HABER

DHA YURT BÜLTENİ - 1

1)LEYLA'DAN 18 GÜN SONRA ACI HABER    AĞRI'da, 18 gün önce, Ramazan Bayramı'nın 1'inci günü ailesiyle ziyarete gittiği dedesinin köyünde kaybolan Leyla Aydemir'den (4), acı haber geldi.

1)LEYLA'DAN 18 GÜN SONRA ACI HABER

AĞRI'da, 18 gün önce, Ramazan Bayramı'nın 1'inci günü ailesiyle ziyarete gittiği dedesinin köyünde kaybolan Leyla Aydemir'den (4), acı haber geldi. Leyla'nın cansız bedeni, Bezirhane köyüne yaklaşık 2 kilometre uzaklıktaki Kurudere mevkiindeki, dere yatağında yüz üstü suya atılmış şekilde bulundu. Leyla'nın dedesi Zeki Aydemir, "Sırtında yara izleri vardı. Yüzüne bakamadım. Mavi gözlümü bu hale getirenlerin bulunup adalet önünde hesap versin" dedi. Acı haberle, aile, yakınları ve köylüler yasa büründü. Müjdeli haber bekleyen tüm Türkiye, yürek dağlayan gelişmeyle gözyaşı döktü.Ağrı kent merkezinde yaşayan Şükran- Nihat Aydemir çiftinin 3'ü erkek, 7 çocuğundan 6'ncısı olan Leyla, Ramazan Bayramı'nın ilk günü merkeze 15 kilometre uzaklıktaki 300 nüfuslu Bezirhane köyüne gitti. Aile, yakınlarıyla bayramlaştıktan sonra Nihat Aydemir'in babasının evine geldi. Aydemir çifti içeri girerken, Leyla, kapı önünde oynamaya başladı. Yaklaşık 15 dakika sonra dışarı çıkan çift, kızlarını bulamadı.
Çevreyi dolaşan, yakınlarının evlerine bakan aile, tüm çabalara karşın Leyla'ya ulaşamayınca jandarmaya haber verildi. Bölgeye jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Köy ve çevresi didik didik arandı, ancak küçük kıza ulaşılamadı. Jandarma, AFAD, güvenlik korucuları, UMKE, STK'lar ve gönüllüler tarafından oluşturan ekipler, eğitimli köpekler ve drone eşliğinde aradığı Leyla Aydemir, bulunamadı.Tüm aramalara rağmen Leyla bulunamayınca köye Avrupa'nın en iyi arama birliği olarak gösterilen Jandarma Arama Kurtarma (JAK), Jandarma Özel Harekat (JÖH) ekipleriyle, Jandarma At Köpek Eğitim Merkezi'nden (JAKEM) getirilen kadavra arama köpekleri 'Modül' ve 'Mavi' de çalışmalarda kullanıldı. Köylülerin beyaz bir minübüs ile kaçırıldığı yönündeki ifadeleri üzerine ekipler, şehirdeki tüm kameralar incelemeye aldı.
Valilik tarafından Leyla'nın kaybolmasının ardından yapılan yazılı açıklamada, "Kent merkezi ve ilçelerdeki tüm Mobese kameraları incelendi. Merkez ve ilçelerdeki tüm Mobese kayıtlarına bakılmıştır. Köyde kayıp olan çocuğun düşebileceği su birikintileri ve artezyen kuyuları vidanjörler aracılığıyla boşaltılarak arama yapılmıştır. Ayrıca köyde bulunan yüksek otlar kesilerek daha detaylı arama yapılması sağlanmıştır. Olay bölgesine daha geniş ve kapsamlı arama yapmak maksadı ile arama köpekleri ve havadan Drone ile köy ve civarında arazi taraması yapılmıştır. Emniyet Müdürlüğü Balık Adam Ekibi su birikintileri ve dere yataklarının aranması sağlanmıştır" denildi.Leyla Aydemir'in kaybolması olayıyla ilgili Valilik tarafından kriz masası oluşturuldu. 