Evde misafir ağırlarken kahve yanına koyduğunuz lokmalık tatlılar ya da çayla birlikte servis ettiğiniz tuzlu atıştırmalıklar, sadece lezzetiyle değil sunumuyla da görsel bir şölen yaratabilir. Bu sunum fikirlerini evde deneyerek misafirlerinizin hem gözüne hem damağına hitap eden tarifler hazırlayabilirsiniz. İşte sizler için derlediğiniz en estetik ve yaratıcı sunum fikirleri!
1. Yiyecekleri katmanlayarak dizin.
Hazırladığınız yiyecekleri yan yana dizmek yerine katmanlı şekilde yerleştirmek, tüm sunumu daha sofistike ve estetik hale getirir. Özellikle ana yemek sunumlarına çok yakışan bu teknikle kendi şef masanızı kurabilirsiniz. Örneğin; patates püresi, haşlanmış sebze ve kırmızı et gibi yiyecekleri yan yana değil de üst üste yerleştirir ve boş kalan kısma biraz sebze suyu dökerseniz, adeta evde kendi fine-dining atmosferinizi kurarsınız.

2. Her grup yiyeceği eşit boyutlarda kesin.

Sunum sırasında doğru kesim tekniğini kullanmak, tüm tariflere profesyonel bir dokunuş katar. Özellikle her grup malzemeyi eşit büyüklükte ve incelikte keserseniz, oldukça düzgün görünümlü tabaklar hazırlamanız kaçınılmaz olur. Bunun için hazırlık aşamasına odaklanmanız ve havuç, salatalık, peynir gibi malzemelerin her birini simetrik kesmeniz gerekir. Ardından tabağa ekleyeceğiniz her yeni detay çok daha düzenli ve ardışık görünmüş olur.
3. Doğal süsleme malzemeleri kullanın.

Tabaklarınıza şık bir dokunuş yapmak istediğinizde, tercihinizi her zaman doğal malzemelerden yana kullanın. Yenilebilir çiçekler, fesleğen gibi taze otlar ve rendelenmiş portakal kabuğu gibi malzemeler hem tarife aroma katar hem de doğal bir güzellik kazandırır.
4. Yükseklik ve boyut katın.

Hazırladığınız tüm yiyecekleri tabaklara dümdüz yerleştirmek, onları olduğundan daha az çekici gösterir. Onlara yükseklik ve boyut katmak ise sofrayı çok daha cazip hale getirir. Salatayı tabağa yaymak yerine koni biçiminde yerleştirir en üste kraker ya da peynir eklerseniz, tabağın merkezinde göz alıcı bir çekim yaratmış olursunuz.
5. Tabakları tepeleme doldurmayın.

Sunum tabaklarının güzel görünmesi için her zaman boşluksuz doldurulması gerekmez. Aksine minimal ve modern bir yaklaşım benimsemek, çok daha şık sonuçlar elde etmenizi sağlar. Ana yemeği merkeze yerleştirmek ve geri kalan boşlukları sos ya da garnitür ile süslemek, tüm tabağı kapatan bir sunuma kıyasla fazlasıyla güzel görünür.
6. Sos ve salçalarla zenginleştirin.

Her sunum tabağı, kenarına koyulan ya da üzerine dökülen soslarla çok daha lezzetli hale gelir. Hazırladığınız tatlarla uyumlu soslara ister tabağa çizerek isterseniz de sos kaselerine bölerek görsel bir zarafet oluşturabilirsiniz. Örneğin; sosları farklı kalıplara pay edebilir, doğrudan tabağa damla damla koyabilir ya da tabakta desen oluşturmayı deneyebilirsiniz. Hatta sosu tabağa döktükten sonra ortasına bastırıp bir tarafa süpürebilir ve şef elinden çıkmış gibi görünen menüler hazırlayabilirsiniz.
7. Tek bir servis takımı kullanmayın.

Misafirlere servis ettiğiniz tüm yemekleri aynı takımla sunma fikrini rafa kaldırın. Çünkü sofistike ve elegan sunumların çoğu, tekil bir düzenden çok farklılıkların uyumunu yansıtır. Bunun için birbirinden farklı ama birbiriyle uyum içinde olan parçaları bir arada kullanabilirsiniz. Örneğin; soğuk çorbaları kaselere değil de kahve yanı su bardaklarına alabilir, modern takımınızın yanından vintage bardaklar kullanabilir ve tüm kuralları yıkan sofralar hazırlayabilirsiniz. Burada önemli olan, yeniliklere açık olmak ama bu esnada genel uyumu gözetmeyi de unutmamaktır.
8. Renk uyumuna özen gösterin.

Uyum demişken renk uyumundan söz etmemek olmaz. Çünkü sofrada kurduğunuz o harika ve özenli düzen, sadece renk uyumsuzluğu sebebiyle istediğiniz kadar dikkat çekmeyebilir. Yemekleri, renkleriyle kontrast oluşturan tabaklara koyduğunuzda tüm dikkati ve odağı tek bir merkezde toparlamış olursunuz. Tabakta farklı malzemeler olduğunda ise bu malzemeleri renk uyumuna göre dizerseniz görsel karmaşayı önlersiniz. Örneğin; beyaz et için siyah renkli bir tabak seçebilir, yanına koyacağınız sebzeler ve garnitürle de sofraya hareket katabilirsiniz.
9. Lokmalık tarifler hazırlayın.

Başlangıç, meze ve atıştırmalık sunumlarındaki altın detay, bu tariflerin tek lokmada tüketilebilir olmasıdır. Bu nedenle kesim aşamasından itibaren hazırladığınız her bir parçayı tek bir lokma olarak düşünmeniz gerekir. Kürdana batırılmış domates ve peynir şişleri, bebek marul üzerine yerleştirilen püreler ya da Asya kaşıklarına koyulan guacamole soslar, misafirlerinizi büyülemek için yeter de artar bile.
10. Botanik buz küpleri hazırlayın.

Servis edeceğiniz soğuk içecek bardaklarını sıradan buz küpleriyle doldurmak yerine adeta çiçek bahçesinden çıkmış gibi görünen buz küpleriyle daha iştah açıcı hale getirebilirsiniz. Çilekler, portakal kabukları, nane yaprakları ve nar taneleri gibi çeşit çeşit malzeme ile hazırlayacağınız bu küpler, bazen o kadar harika görünür ki tüm sofranın en dikkat çeken parçasına dönüşür. Üstelik eridikçe de içeceğin lezzetine lezzet katar.
11. Kişiselleştirilmiş detaylar ekleyin.

Bir sofraya genel kalıpların dışına çıkan, sıcacık bir detay eklemek isterseniz, içinizden gelen her tür dekoratif ögeyi değerlendirebilirsiniz. Örneğin; cam limonata şişelerine yapıştırdığınız ev yapımı etiketler, misafir tabaklarına koyduğunuz küçük notlar ve taze yapraklar, tüm yaratıcılığınızı ve misafir kültürüne verdiğiniz değeri kanıtlayan ana unsurlardan olabilir.