HABER

AKP'de Tayyip Erdoğan- Ahmet Davutoğlu krizi neden başladı, nasıl bu noktaya geldi?

AKP'de son MKYK ile başlayan kriz genel başkan seçimli olağanüstü kongre kararı ile sonuçlandı. Peki 'Reis-Hoca dostluğu' neden bu noktaya geldi? Ortak hafızayı tazelemenize yardımcı olalım.

AKP'de Tayyip Erdoğan- Ahmet Davutoğlu krizi neden başladı, nasıl bu noktaya geldi?

Diren Selimoğlu/Mynet Haber

Bilindiği gibi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 1 saat 40 dakika süren görüşmesinin ardından olağanüstü kongre kararı alınmıştı. Görüşme dünya medyasında da geniş yankı uyandırdı.

Geçen hafta gün yüzüne çıkan krizin mazisi bilindiği kadar kısa değil. İşte kısa bir 'neydik ne olduk' derlemesi.

2015'teki MKYK listesi

İlk 'çatlak' 12 Eylül 2015’te yapılan 5. Büyük Kongre’de Davutoğlu ile Erdoğan arasında MKYK’de yer alacak isimlerle ilgili anlaşmazlık çıktı. Şekil alacak MKYK listesi, görüş ayrılığına neden olmuş, anlaşmazlık Erdoğan’ın danışmanı Binali Yıldırım’ın kongrede genel başkanlığa aday olması ihtimaline kadar gitmişti. Yıldırım için imzalar bile toplanmış, ancak mutabakat sağlandıktan sonra Davutoğlu tek aday olarak kongreye gidebilmişti.

Yüze vuran 'anlaşmazlık' ifadesi

İkinci kriz ise seçimlere gidilirken Başbakan Davutoğlu’nun açıkladığı 'Şeffaflık Yasa Paketi’nde çıktı. Davutoğlu, mal bildirimi ve imar düzenlemelerini içeren 'Şeffaflık Paketi'ni açıklamıştı ancak bu paket Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı rahatsız etmişti. Erdoğan aynı dönemde yaptığı açıklamada paketi ‘zamansız ve gereksiz’ bulduğunu açıkladı. Bu açıklamanın ardından paket de rafa kalktı. Anlaşmazlık, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda 19 Ocak 2015’de yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında Başbakan Davutoğlu’nun yüzüne yansımıştı.

Hakan Fidan krizi

İki isim arasındaki üçüncü büyük kriz MİT Müsteşarı Hakan Fidan, 7 Haziran seçimlerinde milletvekili adaylığı ile gün yüzüne çıktı. Davutoğlu’nun ‘yanımda olmasını istiyorum’ dediği Fidan adaylık için görevinden ayrıldı. Fakat bu durum Erdoğan’ı rahatsız etti. Erdoğan ‘Bu istifa bilgim dışında oldu ve bunu onaylamıyorum” ifadelerinden sonra Fidan adaylıktan vazgeçip tekrar görevinin başına dönmek zorunda kaldı.

Tabii ki Dolmabaçe

Dışarıya yansıyan en ciddi krizlerden biri de Dolmabahçe’de HDP heyeti ve Hükümet yetkilileri ile yapılan ortak basın toplantısı oldu. Türkiye’nin büyük bir heyecanla takip ettiği toplantıdan iki gün sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan 'O görüntüyü tasvip etmem mümkün değil’ diyerek tepki gösterdi ve ‘mutabakat’ iddialarını yalanladı.

Çözüm süreci

İki isim arasındaki en derin krizlerden biri de ‘çözüm süreci’ konusundaydı. Başbakan Davutoğlu, 3 Nisan 2016’da “PKK, tüm silahlı unsurlarını Türkiye dışına çıkarıp ülke içinde tek bir silahlı unsur kalmazsa, 2013 Mayıs’ına dönülürse her şey konuşulabilir’’ açıklaması yaptı. Davutoğlu’nun bu sözlerinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan “Görüşülecek bir şey yok” ifadelerini kullanmıştı.

Akademisyenler ayrılığı

Krizin en görünür olduğu konulardan biri de ‘Barış Bildirisi’ isimli bildiriye imza atan akademisyenlerin tutuklanması konusu oldu. Davutoğlu fırsat bulduğu her anda ‘tutuksuz yargılamadan’ yana olduğunu açıklarken, Erdoğan, buna sert çıkmış ve “ne demek tutuksuz, suçlularsa tutuklu yargılanacaklar” demişti.

Ve geçen hafta: MYKY

İpleri koparan son olay ise geçtiğimiz hafta yapılan MKYK toplantısında yaşandı. Katar ziyaretindeyken MKYK üyeleri Davutoğlu’nun teşkilatlara atama yapma yetkisini elinden alan bir metni imzaya açtı. Katar’dan dönüşünde imza krizini öğrenen Davutoğlu, MKYK’ya girerek metne ilk imzayı attı.

Sosyal medyayı sarsan 'Pelikan Dosyası'

"Elimin tersiyle iterim"

Davutoğlu, partisinin grup toplantısındaki konuşmasında "Bir faninin terk etmeyeceği düşünülen her makamı elimin tersiyle iterim ama asla bu kutlu hareketteki hiçbir dava arkadaşımın kalbini kırmam." ifadelerini kullanmıştı.

"Muhtar sana söylüyorum Davutoğlu sen anla"

Dün muhtarlara seslenen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “Muhtar da olsanız, belediye başkanı da, bakan da, başbakan da, cumhurbaşkanı da olsanız kalbiniz ve zihniniz millete hizmet için çalışmalıdır. Türkiye bu dönemlerde tarihi adımlar atmıştır. Bunun yanında kendi ideolojileri, çıkarları için makamları işgal edenler mevcudu da heba etmiştir. Milletimiz her iki örneği de yaşadığı için notu isabetle vermektedir. Mahallesinde, köyünde yaşayanın gönlünü kazanamamış muhtarla milletinin güvenini kazanamamış cumhurbaşkanının durumu da aynıdır her ikisi de hüsrana uğramıştır. Önemli olan bulunduğunuz yere nasıl geldiğinizi ve hedeflerinizin ne olduğunu unutmamanız.” sözleri, Davutoğlu’na mesaj olarak yorumlandı.


Geri Dön