5 bin fotoğrafının çoğaltılarak il genelinde dağıtıldı. Leyla Aydemir'in aranması sırasında ailesine sayısız ihbar telefonu geldi. Gelen ihbarları tek tek değerlendiren emniyet güçleri, küçük kızın, Mardin, Sivas ve Silivri'de görüldüğü iddialarının da asılsız olduğunu saptadı. Köy ve çevresinde çocuklara camları kırık beyaz minibüsle şeker dağıtıldığı iddiası da asılsız çıktı. İhbarların zaman kaybına yol açmasını önlemek amacıyla vatandaşların daha duyarlı olması istendi. Küçük Leyla'nın bulunması amacıyla Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Ağrı Valiliği koordinesinde alanında uzman 11 kişilik özel ekip oluşturuldu. Leyla için kurulan kriz masasında görevli ekip, ihbarları tek noktada toplamak için bir adım attı. Leyla için ihbar hattını oluşturdu.
Son olarak ekipler, köyün yaklaşık 1 kilometre uzağında bulunan sazlık ve bataklık arazide sabah saatleri itibariyle arama çalışmalarını yeniden başlattı. Ancak herhangi bir ize rastlanmadı.
Leyla Aydemir'i bulmak için yumuşak toprak zemin araması yapıldı. Ekipler, köyde, evlerin bahçesinde, mezarlıkta ve şüpheli görülen her yerde yumuşak zemin arama çalışması yaptı. Köyü ve çevresini didik didik eden, aranmadık yer bırakmayan ekipler, köydeki ana foseptiği boşaltarak arama yaptı. Gönüllü avcılar da Bezirhane'ye gelerek arama çalışmalarına katıldı.
Tüm Türkiye'nin bulunması için seferber olduğu Leyla Aydemir'in babası Nihat ve dedesi Zeki Aydemir, küçük kızın kaçırıldığı ihtimali üzerinde durdu.
TÜRKİYE'Yİ YASA BOĞAN HABER
Leyla'dan kaybolduğunun 18'inci gününde, dün akşamüstü, acı haber geldi. Leyla'nın cansız bedeni, didik didik edilen Bezirhane köyüne 2 kilometre uzaklıktaki Kurudere mevkiine ot biçmek için giden bir köylü tarafından bulundu.
İhbar üzerine kısa sürede olay yerine giden jandarma, çevrede önlem aldı. Ekipler, köye giriş çıkışları kapattı. Küçük kızın bulunduğu yere kimseyi yaklaştırmayan jandarma, olay yerinde inceleme başlatarak delil aradı. Küçük kızın cansız bedeni, otopsi yapılmak üzere Ağrı Devlet Hastanesi morguna götürüldü. Acı haberi alan Leyla'nın ailesi, sinir krizi geçirdi, gözyaşlarına boğuldu.

