Türk erkekleri size rol yapıyor

Rus turistlere tavsiyelerin bulunduğu makale yayımlandı.

Türk erkekleri size rol yapıyor

Rusya’nın başkenti Moskova merkezli haber ajansı Ria Novosti, Türkiye’yi ziyaret etmeyi düşünen Rus turistlere tavsiyelerin bulunduğu bir makale yayımladı.


Alyona Palazhchenko imzalı makalede, Türkiye’de aşkın her yerde bulunabileceğinin belirtildiği makalede mekanlara örnek olarak marketler, restoranlar ve plajlar gösteriliyor.


Makalede, turistlerin kaldığı otellerde otel personeli tarafından tacize uğrama ihtimalinin istatistiki olarak sıfıra yakın olduğu ifade edilirken olası taciz vakalarına karşı çeşitli tavsiyeler de veriliyor.


Bunlar arasında, otel müdürlüğüne şikayette bulunma, turist çağrı merkezi 179’u arama veya direkt olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’yla bağlantıya geçme tavsiyeleri bulunuyor.


Ancak makalede bakanlıktan bir şikayet gelmesi durumunda otellerin itibarlarını kazanmak için çabaladıkları, bu yüzden turistler için en iyi seçeneğin tesisi zor durumda bırakmamak için otel müdürüyle konuşmak olduğu ifade ediliyor.


Çeşitli başlıklar altında verilen tavsiyeler ise şu şekilde:

Türk erkekleri: Rus kadınların Türk erkeklerinden iltifatlar duyma ihtimali yüksek. İltifatların bazıları yalan olabildiği gibi, erkeklerin bir kısmı kaba veya kendini beğenmiş davranmak yerine nazik gibi davranmayı seçiyor.


Kavgalar:

Türklerle yanlış anlaşma ve tartışmaların kavgaya dönüşme ihtimali yüksek olduğu için turistlerin tartışmalardan uzak durmaları gerekiyor.

Saldırı veya kötü muameleye maruz kalınması durumunda ise 179 hattına başvurulabiliyor.


Ramazan:

Ramazan ayında özellikle turistik bölgelerde restoranlar hizmet vermeye devam ediyor. Ancak Ramazan’da sokaklarda sigara veya bira içilmemesi ve açık kıyafetler giyilmemesi saygı ve nezaket göstergesi olarak algılanıyor.


Fotoğraf:

Sokaklarda İslami şartlara göre giyinmiş kişilerin fotoğrafını çekmemeye dikkat etmek gerekiyor. Özellikle askeri tabelaların bulunduğu yerlerde fotoğraf çekmek sorunlara sebep oluyor.


Dil:

Türkler turistlerin kültürlerine ilgi duymasından memnun oldukları için, “merhaba”, “teşekkürler”, “çok güzel”, “evet”, “hayır” ve “hoşçakal” gibi kelimeleri Türkçe söylemek çeşitli sürprizler getirebiliyor. Örneğin restoranlarda Türk kültürüne ilgili turistlere indirimler uygulanabiliyor.


Atatürk:

Sıklıkla karşılaşılan Atatürk resimleri ve bayraklarla dalga geçmek Türkleri üzeceği için bu davranıştan kaçınmak önemli.


Alkol:

Rusların özellikle her şey dahil otellerde içki içmeyi abartmaması olası kavgaları ve suçları engelliyor.


Taksi:

Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Türk taksiciler de turistlerden fazla para almaya yatkın oluyor. Bu durumu engellemek için ise taksimetrenin artışlarına dikkat edilebilir. Taksicilerle kavga etmek sonuç vermeyeceği için plaka numarası 179’a bildirilebilir.


Her şey dahil oteller ve hijyen:

Türkiye’de her şey dahil otellerdeki yemek çeşitliliği yüzünden birçok Rus turist mide sorunları yaşıyor. Rus kültüründen uzak görünen yemeklere dikkatle yaklaşmak ve yemeyi abartmamak gerekiyor. Hijyen kurallarına da önem verilirken mekanlarda sık sık kolonya ikram ediliyor. Genellikle evlere girerken ayakkabılar çıkarılıyor.

Çocuklar: Çocukları sevmeleriyle bilinen Türkler turist çocuklarına çeşitli hediyeler verebiliyor.


