HABER

Erdoğan'dan Barzani'ye sıcak mesaj: Türkiye yanında olacak

TürKiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 26’ncı dönem 3’üncü yasama yılı, bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmasıyla başladı. Erdoğan, "OHAL'e yönelik bir takım nitelemeler kabul edilebilir değil. Olağanüstü tehditlerde karşı karşıya olduğumuzu kim inkar edebilir" diye sordu. Erdoğan, "AB üyeliğine ihtiyacımız kalmadı" ifadelerini kullandı. Erdoğan, "Kuzey Irak yönetimi yanlıştan döndükten sonra Türkiye yanında olacaktır" sözleriyle Barzani'ye mesaj gönderdi.

Erdoğan'dan Barzani'ye sıcak mesaj: Türkiye yanında olacak

27 Temmuz’da tatile giren Meclis’in yeni yasama yılı açılış programı kapsamında TBMM Başkanı, Başkanlık Divanı üyeleri ve milletvekilleri, TBMM Atatürk Anıtı’na çelenk koyarak saygı duruşunda bulundu. TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın anıta çelenk koymasının ardından İstiklal Marşı okundu.

Törene Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, TBMM başkanvekilleri Ahmet Aydın ve Ayşe Nur Bahçekapılı, AK Parti Grup başkanvekilleri Naci Bostancı, Mustafa Elitaş, CHP Grup başkanvekilleri Özgür Özel, Levent Gök ve Engin Altay, MHP Grup başkanvekilleri Erkan Akçay ve Erhan Usta, TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, milletvekilleri ile TBMM bürokratları katıldı.

ERDOĞAN: ARTIK ÜLKEMİZ ÜZERİNDE KARANLIK EMELLER BESLEYENLERİN İŞİ ÇOK DAHA ZORDUR

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

15 Temmuz'da etten duvar ören vatandaşlarımız canını vermekten kaçınmamıştır. 15 Temmuz gibi felaketler ülkelerin birlikteliklerinin adeta test edildiği imtihanlardır. Biz devlet ve millet olarak bu imtihanı alnımızın akıyla verdik. Artık ülkemiz üzerinde karanlık emeller besleyenlerin işi çok daha zordur. Milletimiz oynanan oyunu görmüştür. 15 Temmuz artık bizim Malazgirt, İstanbul'un fethi, Dumlupınar gibi hepimizin ortak bir değeridir. Bu değere saygı duyan herkes milletimin gözünde yükselir. Bunu önemsizleştirmeye çalışan herkes de milletimizden hak ettiği cevabı alır. Darbenin doğrudan hedefi olan TBMM'deki partilerimizden çok daha fazla hassasiyet beklediğimi özellikle belirtmek istiyorum.

Türkiye 2019 seçimleri sonrası cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçecektir. Yasamanın yürütme organının tahakkümü altında olduğu gerekçesi böylece ortadan kalkmaktadır. Yasama yetkisi milletvekillerimizin uhdesinde bırakılıyor. Herhangi bir konuda yasa ile kararname çeliştiğinde geçerli olan yasa olacaktır. Yasamanın yürütme üzerindeki denetim yolları da açıktır. Hakimler Savcılar Kurulu'nun 13 üyesinden 7'si Meclis, 4'ü cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek. Yeni sistem güçler arasındaki ayrımı netleştirirken asıl kararı hep millete bırakıyor. Türkiye milli iradenin bu derece ön plana çıkarıldığı bir sisteme kavuşmuştur.

Uyum yasaları başta olmak üzere yeni sistemin hayata geçmesini sağlayacak düzenlemeler üzerinde derhal çalışılmaya başlanması gerekiyor. 2019'dan önce tüm bu hazırlıkları bitirmiş olmalıyız. Elimizdeki imkanı kapsamlı bir yönetim reformu haline dönüştürme fırsatını çok iyi değerlendirmeliyiz.

Her anlamda tarihi bir süreçten geçiyoruz. Bu karmaşık dönemde herkesin bir hesabı bir yol haritası vardır. Ülkemizi her alanda dünyanın en büyük 10 devletinden biri haline getirme hedefinden en küçük bir taviz vermedik. Bu yılın ilk yarısındaki ortalama büyümenin yüzde 5,1 olması izlediğimiz kararlı politikanın göstergesidir. Bu olumlu ivmenin her geçen ay artarak süreceği gözlenmektedir. Hükümetten beklentim kamu mali disiplininden taviz vermeden vatandaşın hayatını kolaylaştıracak tedbirlerin alınması.

OHAL'DEN ZARAR GÖREN OLMAMIŞTIR

FETÖ'nün devleti ele geçirmek için tüm kurumlar üzerinden yaptığı saldırıları milletimizle birlikte boşa çıkardık. Hiçbir siyasi ve kişisel çıkar terör örgütlerine destek anlamına gelecek bir söylemi mazur gösteremez. Yüksek yargı kurumlarından savcılara kadar tüm yargı sisteminin yıpratılması anlamına gelecek tutumları asla doğru bulmuyorum. OHAL'e yönelik bir takım nitelemeler kabul edilebilir değil. Olağanüstü tehditlerde karşı karşıya olduğumuzu kim inkar edebilir. Bugüne kadar terör örgütleri ve mensupları dışında OHAL'den zarar gören olmamıştır.

