İstanbul'un doğal parfümü mor salkımlar

Erguvan İstanbul Gönüllüleri Başkanı Hüseyin Emiroğlu: - "İstanbul ve çevresi endemik bitkiler açısından da çok zengindir. Anadolu, dünyanın endemik bitkiler bakımdan en zengin coğrafyasıdır ve İstanbul bu kapsamda en zengin bitki örtüsüne sahip şehirlerden biridir" - "Mor salkımının en az 50 veya 100 yıllık bir geçmişi var. Mor salkım olmak üzere bütün endemik bitki türlerimiz ve ağaçlarımız çok önemlidir" - "Mor salkımların muhteşem bir kokusu vardır, mor salkımlar için İstanbul'un 'doğal parfümüdür' de diyebiliriz. Ayrıca mor salkımlar, renk olarak çok güzeldir"

İSTANBUL (AA) - AYŞE BÜŞRA ERKEÇ - ELİF KÜÇÜK - Pek çok şaire, yazara ilham veren, doğanın eşsiz güzelliklerinden mor salkımlar, bugünlerde Eyüpsultan, Üsküdar ve Boğaziçi olmak üzere İstanbul'un birçok yerinde görsel şölen sunuyor.

Erguvan İstanbul Gönüllüleri Başkanı Hüseyin Emiroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul ve çevresinin bulunduğu bölgenin ekolojik şartlarından dolayı yalnızca belirli bölgede yetişebilen, dünyanın başka yerinde yetişme ihtimali olmayan ve yöreye özgü oluşan endemik bitki türü açıcından çok zengin olduğunu belirterek, endemik bitki türlerinin değerinin bilinmesi gerektiğini söyledi.

Uzun yıllardır, erguvan ağaçlarıyla yaptığı çalışmalar kapsamında mor salkımları da incelediğini dile getiren Emiroğlu, "İstanbul ve çevresi endemik bitkiler açısından da çok zengindir. Anadolu, dünyanın endemik bitkiler bakımdan en zengin coğrafyasıdır ve İstanbul bu kapsamda en zengin bitki örtüsüne sahip şehirlerden biridir." dedi.

Emiroğlu, çiçeklerle dolu bir çevrenin ruha da iyi geleceğini anlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İstanbul demek tabiat demektir. Herkesin iddia ettiği gibi ben İstanbul'un yeşilinin azaldığı kanaatinde değilim. Aksine ben diyorum ki İstanbul'un yeşili arttı. Çünkü İstanbul halkının refahı, ekonomik imkanları arttı, bu durumda da insanlar çevrenin güzelliği için daha çok yatırım yapmaya başladı. Eski İstanbul fotoğraflarına bakınız Boğaziçi bomboş yamaçlar halindedir. Şimdi peyzaj çalışmaları var ve çok güzel manzaralar da oluşmaya başladı. Yüzyıllardır dikilen bitkiler ağaçlarla şimdi İstanbul muhteşem doğa görsellerine ve manzaralara sahip. Bu peyzaj meselesinde İstanbul, erguvan ağaçlarına olduğu gibi mor salkımlara da yeniden sahip çıktı."

- "Mor salkımın, en az 50 veya 100 yıllık bir geçmişi var"

Eski Üsküdar Belediye Başkanı Mehmet Çakır ile yıllar önceki bir anısını paylaşan Emiroğlu, "Rahmetli Üsküdar Belediye Başkanı Mehmet Çakır Bey bir sohbetimiz esnasında, 'Üsküdar'da biz de bir şeye sahip çıkalım' demişti. Ben de Üsküdar için mor salkımı projesini teklif etmiştim ve Üsküdar mor salkıma sahip çıkmıştı." diye konuştu.

Emiroğlu, mor salkımın, bir sarmaşık türü olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Mor salkımların büyüyebilmesi için bir yere tutunması lazım. Mor salkımlar, binaların cephelerine tırmanan bitki türleridir. Mesela Göztepe'de 9 katlı binanın tüm cephesini kaplayan bir mor salkımı ben gözlerimle gördüm, fakat ziyaret etmek için gittiğimde bina yıkılmıştı. İstanbul'un değişik yerlerinde böyle ağaçlar görebilirsiniz ve bitkilerimizin kıymetini bilmek lazım çünkü bu tür ağaçlar 1-2 yılda yetişen ağaçlar değildir. Mesela Fethi Paşa Korusu'nun bu güzel mor salkımının, en az 50 veya 100 yıllık bir geçmişi var. Mor salkım olmak üzere bütün endemik bitki türlerimiz ve ağaçlarımız çok önemlidir. Eski Belediye Başkanı Mehmet Çakır Bey zamanında başlayan mor salkım çalışmaları kapsamında her sene olduğu gibi bu sene de Mor Salkım Şenlikleri etkinliği yaptı. Üsküdar Millet Bahçesi'nde '2019 Mor Salkım Dikim Töreni'ni birlikte yaptık."

- "Peyzaj için yapılan her türlü masraf, fuzuli değildir"

İstanbullulara, apartmanların çitlerine, duvarlara, binaların çevresine mor salkım dikmeleri önerisinde bulunan Emiroğlu, "Mor salkımların muhteşem bir kokusu vardır, mor salkımlar için İstanbul'un 'doğal parfümüdür' de diyebiliriz. Ayrıca mor salkımlar, renk olarak çok güzeldir. Bütün yaz boyunca yeşili de renk olarak yine bu ağacımızda görürsünüz." şeklinde konuştu.

Hüseyin Emiroğlu, mor salkım zamanıyla erguvan zamanının aynı döneme rastladığını ve İstanbul'un ağaçlarının peş peşe çiçek açtığını aktararak, "İstanbul'da ilk çiçek açan ağaç mimozadır. Adalar'ı ziyaret edenlerin bildiği gibi, Boğaz'da da birçok yerde çok güzel mimozalar bulunur. Mimoza ağaçları özellikle Bebek'te çoktur." dedi.

Güzel çiçeklerin insana ilham verdiğini vurgulayan Emiroğlu, mor salkımlarla ilgili şarkılar bestelendiğini dile getirerek, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Doğadaki tüm çiçekler aynıdır, insana yaşama sevinci verir. İstanbul'da lale mevsiminde gerçekleşen lale etkinlikleri yapıldığında bazı insanlar, 'Bu kadar para niye harcanıyor, niye laleler dikiliyor?' diyor. Fakat İstanbul'a gelen her yabancı, İstanbul'dan kendi memleketine dönerken yanında ne götürüyor? Bence iki şey götürüyor, birincisi gördüğü güzel görseller, renkler, tabiat, müzeler ve saire ikincisi de damağında kalan güzel yemeklerin lezzetini götürüyor. İnsanlar teknoloji çağında bol bol da fotoğraf ve video götürüyorlar ve bunları yayınlıyor. Onun için İstanbul'un güzelliğini sağlayan, peyzaj için yapılan her türlü masraf bence gelen turistlerin yaptıkları harcamalarıyla misliyle geri dönüyor, bunun için doğaya yapılan masraf fuzuli değildir."