Bu öneriler, evdeki konfor ve rahatlama hislerini katlayarak daha huzurlu hissetmenize yardımcı olacak. Çünkü sadece birkaç basit adımı takip ederek siz de kent merkezinde kendi steril vahanızı kurabilirsiniz!
1. Ayakkabılarla içeri girmeyin.

Eve dışarının tozunu toprağını taşıyan en büyük etmen, ayakkabılarla içeri girmektir. Ayakkabınızı giydikten sonra telefonunuzu unuttuğunuzu fark edip, “Aman bir şey olmaz” diye içeri girdiğiniz her an, içeriye sayısız partikül ve mikrop taşırsınız. Sadece bu alışkanlığı bırakmak bile evdeki toz miktarını ciddi anlamda azaltabilir.
2. Giriş alanını işlevsel hale getirin.

Ayakkabılarla içeri gitme huyunu sonlandırdıktan sonra antreye yeni bir düzenleme yapmanız ve evden çıkarken ihtiyacınız olan her şeyi güzelce yerleştirmeniz hayat kurtarır. Anahtar, çanta, ceket ve ayakkabılar için oluşturacağınız bölümler sayesinde aradığınız her şeyi kolayca bulursunuz. Yani öyle son anda eve dönüp şarj aleti alma sorunu falan kalmaz. Böylece ortalık da dağılmaz.
3. Çift paspas sistemi geliştirin.

Eve girerken dışarıdan getireceğiniz tozu ve kiri minimuma indirmek için paspas sistemini geliştirebilirsiniz. Kapı önündeki paspasta ayakkabınızı çıkardıktan sonra doğrudan zemine basmamak için içeriye de paspas koyabilirsiniz. Bu ikili sistem giriş ve çıkış aşamasında disiplin kazandırırken, zeminde uçan tozları da üzerinde toplar. Böylece fazla kirin eve dağılmasını engellemiş olursunuz. Üstelik bu minik paspas detayıyla ortama ekstra renk bile katabilirsiniz.
4. Antre zemin temizliğini sıklaştırın.

Evin dışarıyla doğrudan temas ettiği antrede temizlik sıklığını artırmak, tüm ev hijyenini korumanızı sağlar. Ayakkabıları dışarıda çıkarsanız bile içeri alıp ayakkabılığa kaldırırken ya da giyip çıkarırken antreyi kirletmiş olursunuz. Burada oluşan kir daha sonra hava sirkülasyonuyla evin başka yerlerine taşınır ve ortalık hızla kirlenmeye başlar. Ayakkabılıktan başlamak üzere burada oturtacağınız bir temizlik rutini ile toz ve partikülleri kontrol altına alabilirsiniz.
5. Kapı temizliğine de özenin.

Ev temizliğinde en sık atlanan adımlardan biri dış kapı temizliğidir. Halbuki dışarısıyla aranızdaki birincil bariyer olan dış kapı, eve giren tozu kontrol edebileceğiniz ana bölgelerden biridir. Uzun süre temizlenmeyen bir kapı üzerinde biriken tozlar her açıp kapatmada içeri yayılır. Bunun için temizlik rutinlerine mutlaka kapı temizliğini eklemeniz çok önemlidir.
6. Kapı altlarındaki sızıntılara önlem alın.

Kapı altlarındaki aralıklar, eve sürekli kir taşıyan sızıntılardır. Siz fark etmeseniz bile dışarıdaki toz, toprak bu ufak boşluklardan içeri girer ve hem havaya hem zemine yayılır. Kapı ve pencerelerdeki bu tür boşlukları güzelce tıkayarak bu riski önlersiniz. Üstelik bu sayede evdeki yalıtımı artırır ve yazın daha serin, kışın daha sıcak ortamlar elde edersiniz.
7. Evi havalandırmaya özen gösterin.

