Erdoğan'dan kritik El Bab açıklaması

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'deki son gelişmeler, Suriye'deki iç savaş, Türkiye ve Rusya garantörlüğündeki ateşkes, terör örgütleriyle mücadele hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Erdoğan'dan kritik El Bab açıklaması

Suudi Arabistan'ın El-Arabiya kanalına mülakat veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ve güneyde Dabık kasabası. Dabık'ı bu noktada boşaltmamız gerekir dedik, DEAŞ biraz direndi, Dabık da boşaltıldı. Şimdi geldiğimiz nokta El-Bab. El-Bab'da yoğun bir mücadele sürüyor. Öyle zannediyorum ki şöyle birkaç gün içerisinde El-Bab da temizlenmiş olacaktır. El-Bab temizlendikten sonra hedef Münbiç’tir. Çünkü Münbiç Araplara ait olan bir yerdir. Orada YPG var, orada PYD var, onların orayı boşaltması gerekiyor." şeklinde cevaplandırdı.

"ESED'LE AYNI KONUMDA OLMAMIZ ARTIK MÜMKÜN DEĞİL"

Esed ailesiyle geçmişteki ilişkilerini halihazırda sürdürmenin mümkün olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tabii geçmişte bizim Esed'le ailece ilişkilerimiz, irtibatlarımız vardı. Ama zulüm olduğu zaman her şey bir anda kopar. Nitekim öyle oldu, koptu. Şimdi 6 yıldır tabii ki bizim bu zulüm estiren, kan, kin kusan Esed'le aynı konumda olmamız artık mümkün değil. Fakat şunu da görmemiz lazım; malum, zulme rıza zulümdür. Eğer burada bir zulüm var, buna birileri de rıza gösteriyorsa, tabii ki onlar da onlar gibi hareket ediyor demektir. Onları da bizim tasvip etmemiz mümkün değildir. Kim olursa olsun, hangi ülke olursa olsun burada eğer böyle bir zulme destek veriyorsa, aynen onlardandır; bizim bakışımız onlara da böyledir." ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE OLARAK KENDİLERİNE CİDDİ DESTEKLERİMİZ OLDU"

Erdoğan, mevcut durumda esas aldıkları konunun "Suriye'de akan kanı durdurma" düşüncesi olduğunu vurgulayarak, şunları dile getirdi: "Şu anda tabii ki bizim asıl derdimiz şu: Acaba Suriye'deki bu kanı nasıl durdururuz, nasıl bir ateşkes sağlayabiliriz? Bununla ilgili olarak da yoğun bir çabanın içerisindeyiz. Rusya'yla bu konuda ciddi ilişkilerimiz oldu. Bu ilişkiler neticesinde olayı belli bir noktaya taşıyabildik, getirebildik. Biliyorsunuz bir Astana süreci oldu, bu Astana sürecinde görüşmeleri yaptık. Fakat, Astana sürecine giderken Doğu Halep’in boşaltılması süreci oldu ve Doğu Halep'ten bizler 45 bin kişiyi İdlib'e taşıdık. İdlib'e taşıdıktan sonra tabii sağlık hizmetleri noktasında onlara gereken hizmetler var; gıda, ilaç, giyim kuşam, bütün bunlar noktasında Türkiye olarak kendilerine ciddi desteklerimiz oldu, bu desteklerimiz hala da devam ediyor ve devam edecektir; çünkü onları biz bu halde bırakamayız."

"DEAŞ DENİLEN BU TERÖR ÖRGÜTÜYLE DE MÜCADELEMİZ SÜRÜYOR"

Terör örgütü DEAŞ'ın Türkiye'deki saldırılarına ve bu örgütle mücadeleye değinen Erdoğan, "Ayrıca da tabii DEAŞ denilen bir terör örgütü var. DEAŞ denilen bu terör örgütüyle de mücadelemiz sürüyor. Tabii bu süreç nerede başladı? Bu süreç DEAŞ'ın Cerablus'tan Gaziantep'e bir düğün merasiminde yaptığı canlı bomba saldırısıyla 56 vatandaşımızı, çocuk, yaşlı, kadın, erkek demeden maalesef öldürmesiyle bu süreç hızlandı. Bu olayın ardından biz Özgür Suriye Ordusu'yla beraber Cerablus'a girdik. Biz Özgür Suriye Ordusuyla beraber oraya girince DEAŞ Cerablus'u boşalttı. Fakat tabii bizim için Cerablus yeterli değildi. Çünkü orada bir de PYD denilen, YPG denilen ayrı bir terör örgütü vardı. Yani tek cephede bir mücadele vermiyorsunuz, başka terör örgütleri de var. Dolayısıyla onunla da kalmadık, bir taraftan da El-Rai'den başladık. El-Rai’deki DEAŞ terör örgütünü de oradan boşalttık." dedi.