Turizm öğrencilerinin ’turizm’ denildiğinde aklına ilk olarak yüzde 14.3 ile ’deniz-kum-güneş’ üçlüsünün geldiği, yüzde 13.4’ünün turizm kavramını tanımlamaya yöneldiği, yüzde 13.2’sinin ise turizmin istihdam etkisinden bahsettiği görüldü. Araştırmaya ilişkin bildiride, ’turizm’ denildiği zaman akıllara gelen ilginç yanıtlara örnekler de verildi. Buna göre, lisans düzeyinde turizm eğitimi alan öğrencilerin akıllarına ’turizm’ denilince sırayla şunlar geldi:

"28 metrelik bir yat, sosyal hayattan uzak bir yaşam, açılımını anlayamadığım tek kelime, paranla rezil olmak, nimetler arasında nimetsiz kalmak."


Turizm öğrencilerinin ’turist’ kavramı hakkındaki görüşlerinin alındığı bir başka anket sorusunda turizm öğrencilerinin ’turist’ denildiğinde aklına ilk olarak yüzde 25.2 ile ’turizmin gelir etkisi’ oldu. Ancak, bu soruya başka ilginç yanıtlar da verildi. ’Turist’ denildiği zaman akıllara gelen ilginç yanıtlardan birkaçı da şöyle:

"Parmak arası terlik, garson, fotoğraf makinesi, sırt çantası, müşteri daima haklıdır, çiçekli gömlek, halı, parayı verdim her şey benim."


’Antalya’ denildiği zaman akıllara gelen ilginç yanıtlar ise genellikle Antalya ile özdeşleşen kavramlar oldu.

Bu ilginç yanıtlardan bazıları şöyle: Yenigün Reçelleri, Deniz Baykal, plaka kodu, zenginlerin yeri, yağmur, muz, Antalyaspor, turist kazıklayan yerel halk ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Antalya ile ilgili sözü: Hiç şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir."


Bildirinin ’Sonuç’ kısmında, turizm öğrencilerinin, şimdiden sektörün birer paydaşı olmakla beraber, sektörde geleceğin yöneticisi konumunda olduklarına vurgu yapılarak, bu nedenle öğrencilerin, turizm ve turist kavramlarına ilişkin bugünkü algılamalarının, onların sektöre olan yakınlık ve farkındalıklarını ortaya koyacağı kaydedildi.


Araştırmaya katılan öğrencilerin eğitim gördükleri alanın turizm olmasına rağmen yüzde 13.5’inin turizm kavramına ve yüzde 11.7’sinin turist kavramına yanıt verecek bir kelime bulamadıklarının dikkat çekici olduğu vurgulanan bildiride, şu değerlendirmelere yer verildi:


"Ayrıca, ülkemizde turizmin lokomotifi olarak bilinen Antalya için yüzde 8.6’sının hiçbir şey belirtmediği; yüzde 48 gibi önemli bir kısmının da ’deniz-kum-güneş’ üçlüsünü ifade ettikleri görülmektedir.


Araştırmaya katılan öğrencilerin eğitim gördükleri alanın turizm olmasına rağmen yüzde 13.5’inin turizm kavramına ve yüzde 11.7’sinin turist kavramına yanıt verecek bir kelime bulamadıklarının dikkat çekici olduğu vurgulanan bildiride, şu değerlendirmelere yer verildi:


"Ayrıca, ülkemizde turizmin lokomotifi olarak bilinen Antalya için yüzde 8.6’sının hiçbir şey belirtmediği; yüzde 48 gibi önemli bir kısmının da ’deniz-kum-güneş’ üçlüsünü ifade ettikleri görülmektedir.


Diğer taraftan, öğrencilerin turizm, turist ve Antalya denildiğinde akıllarına ilk gelenin ekonomik etkenler olduğu da dikkat çekmektedir. Çalışma alanını turizm sektörü olarak belirlemiş olan lisans düzeyindeki öğrencilerin, turizm ve turist kavramına ilişkin farkındalıklarının diğerlerine oranla daha yüksek olması beklenmektedir.


Ancak yapılan araştırmada, beklenen sonucun elde edilmediği ve öğrencilerin açık uçlu sorulara sıradan ve özgün olmayan yanıtlar verdiği görülmektedir.


Sonuç olarak, turizm öğrencilerinin yerel halktan farklı bir bakış açısı geliştiremedikleri tespit edilmiştir."

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler