Topbaş, Başbakan'dan teşvik isteyecek

Topbaş, Başbakan'dan teşvik isteyecek

İSTANBUL(ANKA) - İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Tanıl Küçük, Başbakan Erdoğan'la görüşmesinde kendisinden sanayi bölgeleri için teşvik ya da kredilendirme olanakları talebinde bulunacağını bildirdi.

Topbaş, İstanbul'un küresel finans merkezine dönüştürülmesinin sanayiden vazgeçilmesi anlamı taşımadığını belirterek, "İstanbul'da sanayi mutlaka olacaktır ve olmalıdır" dedi. İSO'nun hazırladığı Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı'nda konuşan Küçük, adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre, 2007 yılı sonu itibariyle İstanbul nüfusunun 12 milyon 574 bin kişiye ulaştığını kaydetti. Türkiye nüfusunun yüzde 18'inin yaklaşık yüzde 20'sinin İstanbul'da yaşadığını belirten Küçük, "Kilometrekareye düşen nüfus ortalaması Türkiye genelinde 92 kişi iken, bu ortalama İstanbul'da 2 bin 420 kişiye çıkmaktadır. Yoğun göçle beraber İstanbul plansız ve denetimsiz büyümüştür" dedi. Küçük, denetimsiz büyümeyle beraber alt yapı eksikliklerinin ortaya çıkmasıyla hem gündelik yaşamın hem de ekonominin olumsuz etkilendiğine işaret etti.

-"SANAYİ, TÜRKİYE EKONOMİSİNİN LOKOMOTİFİDİR"-

Türkiye sanayisinin, rakiplerine oranla olumsuz şartlarda rekabet ettiğini vurgulayan Küçük, sanayi sektörünün, Türkiye ekonomisindeki lokomotif olduğunu söyleyerek, sanayi lokomotifinin ise İstanbul'da bulunduğunu dile getirdi. "Dolayısıyla, İstanbul'da üretim şartlarının iyileştirilmesi, Türkiye ekonomisinin büyümesine katkıda bulunmak anlamına gelmektedir. Rekabet esas olarak işletmelerin sorumluluğudur. Ancak, rekabet ortamının, yatırım ve üretim ortamının iyileştirilmesinde sorumluluk ise, başta hükümet ve ekonomi yönetimi olmak üzere, kamunun omuzlarındadır" diyen Küçük, İstanbul'un sanayi fonksiyonundan vazgeçmesinin gerçekçi olmadığını bildirdi.

-"ŞEHRİN İSTİHDAMINDA SANAYİ ÖNEMLİ PAYA SAHİP"-

Küçük, İstanbul'un, turizm, kongre, bilim, sanat, lojistik, finans, moda ve tasarım ağırlıklı küresel bir merkeze dönüştürülmesinin sanayiden vazgeçilmesi anlamı taşımadığını belirterek, İstanbul'da sanayinin mutlaka olacağını ve olması gerektiğini vurguladı. İstanbul'daki sanayinin şehirle barışık, çağdaş alt yapıya sahip, temiz teknolojili, yüksek katma değerli bir sanayi olması gerektiğine işaret eden Küçük, "Yılda 42 milyon turistin ziyaret ettiği, 12 milyon kişinin kongreler için gittiği bir kültür ve turizm başkenti olan Paris, sanayiden vazgeçmiş değildir. Şehrin istihdamında sanayi önemli bir paya sahiptir. Paris, AR-GE, inovasyon ve yüksek katma değer üzerine kurulu bir sanayi politikasını benimsemiştir" dedi. Küçük, AB'deki toplam Ar-Ge harcamalarının yüzde 7.5'inin Paris'te yapıldığını ifade ederek, İstanbul için de böyle bir vizyonun olması ve küresel merkeze yakışan bir sanayinin İstanbul'da planlanması gerektiğine dikkat çekti.

-"ULUSAL PLAN BİR ÜLKENİN YOL HARİTASIDIR"-

Toplantıda meslek komitelerinin taleplerini dinleyen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, katılımcı yönetim anlayışının etkin olduğu bir sürecin yaşandığını dile getirdi. 2 bin kişinin altındaki belediyelerin diğer belediyelere entegre edilmesinin iyi bir yerel yönetim açısından önemli olduğuna değinen Topbaş, "Maalesef, Türkiye'nin bir ulusal planı yok. Ulusal planı olmayan bir ülkenin yerel ve kentsel plana geçmesi zordur. Bir ülkenin ulusal planı onun yol haritasıdır. Adım atılan tüm konularda bu plan rol oynar. Başbakanımız yönetime gelmeden önce, Türkiye'nin ulusal planı yüzde 5'lerdeydi, şuanda ise, yüzde 52" diye konuştu. Topbaş, Marmara, Karadeniz gibi bölgelerin bölge kararlarını ulusal plandan alması gerektiğini söyleyerek, bugüne kadar hep kent planı yapıldığını ve 1/25 binlik planlar için de yargıya gidildiğini ifade etti. İstanbul'da çevre düzenine ilişkin planlar yapıldığını aktaran Topbaş, bu planlar için de yargıya gidildiğini ve hizmetleri engelleyen zihniyetlerin var olduğunu kaydetti.