"EL BAB'DAN SONRA HEDEF MÜNBİÇ'TİR"

Sürecin ayrıntılarına dair Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ve güneyde Dabık kasabası. Dabık'ı bu noktada boşaltmamız gerekir dedik, DEAŞ biraz direndi, Dabık da boşaltıldı. Şimdi geldiğimiz nokta El-Bab. El-Bab'da yoğun bir mücadele sürüyor. Öyle zannediyorum ki şöyle birkaç gün içerisinde El-Bab da temizlenmiş olacaktır. El-Bab temizlendikten sonra hedef Münbiç’tir. Çünkü Münbiç Araplara ait olan bir yerdir. Orada YPG var, orada PYD var, onların orayı boşaltması gerekiyor. Bunu Amerikalılara daha önce de söyledik, Obama yönetimi döneminde söyledik; bize ‘Boşaldı, boşaltılıyor’ dediler, ama maalesef boşalmadı. Şu anda oranın boşaltılması gerekiyor, buranın tamamıyla oradaki Arap kardeşlerimize teslim edilmesi gerekiyor. Ondan sonra bir hedef kalıyor, Rakka. Rakka, biliyorsunuz DEAŞ’ın en önemli merkezi. İşte burada koalisyon güçleriyle bizler el ele vererek, Rakka’dan DEAŞ’ı da temizle hedefinde beraber olduğumuzu ben Sayın Donald Trump’a da söyledim. Gelen diğer temsilcilerine de söyledik: ‘Burada beraber hareket edersek biz Rakka’yı da DEAŞ’tan temizlemek suretiyle, orayı da yine oranın sahipleri olan Arap kardeşlerimize teslim ederiz. Böylece bölge sükunete kısmen kavuşmuş olur’ dedik. Şu anda süreci takip ediyoruz."

"SURİYE'NİN KUZEYİNDE CERABLUS İLE EL-RAİ ARASINDA 'GÜVENLİ BÖLGE' İLAN EDELİM"

Bu noktada Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin desteğine ihtiyaç duyulduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tabii burada özellikle başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkelerinin de ciddi desteğine ihtiyacımız var. Bunu niye söylüyorum? Öncelikle büyük bir mülteci krizi var. Nerede bu insanlar? Bu insanların büyük bir kısmı Türkiye'de; Şu anda 2 milyon 800 bin Suriyeli kardeşimiz bizde. Çadırlarda, konteyner kentlerde, Türkiye'nin değişik vilayetlerinde şu anda biz kendilerini misafir ediyoruz. Tabii bunu biz yeterli bulmuyoruz. Diyoruz ki Suriye'nin kuzeyinde Cerablus ile El-Rai arasında güneye doğru şöyle bir 30-40 kilometre, bu bölgede bir terörden arındırılmış güvenli bölge ilan edelim. Orayı aynı zamanda uçuşa yasak bölge ilan edelim. Eğit-donat yapmak suretiyle de oradaki milli orduyu yetiştirelim.Ben Suudi Arabistanlı kardeşlerimle de bu konuları görüştüm. Bunları ABD’yle de görüştüm, Avrupalılarla da görüştüm. Bu bölgede oradaki insanların yerleşimi için konutlar yapabiliriz. Böylece Suriye'den çıkmayı düşünen kardeşlerimizi buralara yerleştirebiliriz. Bizdeki mültecileri de gerekirse oralara alabiliriz. Bütün sosyal donatı alanlarıyla birlikte burada bu güvenli bölgeyle beraber bir huzur kenti kurmak suretiyle oralara huzur getirelim, refah getirelim; bu da bizim en önemli arzumuzdur." diye konuştu.

"BUNLARIN YAPTIKLARININ İSLAM'DA YERİ YOK"

Terör örgütü "DEAŞ'ın bazı devletlerin dostu" olarak görünmesi yönündeki soruya ilişkin Erdoğan, "Önce bir defa şunu tespit etmemiz lazım. DEAŞ İslam'la alakası olmayan bir terör örgütü. Bunu bileceğiz. El Kaide'den koparak ayrı bir örgüt olarak ortaya çıktığı andan itibaren, tüm bunları hep birer terör örgütü olarak değerlendirdim. Bu bir terör örgütüdür, bunun İslam'la alakası yoktur. İslam adına hareket ettiğini iddia etmesi bizi ilgilendirmez; çünkü bunların yaptıklarının İslam'da yeri yok. Bunlar savunmasız, günahsız birçok insanı bugüne kadar öldürdüler; bulundukları bölgelerde insanları adeta haraca bağladılar, çaldılar, çırptılar, bu tür şeyler yaptılar. Dolayısıyla bunların bütün bölgedeki terör örgütleriyle müşterek hareket ettikleri; ben güçlüyüm diyerek farklı terör örgütlerini de yanlarına çekmek suretiyle attıkları adımlar olduğu biliniyor. " değerlendirmesinde bulundu.

"YÜZLERCE, BİNLERCE DEAŞ'LIYI EVLERİNDEN, ADRESLERİNDEN TOPLAYIP ALIYORUZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ'ın El Kaide'den ayrılışını da "çıkar mücadelesi" şeklinde nitelendirerek, şunları dile getirdi:

"Şimdi El Kaide bir terör örgütüydü. Bunların oradan ayrılışı da bir çıkar mücadelesidir, bir çıkar kavgasıdır. Ayrılmıştır, daha sonra yanlarına başka terör örgütlerini çekmiştir, süreç böyle devam etmiştir. Ama bu bir yere kadar gidecektir, sonuna kadar bunun gitmesi mümkün değil. Çünkü bunlar çok ah alıyorlar, çok zulmediyorlar. Dolayısıyla bu zulüm onları hiçbir zaman ihya etmeyecektir.

Şu anda DEAŞ Suriye'de adeta can çekişiyor daha ileri gitmesi mümkün değil. Biz kararlıyız, inanıyorum ki koalisyon güçleri de kararlı. İnanıyorum ki başta Suudi Arabistan olmak üzere koalisyon güçleri de bu noktada kararlıdır. Çünkü bu mücadele bizim ortak mücadelemizdir. Eğer teröre karşı ortak mücadele vermezsek, veremezsek, bu terör örgütleri yarın değişik yerlerde, Türkiye'nin de, Suudi Arabistan'ın da, Körfez ülkelerinin de hepsinin başına bela olacaktır. Nitekim biz şu anda sınırlarımız içerisinde düzenlediğimiz operasyonlarla da yüzlerce, binlerce DEAŞ'lıyı evlerinden, adreslerinden toplayıp alıyoruz. Türkiye'ye giriş-çıkış vesaire, bunlar ciddi manada kontrol altındadır. Bugüne kadar 40 bin teröriste giriş yasağı koyduk. Şu anda bütün bunların yanında, bu tarafa gelmeden bir gün önce de bin tane DEAŞ'lıyı güvenlik güçlerimiz toparladılar; çünkü bu mücadele kararlı bir şekilde sürmezse bunda başarısız oluruz. Ama bunu kararlı bir şekilde sürdürdüğümüz takdirde, ben inanıyorum ki neticede Suriye'nin o samimi insanları aradıkları mutluluğu, aradıkları refahı bulacaklardır. Burada bizler, hakikaten birbirini seven, birbirine inanan Müslümanlar olarak, mezhep çatışmaları içerisine girmemiş Müslümanlar olarak oradaki kardeşlerimizi bekledikleri, aradıkları huzura kavuşturabiliriz."

"BUNLARIN ELİNDE ABD'NİN SİLAHI VAR"

DEAŞ'a destek olan ülkelerle ilgili soruyu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle cevapladı:

"Şimdi burada tek tek isim vermeye kalkmayalım. Ama uluslararası camia içerisinde bunların çok ciddi destekler aldığı belli; çok ciddi sermaye çevrelerinin bunlara destek verdiği belli. Bunları bir defa bilmemiz lazım. Yani bu sadece DEAŞ için geçerli değil, Boko Haram için de geçerli, El Şebab için de geçerli, El Kaide için de geçerli; hepsinin arkasında bu noktada ciddi destekler var, yoksa bu parasal kaynakları nereden buluyorlar? Yani isim şeyine girersek yanlış olur. Onlar zaten kendilerini gayet iyi biliyorlar. Ama bu bölge içerisinde, aynı zamanda Batı'da, İslam dünyasını parçalama amacıyla elbette bunların arkasında olanlar var. Bu sadece İslam ülkelerinden kaynaklanmıyor, İslam ülkelerinin dışındaki ülkelerden de bunlara verilen destekler var. Mesela bunların elinde kullandıkları silahlar, bu silahlar kalkıp da İslam ülkelerinden gelen silahlar değil, zaten yok onlarda öyle silahlar. Mesela bakıyorsunuz, Batı'nın değişik ülkelerinin silahları bunların elinde; bu silahlarla terör estiriyorlar. Sadece DEAŞ'ta değil, PYD'de, YPG'de, bunların elinde de bu silahlar var; Batı ülkelerinin hemen hemen hepsinin silahları var. Bunu görmemiz, bilmemiz lazım. Burada, silah olarak söylüyorum; ABD'nin silahları var, Rusya'nın silahları var, Almanya'nın, Fransa'nın, bütün bunların silahları var. Bunları ben o ülkelerin yetkililerine de söylüyorum: ‘Sizin silahlarınızla bunlar bizleri vuruyorlar, Müslümanları vuruyorlar, bunları takip ediyor musunuz, bunları kontrol ediyor musunuz?’ diye sorduğumuzda, hepsi topu birilerinin üzerine atıyorlar. Bunları da görmemiz, bilmemiz lazım."

"FETÖ'NÜN 170 ÜLKEDE FAALİYETLERİ VAR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, El- Arabiya kanalına verdiği mülakatta, "FETÖ'nün 15 Temmuz başarısız darbe girişimi, bu tarihten sonra yaşanan gelişmelere" ilişkin de konuştu

"Bizim milletimiz, 15 Temmuz'daki o hain, zalim darbe girişimini gerçekten o samimi duruşuyla, o inançlı duruşuyla, adeta şehadete yürüme aşkıyla, sevdasıyla püskürttü." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "248 şehidimiz, 2 bin 193 yaralımız, gazimiz oldu. Girişimin mimarının da Fetullahçı Terör Örgütü, yani FETÖ olduğu anlaşıldı. Bu terör örgütü, 40 yıllık çalışmasının ürününü ne yazık ki almaya başladı. Türkiye'de 40 yıldır bu mücadeleyi verdi, veriyor. Bunların başı ABD'ye yerleşti; 19 yıldır da orada. Bütün dünyadaki çalışmalarını ABD'den yürütüyor. Fethullahçı Terör Örgütü'nün 170 ülkede faaliyetleri var; Eğitim faaliyetleri var, çeşitli vakıf, dernek faaliyetleri var, ticari faaliyetleri var vesaire. Çünkü parasal kaynağın çok ciddi olması lazım. Bunlar tabii Suudi Arabistan’da da bu faaliyetleri sürdürdüler, sağ olsun Suudi kardeşlerimiz bunlara gerekli müdahaleyi yaptı. Diğer Körfez ülkelerine de sızmaya çalıştılar, çalışıyorlar. "diye konuştu.

"EL ELE VERİRSEK, BU TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELEDE BAŞARILI OLACAĞIMIZA KESİNLİKLE İNANIYORUM"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kardeşlerimizin, özellikle Arap kardeşlerimizin, bunlara karşı dikkatli olmaları lazım. Çünkü bunlar öyle bir çalışma yapıyorlar ki, yetiştirdikleri elemanlar o ülkenin ileri gelenlerinin çocukları. Hatta hatta Afrika'da falan yönetici kadroların çocuklarını alıyorlar; bu çocukları yetiştirip, devlet mekanizmalarının içine sokuyorlar. Aynen kendi ülkemizde olduğu gibi. Bunu bizim ülkemizde yaptılar, şimdi dünyanın değişik ülkelerinde yapıyorlar. Amerika'da sadece charter schoollardan elde etikleri yıllık para 500 milyon dolar; diğer faaliyetleri söylemiyorum. Dünyanın değişik ülkelerinde hakeza öyle. Bizde de bir dönem öyleydiler. Ama biz musluğu kapatınca bize karşı çok ciddi bir mücadele başlattılar. Çünkü musluk kapanmadan önce gelir kaynakları çok büyüktü; kurslardan vesaire büyük paralar elde ediyorlardı.

Her şeyden önce bizim bütün bu terör örgütlerine karşı inşallah hep birlikte mücadelemiz önemli. Körfez'deki tüm ülkelerle birlikte bunlarla mücadele edeceğiz. Biz şu anda İslam İşbirliği Teşkilatının dönem başkanlığını yürütüyoruz. Bahreyn, Körfez İşbirliği Konseyinin şu anda biliyorsunuz dönem başkanlığını yürütüyor. Suudi Arabistan’ın zaten farklı bir konumu var. Hepimiz ele ele verdiğimiz zaman, bu terör örgütleriyle mücadelede başarılı olacağımıza ben kesinlikle inanıyorum. Bunu başardığımız andan itibaren de bölgemiz bir huzur bölgesi olacaktır; bu mücadeleyi sürdürenler gelecek nesillerden de çok büyük hayır dualar alacaktır."

"RUSYA'NIN BİRİNCİ ELDE EN ÖNEMLİ PAZARI TÜRKİYE'DİR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya, İran ve İsrail'le 15 Temmuz'dan sonra başlayan yakınlaşmaya dair, "Şunu bir defa çok açık, net söylemem gerekiyor: Maalesef o talihsiz olayın öncesinde bizim Rusya'yla ikili ilişkilerimiz ticaret hacmi itibarıyla zaten zirve yapmıştı. Aramızdaki ticaret hacmi 38 milyar dolara kadar çıkmıştı. Tabii her şeyden önce Rusya'dan biz, stratejik bir ürün olarak petrol ve doğalgaz alıyoruz. Bu noktada Rusya'nın birinci elde en önemli pazarı Türkiye'dir. Bundan sonraki sürece yönelik olarak da Rusya’yla attığımız farklı adımlar var. Mesela Türk Akımı, bilahare başlatılan stratejik bir adımdır. Buradan Batı'ya açılma, hatta Türkiye'ye vereceği doğalgazı bu kanalla vermesi olayı da aramızdaki söz konusu stratejik bağı daha da güçlendiriyor."

"BİZ O ANDA FARKINDA OLMAMIŞ OLABİLİRİZ"

Erdoğan Rusya ile yaşanan uçak krizine dair şunları ifade etti:

"Tabii o talihsiz olayın arkasından da şu anda FETÖ terör örgütünün pilotlarının çıkmış olması, şu anda yapılan şeyde de bütün aldığımız istihbarat bilgilerinde bu görünüyor. O adım belki de bizim Rusya’yla ilişkilerimizi bozmaya yönelik bir adımdı diye şimdi düşünüyorum; biz de o anda farkında olmamış olabiliriz. Yaşananların ardından Rusya’yla münasebetlerimizin şimdi yeniden düzeliyor olması bölgede birilerini rahatsız ediyor olabilir. Ama Türkiye'nin Rusya'yla, Rusya'nın Türkiye'yle münasebetlerinin iyi olması, aslında bölgenin sağlıklı bir geleceğe ulaşması bakımından da çok çok önemli. Aslında şu anda atılması gereken çok adım var, bu adımların başında tabii Rusya'nın Suriye'ye bakışının bence çek edilmesi de gerekiyor; Ben Sayın Putin'le de bunu defaatle görüştüm, görüşüyorum. Çünkü bizim müşterek olarak burada atacağımız adım, bölgenin huzuru için büyük anlam taşıyor. Sağ olsun kendileriyle yaptığımız görüşmelerde de bu konuda birlikte neler yapabileceğimizi konuşuyoruz, bunları istişare ederek adımlarımızı da bu çerçevede yürütüyoruz, bu çerçevede atıyoruz."

"KUZEY SURİYE’DE BİR DEVLET KURULMASINA ASLA MÜSAADE ETMEYİZ"

Terör örgütü PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD'nin bu ülkenn kuzeyindeki faaliyetleri hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Elbette bölgedeki terör örgütlerinin, başta bizdeki PKK terör örgütünün uzantısı PYD olmak üzere terör örgütlerinin, Kuzey Suriye'yi kendileri için adeta bir devlet kurma alanı olarak kabul etmesi, bizim tarafımızdan kabul edilir bir şey değildir. Bunu ta başından beri söyledik. ‘Kuzey Suriye’de bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyiz’ dedik. ‘Burada atılacak bir yanlış adım karşısında kesinlikle Türkiye'yi bulacaktır. Bunun bedelini, faturasını da çok ağır öderler’ dedik. Nitekim şu anda PYD böyle bir adımı atamıyor, atamayacaktır da. Mesela YPG bunların silahlı gücüdür. Ama hangi isim altında olursa olsun Türkiye için tehdit oluşturan tüm terör örgütlerine karşı tavrımız nettir, kesindi. ‘Bunun bedelini çok ağır öderler’ diye öteden beri uyarıyoruz." ifadelerini kullandı.

"BU BİR ATEŞKES SÜRECİYDİ"

"Bakın, bu örgütlerin ellerindeki silahlar nerelerden destek aldıklarını gösteriyor" diyen Erdoğan şunları kaydetti:

"Bunların hepsinin silahları, yakaladığımız silahlarla da ortada. Hatta hatta o ülkelerin askerlerini bu örgütlerin içerisinde gördük; bunların resimlerini de tespit ederek istihbarat örgütümüzle kendilerine verdik. ‘Bakın yokuz diyorsunuz, işte buyurun. Silahlarınız, buyurun. İşte şu zaman gitti, bu zaman gitti. Siz bunlara silah desteği veriyorsunuz. Hatta hatta sizin siyasetçileriniz, askerleriniz gidip bunların yanında yer alıyor, bunlarla beraber fotoğraf çektiriyorlar’ diyerek, bunların hepsini kendilerine gösterdik. Tabii oralarda biliyorsunuz Hizbullah da var; onlar da bunlarla beraber çalışıyorlar, bunlarla beraber hareket ediyorlar. Bunları da biz kendileriyle paylaştık. Bakın gelin, İran olarak eğer siz, ‘Burada biz böyle bir katliama dahil değiliz, katliamın karşısındayız’ diyorsanız, o zaman yapmanız gereken bir şey var: El ele verelim ve Suriye’deki bu katliamı, bu gidişatı durduralım. Onun için Astana sürecinde gerek Rusya, gerek İran, gerek Türkiye, alt düzeyde de olsa hep beraber orada bir süreç başlattılar. Ki bu bir ateşkes süreciydi. Şimdi bu ateşkes sürecini, Cenevre'de devam ettirme gayreti içerisindeyiz. Şimdi Cenevre’deki sürecin içerisinde malum Körfez ülkelerinin temsilcileri de yer almak suretiyle orada bir an önce bu ateşkesi sağlayalım, bunu başarıya ulaştıralım istiyoruz. Suriye'de bu kan dursun istiyoruz, Irak'ta bu kan dursun istiyoruz."

TRUMP'IN "ABD’YE GİRİŞ YASAĞINA" İLİŞKİN DEĞERLENDİRME

Trump’ın özellikle yedi İslam ülkesinden insanların ABD’ye girişiyle ilgili yapmış olduğu açıklamayı “talihsiz bir açıklama” olarak nitelendiren Erdoğan şöyle devam etti:

"Çünkü bu ülkelerin insanları belli bir seyahat hürriyetine hakim; seyahat hürriyetinin yanında da bu insanların bir çoğu çifte vatandaşlık sayesinde aynı zamanda ABD vatandaşıdır. Şimdi ABD’nin vatandaşı olan bu insanlara karşı, kalkıp da belirli ülkelerden hareketle böyle bir yasak getirilmesi, atılmış hatalı bir adımdır diye düşünüyorum. Nitekim yargı kurumları da bu konuyla ilgili olarak şu anda, ABD’de malum farklı adımlar atmak suretiyle o ülkelerin mensubu insanların haklarını koruma noktasında belli kararlar alıyorlar. Tabii özellikle şu anda Körfez’de, özellikle yine Suudi Arabistan’da atılacak olan birlik ve beraberliğe dayalı adımlar, birçok şeyi inanıyorum ki çözecektir. Burada mesele duruş meselesidir. Bu duruşu başarılı bir şekilde bizim sürdürmemiz lazım."

