HABER

31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü

TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut: - "Sigara endüstrisi hiçbir etik değeri olmayan, neredeyse mafyavari yöntemlerle çalışan, Afrika'da açlıkla mücadele eden milletleri bile hedefine koyan bir endüstri. Gençler, endüstrinin bu gerçek yüzünü gördüğü zaman antiemperyalist ve vatansever duygularla bu mücadelenin bir parçası oluyor" - DSÖ Türkiye Temsilciliği Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar ve Sağlıklı Yaşam Program Yöneticisi Prof. Dr. Toker Ergüder: - "Türkiye'de 2012 yılından sonra tütün endüstrisi taktik değiştirdi, tekrar yüzde 31'lere çıktı. Artışın en büyük sebebi yüzde 46 ile kadınlar. Türkiye'de kadınlarda ve 15-24 yaş grubunda sigara kullanımı artıyor. Özellikle genç kadınlarda sigara kullanım oranı artıyor"

TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanvekili, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut, sigara endüstrisinin hiçbir etik değeri olmayan, neredeyse mafyavari yöntemlerle çalışan ve Afrika'da açlıkla mücadele eden milletleri bile hedefine koyan bir endüstri olduğunu belirterek, "Gençler, endüstrinin bu gerçek yüzünü gördüğü zaman antiemperyalist ve vatansever duygularla bu mücadelenin bir parçası oluyor." dedi.

Tütün kullanımının kontrolü konusunda farkındalık oluşturulması amacıyla her yıl 31 Mayıs'ta kutlanan Dünya Tütünsüz Günü dolayısıyla Mecliste tören düzenlendi.

Komisyon Başkanvekili Durgut, buradaki konuşmasında, Dünya Sağlık Örgütünün her yıl 31 Mayıs'ı Dünya Tütünsüz Günü olarak kutladığını ve bu şekilde farkındalık yaratıldığını söyledi. Bu yıl ki temanın "akciğer sağlığı" olarak belirlendiğini belirten Durgut, sigaranın sadece akciğer kanserine değil birçok farklı hastalığa neden olduğuna dikkati çekti.

TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Sözcüsü Arife Polat Düzgün de sigaranın çok zararına dikkati çekerek, "Sigara ne yaşa ne cinse ne mesleğe ne de unvana bakıyor. Tek baktığı şey kullanım süreniz ve yılınız. İnşallah sigarasız bir dönem yaşamak dileğiyle." ifadelerini kullandı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkiye Temsilciliği Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar ve Sağlıklı Yaşam Program Yöneticisi Prof. Dr. Toker Ergüder, Türkiye'de son yıllarda sigara tüketiminin arttığını belirterek, "Ne yazık ki Türkiye çok sigara içilen bir ülke. Her 100 kişiden 30'u sigara içiyor. Son yıllarda kadınlarda ve 15-24 yaş grubunda sigara içme oranlarında çok fazla artış var. Her yıl ülkemizde 118 bin 500 kişi hayatını kaybediyor. 19 milyar lira da sigaranın neden olduğu hastalıklar ve iş gücü kayıplarından dolayı ekonomik kayıplar oluşuyor." şeklinde konuştu.

- "Sigara firmalarının karı 35 milyar dolar"

Etkinlikte daha sonra Durgut ve Ergüder, katılımcıların sorularını yanıtladı.

Tütün ve tütün ürünlerinin kullanımının nasıl azaltılabileceğine yönelik bir soruya karşılık Durgut, gençlerin sigaradan uzak tutulmasının, bu ürünlere yönelik yüksek vergi uygulaması, kapalı alanlarda sigara kullanımının yasaklanması ve gençlerin bu mücadelenin bir parçası olmasıyla mümkün olabileceğini söyledi.

Durgut, "Sigara endüstrisi maalesef normal bir endüstri gibi algılanıyor. Oysa ki sigara endüstrisi hiçbir etik değeri olmayan, neredeyse mafyavari yöntemlerle çalışan, Afrika'da açlıkla mücadele eden milletleri bile hedefine koyan bir endüstri. Gençler, endüstrinin bu gerçek yüzünü gördüğü zaman antiemperyalist ve vatansever duygularla bu mücadelenin bir parçası oluyor." diye konuştu.

Ergüder de tütün endüstrisinin dünyanın en karlı sektörlerinden biri olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu endüstrinin sigara satışları 700 milyar dolara yaklaşmış durumda. 35 milyar dolar da sigara firmalarının karları var. 2008 yılında Türkiye'de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir program başlatıldı. 2008-2012 yılları arasında tütün kullanımını yüzde 13-14 dolayında azalttı. Bunu yapabilen ender ülkelerden biriydi. Türkiye'de 2012 yılından sonra tütün endüstrisi taktik değiştirdi, tekrar yüzde 31'lere çıktı. Artışın en büyük sebebi yüzde 46 ile kadınlar. Türkiye'de kadınlarda ve 15-24 yaş grubunda sigara kullanımı artıyor. Gençlerin daha dikkatli olması lazım. Özellikle genç kadınlarda sigara kullanım oranı artıyor."

- "Sigarayı kökten yasaklayan ülkeler var"

Durgut, tütün satışının yasaklanıp yasaklanamayacağına yönelik bir soru üzerine, gençlerin tütünden korunmasına yönelik çalışmaları sıralayarak, "Sigaranın kapalı alanlarda içilmesinin yasaklanmasıyla pasif içicilikten koruyor, sigara içmeyi erteleyerek bırakmalarını sağlıyor, gençlerin özendirilmesini engelliyor. Sigara bırakma hizmetlerinin çok önemli rolü var. Bir de farkındalık ve eğitim önemli. En önemlisi sigaraya erişimin kısıtlanması. Bunun için de 18 yaş altına satışın, kanun da zaten yasak, yapılmaması gerekiyor." diye konuştu.

Prof. Dr. Ergüder, tütün kullanım oranının yüzde 10'lara kadar düşmesini müteakip bazı ülkelerde yasaklanacağını belirterek, şöyle devam etti:

"Finlandiya 2030, İsveç 2025, Türkmenistan 2025 yılında bu ülkelerde tütün üretilmesi, satışı ve içilmesi kökten yasaklanıyor. Singapur'da 2000 yılından sonra doğanlara tütün satışı ve sigara içmeleri yasaklandı ama maalesef Türkiye'de sigara içme oranı çok yüksek. Önce tütün kullanım oranının yüzde 10'lar civarına düşürüp sigara içmeyi yasaklıyorlar. Dünya Sağlık Örgütü, 2025'lerde pek çok ülkede tütün üretimi, satışı ve içimi yasaklanacak diye düşünüyor."

Komisyon Başkanvekili Durgut, sigaraya uygulanan vergilerin kaçakçılıkta artışa neden olup olmayacağına yönelik soru üzerine de bu vergilerin yüksek olmasının kaçakçılığı artıracağına yönelik söylemin, sigara endüstrisi tarafından üretilip gerçeği yansıtmadığını söyledi.

- Karbonmonoksit düzeyi ölçümü

Çeşitli üniversitelerin öğrencilerin ve sağlık uzmanlarının katıldığı etkinlik kapsamında kurulan stantlarda sigaranın sağlığa zararları konusunda broşür ve kitapçıklar dağıtıldı. Ayrıca katılımcılara "#SigarayaHayır", "Sağlığını seç tütün ürününü değil" yazılı tişörtler dağıtıldı.

Etkinliğe katılanlar, vücuttaki karbonmonoksit (CO) düzeyinin belirlenmesi amacıyla ölçüm yaptırdı. Bu ölçümlerde sigara içen ve pasif içici olanların aynı seviyede karbonmonoksit düzeyine sahip olması dikkati çekti.

Sigara içmeyen ve pasif olarak da sigara dumanına maruz kalmayan kişilerde ise bu düzey düşük çıktı.

Geri Dön