Evdeki sızıntıları gidermekle bu madde zıtmış gibi görünebilir. Ama düzenli havalandırma, evde sirkülasyon sağlayarak ortamda zararlı partikül ve mikrop birikmesini önler. Evde havanın hareket etmesine izin vermek iç mekandaki alerjenleri gidermeye yardımcıdır. Elbette evi havalandırırken dışarıdan fazla toz gelmemesi için günün en sakin saatleri olan sabah saatlerini tercih edebilir ve 10-15 dakika gibi zaman limitleri belirleyebilirsiniz.
8. İçerideki hava kalitesini iyileştirin.

Dışarıdan eve giren tozlar sadece zeminde gördüklerinizle sınırlı değildir. Aslında iç mekan ortamında gözle görmediğiniz sayısız partikül ve toz bulunur. Bu nedenle dışarıdan gelen toz ve kiri engelledikten sonra içerideki hava kalitesini artırmanın yollarını da araştırmanız gerekir. Düzenli temizlik alışkanlığından kullandığınız kimyasal içerikli oda parfümlerine kadar günlük hayatta dikkat edeceğiniz pek çok adım, iç mekan hava kalitesini artırmanıza yardımcıdır. Organik ve doğal temizlik ürünleriyle düzenli temizlik yaparak bile hava kalitesinde ciddi fark yaratabilirsiniz.
9. HEPA filtreli cihazlardan faydalanın.

HEPA filtrelerin adını bu kadar sık duymamız asla boşa değil. Klima, hava temizleyici ya da dikey süpürge gibi birçok yeni nesil cihazda karşımıza çıkan bu filtreler, yoğun toz hapsetme özelliğiyle öne çıkar. Dolayısıyla dışarıdan eve taşınan kir ve tozu içine çekme konusunda adeta harikalar yaratır. Üstelik havayı gözle göremediğiniz mikroskobik partiküllerden arındırmak için de mükemmeldir. Yani sağlığınıza ve yaşam alanı konforuna yapacağınız en büyük yatırımlardan biri HEPA filtreli cihazlardan edinmek olabilir.
10. Patili dost bakımını atlamayın.

Evlerdeki toz ve kirin tek sorumlusu her zaman çevre kirliliği olmaz. Bazen kaynağın kendisi evdeki can dostunuzdur. Özellikle düzenli olarak dışarı çıkardığınız köpeğiniz, eve sandığınızdan da çok bakteri ve kir taşıyor olabilir. Bu durumu önlemek için onun tüy ve deri bakımına gereken özeni göstermeniz de yeterli gelmeyebilir. Çünkü tuvalet için her dışarı çıkışınızda onun aracılığıyla görmediğiniz birçok partikülü de eve taşırsınız. Oysa eve girmeden önce edineceğiniz hızlı bir pati ve tüy temizlik rutini, bu riski çok daha kabul edilebilir seviyelere çekebilir.
11. Yeşil bitkilerin gücünden yararlanın.

Yeşil bitkiler ortama sadece estetik ve görsel güzellik sağlamaz. Paşa kılıcı, pathos sarmaşığı, draceana gibi bitkiler özellikle hava temizleyici yönleriyle bilinir. Havadaki tozu ve bakterileri üzerine çekerek doğal bir filtreye dönüşen bu bitkileri, evin farklı yerlerinde kullanarak ortamdaki kirden de hızla kurtulabilirsiniz.
12. Tekstil ürünlerini sık sık yıkayın.

Dışarının tüm kirini ve tozunu yutan ana elemanlar tekstil ürünleridir. Özellikle evi düzenli havalandırdığınız ya da balkona girip çıktığınız zamanlarda ilk etkilenenler elbette perdeler olur. Hatta ev temizliğinde eve en fazla ferahlık katan adım da perde yıkama aşamasıdır. Her ne kadar perde asmak başlı başına bir iş olsa da bu tür yüzeylerin temizliğine ne kadar fazla dikkat ederseniz, iç mekandaki toz miktarını o kadar kontrol altında tutarsınız. Perdelerin yanı sıra düzenli halı yıkatma ya da koltuklar üzerindeki kırlent kılıflarını değiştirme de ciddi fark yaratır.