HABER

Deniz Harp Okulu, yeni eğitim öğretim yılı açılış töreni

İSTANBUL (AA) - Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, "Bugüne kadar DEAŞ terör örgütüyle mücadele çerçevesinde ve ona karşı kullanılmak üzere, o gerekçeyle Amerika tarafından PYD'ye bu silah yardımı yapıldığı hep ifade edildi. Şu anda DEAŞ terör örgütünün tehdidi de büyük oranda ortadan kalkmıştır. Eğer bu silahlar DEAŞ'la mücadele edilmesi için gönderiliyorsa artık o gerekçe ortadan kalkmıştır. Bundan sonra bu örgüte silah verilmesenin hiçbir izahı, gerekçesi kalmamıştır." dedi.

Canikli, Deniz Harp Okulu'nun 2017-2018 eğitim öğretim yılı açılış töreninde, öğrencilerin yüksek ahlaki değerlere, vatanseverlik duygusuna, milli, manevi, tarihi ve kültürel değerlere, demokratik bilince ve vatandaşlık sorumluluğuna sahip iyi birer birey olarak, bir kahraman olarak, bir komutan olarak, milletin bir ferdi olarak mezun olacaklarını anlattı.

"Elbette sorgulayacaksınız. Muhakemesiz olmaz ancak hiç kuşkusuz askeri hiyerarşinin de bilincinde olacaksınız" diyen Canikli, öğrencilerden attıkları her adımda, verdikleri her kararda akıl ve vicdanın sesine birlikte kulak vermelerini istedi.

Öğrencilerden akıl ve vicdan dengesini hiçbir zaman bozmamalarını isteyen Canikli, "Hiçbir zaman bir tanesi yoğun bir şekilde öne geçmeyecek. Birlikte yürüyecek. Hiçbir zaman bunlar birbirinden ayrılmayacak. Sadece milletin emrinde görev yapacaksınız. Aklınız, kalbiniz milletin emrinde olacak. Milletin ve milletin temsilcilerinin emrinde olacak. Biraz önce komutanlarımızın da ifade ettiği gibi maalesef çok kısa süre önce hain darbe kalkışması ve bu süreçte yaşananlar bize gösterdi ki bu bağlılığın çok diri bir şekilde, millete olan bağlılığın diri bir şekilde muhafıaza edilmesi, korunması gerekiyor. Bahriyeli, aklını, fikrini, kalbini milletin dışında, milletin temsilcileri dışında hiç kimseye yönlendiremez, hiç kimseye emanet edemez. Aklı da kalbi de sadece millet için ve millete karşı görev yapacak." diye konuştu.

Bu toprakların savunulması için çok iyi yetişmiş komutanlarla, teknolojinin son ürünü savunma sistemlerinin bir araya gelmesi gerektiğine işaret eden Canikli, şunları kaydetti:

"Bu olmadan da olmaz. Yine son 60-70 yılda, 80 yılda biz bunun acısını çok çektik. Özellikle kendi yerli milli imkanlarla toprakların savunulması için ihtiyacımız olan silah sistemlerini üretemediğimiz, geliştiremediğimiz için Türkiye, uluslararası arenada edilgen, başkasının kurduğu oyunlarda piyon olmaktan öteye geçemedi. Son 15-20 yılda Türkiye bu alanda kendi senaryosunu yazmaya, kendi politikalarını hayata geçirmeye ve oyun kurmaya başladı. Bu da tabii istediğimiz seviyede değil. Onun da farkındayız. Bu yeteneğin, sahip olduğumuz yerli imkanlarla sahip olduğumuz silah sistemleriyle çok yakın ilişkisi ve bağlantısı vardır. Bu güce sahip olduğumuz ölçüde sesimiz gür çıkar, uluslararası arenada. Söyleyecek sözümüz olur. Size karşı kurulan oyunlara karşı çıkma ve kendi oyununuzu sahneleme imkanı ortaya çıkar. Aksi halde, sadece edilgen olursunuz, sadece yönlendirilmek durumunda kalırsınız. O nedenle son yıllarda bu alanda çok önemli gelişmeler yaşandı ve yaşanmaya devam edilecek. Tabii alacak daha çok yolumuz var."

- Yerli savunma projeleri

Yerli savunma projelerinin tüm hızıyla devam ettiğini aktaran Canikli, "Yerli imkanlarla ürettiğimiz en büyük savaş gemimiz Bayraktar, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne temsil edildi. Sancaktar ise en kısa süre içerisinde ordumuzun hizmetine sunulacak. MİLGEM projesi kapsamında çalışmalarımız devam ediyor. İlk iki gemimiz Heybeliada ve Büyükada görevde. Bu projede üçüncü gemi olan Burgazada'yı geçen sene denize indirdik. Bu gemimiz 2018 yılında Türk Deniz Kuvvetleri için bütün donanımlarıyla birlikte hazır olacak. Milli gururumuz MİLGEM ada sınıfı korvetlerimizin dördüncü gemisi de 2020 yılında ordumuzun hizmetine sunulacak. Biliyorsunuz bu geminin adı da Kınalıada. Toplam 8 gemiden oluşan, tasarımları yerli olan MİLGEM projesinin beşinci gemisi İstanbul fırkateyninin ilk kaynağı da hamdolsun yapıldı. Bu fırkateyni, açık denizlerde, uzun menzilli ve olabildiği ölçüde yerli silahlarla donatıyoruz. Fırkateyni 3 buçuk yıl içinde tamamlayacağız." diye konuştu. Bu projelerle Türkiye'de ilk defa bugünün teknolojisine uygun, yüksek standartlara sahip, komplike bir su üstü harp gemisini dizayn ettiğini ve entegrasyonunu sağladığını aktaran Bakan Canikli, "Milli gemi inşa projeleri ile dağınık halde bulunan yerli ve milli bilgi ve tecrübe birikimini bir araya getiriyoruz. Çok sayıda yerli sanayi kuruluşumuz, üniversitelerimiz ve bilimsel kurumlarımızın da katkısıyla Türkiye'ye yerli harp gemisi tasarım ve inşa kabiliyeti büyük oranda kazandırmış durumdayız. Sevgili Harbiyeliler; Bu milli harp gemilerimizi sizler kullanacaksınız. Sizler küresel barış ve istikrarın korunması için iç ve dış her türlü denizde, okyanusta, her yerde, Türk bayrağını gururla taşıyacaksınız. Millete sadakat ve demokrasiye bağlılık sizlere güç veren rüzgarlar olacaktır. Milli ve manevi değerlerimiz sizlerin pusulası olacaktır. Şanlı tarihimiz ise sizlerin haritasıdır." ifadelerini kullandı.

Milli egemenliğe, bölünmez bütünlüğe ve demokratik değerlere karşı yapılan hain darbe girişiminin üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçtiğini hatırlatan Canikli, "Asker kılığına girmiş insan müsveddelerinin teşebbüs ettiği bu girişim, askerinden polisine, esnafından memuruna, gencinden yaşlısına tüm vatan sevdalıları tarafından püskürtülmüş, tüm dünyaya demokrasiye sahip çıkma dersi verilmiştir." dedi.

- ABD'nin PYD'ye silah yardımı Nurettin Canikli, Türkiye'ye yönelik hesabı olan herkesin 15 Temmuz'da yaşananları bir kez daha izlemesi gerektiğini kaydederek, şunları söyledi: "Hangi millete karşı, kimlere karşı böyle çalışmalar yaptığınızı görün ve nasıl bir tepkiyle, nasıl bir dirençle, nasıl bir kahramanlıkla karşı karşıya kaldığınızı göreceksiniz ama maalesef biz böyle diyoruz onlar da vazgeçmiyorlar. Bakın hala da bugün dahi yeni haberler var, müttefikimiz Amerika, Suriye'de PKK'nın, bölücü terör örgütünün tartışmasız bir şekilde kolu olan PYD'ye tırlarca silah ve mühimmat gönderiyor. Bugüne kadar DEAŞ terör örgütüyle mücadele çerçevesinde ve ona karşı kullanılmak üzere, o gerekçeyle Amerika tarafından PYD'ye bu silah yardımı yapıldığı hep ifade edildi. Şu anda DEAŞ terör örgütünün tehdidi de büyük oranda ortadan kalkmıştır. Eğer bu silahlar DEAŞ'la mücadele edilmesi için gönderiliyorsa artık o gerekçe ortadan kalkmıştır. Bundan sonra bu örgüte silah verilmesenin hiçbir izahı, gerekçesi kalmamıştır. Peki neden hala bu silah yardımlarını yapıyorsunuz? Bu silahların er veya geç Türkiye'ye döneceğini, Türkiye'ye yöneleceğini biz biliyoruz, farkındayız. Bunu silah yardımı yapan bu ülkelere de her vesileyle en üst seviyeden söylüyoruz, ikaz ediyoruz. Tabii sadece ikaz etmekle de kalmıyoruz ve kalmayacağız. Her zaman ifade etmeye çalıştığımız gibi bu toprakların savunulmasını hiçbir başka ülkenin, kişinin, grubun insafına terk edemeyiz ve eğer arazide varlığınızla olabildiğiniz ölçüde dikkate alınırsınız, söz sahibi olursunuz, masada oyuna dahil edilirsiniz. Aksi halde hiçbir esameniz okunmaz. Biz bunu son dönemlerde somut olarak yaşadık. Özellikle Fırat Kalkanı Harekatı sonucu elde edilen pozisyon, arazideki varlığımız bizde bu alanlarda daha fazla söz söyleme imkanı ortaya çıkardı. Benzeri başka operasyonlarının yapılmasının da önünü açtı."