"TELEFON GÖRÜŞMESİNDE BİZZAT KENDİLERİNDEN DUYDUM"

"Tabii bizim telefonla görüşmelerimizden sonra yakın zamanda Sayın Trump’la öyle zannediyorum ki bir yüzyüze görüşmemiz de olacaktır." ifadelerini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu yüz yüze görüşmede NATO’nun mensubu iki ülke olarak, birçok şeyleri ele alma fırsatımız olacak. NATO’nun dışında bizim Amerika’yla tabii bir stratejik ortaklığımız var. Bu stratejik ortaklığımızın gereği olan adımları da atma fırsatını bulacağız. Bugüne kadar bunu bu şekilde getirdik, bundan sonra da bunu bu şekilde getirmemiz lazım. Bu askeri alandadır, siyasi alandadır, ekonomik, ticari, bütün bu alanlarda Amerika’yla olan bu münasebetleri Sayın Trump’la birlikte de bu dönemde sürdürme arzusu, niyetinde olduğumuzu zaten telefon görüşmesinde de kendilerine söyledik. Onların da niyetinin bu olduğunu telefon görüşmesinde bizzat kendilerinden duyma fırsatını buldum. Temennim odur ki dünyada Müslümanların tefrik edildiği, Müslümanların bir kenara konulduğu bir yaklaşım tarzı olmamalı, olamaz. Yani her inanç mensubu bu özgürlükten istifade etmek suretiyle her ülkeye girmelidir, girebilmelidir. Eğer buraya bazı yasaklar gelirse, bu bir defa gerek inanç özgürlüğü, gerek seyahat hürriyeti noktasında bu tür özgürlüklerin engellenmesi anlamına gelir ki bu modern dünyada kesinlikle karşılaşmamamız gereken bir durumdur diye düşünüyorum.

"İHVAN-I MÜSLİMİN'İ BİR TERÖR ÖRGÜTÜ OLARAK GÖRMÜYORUM”

Erdoğan ayrıca Müslüman Kardeşler Teşkilatına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları dile getirdi:

"Ben o konuyla ilgili olarak da söylüyorum; ben İhvan-ı Müslimin’i bir terör örgütü olarak görmüyorum. Çünkü İhvan-ı Müslimin silahlı bir örgüt değildir. İhvan-ı Müslimin bir düşünce örgütüdür. Kaldı ki şu anda da zaten dağınık bir konumdalar, öyle bir durumları söz konusu değil. Silahlı bir eylemlerini gördüğüm anda, silahlı bir eylemlerine şahit olduğum anda ben Müslüman Kardeşler’e karşı da aynı tavrı takınırım. Ama şu anda Müslüman Kardeşler Cemiyeti’nin silahla bir alakası yok. Bunlar bir düşünce kuruluşu konumundadır. Silahlı bir eylemin içerisinde olmayan böyle bir derneğe, vakfa, cemiyete veya örgüte kalkıp da siz terör örgütü muamelesi yaparsanız, bu pek şık düşmez diye düşünüyorum. Bizim ülkemizde de her cemiyet, her vakıf normal faaliyetlerini yapabilir. Ama teröre bulaştıkları anda biz gereği neyse yaparız; diğer teröristlere ne uyguluyorsak aynısını onlara da uygularız."

"FETÖ, SİLAHLI BİR TERÖR ÖRGÜTÜ DURUMUNA DÖNÜŞMÜŞTÜR"

"Siz ABD'den FETÖ'nün liderlerini talep ediyorsunuz. Bu konuya benzer olarak, Müslüman Kardeşler liderlerinin talep edilmesine nasıl cevap vereceksiniz? şeklindeki soruyu Erdoğan şöyle yanıtladı:

"Şimdi zaman zaman buna benzer bazı durumlarla karşılaşıyoruz. Ama bizim kendilerine yönelttiğimiz tek soru var: Bu istediğiniz bir silahlı terör örgütü mensubu mudur veya silahlı bir terör eylemine bulaşmış mıdır? Peki, biz kimi istiyoruz? Biz Türkiye’de darbe girişiminde bulunmuş ve bu darbe girişimi neticesinde devletimizi yıkmaya çalışmış; devletin bütün uçaklarını, tanklarını, helikopterlerini halkına karşı kullanmış; 248 şehit vermemize, 2193 gazimiz olmasına yol açmış, Emniyet Binamızın, Özel Kuvvet Binamızın vesaire birçok yerlerin yerle bir etmiş bir terör örgütünün başını istiyoruz. Fethullahçı Terör Örgütü, silahlı bir terör örgütü durumuna dönüşmüştür. On yıllardır bunun hazırlığı içerisinde olduğu ortaya çıkan bu örgüt, bunun adımını da atmıştır. Ama bizim ülkemizde İhvan-ı Müslimin’den olan, ama teröre bulaşan varsa, biz kesinlikle onlara da müsamaha göstermeyiz. Ama onların böyle bir durumunu biz şu ana kadar müşahede etmedik."

(AA)

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 29 yorum
BENCE..ÖNCELŞKLE..BURAK VE BİLALİ...ÖN CEPHEYE GÖNDERMELİSİN....YOK ÖYLE KURU KURUYA...MİLLİYETÇİLİK..?!!!...
konuşulan hepsi boş bunca şehit niye ülkemin kazancı ne sıfır yanlışşşşşşş....
tmm son yılların gelmiş geçmiş en etkili liderisin ama bu anayasa ne oluyo kardeşim elınde hangı güç yokta buna ıhtıyac duydun neyı ıstedınde yururluge koyamadın son zamanlarda yaptıkların cok yanlış fetö olayında cuvalladın eşit davranmadınız fetönun sıyası ayagına dokunmuyosun ama yakın zamanda basına ış acmaz umarım bu sıyası akıl asıl üst akıl alfa olan bu kansızlar umarım turkıyeyı ucuruma goturmez o yuzden hayırı hak edıyosun surıye konusunda cuvalladın neden suruyelı gencler at gıbı turkıyede yıyıp ıcıp sabaha kadar cocuk yapıyo benım askerım şehıt dusuyo bunun bır ızahı yok yazık...
Neden dün söylediğinle bugün çelişiyorsun, sen yoksa yalana esir mi oldun
AKP'yle hayatımıza giren Alo Fatih ahlakı, bugün daha sorumsuzca ve acımasızca devam ediyor. Referandumda HAYIR diyeceğini açıklayan gazeteciyi, televizyoncuyu, öğretmeni, memuru, akademisyeni uydurma gerekçelerle işten attırıyorlar. Hayırcıların konferans ve panellerine salon vermiyorlar, verileni iptal ettiriyorlar, hiç engelleyemezlerse elektrikleri kestiriyorlar. Hayırcıları tehdit ediyorlar, konuşturmuyorlar, ekranları yasaklıyorlar ve halkın bilgi alma hakkını hep yaptıkları gibi engelliyorlar… DİKTAYA HAYIR diyorum HAYIR
RTE BEKASI MI TÜRKLÜĞÜN BEKASI MI ? " TÜRKLÜĞÜN BEKASI " Türkiye deki YÖNETİMİ BİÇİMİ nden dolayı tehlikede değildir. Türklüğün bekası, ÜLKE KÖTÜ YÖNETİLDİĞİ için tehlikededir. Bunun böyle olduğunu öteden beri hep söylüyoruz. Söyleye söyleye dilimizde tüy bitti. Kırk kere Oslo yu anlattık. Kırk bir kere ' terörle pazarlık yapılmaz ' dedik. Bin kere, ' Büyük Orta Doğu Projesi Türklüğe hizmet etmiyor ' dedik. Neden söyledik bunları? Çünkü bu tür gelişmeler TÜRKLÜĞÜN BEKASI için tehlikeydi. FETOŞ İLE PKK YI TANIK TSK YI SANIK YAPANLARA HAYIR diyorum HAYIR
bi kaç aydır yazdıklarımı cumhrubaşkanı onayladı menbiçte direniş olursa pyd nin oldugu her yer hedef haline gelir kobaniyi bombalarız maymuncuk gibi kullanıp pyd nin oldugu her yeri özgürleştirme bahanesiyle bayragımızı dikeriz...
VARLIK FONU Bunların gelirlerini de yine kimseye sormadan, göstermeden, Sayıştay a hesap vermeden kafasına göre harcayacak ve AKP biraz daha zaman kazansın diye Cumhuriyet'in bu kurumları da bozuk para gibi harcanacak. Peki bunlara itiraz etmesi gereken, vatandaşı bu yapılanların tehlikeleri ve zararları konusunda uyarması gereken Anayasal kurumlar nerede, yoklar. Konuşmuyorlar, konuşamıyorlar, hesap sorması gerekenler, korkudan veya yandaşlıktan görmezden geliyorlar…
Mehmetçiğimizi yaşama bağlayan askeri hastaneler kapatılıyor, dönüştürülüyor. TSK'nın Cumhuriyetle yaşıt birikimleri, varlıkları ganimet gibi kapışılıp sağa sola dağıtılıyor. 18 adamıza Yunanistan çökmüş durumda ve göstere göstere, gururla her gün şov yapıyor. Cumhuriyet tarihinde ilk kez AKP döneminde Vatan toprağı kaybetmiş durumdayız, koca TSK görüş bile bildiremiyor. Bütün bu olanlardan devlete ve millete karşı sorumlu Genel Kurmay Başkanı ve Komuta Kademesi, bırakın bu olanlara itiraz etmeyi fikrini bile söyleyemiyor. FETOŞ İLE PKK YI TANIK TSK YI SANIK YAPANLARA HAYIR
Cumhuriyet tarihinin toplamından daha fazla örtülü ödenek bütçesini kimseye hesap vermeden kullanan ve yine Cumhuriyet tarihinin en büyük özelleştirmelerinden elde ettiği parayı kafasına göre harcayan, deprem vergilerini bile amacı dışında kullanan AKP, ülkede kendi yanlışlarından hesap soracak en azından işaret edecek hiçbir denetleme mekanizması bırakmadığı için, son derece plansız, programsız, hesapsız, tıpkı hayırsız bir mirasyedi gibi ülke kaynaklarını, Cumhuriyet'in birikimlerini har vurup harman savurdu… ÖRTÜLÜ ÖDENEĞİ KENDİLERİNE HARCAYANLARA HAYIR diyorum HAYIR
