa süreli sanrılar ve halüsinasyonların yanı sıra düzensiz davranışları ve düşünceleri içerir. Düzensiz konuşma kalıplarınız olabilir ve diğerleri sizi anlamakta zorlanabilir. Dağınık şizofreni hastaları genellikle yüz ifadelerinde, ses tonlarında veya davranışlarında çok az duygu gösterir veya hiç duymazlar. Bazen üzücü bir şeye gülmek gibi duruma uygun olmayan duygusal tepkileri vardır.

Katatonik şizofreni: Bu, olağandışı, sınırlı ve ani hareketlerle karakterize en nadir şizofreni tanısıdır. Genellikle çok aktif veya çok hareketsiz olmak arasında geçiş yapabilirsiniz. Fazla konuşamayabilirsiniz ve başkalarının konuşma ve hareketlerini taklit edebilirsiniz.

Kalıntı şizofreni: Psikoz öykünüz varsa, artık şizofreni teşhisi konabilir, ancak sadece olumsuz belirtiler yaşarsanız (örneğin; yavaş hareket, zayıf hafıza, konsantrasyon eksikliği ve zayıf hijyen).

Basit şizofreni: Basit şizofreni ile negatif semptomlar (örneğin; yavaş hareket, zayıf hafıza, konsantrasyon eksikliği ve zayıf hijyen) en belirgin olanıdır ve daha da kötüleşir.

Belirtilmemiş şizofreni: Semptomlar bir tanı için genel koşulları karşılar, ancak yukarıdaki kategorilerden hiçbirine uymaz.

ŞİZOFRENİ NEDEN OLUR?

GENETİK YATKINLIK

Aile geçmişinde şizofreniye rastlanan bir insanın bu hastalıkla karşılaşma ihtimali başkalarına göre daha yüksektir. Yapılan araştırmalar da tek yumurta ikizlerinden birinde şizofreni varsa diğerinde de oluşma ihtimalinin yüzde 48 olduğunu gösteriyor. Bu orandan biraz da genetik yatkınlığınız varsa bile şizofreni hastası olmanızın kaçınılmaz olmadığını, sadece ihtimalin yüksek olduğunu anlayabilirsiniz.

BEYİN KİMYASI

Beyin kimyasındaki dengesizlikler hastalığın oluşumuna sebep olabilir. Genelde şizofreni hastalarında dopamine karşı ekstra bir hassasiyet görülür veya dopamin üretim seviyesi oldukça yüksek olur. Dopamin hormonu, beynimizin salgılayarak duygularımızı, haz hissini, acıyı ve hareketlerimizi etkilediği bir çeşit kimyasaldır. Dopamin normal seviyesinde salgılanmadığı zaman beyin dürtülere karşı doğru tepkiler veremez. Bu durum da halisünasyon oluşma ihtimalini artırır.

BEYİN ANOMALİSİ

Yapılan araştırmaların sonucunda normal insanların beyin fonksiyonları ile şizofreni hastalarının beyin fonksiyonları arasında birtakım farklılıklar olduğu görüldü. Fakat beyinde normale uymayan her fonksiyon şizofreni hastalığının sebebi olmaz, sadece belirli durumlarda beyin anomalisi şizofreni oluşumuna sebep olur.

ÇEVRESEL ETMENLER

Şizofreni hastalığına genetik ve kimyasal durumların yanı sıra çevresel etmenler de sebep olabilir. Öyle ki hastanın yaşamış olduğu aşırı stres içeren bir travma, kapacağı viral enfeksiyonlar ya da çevresinden sosyal destek görememesi ve insanlarla iletişiminin çok zayıf kalması bu hastalığın ortaya çıkmasına neden olabilir. Sosyal faktörlere bağlı olarak şizofreni oluşma ihtimali genelde gençlik dönemi ve ergenlik çağındaki insanlarda fiziksel ve hormonal değişikliklerle beraber daha kolay şekilde gelişebilir.

ŞİZOFRENİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

İLAÇ TEDAVİSİ

Psikotik davranışlar sergileyen hastalar genelde ilaçla tedavi edilmeye çalışılır. İlaçlar beyindeki nörotransmitterlere etki eder ve semptomlar yavaş yavaş kontrol altına alınır. Bu ilaçlar genelde birçok yan etkiye sahip olduğu için hastalar zaman zaman sıkıntı yaşayabilir ama yan etkiler çok uzun süreli olmaz, bu yüzden sabırlı davranmak şart. Doktorun tavsiye ettiği miktarda ilaç kullanmak gerekir.

PSİKOSOSYAL TEDAVİ

Günlük yaşamın zorluklarıyla baş etmeyi kolaylaştıran psikososyal tedavide başarıya ulaşmak için ilaç tedavisinde belirli bir yol almak gerekir. Aile eğitimleri ile hastanın ailesinin daha bilinçli davranması amaçlanırken bir yandan da hasta, hastalığı hakkında eğitilir ve durumu daha iyi yönetmesi desteklenir. Kendi kendine yardım grupları ile benzer sorundan muzdarip hasta ve hasta yakınları bir araya gelerek birbirlerine sosyal destek olurlar.

Hasta ilaç ve alkol kullanımına karşı bilgilendirilir ve kendine zarar verme ihtimali ortadan kaldırılmaya çalışılır. Bilişsel davranışçı terapi yöntemi ile faydasız düşünce kalıplarını ortadan kaldırmak ya da değiştirmek amaçlanır.

ELEKTROKONVULSİF TEDAVİ (EKT)

EKT yönteminde hastaların baş bölgesine yüzeysel elektrotlar bağlanır. Daha sonra bu elektrotlar aracılığıyla beyne elektrik şoku gönderilir. Günümüzde çok uygulanmasa da ilaçlar ve psikososyal tedavi yetersiz olduğunda başvurulabilen bir yöntemdir.

LOBOTOMİ

Geçmiş dönemlerde ağır şizofreni hastalarında uygulanan bu yöntem günümüzde neredeyse hiç tercih edilmiyor. Lobotomi yönteminde hastanın beynindeki sinirler kesilir ve kişinin şizofreni semptomlarından kurtulması amaçlanır.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler