Cumhurbaşkanı Erdoğan: 754 sandık başkanı kanuna aykırı atandı, işte hırsızlık burada

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "YSK'nın tespitlerine göre İstanbul'daki 31 bin 186 sandığın 754'ünün başkanları açıkça kanuna aykırı şekilde atanmıştır. İşte hırsızlık burada. 18 sandığın sayım döküm cetveli bulunamadı" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen İstanbul Esnaf ve Sanatkarları İftar Programı'ndaki konuşmasında, katılanların ramazanını tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ramazan vesilesiyle dünyanın dört bir yanından kendilerine uzanacak bir şefkat eli bekleyen tüm mazlumlara, tüm Müslümanlara Allah'tan kolaylık diledi.

Üye sayısı 200 binin üzerinde olan İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin bağlı 148 meslek kuruluşuyla başlı başına bir ekonomi devi olduğunu vurgulayan Erdoğan, herkesi iftar sofrası etrafında buluşturan birlik yönetimine teşekkür etti.

İstanbul halkına hizmet için şu anda tezgahının, direksiyonunun ve ekmek teknesinin başında ter döken esnaf ve sanatkarlara selamlarını gönderen Erdoğan, evlatlarına bırakacağı en büyük mirası helalinden kazanmak olarak gören, yüreğiyle, bileğiyle, emeğiyle çalışan, üreten ve hizmet verenlere Allah'ın kolaylık, bereket, sağlık ve afiyet vermesi temennisinde bulundu.

"ARAMIZA KİMSENİN GİRMESİNE İZİN VERMEYELİM"

Erdoğan, kendileri, aileleri, şehirleri ve ülkeleri için emekleri yanında gerektiğinde canlarını ortaya koyan, gerektiğinde fisebilillah mücadele veren esnaf ve sanatkarlara şükran borcunun asla ödenemeyeceğini belirterek, birkaç çürük elmanın, birkaç kendini bilmezin bu nezih ve büyük ailenin adını lekelemesine izin vermeden, esnaf ve sanatkarları ekonomik ve sosyal olarak hak ettikleri konuma getirmek için hep birlikte çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti.

Geçmişte esnaflık yapmış, hayatı boyunca hep esnaf ve sanatkarlarla birlikte olan, yol yürüyen bir kişi olarak her meselelerini kendi meselesi olarak gördüğünü dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"İstanbul'a yaptığımız yatırımların, getirdiğimiz hizmetlerin pek çoğunun ilhamını yine sizlerden aldık. Trafik sorunundan turizmin geliştirilmesine kadar hemen her alanda, önce sizleri dinledik, teşhislerinizi, tenkitlerinizi, taleplerinizi, tavsiyelerinizi aldık, sonra çözüm için kolları sıvadık. Hamdolsun el birliğiyle İstanbul'u bir dünya şehri haline getirdik. Eksiklerimiz yok mu? Elbette var. Bunları birlikte çözeceğiz. Yeter ki gönül bağımız güçlü olsun, yeter ki kalpten kalbe giden o yol hep açık kalsın. Biz sizleri seviyoruz. Sizin de bizi sevdiğinizi biliyoruz. Öyleyse aramıza kimsenin girmesine, gelin izin vermeyelim."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 milyonu aşkın nüfusuyla İstanbul ve 82 milyonu aşan nüfusuyla Türkiye için ne yapılacaksa birlikte yapılması çağrısında bulunarak, ecdadın bin yıllık tecrübesinden süzülüp gelen ahilik duasının en önemli kılavuz olması gerektiğini söyledi.

"İnançta sebat, doğru yolda olgunluk, dilde açıklık, sözde düzgünlük, işte kuvvet, çalışmada dikkat, mal ve rızıkta bolluk, dostlara sevgi, akrabalara şefkat" şeklindeki ahilik duasını okuyan Erdoğan, bunlara sıkı sıkıya sarılındığında önlerinde çözülemeyecek hiçbir mesele, aşılamayacak hiçbir engel olmayacağını belirtti.

"BURADA ŞAİBE VAR, ŞÜPHE VAR"

Türkiye'nin 31 Mart'ta bir seçim yaşadığını, bu seçimde büyükşehir, il, ilçe, belde, belediye başkanlarının, belediye meclis üyelerinin, mahalle muhtarlarının belirlendiğini hatırlatan Erdoğan, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) yapılan itirazları değerlendirerek diğer bazı ilçe ve beldelerle birlikte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleriyle de ilgili yenileme kararı verdiğini dile getirdi.

