Yıkama etiketlerini mutlaka okuyun.

Kıyafetlerin iç kısmında yer alan ve genellikle giyerken bizi rahatsız ettiği için hemen kesip attığımız o beyaz etiketler aslında kumaşın hayatta kalma rehberi sayılıyor. Her kumaşın lif yapısı farklılık gösteriyor; kimisi sadece kuru temizleme istiyor, kimisi ise yüksek ısıda hemen formunu kaybediyor. Bu yüzden o sembollerin ne anlama geldiğini öğrenmek, kıyafetinizi yanlış derecede yıkayıp bir beden küçültmekten ya da rengini soldurmaktan kurtaracak en temel adımı oluşturuyor.
Kıyafetleri ters çevirerek yıkayın.

Tişörtlerin üzerindeki o çok sevdiğin baskıların çatlamasını, koyu renkli pantolonlarının beyaz çizgilerle solmasını istemiyorsan, onları çamaşır makinesine her zaman ters çevirerek atmalısın. Sürtünme dış yüzeyde değil, içeride kalsın.
Hassas parçalar için çamaşır filesi kullanın.

Dantelli bluzlar, incecik ipek gömlekler, çoraplar ve sütyenler makine içinde diğer sert kumaşlarla döndükçe ciddi zarar görür. Özellikle pantolon fermuarları veya gömlek düğmeleri bu hassas dokulara takılarak kumaşın kaçmasına ya da yırtılmasına neden olabilir. Çamaşır filesi kullanmak, bu narin parçaların makine içinde güvenli bir koruma kalkanı arkasında, yıpranmadan yıkanmasını sağlar.
Su sıcaklığını 30 dereceye ayarlayın.

Toplumda genel olarak yerleşmiş olan "yüksek sıcaklık, daha iyi temizlik sağlar" algısı kıyafetlerin en büyük düşmanları arasında yer alıyor. Çok yoğun yağ veya çamur lekesi olmayan günlük kıyafetleri 40 ya da 60 derecede yıkamak kumaş liflerinin gevşemesine, sarkmasına ve renklerin hızla akmasına zemin hazırlıyor.
Trikoları sererek kurutun.

Yün kazaklar, hırkalar ve ağır triko parçalar yıkandıktan sonra ciddi miktarda su tutuyor ve ağırlaşıyor. Eğer bu parçaları ıslakken askıya asarak veya çamaşırlığa mandallayarak kurutmaya çalışırsanız, suyun ağırlığı yer çekimiyle birleşiyor ve kıyafetin aşağı doğru esnemesine yol açıyor. Sonuçta boyu uzamış, kolları sarkmış ve formu tamamen bozulmuş bir kazakla karşılaşmamak için trikoları her zaman düz bir zemine temiz bir havlu sererek kurutmanız önem taşıyor.
Fermuarları kapatıp düğmeleri açın.
Makineyi çalıştırmadan önce yapacağınız iki dakikalık bir kontrol, gardırobunuzun ömrünü kurtarabiliyor. Kotların ve ceketlerin fermuarlarını sonuna kadar kapatmanız gerekiyor çünkü açık kalan fermuar dişleri diğer giysilerin kumaşına takılıp onları sökebiliyor. Gömleklerin ise tam aksine düğmelerini açmalısınız; yıkama esnasındaki çalkalanma ve çekiştirme hareketi, düğmeleri kapalı olan gömleklerin düğme deliklerinin esnemesine yol açıyor.
Yumuşatıcı dozunu minimumda tutun.

Kıyafetlerin mis gibi kokması ve yumuşacık olması için göz kararı dökülen fazla yumuşatıcılar kumaşlara iyilikten çok zarar veriyor. Yumuşatıcılar, zamanla kumaş liflerinin üzerini ince bir kimyasal tabaka gibi kaplayarak kumaşın hava alma özelliğini yok ediyor.
Kumaş türüne uygun deterjan seçin.
Evdeki tüm çamaşırları tek bir standart deterjanla yıkamak pratik görünse de kıyafetlerin yapısını hızla yaşlandırıyor. Siyah ve koyu renkliler için üretilen deterjanlar renk pigmentlerini korurken, yünlü ve ipekliler için üretilen özel sıvı deterjanlar hassas liflerin sertleşmesini önlüyor. Doğru kumaşa doğru bakımı uygulamak, favori parçalarınızın rengini ve dokusunu yıllarca ilk günkü gibi canlı tutuyor.