2019 Kuala Lumpur Zirvesi

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani: -"Katar ihtiyaç halindeki ülkelere, eğitim, fakirlikle mücadele ve kalkınma başlıklarında koşulsuz ekonomik yardım yapıyor" -"Adalet, çatışmaları sonlandıracak en önemli şartlardan birisidir. Çatışmaları, hakim güç aklıyla sonlandırmaya çalışan ülkelerin anlamadığı da bu"

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, ülkesinin ihtiyaç halindeki ülkelere "eğitim, fakirlikle mücadele ve kalkınma" başlıklarında koşulsuz ekonomik yardım yaptığını söyledi.

Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'da düzenlenen 2019 Kuala Lumpur Zirvesi'nde konuşan Şeyh Temim, İslam dünyasının, barış, güvenlik ve olgun yönetim konusunda tehditlerle karşı karşıya olduğunu belirterek, "İslam dünyasındaki bazı rejimler İslam kültürünü suistimal ederek dışlama, ayrıştırma, insan haklarını hiçe saymak gibi halkına karşı ihlallerde bulunuyor." ifadelerini kullandı.

Şeyh Temim, ülkesinin kalkınma planlarında beşeri ve toplumsal kalkınmaya özel bir önem verdiğinin altını çizerek, "Katar ihtiyaç halindeki ülkelere, eğitim, fakirlikle mücadele ve kalkınma başlıklarında koşulsuz ekonomik yardım yapıyor." dedi.

Şeyh Temim, dünyada yükselen popülist eğilimlerin "İslam'ı şiddetle bağdaştırmaya" çalıştığını, aşırıcılığın tüm dünyada var olduğunu "fakirlik, cahillik ve kültürel özgüven eksikliğinin" de aşırıcılığın temelini oluşturduğunu dile getirdi.

İslam dünyasının başarısının, farklılıkları değil ortak yönleri öne çıkaracak bir iş birliğiyle mümkün olduğunu aktaran Şeyh Temim, "Adalet, çatışmaları sonlandıracak en önemli şartlardan birisidir. Çatışmaları, hakim güç aklıyla sonlandırmaya çalışan ülkelerin anlamadığı da bu." diye konuştu.

Şeyh Temim, Katar devletinin Filistin davasında mazlumun yanında kalmaya devam edeceğini vurgularken, "Arap dünyası, Filistin davasında barış girişimini kabul etti ancak uluslararası meşruiyeti ve barışı kabul etmeyen taraf İsrail'di." dedi.

İslam dünyasında yaşanan başarısızlıklara ilişkin "dış müdaheleleri" suçlamanın yaygın olduğunu dile getiren Şeyh Temim, "Ancak, İslam coğrafyasında yaşanan başarısızlıklara ve yanlış tercihlere ilişkin sadece dış müdaheleleri sorumlu tutmak, tembellik ve siyasi yetersizliktir." diye konuştu.