-"BAŞBAKAN'DAN SANAYİ BÖLGELERİ İÇİN TEŞVİK TALEP EDECEĞİM"-

Topbaş, İstanbul sanayisinin Türkiye'nin lokomotifi olduğunu dile getirerek, sanayi bölgelerinin bir plana göre yapılması gerektiğini bildirdi. Sanayi bölgesi belirlemek için öncelikle bölgeye gidilerek alan araştırması yapıldığını sonrasında ise bu alana enerji ve suya mesafesine bakıldığını vurgulayan Topbaş, sanayi bölgesi hazırlayan sanayicilerin istihdam ettikleri çalışanlar için de barınma yeri tesis etmeleri gerektiğine, bunun olmaması durumunda ise gecekondulaşmanın yaşanacağına dikkat çekti. Topbaş, nitelikli iş gücü istihdam edildiği, yüksek teknolojili ve planlı büyüyen bir sanayinin istendiğini belirterek, "İstanbul'da sanayi olmasın demiyoruz. Daha iyi iş imkanlarına sahip sanayi olsun diyoruz. Çok kolay değil bunun bir süreci var. Küresel gelişmeye ayak uyduran bir sanayi ve lojistiğin oluşturulması gerekir" diye konuştu. Bugün Başbakan Erdoğan'la görüşeceğini söyleyen Topbaş, Başbakan'dan, sanayi bölgeleri için bir teşvik ya da kredilendirme talep edeceğini belirtti.

-"BOŞALTILAN BÖLGELERİN PLANI YAPILMAZSA AFRİKALILAR BURALARA YERLEŞİR"-
Değnekçiler sorununun çözüldüğünü söyleyen Topbaş, "İstanbul'un en önemli sorunu değnekçi sorunuydu. Şuan kalmadı bu sorun. 139 bin civarında açık-kapalı otopark aldık. 450 bin tane otopark için de alan araştırdık. 38 binin ihalesini yaptık, 7-8 binlik bölümü tamamlandı" dedi. Topbaş, merdiven altı imalata da değinerek, bu imalathanelerin biranda yok edilemeyeceğini, düzgün bir iş yerine dönüştürülmelerine fırsat tanınması gerektiğini söyledi. Boşaltılacak bölgeler için önceden plan yapılarak hareket edilmesi gerektiğini kaydeden Topbaş, "Ne yapacağımızın planının önceden yapmazsak, bu bölgelere Afrikalılar yerleşir. Kaçak yapılaşmalar olur. Bunlar paralel ve dengeli olmak durumundadır" dedi.

-"YAPTIKLARIMIZ KISKANILIYOR"-

Topbaş, daha önceki belediyenin maaşları bile ödeyemediğini ifade ederek, yılsonuna kadar borçlanmadan, 22 katrilyon yatırım yapılmış olacağını vurguladı. İstanbul'da 114 kavşak ve yolun tamamlandığını aktaran Topbaş, "İETT'nin arazisini sattık ama parayı kasamıza koyamadık. Daha önce satılan bu alana neden o zaman itiraz edilmedi de şimdi ediliyor? 8-9 emsal yapılan binalar varken neden itiraz edilmedi? Bizim yaptıklarımız kıskanılıyor. Keşke yıllar önce burada olsaydık. Bu şehre sevdalılar olarak daha önce gelmiş olsaydık böyle olmazdı" diye konuştu. Topbaş, Bakırköy Belediyesi'nin, Büyükşehir tarafından yapılan yolun kamulaştırmasının yapılmaması şikayetiyle yargıya gittiğini bildirerek, verilen 31 trilyon YTL'lik cezayı ödememek için yolun kendileri tarafından iptal edildiğini kaydetti. barajların doluluk oranı hakkında da bilgi veren Topbaş, su ölçümlerinin günlük yapıldığını ve şuan barajların yüzde 36.7 oranında dolu olduğunu aktardı. Topbaş, yağış beklendiğini, suların kesilmemesine de özen göstereceklerini ifade ederek, tüketicilerin de su kullanımı konusunda dikkatli ve özenli olmalarını istedi.