Tamam güzel...madem ki güvenli bölge oluştu,,neden bekliyorsun gönder suriyeli mültecileri oralara yerleşsin,ne işleri var burda artık,orası onların vatanı değilmi,,mümbiçe girmek herzamanki gibi sizin kararınız herhalde..tsk ve meclis yine devre dışı görünüyor...
@lotusx34 suriyeli mültecilere vatandşlık verip oy alacaklar.
işid demeye dili varmıyor kendi kafasına göre deaş deyip duruyor daha düne kadar öfkesine sahip olmayan müslüman gençler diyordunuz ne oldu onlardamı sizi kandırdılar
MENBİÇ'E RAKKA'YA GİRERKEN BAŞKOMUTAN EN ÖN SAFTA KOMANDOLARLA BİRLİKTE OLMALI
YENİ ANAYASAYA HAYIR VERİLMESİNİN EN BÜYÜK GEREKÇESİ.ÜLKE YÖNETİMİ BİR KİŞİYE VERİLEMEZ.ADAM KAFASINA GÖRE TÜRK ORDUSUNU SURİYEYE SOKACAK VE ORADA KIRDIRACAK.ARKADAN KÜRT DEVLETİ KURULACAK.
HÜKÜMETİN SURİYE VE GİRİŞLERDE VİZE UYGULAMAMASI DOLAN YABANCİLAR VE BİTMEYEN PATLAMALAR ŞİMDİ DE VİRAN ŞEHİR GÜVENLİK ZAFİYETİ HADDD SAFHADA MASALA DEVAM..:)HAYİR
Pkk şimdi ekmeğini yediği ülkeye yani Türkiye ye saldıran bölge halkına zulüm yapan bir terör örgütü bunu hepimiz onaylıyoruz. Peki tarafsızca bir bakın, öso da aynı şekilde ekmeğini yediği ülkeye saldıran halkın çile çekmesine sebep olan bir terör örgütü değil mi? Öso kendi ülkesine saldırmasaydı Suriyede iç savaş olmayacaktı değil mi? Biz neden bir terör örgütü ile iş birliği yapıyoruz? Biz öso ile iş birliği yaparken birileride pkk ile iş birliği yaparsa söz söylemeye hakkımız kalmıyor. Eline silah alıp kurşun sıkan teröristtir bitti. Hiç kıvırmayalım sütten çıkmış ak kaşık değiliz...
Arap kardeşlerimiz için tabii herşeyyy kılını kıpırdatmayan arap kardeşlerimz için
Adamciligi kaldir arkadas bu ulkeden adamcilik had safhada su anda sen su an bile atanacak olan memurlarin icinde adamcilik yapanlar var atamayi yapan kisileri arastirin bu yeni donemde kimleri atayacaklar acaba adam 1 sene kpss ye gider 90 puan alir atanamaz niye adamcilik var arkadas bu ulkede adamcilik...
Arabistan ile birlikte Suriye nin içinde güvenli bölge kurmak.... Rusya dan izin aldın mı?
şu konuşmadan anladığım Rusyanın kucağından kalktı ABD nin kucağına oturdu
ya arkadaş bir sus bir yerinde otur be ülkenin içine ettiniz daha ne istiyorsunuz derdiniz ne amacınız ne delikanlı gibi söyleyinde bilelim
dolar çıktı maaş lar%30 eridi benzine yaptığın zamı maaş a da yap istikrar mış?
2 MİLYON DIYANET L İMAM HATİPLİDN HAYİR 2 MİYON UNİVERSİTELİ DN HAYİR 5 MİLYON İSSİZ GECİCİ İSLERİ ANNE BABA OLMYNLRDAN HAYİR 950BİN TASARON ESLERİ COLUKVCUK 5MİLYON SOMUREN AKP BU MİLLETN DEGERLERİNİ SATMİSTİR DEVLETN BUTUN KAMU MALLARİ KENDİ YANDASLARİNİN KUCAGİNA BU MİLLET OTURTULMUSTUR BUNLSR DİNİ MİLLETİ TURBANLİYİ İSLAMİ CAMİAYİ KULLANİP MAKAM MEVKİ İCİN HERTURLU GAYRİ MESRU BİR SARAY HANEDANLİGİ OLUSTURUP SURİYEDEKİ ESAD GBİ KADDAFİ GBİ SADDAM GBİ TEKADAM LİK BU MİLLETİN 12MİLYON İSSİZ GENCLERİN GELECGİNİ MİTİNG LERİNDe DEVLETİN BUTUN POLİS VLİ KYMAKAM NEMUR HERKES SİKAYTCİ SizDEN!
Dikkat ettiyseniz hedef menbiç diyor. Yani sadece fıratın batısı. Fıratın batısı temizlendikten sonra bakın hedefimize ulaştık diyecekler. Yani fıratın doğusundaki bir kürt devletine milleti razı edecekler.
o işdi besleyip adan edenler utansın. o sürye yi 750 bin insanı kanın dükmesine sebep olanlar utansın, arabistan sistime de HAYIR.
SÜRÜYELİLER SEFADA TÜRK ASKERİ CEFADA .MASRAFLARDA MİLLETTEN SORUN YOK ARAPLARIN RAHATI BOZULMASIN YETERKİ .
SURIYELILERI ÜLKEDE GÜVEBLIK ALTINA AL SONRADA TÜRK ASKERINI SURIYELILER ICIN ÖLÜME GÖNDER COK YAZIK COKKK OYUM DA HAYIR OLAXAK HAYIRRRRRRR
NASIL OLSA TÜRK ASKERI KELLE SENIN ICIN SURIYELILERE VATANDASLIK EV VER SONRADA MEHMETCIYI ÖLÜME YOLLA YETER ARTIK BIZ KIMLER ICIN ÖLÜYOZZZ VATAN HAINII SURIYELILER ICIN
Diğer Haberler