Veliler indirim istedi! Okul yönetimi 11 anaokulu öğrencisini okuldan attı

İstanbul Erenköy'de, 11 anaokulu öğrencisinin velisi uzaktan eğitim nedeniyle çocuklarını gönderdikleri özel okullarından indirim, kullanılmayan malzemelerin iadesi gibi taleplerde bulundu. Maille iletilen talebe sinirlenen okul yönetimi kalan ayların tüm parasını iade edip öğrencilerin kaydını sildi ve velileri e-okul sisteminden attı. Veliler durumu Milli Eğitim Bakanlığına şikayet ederken, bir yandan da manevi tazminat davası açmaya hazırlanıyor.

Veliler indirim istedi! Okul yönetimi 11 anaokulu öğrencisini okuldan attı

Salgın nedeniyle hem kamuda hem özel sektör okullarında okuyan milyonlarca öğrenci uzaktan eğitim alıyor. Bir özel eğitim kurumunun Erenköy'de bulunan anaokuluna kayıtlı 4 yaş grubundaki 11 öğrencinin velisi, öğrenci başına 40-50 bin TL ödedikleri okul yönetimine yazılı bir talep iletti. Koronavirüs nedeniyle uzaktan eğitimde istenen verimin sağlanamadığını düşünen veliler, ödedikleri ücretin belirli bir miktarının iadesini, kullanılmayan kırtasiye malzemesinin de iadesini istedi.
Veliler, 28 Nisan günü gönderdikleri e-posta mesajı sonrası bekleyişe geçti. Veliler ilk şoku banka hesaplarına yatırılan para tutarlarını görünce yaşarken okul, velilerin her birinin hesabına 12-13 bin TL para iade yaptı. Eğitimin kalan aylarının parasının yanı sıra bir velinin hesabına da gelecek yıl için ödediği 58 bin 320 TL daha yatırıldı. Okuldan bir türlü bilgi alamayan velilere ikinci şok ise okul idaresinin, öğrencilere ait eşyaların tamamını birer koliye koyarak kargoyla göndermesi yaşattı. Bunun üzerine veliler okulu Milli Eğitim Bakanlığı'na şikayet etti. Veliler ayrıca okula manevi tazminat davası açmaya hazırlanıyor.

“KIZIM İÇİN BÜYÜK BİR ŞOK OLDU"

Okuldan çocuğu atılan bir veli yaşadıklarını ve neden şikayetçi olduklarını Demirören Haber Ajansı'na şöyle anlattı:

Adını vermek istemeyene bir veli, “Bu bizim için büyük bir şok oldu, kızım için büyük bir şok oldu. Okul yönetiminin vermiş olduğu bir karar sonucunda çocukların uzaktan eğitiminde mahrum kalıp öğretmenlerinden ve arkadaşlarından mahrum kalıp sadece evde bizim yaptıklarımızla geçirmekte oldukları bir döneme girdiler şu anda. Üzücü oldu. Bu durumda çözüm aramaktan daha çok veliler ve annelerin bu durumu öğrenip gönderecekleri eğitim kurumuyla ilgili önden bir bilgileri olsun diye ben böyle bir yola başvurdum. Benim eğitim kurumundan her hangi bir talebim veya isteğim yoktur. Biz bir açıklama bekledik. Bu açıklamayı alamadık. Alabileceğimizi de düşünmüyorum bu saatten sonra. Ama bu durumun bence bilinmesi gerektiği için böyle bir harekete kalkıştım." dedi.

"MAALESEF ÇOK ÜZÜNTÜ VERİCİ BİR DURUM"

Okuldan atılan 5 öğrencinin velisinin avukatı olan Hikmet Güngör, “Korona salgınından sonra uzaktan eğitim hizmetini okulların vermeye başlamasıyla, aralarında müvekkillerimin de olduğu veliler okula 'bu süreci nasıl beraber, güzel atlatabilir' diye düşüncelerini yazıp gönderiyorlar. Bu düşüncelerini yazarken gelecek sene için zam oranlarını yüzde 19 değil de TEFE-TÜFE oranında olmasını talep ediyorlar. Bir kısım kullanılmayacak malzemenin kendilerine iade edilmesini talep ediyor. Bunlar anaokulu öğrencisi oldukları için çalışmalarda kullanılan malzemeler var. Bir kısım da ücretlerinin iade edilmesi gerektiğini düşündüklerine dair bir mail atıyorlar. Bunu yaparken tüm sınıfta okuyan öğrencilerin velileri beraber gönderiyor. Emredici bir şey söylemiyorlar. Sadece 'biz böyle düşünüyoruz' diye bir mail atıyorlar. Ertesi gün uzaktan eğitim sistemini girmeye çalıştıklarında tüm sınıfın sistemden atıldığını görüyorlar. Okulda kayıt silindi, sisteme de giriş yapamıyorsunuz. Bunun akabinde 3-4 gün sonra da kargoyla çocukların tüm eşyalarını evlerine gönderiyorlar. Maalesef çok üzüntü verici bir durum" dedi.

Avukat Güngör, “Yapılan Milli Eğitim ve özel okullar mevzuatı açısından tamamen kanuna aykırı. Bir durum. Hem de anayasada eğitim hakkı var. Eğitim hakkına da tamamen aykırı bir durum teşkil ediyor. Bu yüzden veliler Milli Eğitim Bakanlığı'na ilçe müdürlüğü şikayet ettiler. Milli Eğitim Bakanlığı dönüş yaptı, okul hakkında soruşturma başlatıldı. Şu anda Milli Eğitim hem okul yönetiminin hem de velilerin konuyla ilgili ifadesini alacak. Biz de hazırlık yapıyoruz, manevi tazminat davası açacağız okula. Çünkü küçük çocuklar ve ailelerinin büyük bir mağduriyeti var. Zaten çocuklar dışarıya çıkamıyorlar. 11 tane öğrenci var, 11'inin de kayıtlarını siliyorlar. Sınıfı tamamen siliyorlar. Kesinlikle hiçbir haberleri yok, maile dönüş de yok. Zaten velilerin gönderdiği mailde emredici bir şey de yok. Özel okullar, anaokulu, ortaokul, lise, üniversite hepsi aynı kapsamda. Siz oraya kayıt yaptırdığınız zaman okul yönetimi asla ve asla sizi istediği gibi okuldan atamaz, istediği gibi kaydını silemez. Özellikle bu olayda yaşandığı gibi 'al paranı git' deme şansı yok. Öğrenci nereye gidecek, hangi okula gidecek, nasıl eğitimini tamamlayacak, bu çocuk üniversite sınavlarına hazırlanıyor olabilirdi. Disiplin kurulu kararı dışında okulun öğrenci ile ilişkisini kesme hakkı bulunmamaktadır" diye konuştu.

"UYUM SAĞLAMAKTA ZORLANABİLİR, ÖFKELENE BİLİR, AGRESİF OLABİLİR, ARKADAŞLARIYLA YENİNDEN İLETİŞİM KURMAKTA ZORLANABİLİR"

Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Psikolojik ve Danışmanlık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Engin Deniz, yaşananları çocukların psikoloji ve eğitim boyutu olarak değerlendirerek, “Burada ortaya çıkan sonuç, çocuklar ve çocukların gelişimi açısından baktığımızda, bu pandemi döneminde değerlendirdiğimizde ciddi anlamda çocuklarda kaygı yaratabilecek ve bazı rahatsızlıklar ortaya çıkarabilecek bir durum. Okul bu konuda bir tavır almadan önce, kendi psikolojik danışmanlarıyla, rehber öğretmenlerle konuşarak olayın en azından pedagojik boyutunu tartışması gerekirdi. Okul öncesi eğitimin çocuklara kazandırdığı bazı beceriler var, alışkanlıklar var. Okul öncesi dönem çocukların hem bedensel, hem zihinsel, duygusal sosyal gelişimleri açısından, hızlı gelişimlerin olduğu sihirli bir dönemdir. Bu dönemde çocuk pandemi nedeniyle zaten okuldan uzaklaştı, evde uzaktan eğitimle arkadaşlarıyla işbirliği, iletişim halindeyken bu defa bunun da engellenmiş olması çocukta ciddi anlamda kaygı yaratacaktır. Çünkü çocuk veliyle okul arasında yaşanan çatışmanın farkında olabilecek bilişsel olgunlukta değildir. Bu gelişimsel düzeyde olmadığı için çocuk bunun neden olduğunu anlamlandıramayacaktır. Anlamlandıramadığı için de bunu kendisinden bilecektir. Kendilik değeri açısından değerlendirildiğinde benlik saygısını da olumsuz etkileyecektir. Çünkü biz çocukların bırakın okuldan uzaklaştırılmasını, okul öncesi dönem çocuğu için hiç uygun pedagojik yaklaşım ve anlayış değil. Çocuğun sırasını, sınıfını değiştirirken bile çocuğa açıklamamız gerekiyor. Şimdi çocuğun okulunu değiştirmek durumunda kalacak aile. Çocuk arkadaşlarını, öğretmenini, çevresini özleyecek. Onlarla neden görüşemediği konusunda bir fikir geliştiremeyeceği içinde bu kaygılandıracak ve okula karşı da olumsuz tutum geliştirecek. Ondan sonra okula uyum sağlama sürecinde de olumsuzluklar yaşayabilir, uyum sağlamakta zorlanabilir, öfkelene bilir, agresif olabilir, arkadaşlarıyla yeninden iletişim kurmakta zorlanabilir. Bir defa eğitim hakkının elinden alınması gibi çok ciddi bir durum var ortada. Hukuki anlamda da yapılan hiç doğru değil çünkü eğitim hakkını elinden alamazsın. Veliyle yaşadığı çatışmayı okul, çocuğu okuldan atarak hele ki anaokulu çocuğunu.. Onların okula hazırlanması, bedensel, duygusal gelişimleri açısından çok fırsatların yaratıldığı bir dönemde okuldan uzaklaştırılması ve çocuğun bunu anlamlandıramaması benlik saygısını da olumsuz yönde etkileyecektir. Okulun böyle bir hakkı yok" şeklinde konuştu.

(DHA)

Diğer Haberler