DEDESİ: SIRTINDA YARA İZLERİ VARDI
Demirören Haber Ajansı'na (DHA) açıklamada bulunan Leyla'nın dedesi Zeki Aydemir, "Torunumu bugün ot biçmek için bölgede giden bir köylü bulmuş. Bize haber verdi. Gidip baktığımızda yüzü suya basılmış şekilde duruyordu. Sırtında yara izleri vardı. Yüzüne bakamadım. Mavi gözlümü bu hale getirenlerin bulunup adalet önünde hesap versin" dedi.
Öte yandan Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca görevlendirilen 2 savcı, bölgeye gelerek inceleme başlattı.

VALİLİKTEN AÇIKLAMA
Kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Leyla Aydemir ile ilgili Ağrı Valiliği, twitter hesabından açıklama yaptı. Açıklamada, "15 Haziran 2018 tarihinde kaybolan Leyla Aydemir kızımız bugün saat 18.45 sıralarında köy merkezine 3 kilometre uzaklıkta dere yatağı içerisinde maalesef cesedine ulaşılmıştır. Konuyla ilgili adli tahkikat devam etmektedir. Başımız sağ olsun" denildi.

VALİ ELBAN: O BÖLGE BALIK ADAMLARLA ARANMIŞTI
Leyla Aydemir'in cesedinin bulunmasının ardından açıklama yapan Ağrı Valisi Süleyman Elban, Leyla'nın 18 gündür arandığını belirterek, "Maalesef bugün 17.45 itibarıyla köyün yaklaşık 3 kilometre kuzeyinde derede, su içerisinde cansız bedenine ulaşıldı. Söz konusu alan daha önce balık adamlarımız tarafından ve havadan drone görüntüleri ile çok fazla taraması yapılan bir alandı ancak maalesef bugün bu alanda cansız bedenine ulaşıldı. Savcılığın konuyla ilgili soruşturması devam ediyor" dedi.
Küçük Leyla'nın canzıs bedeni kent merkezindeki Ağrı Devlet Hastanesi Karaköse ek binasına götürüldü. Acı haber üzerine köye akın eden Leyla Aydemir'in yakınları oluşturdukları uzun araç konvoyu ile hastaneye geldi. Leyla Aydemir'in cenazesi otopsi için Erzurum Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Aile, otopsi sonrası Leyla'nın cenazesini defnedeceklerini söyledi.

MAVİ BONCUKLU KOLYESİ BOYNUNDA BULUNDU
Ağrı'da, Ramazan Bayramı'nın 1'inci günü ailesiyle ziyarete gittiği dedesinin köyünde kaybolduktan 18 gün sonra cesedi bulunarak tüm Türkiye'yi yasa boğan Leyla Aydemir'in cenazesi saat 23.40 sıralarında Erzurum Adli Tıp Kurumu'na getirildi. Cenazeyle birlikte aileden sadece amcası Yusuf Aydemir geldi. Görgü tanıklarının anlattıklarına göre çıplak halde bulunduğu belirtilen Leyla'nın üzerinde sadece fotoğraflarda boynunda takılı olan mavi boncuklu kolyesinin bulunduğu ifade edildi.

DARP İZİ İDDİASI
Görgü tanıkları çok zayıfladığını belirttikleri Leyla'nın vücudunun bazı bölgelerinde de darp izlerine rastlarını öne sürdüler. Oldukça yorgun ve ayakta durmakta zorlandığı gözlenen amca Yusuf Aydemir, sorular karşısında "Çok üzgünüz çok bitkin haldeyim. Acımı anlatamam sizlere, bir şey diyemem" diye konuştu.

BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA
Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Leyla Aydemir'in ölümü ile ilgili yazılı bir açıklama yapıldı. Leyla'nın kaybolmasının ardından aynı gün soruşturmaya başlandığını belirtilen açıklamada şöyle denildi:
"Bilgi sahibi olduğu değerlendirilen şahısların ifadelerine başvurulmuş, bulunabileceği değerlendirilen tüm adreslerde aramalar yapılmış, çocuğun en son görüldüğü Bezirhane köyü ile çevre köy kırsal alanda arama ve kurtarma köpekleri ile JAK ve AFAD ekiplerince elde edilen bilgiler adli anlamda değerlendirilmiştir. 2 Temmuz tarihinde bir vatandaşın ihbarı üzerine Leyla Aydemir, Bezirhane köyüne yaklaşık 2-2.5 kilometre uzaklıkta dere yatağında su içerisinde ölü vaziyette bulunmuştur. Ceset üzerinde yapılan ölü muayene işleminin akabinde ceset kesin ölüm sebebinin tespiti için klasik otopsi işlemi yapılmak üzere Erzurum Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı'na gönderilmiştir. Leyla Aydemir'in ölümü ile ilgili olarak 3 Cumhuriyet Savcısı görevlendirilmiş ve soruşturma titizlikle devam etmektedir. Soruşturmanın aşamaları hakkında gerek görülmesi halinde ayrıca bilgi verilecektir."

Görüntü Dökümü
--------------------:
Olay yeri
Kalabalığın olay yerine gitmesi
Jandarma'dan görüntü
Genel ve detaylar
+++++
-Cenazenin gelişi
-Hümeyra Pardeli'nin anonsu
-Leyla'nın cenazenin Adli Tıp'a taşınması
-Acılı amca Yusuf Aydemir ile röp.

