"Zil takıp oynayanlar var"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin itibarını zedelemeye, demokratik ve ekonomik istikrarını bozmaya, milletin ifadesini ve iradesini hiçe saymaya, hukuk sistemini tartışmalı hale getirmeye kimsenin hakkı olmayacağını ifade ederek, "Gerilimler ve krizler üreterek bu ülkenin kaynaklarını heba etmeye enerjisini boşa çıkarmaya kimin hakkı var. Hiç kimse böyle ağır bir vebali taşıyamaz. Bu milletin vicdanını yaralayanlar, bu milletin huzuru kaçıranlar, bu milletin değerini bilmeyenlerdir. İradesini hiçe sayanlar, onu değersiz ilan edenler milletin ahını almaktan kurtulamazlar" dedi.

Başbakan Erdoğan, Şanlıurfa İl Kadın Kolları Kongresi'nde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından partisi hakkında açılan kapatma davasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'de yaşan herkesin ülkesine, milletine karşı görev ve sorumlulukları olduğunu söyleyen Erdoğan, önemli görevlere gelmiş kişilerin sorumluluklarının daha çok olduğunu söyledi.

Erdoğan, Türkiye'nin bugününü ve geleceğini düşünmenin sadece iktidar partisinin görevi olmadığını belirterek, "Soruyorum sizlere Türkiye'nin uluslararası itibarını, saygınlığını düşünmek sadece AKP'nin görevi midir? Türkiye'nin güven ve istikrarını düşünmek sadece AKP'nin görevi midir? Türkiye'nin demokratik ve ekonomik kazanımlarını gözetmek sadece AKP'nin iktidarının mı görevidir? Elbette, biz tek başına da kalsak Türkiye'yi düşünmeye, milletimizin çıkarlarını korumaya demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceğiz" dedi.

-"MİLLETE UZANAN ELLER KIRILSIN" SLOGANI-

Salondan "Millete uzanan eller kırılsın" sloganı atılması üzerine Erdoğan, "Biz öyle bir medeniyetin mensuplarıyız ki, biz öyle bir kültürün, öyle bir anlayışın mensuplarıyız ki; orda Yunus var, orda Mevlana var, orda Hacı Bektaş-ı Veliler var. Onlar Yunus'un diliyle bize ne diyor: ‘Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için, sevgi için. Dostun eli gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim.' Biz, bize uzanan ellerini kırılmasını değil, bize uzanan ellerin bizde şefkat eli olmasını temenni ederiz. Biz buna çalışıyoruz" diye konuştu.

-"MİLLET İRADESİNİ HİÇE SAYANLAR MİLLETİN AHINI ALACAKTIR"-

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin itibarını zedelemeye, demokratik ve ekonomik istikrarını bozmaya, milletin ifadesini ve iradesini hiçe saymaya, hukuk sistemini tartışmalı hale getirmeye kimsenin hakkı olmayacağını ifade ederek, şöyle konuştu:

"Gerilimler ve krizler üreterek bu ülkenin kaynaklarını heba etmeye enerjisini boşa çıkarmaya kimin hakkı var. Hiç kimse böyle ağır bir vebali taşıyamaz. Bu milletin vicdanını yaralayanlar, bu milletin huzuru kaçıranlar, bu milletin değerini bilmeyenlerdir. İradesini hiçe sayanlar, onu değersiz ilan edenler milletin ahını almaktan kurtulamazlar.

Anti demokratik eğilimleri alkışlama hastalığından kurtulamayanlar, üçüncü sınıf bir demokrasiyi Türkiye'ye layık görebilirler ancak bu, beyhude bir çabadır. Türkiye birinci sınıf bir demokrasi yolunda önemli mesafeler almıştır. Türkiye zamanın gerisinde kalanların, toplumun gerisinde kalanların dar kalıplarını çoktan aşmıştır. Türkiye'yi çağdaş dünyadan koparmaya, Türkiye'yi evrensel değer ve normlardan uzaklaştırmaya çalışan o bağnaz anlayışlar, bu milletin gündeminden tasfiye olmuştur.