Sınırötesi operasyonlar, işbirliği ile adım adım ilerliyor. Astana uzlaşması ile İdlib bölgesinde güvenli alan oluşturmanın gayreti içindeyiz. Sınırlarımız içinde ve dışında terörle mücadeleye sonuna kadar devam edeceğiz.

KUZEY IRAK YÖNETİMİ YANLIŞTAN DÖNDÜKTEN SONRA TÜRKİYE YANINDA OLACAKTIR

Kuzey Irak yönetiminin yaptığı referandumun herhangi bir karşılığı yoktur. Kuzey Irak'ın adımının hayırlı sonucu olmaz. Fitne kuyusunun kazılmasına biz göz yumamayız. Bizim Türkmen kenti olduğunu bildiğimiz Kerkük üzerinden ülkemizin tehdit edilmesine asla tahammül edemeyiz. Bunun hesabını da sorarız. Kuzey Irak yönetimi eninde sonunda hüsrana uğramaya mahkumdur. Bu yanlıştan bir an önce dönüleceğini umuyoruz. Kuzey Irak yönetimi yanlıştan döndükten sonra Türkiye yanında olacaktır.

AB'DEN KESİN CEVAP ALANA KADAR DEVAM ETTİRECEĞİZ

AB sürecinde havlu atan vazgeçen taraf biz olmayacağız. AB bir atılım yapacaksa o da Türkiye'yi üye yaparak gerçek anlamda bir ekonomik kültürel genişleme hamlesini başlatmasıdır. Yapmazsa kendi yolumuzda ilerlemeye devam ederiz. TBMM'deki tüm partilerin iştirak ettiğini düşündüğümüz bu politikayı AB'den kesin cevap alana kadar devam ettireceğiz.

MECLİS BAŞKANI KAHRAMAN: AHTAPOTLAR ALIKOYAMAYACAK

TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın yaptığı konuşmadan satır başları şöyle: "Milletvekilleri donanımlı ve saygın kişilerdir. İçinde bulunduğumuz 26. dönemde 507 milletvekilimizin akademik kariyer yaptığını görmekteyiz. Ankara semalarında top sesleri yankılanırken tam bir cihat ruhu ile aylarca çalıştılar. Ülkemiz emperyalist güçlerin uşağı olan FETÖ eliyle darbe girişimine maruz kaldı. Darbenin önlenmesinin lideri halkımızı direnişe çağıran muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır. Mankurt kafalı FETÖ'cü teröristlere karşı ay yıldızlı bayrağımız altında birleşen necip milletimize tekrar teşekkür ediyorum. TBMM'nin açılışından günümüze kadar geçen 97 yıllık sürede 65 hükümet kurulmuştur. Bir hükümetin ömrü ortalama 1.5 yıl olabilmiştir. Ülkemiz bütün ekonomik ve sosyal atılımlarını uzun soluklu hükümetler döneminde gerçekleştirdi. İçinde bulunduğumuz bina TBMM'nin 3. binasıdır. Temeli 26 Ekim 1938'de atılmıştır. Bu dönemde meclisimizi yüklü bir dönem beklemektedir. Ahtapotlar güçlü Türkiye yürüyüşümüzden bizi alıkoyamayacaklardır.

HDP’DEN ALTERNATİF AÇILIŞ

HDP, TBMM’de bugün düzenlenecek törene, özel oturum ve resepsiyona katılmayacak. HDP’li bütün milletvekilleri, eş Genel Başkan Selahattin Demirtaş’ın 4 Kasım 2016 tarihinden bu yana tutuklu olduğu Edirne Cezaevi önünde alternatif yasama yılı açılışı yapacak.

Tutuklu milletvekilleri nedeniyle TBMM’nin 26’ncı dönem 3’üncü yasama yılının “ayıplı” başladığını belirten CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, “Tutuklu milletvekilleri parlamenter demokraside kabul edilebilir değil ama her şeye rağmen parlamento vardır ve ayaktadır. Demokrasimizin geleceğine olan inancımızı güçlendirmektedir. Anamuhalefet partisi olarak ülke menfaatine gelecek her tasarıya yapıcı katkı sunarken, ülke menfaatine olmayan tasarılara ise şiddetle karşı çıkacağız. Bize göre yeni yasama yılında 23 kanun hükmünde kararnamenin zaman geçirilmeden genel kurula indirilmesi gerekiyor” dedi. Anayasa değişikliğine uyum çerçevesinde getirilecek yasalar konusunda ise Altay, “Çoğunluk partisinin muhalefetle uzlaşma anlayışı varsa oturulur, konuşulur ve anlaşılır. Aksi durumda uyum yasalarının muhalefetle anlaşmadan çıkması imkânsız” diye konuştu.

Geri Dön