Erdoğan, önceki gün bu kararın gerekçelerinin de 250 sayfalık bir metin halinde yayınlandığını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yüksek Seçim Kurulu'nun tespitlerine göre, İstanbul'daki 31 bin 186 sandığın 754'ünün başkanları açıkça kanuna aykırı şekilde atanmıştır. İşte hırsızlık, çalma burada. Sandık kurulu başkanları seçim sonucuna etki edebilecek yetki ve hareket imkanına sahip kişilerdir. Bu sandıklarda oy kullanan kişi sayısı 212 binin üzerindedir. Niye sayıma yaklaşmadınız? 'Tekrar tümünü sayalım.' dedik. Niye yaklaşmadınız? Dolayısıyla kanuna aykırı atanmış bu sandıklarda kullanılan 212 binden fazla oy şüpheli duruma düşmüştür. Peki, seçimi kazandığı ilan edilen adayla, ikinci sıradaki aday arasındaki fark ne kadardır? Bu fark, 28 binden başlamış en son 13 bin 729'a kadar inmiştir. Bu ne demektir? Burada şaibe var, şüphe var. 1963'te şüpheye dayalı olarak seçimler iptal edilmiştir Türkiye'de."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, YSK'nin resmen tespitini yaptığı tek sorunun bu olmadığını, gerekçeli karara göre, İstanbul genelinde 18 sandığın sayım döküm cetvelinin bulunamadığını, 90 sandığın sayım döküm cetvellerinin de sandık kurulu üyelerinin hiçbiri tarafından imzalanmamış olduğu için güvenilirliğini yitirdiğini söyleyerek, böylece toplam 108 sandığın ve bu sandıklardaki 30 binin üzerindeki oyun yok hükmünde sayıldığını bildirdi.

"HIRSIZIN HİÇ Mİ SUÇU YOK?"

İki adayın arasındaki oy farkının 13 bin 729 olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Sandık kurulu üyeleriyle ve sandıklarla ilgili bu iki mesele birlikte değerlendirildiğinde birinde 212 bin, diğerinde 30 bin oy şüpheli hale gelmektedir. Böyle bir durumda seçimin yenilenmesi kararı verilmesinden daha tabii ne olabilir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birilerinin bu karar sebebiyle hem YSK'ye hem de AK Parti'ye yüklendiğini, saldırdığını, hakaret ettiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Acaba bu kesimler ortaya çıkan tablo karşısında bizim ne yapmamızı bekliyorlardı? İstanbul halkının bir yanda 212 bin, diğer yanda 30 bin oyuna halel gelmesine göz mü yummalıydık? Hadi diyelim ki bu durumun ortaya çıkmasında sandıklara yeteri kadar sahip çıkamadığımız için bizim eksiğimizin, hatamızın, yanlışımızın da bir nebze payı var. Peki hırsızın hiç mi suçu yok? Bir de buna bakalım. Milletin AK Parti'ye verdiği oyları gasbedenlerin hiç mi kabahati yok?

Çünkü Yüksek Seçim Kurulu'na ve AK Parti'ye saldıranların hiçbirinin dönüp de sandıklardaki oyların, şaibeli hale gelmesine yol açanlara tek kelime ettiklerini duymadık. Üstelik Yüksek Seçim Kurulu mazbatayı bir adaydan alıp ötekine vermemiş, çözümün yeniden sandıkta aranmasına hükmetmiştir. Demokrasiye inanan, milli iradeye güvenen, sandığı sağlam gören herkesin bu karara saygı duyması gerekir. Eğer 31 Mart'ta gerçekten hakkıyla seçimi kazanmışsanız, 23 Haziran'da yine kazanırsınız. Ortada yargı kararıyla da kesinleşmiş olan vahim şüpheler varken, seçimin yenilenmesine böylesine şiddetli bir şekilde karşı çıkılmasını doğrusu manidar görüyoruz."

"BİZ SİZLERE İNANIYORUZ, GÜVENİYORUZ"

Erdoğan, sözlerini bir mesel ile sürdürerek, "Bir baba yan odadan gelen tıkırtılara bakmak için oğlunu gönderir. Biraz sonra da arkasından 'Ne oldu?' diye seslenir. Oğlu, 'Baba bir hırsız tuttum.' diye cevap verir. Baba 'Tut kolundan getir.' der. Oğlu 'Gelmiyor.' diye cevap verir. Bunun üzerine baba 'Öyleyse bırak gitsin.' der. Oğlu bu defa da 'Gitmiyor.' diye karşılık verir. Şimdi bunlarınki de aynı hesap, ne milletin karşısına çıkıyorlar ne de kabahatlerinin mahcubiyetiyle dönüp gidiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar biz milletimizin hakkını, hukukunu savunmayı sürdüreceğiz. Biz sizlere inanıyoruz, sizlere güveniyoruz." diye konuştu.

Belediye başkanlığında kendisiyle beraber İDO'nun genel müdürü olarak, daha sonra milletvekilliği ve ulaştırma bakanlığıyla, daha sonra başbakanlığı, Meclis başkanlığıyla bu ülkede hizmet vermiş, devleti gayet iyi tanıyan, uluslararası camiada belli bir konumu, yeri olan Binali Yıldırım ile beraber çok daha güçlü bir şekilde İstanbul'a hizmet vereceklerini dile getiren Erdoğan, "Bizim için tüm siyasi hayatımız boyunca en büyük hakem daima milletimiz olmuştur. Her seferinde olduğu gibi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi konusundaki meselenin çözümü için de milletimizin hakemliğine başvuruyoruz. Sandıktan kanuna ve hakkaniyete uygun bir seçimle, sayım dökümle çıkacak kararın başımızın üstünde yeri vardır. Yeter ki alavere, dalavere yapmasınlar, çalmasınlar, hesabı, kitabı düzgün tutsunlar." ifadelerini kullandı.

(AA)