Kimse Türkiye'yi geri götüremez kimse Türkiye'yi üçüncü sınıf bir ülke gibi gösteremez. Bu ülke, bu millet, bu dar görüşlü anlayışların ürettiği kalıplara sığmayacak kadar büyüktür."

-"BARİ GÖLGE ETMEYİN"-

Kapatma davasıyla ilgili eleştirilerini sürdüren Erdoğan, "Hayırlı bir iş yapmak gibi bir derdiniz yok. Beyler, bari gölge etmeyin. Bir gün yastığa başınızı koyduğunuzda milletim için, ülkem için bugün ne yaptım diye kendi kendinize bir sorun Allah aşkına" dedi.

-"ZİL TAKIP OYNAYANLAR VAR"-

Başbakan Erdoğan, son gelişmelerden sonra bazılarının "zil takıp oynamadıklarının" kaldığını ifade ederek sözlerine şöyle devam etti:

"Arzu ederseniz Şanlıurfa'nın meydanları müsaittir ama yer bulamazsınız. İşte millet burada, işte millet meydanlarda ve millet caddelerde. Demokrasi bu, kararı burası verecek. Demokrasiyi sahiplenmek bu, cumhuriyet bu, cumhur bu… Buna sahip çıkmaya mecbur kalacaksınız. Ülkemizde nasıl bir demokrasi nasıl bir özgürlük, nasıl bir istikrar istiyorsunuz?

Ben size söyleyeyim mi, onların sadece eskimiş, modası geçmiş yasakçı fikirleri vardır? Onlar milletin iradesine saygı göstermek yerine onu nasıl yok sayacaklarını düşünür. Onlar daha güçlü demokrasiyi inşa etmek yerine daha çok yasakçı yönetimler kurmayı düşler. Onlar hukuk devletini geliştirmek yerine zorlamalardan medet umarak hukukla millet iradesini nasıl karşı karşıya getireceklerini düşünür. Onlar çağdaş dünya ile demokratik bir ülke değil kendi içine kapanmış otoriter ülke peşinden koşarlar. Gece gündüz bunun hesabını yaparlar."

-KORKTUKLARI MİLLET EGEMENLİĞİ-

Millete hizmetten başka dertlerinin olmadığını söyleyen Erdoğan, son gelişmelerin ardından bu yürüyüşlerini anlayamayanların olduğunun ortaya çıktığını belirtti. Erdoğan, "Ama anlayacaklar, er veya geç anlayacaklar. Çünkü benim milletim bunu anlamayanlara geçmişten bu yana bunu anlamayanlara hep sandıkta bunu anlattı, yine anlatacak. Benim milletim kendisine hizmet edeni de, kendi yoluna taş koyanı da çok iyi biliyor. Bizim millete hizmetten başka bir derdimiz, başka bir hedefimiz, başka bir gayemiz yoktur. Bunu herkes böyle bilsin, anlasın artık. Bunların rahatsız olduğu AKP değil millet iradesidir. Korktukları AKP değil millet egemenliğidir açıkça söylüyorum. Bunların zarar verdiklere AKP değil, demokrasidir hukuk devletidir. Bunu da açıkça söylüyorum" diye konuştu.

-"AKP'Yİ DİNCİLİKLE SUÇLAMAK GAYRİ CİDDİLİKTİR"-

AKP'nin laiklik karşıtlığının odağı haline geldiği iddialarına de değinen Erdoğan, şunları söyedi:

"AKP'yi dincilikle, fanatizmle, terör ve şiddetle yan yana göstermeye çalışmak en hafif tabiriyle açık söylüyorum gayri ciddiliktir. Akla karayı karıştırmaktır. Yerle gök, gece ile gündüz, yalanla gerçek arasındaki mesafe neyse AKP ile dincilik ve şiddet arasındaki mesafe odur. İster sağda ister solda olsun, ister din maskesini kullansın ister başka ideolojilerin arkasına saklansın. İster içerde, ister dışarıda olsun. AKP her türlü aşırılığın, şiddet ve fanatizmin karşısında olmuştur. Her zeminde, her imkanı kullanarak.

ANKA