- Gayrimeşru referandum Son günlerde Irak'ın kuzeyinde yaşanan hadiselere de değinen Canikli, bu hadiselerin dikkatlerini Suriye'den başka alanlara çevrilmesi gibi bir zaafiyeti ortaya çıkarmayacağını ifade etti. Canikli, "Amaçlardan biri de buysa, yani Kuzey Irak referandumuyla yapılan ve o sözde referandum diyelim, hukuk dışı, Irak Anayasası'na aykırı o referandumla sağlanmaya çalışılan amaçlardan bir tanesi Türkiye'nin dikkatinin Suriye'den çekilmesiyse, böyle bir ihtimal söz konusu olabilir ama hiçbir zaman Türkiye böyle bir oyuna gelmeyecektir, gereken hassasiyeti Kuzey Irak'taki gelişmelerle ilgili orada gösteriyoruz ama Suriye'de atılması gereken hangi adımlar varsa da atacağımız bu adımlar ve kararları, Kuzey Irak'taki gelişmelerde hiçbir şekilde olumsuz yönde etkilemeyecektir. Bunu da buradan açıklıkla ifade etmek istiyorum." diye konuştu.

- Harp okulları müfredatı 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra hükümet olarak da bir dizi seri önlemler almak zorunda kaldıklarını kaydeden Canikli, şöyle konuştu: "Aynı acıların bir daha yaşanmaması için, aynı teşebbüslerin bir daha ortaya çıkmaması için birçok alanda önemli yapısal reformlara gidildi, önemli kararlar alındı. Yeni üniversitemiz de bu çerçevede hayata geçti, Milli Savunma Üniversitesi kuruldu. Harp okullarımız, Milli Savunma Üniversitemize bağlandı. Özellikle Türk Silahlı Kuvvetlerindeki özel hassasiyetleri her türlü eğitim ve öğretim faaliyetinde dikkate alan bir müfredat hazırladı. Bir daha buna benzer acı tecrübeler yaşanmasın diye gereken her türlü tedbiri aldık ve hassasiyeti ve dikkati gösteriyoruz. Tarih bilinci ve sosyal yönü güçlendirilmiş, yabancı dil eğitimine ağırlık veren müfredatı tüm harp okullarımızda standart hale getirdik. Yeni program ilk defa bu eğitim ve öğretim döneminde uygulanacak. Burada yetişecek komutanlarımız, ülkesine, devletine, milletine, topraklarına, mili ve manevi değerlerine ve demokrasiye sadakatle ve büyük bir aşkla bağlı vatan sevdalıları olacaktır."

Milli Savunma Bakanı olarak Deniz Harp Okulundan beklentisinin her daim başarıyı hedefleyen, milli ve manevi değerlere bağlı ve sadık, yüce Türk milletinin hizmetinde, demokratik düzene bağlı, genç deniz subay adaylarını yetiştirmeye devam etmesi olduğunu kaydeden Canikli, bu yöndeki her türlü gayret için emeği geçenlere teşekkür etti.

Devletin bu amaç uğruna maddi-manevi her daim okulun yanınızda olacağını kaydeden Canikli, sözlerini, "Bu vatan toprağının bize özgürce devredilmesinde vesile olan, emeği geçen, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ebediyete intikal etmiş bütün şehitlerimizi buradan bir kez daha minnetle, şükranla anıyorum. Gazilerimize de hayırlı ömürler diliyorum. Başarılarınızın daim, pruvanızın neta, rüzgarlarınızın sakin olmasını temenni ediyorum." diye tamamladı.

(Bitti)

Geri Dön