HABER

Kendine "baba" sevgilisine "abla" dedirten savcıya şok

ANKARA(ANKA) - Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kendisine ‘baba' gayri resmi ilişki yaşadığı iddia edilen sevgilisine de ‘abla' dedirten Üsküdar eski Cumhuriyet Savcısı H.H.G. hakkında "görevde yetkiyi kötüye kullanmak" suçunu işlediği iddiasıyla verilen beraat kararının bozulmasına hükmetti.

Üsküdar Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde, hakkında daha önce gaspa azmettirmekten ve çete üyesi olmak gibi suçlardan dava açılan Y.A.ile yakın ilişki kuran savcı H.H.G. "Ben burada durduğum müddetçe sana bir şey olmaz. İstanbul sınırlarında ne yaparsan yap, gideceğin yere kadar git, arkandayım" diyerek kendisine güven duyulmasını söylediği iddia edildi. Savcı hakkında açılan davanın iddianamesinde; Y.A. adına 100 bin dolarlık senedi H.T. den sadece protesto bedelini ödeyerek bizzat aldığı, Y.A. nın zabıta, savcılık ve mahkeme safhasında işlerini takip ettiği, raporlu olduğu halde pijamalı olarak jandarma karokoluna gelerek bir suçtan nezarete alınan bu kişi ile görüştüğü ve aracılıkta bulunduğu, bu kişi tutuklanınca cezaevine iki kez ziyaretine gittiği, tüm bu işlerin karşılığı olarak Savcı H.H.G. nin gayri meşru olarak yaşadığı Z.H.N. nin beyanına göre 35 bin YTL parayı nakit çek, fatura ve kredi kartı ödemesi olarak vermeye mecbur bıraktığı belirtildi.

-DAİRE, OYÇOKLUĞUYLA ‘BERAAT' DEDİ

Savcı H.H.G. hakkında açılan davaya Yargıtay 4. Ceza Dairesi baktı. Daire, savcının beraatine karar vererek şu görüşleri dile getirdi:
"Yakınan Y.A. sanık savcının kendisine hukuki konularda umduğu gibi yardımcı olmasına, yönlendirip bilgilendirmesine, gerek duyduğu her türlü kolaylığı sağlamasına karşılık olarak bilerek ve isteyerek hiçbir baskı ve ikna olmaksızın kendi hür iradesi ile ona maddi çıkar sağladığı ve sık sık ziyafetler verdiği, dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, sanığın eylemlerinin ikna ve icbar boyutlarına ulaşmadığı, katılan Y.A. ve tanık H.T.' nin bir yanılgısı söz konusu olmadığı gibi, sanığın bu kişilerle ilgili olarak yapması gereken veya yaptığı bir işin olmaması nedenleriyle 765 ve 5237 sayılı yasalarda öngörülen irtikap ve görevde yetkiyi kötüye kullanma suçları oluşmadığından sanığın oyçokluğuyla beraatine karar verilmiştir"

-BİR ÜYE, MAHKUMİYET İSTEDİ

Karara muhalif kalan daire üyesi, karşı oy yazısında şu görüşleri dile getirdi:
"Sanık, gerek yakınandan aldığı paraları ve gerekse H.T. den aldığı senedi Cumhuriyet Savcısı görevinin ona sağladığı yetkiyi kötüye kullanarak sağlamıştır. Aksi takdirde onların bunu yapması olanaksızdır. Çünkü, yakınan, Cumhuriyet Savcısının hakkında açtığı davayı ve onun yetkilerini gayet iyi bilmektedir. Bu nedenle kendisi lehine işlem yapılmasını sağlamak için sık sık açılan davanın sonucunu sormakta ve sanık da bunun bilincinde olarak her istedikçe bu görevini kötüye kullanmasının karşılığı olarak ondan haksız kazanç sağlamaktadır. Sanık, aynı kasıt altında suçu birden fazla işlediğinden teselsül unsuru da gerçekleşmiştir. Bu nedenle sanığın TCK'nun 240 ve 80. maddeleriyle cezalandırılması gerektiği görüşü ile karşı oy kullanılmıştır"

-BERAAT BOZULDU

Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin verdiği beraat kararına Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekili itiraz edince dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na geldi. Genel Kurul, Daire'nin kararının bozulmasına ve mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine karar verdi. Savcı hakkındaki dosya yeniden Yargıtay 4. Ceza Dairesi'ne gönderilecek.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön