Kadın vekillerden Erdoğan'a "doğurun" tepkisi

Kadın vekillerden Erdoğan'a "doğurun" tepkisi

ANKARA(ANKA)- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Uşak'ta 8 Mart Kadınlar Günü konulu bir toplantıda kadınlara "en az 3 çocuk doğurun" şeklindeki tavsiyesi, muhalefet partilerine mensup kadın milletvekillerinin tepkisine yol açtı. Erdoğan'ın sözlerini "talihsiz" olarak değerlendiren kadın milletvekilleri, Başbakan'ın önce eğitim, sağlık ve istihdam sorununu çözmesi ondan sonra kadınlara tavsiyede bulunması gerektiğini söylediler. CHP Ankara Milletvekili Nesrin Baytok ise "müjde bir Erbakan'ımız daha oldu" dedi.

Başbakan Erdoğan'ın Dünya Kadınlar Günü'nde kadınlara en az 3 çocuk doğurmalarını tavsiye etmesi, muhalefet partilerine mensup kadın milletvekillerinin tepkisine neden oldu. ANKA'ya konuşan kadın milletvekilleri Erdoğan'ın sözlerini şöyle değerlendirdi:

CHP Ankara Milletvekili Nesrin Baytok : Başbakan giderek Erbakanlaşıyor. Tamam kadınlar en az 3 tane doğursun ama Başbakan önce şu soruya cevap versin, bu çocuklara anne babaları nasıl aş, iş verecek, nasıl gelecek sağlayacak. Başbakan'ın ‘en az 3 tane doğurun' derken bu sorunun da yanıtını vermesi lazım. Adaletli bir gelir dağılımını sağlayabilirseniz, işsizlik sorununu, eğitim ve sağlık sorunlarını çözebilirseniz, genç nüfus önemli.

Ama bu sorunları çözemediğiniz durumda, aileler dünyaya getirdikleri çocukları cami avlusuna, karakol önüne bırakmak durumunda kalır. Başbakan bıraksın, aileler kaç çocuk dünyaya getireceklerine kendileri karar versin, başbakan da eğitim, sağlık ve istihdam sorunlarını nasıl çözeceğini düşünsün. Bu sözler karşısında ben sadece müjde bir Erbakan'ımız daha oldu diyebiliyorum.

BU SÖZ BÜYÜK TALİHSİZLİK

CHP Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur: Başbakanın söylemini doğru bulmuyorum. 1994 yılında imzalanan Kahire Nüfus Konferansı'na göre kadına hiç kimse şu kadar çocuk doğur ya da doğurma diyemez. Kaldı ki kadın sağlığı açısından bakıldığında da bir kadın en fazla 4 çocuk doğurmalıdır, doğumlar arasında da en az 2 yıl olmalıdır. Günümüzde ülke nüfusunun yarısı 25 yaş altı. Eğitim ve istihdam sorunları ortada. İstihdam ve eğitim sorununu çözmeden çocuğu dünyaya getirmek, bunu teşvik etmek büyük yanlış.

Keşke herkes Başbakan gibi şanslı olabilse. Ancak her simit satan başbakan olamıyor ya da refah düzeyini yükseltemiyor. Ben böyle bir sözün Başbakan tarafından söylenmiş olmasını büyük talihsizlik olarak görüyorum. Bu konudaki karar ailelere bırakılmalı, aileler de bakabilecekleri, gelecek sağlayabilecekleri kadar çocuk doğurmalı.

CHP İstanbul Milletvekili Fatma Nur Serter: AKP ve AKP yandaşı görüşlerin kadına bakışı bu. Bugüne kadar nüfus artışını teşvik eden bir politika izlediler, bu politikayı da sürdürüyorlar. Çok çocuk sahibi olan kadın eve hapsolur, ev kadını olur. AKP de bu politikalarla hem kadını eve hapsetmek istiyor hem de nüfus artışını teşvik ediyor.

BU ZİHNİYET KADINI DOĞURAN VARLIK OLARAK GÖRÜYOR

CHP İstanbul Milletvekili Necla Arat: Nüfus planlamasının bir ülke için ne kadar önemli olduğunu bir başbakanın bilmesi gerekir. Aile planlaması kişisel iradeyle bağlantılıdır. Kadına en az 3 çocuk doğur demek, ‘kutsal anneler' mantığının ürünüdür. Kadın hakları son sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası ile önemli ölçüde budanmışken, genç nüfusun işsizlik ve eğitim sorunları ortada iken, bebek ve anne ölümleri ortada iken bütün bu sorunları çözmeden çocuk doğurun demek büyük yanlıştır.

İnsanlar çocuğuna, kocasına iş istiyor, aş istiyor. En büyük şikayetleri yoksulluk ve açlık. Tablo bu iken başbakanın kesinlikle böyle bir söylemi benimsememesi lazım. Ancak Başbakan, belediye başkanlığı döneminde de yaptı aynı şeyi; çok çocuklulardan su parası almayacak dedi. Dolayısıyla zaten böyle bir zihniyeti var, bu zihniyet de kadını doğuran bir varlık olarak görüyor. Ne kadar maskelemeye çalışırlarsa çalışsınlar bir yerde patlak veriyor.

BU SÖZ YANLIŞ

MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal: Başbakan'ın kendi görüşü, ancak 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde söylenecek çok şey varken böyle bir sözü söylemek yanlış. Başbakan önce istihdam meselesini nasıl çözecek, nasıl bir program uygulayacak, eğitimdeki sorunlar konusunda ne yapacak, bunları konuşsun. Gençlerin gelecek korkusu yaşamaması lazım, Başbakan gençlerin bu korkusuna nasıl bir çözüm üretecek, ekonomiyi nasıl düzeltecek, tam bağımsız Türkiye'yi nasıl sağlayacak, bunları konuşsun. Başbakan önce çocukların, gençlerin geleceğini teminat altına alsın, ondan sonra konuşsun, insanlara en az üç çocuk doğurmaları tavsiyesinde bulunsun.