Haber-Kamera: Turgay İPEK- Hümeyra PARDELİ- Servet ARSLAN /AĞRI,(DHA)

==============================================================

2)YANAN ARAÇ NEDENİYLE BOLU DAĞI TÜNELİ 1 SAAT ULAŞIMA KAPANDI

Bolu Dağı Tüneli’nde alev alan hafif ticari araç, kullanılamaz hale geldi. Dumanlarla kaplanan Bolu Dağı Tüneli, yaklaşık 1 saat araç trafiğine kapatıldı. İstanbul’dan memleketi Artvin’e giden İlhan Şeker (47) yönetimindeki 08 ED 981 plakalı hafif ticari araç, saat 01.00 sıralarında TEM Otoyolu’nun Bolu Dağı Tüneli geçişinde motor kısmından alev aldı. Alevleri fark eden İlhan Şeker, eşi ve kızının da bulunduğu aracı durdurup indikten sonra itfaiyeye haber verdi. Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, yangına müdahale etti. Şeker ailesi, araçlarının söndürülme çalışmalarını birbirine sarılıp teselli ederek izledi.
Dumanlarla kaplanan tünelin her iki yönü araç trafiğine kapatıldı. Araçlar Abant ve Kaynaşlı gişelerinden D-100 Karayolu’na yönlendirildi. Yolda uzun araç kuyrukları oluştu. Ekiplerin müdahalesiyle yangın kontrol altına alınırken, yaklaşık 1 saatlik çalışmanın ardından tünel yeniden araç trafiğine açıldı.

Görüntü Dökümü
--------------------:
-Araç trafiği
-Boş tünelden görüntüler
-Soğutma çalışmaları
-Sürücü ile röportaj
-Detaylar

Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU, (DHA)

================================================

3)DÜZCE'DE ORMANDA ODUN KAVGASI: 3 ÖLÜ, 3 YARALI

DÜZCE'nin Gümüşova ilçesinde, orman kesim işi yapan işçiler arasında kestikleri ağaçlardan artan odunları paylaşmakta anlaşmazlık yaşandı. Bir orman işçisinin tüfeğini ateşlemesi sonucu 3 kişi öldü, 3 kişi ise yaralandı. Olay akşam saatlerinde Gümüşova Yeşilyayla Köyü'nde ormanlık alanda meydana geldi. İddiaya göre, Sakarya'nın Hendek ilçesinden ağaç kesim işi için Gümüşova Yeşilyayla Köyü'ne gelen 9 kişi arasında kesilen ağaçlardan arta kalan odunların paylaşılması konusunda tartışma yaşadı. Tartışmanın büyüyerek kavgaya dönüşmesi ile birlikte orman kesim işçilerinden Olcay Bak (45), yanında bulunan av tüfeği ile rastgele ateş etmeye başladı. Vücutlarının çeşitli yerlerine saçmalar isabet eden Hakan Çalışkan, Erdal Küt ve Bayram Küt olay yerinde yaşamını yitirirken, Yalçın Acıbal, Furkan Demiray ve Erol Demiray ise yaralandı. Şüpheli Olcay Bak olayın ardından kaçtı.
İhbar üzerine çok sayıda 112 Acil ve jandarma ekipleri bölgeye gitti. Yaralılar 112 Acil ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Atatürk Devlet Hastanesi ile Düzce Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayla ilgili olarak geniş çaplı soruşturma başlatılırken, cinayet zanlısı Olcay Bak'ın yakalanması için çalışma başlatıldı.
ARKADAŞLARINI YEMEK YERKEN VURDU
Düzce'nin Gümüşova ilçesi Yeşilyayla Köyü'nde 3 kişinin öldüğü 3 kişinin de yaralandığı olay sırasında orman işçilerinin kaldığı kulübenin yanında yaptıkları çardakta yemek yedikleri, bu sırada Olcay Bak'ın da otomobilinde bulunan av tüfeğini alarak arkadaşlarına ateş ettiği belirtildi. Cinayet zanlısının yakalanması için çalışmalar devam ediyor.

Görüntü Dökümü
--------------------:
Olay yerinden görüntüler
Yaralılara müdahale edilmesi
+++
Olay yerinden görüntü
Jandarma ekiplerinin inceleme yaparken görüntüsü
Savcının inceleme yaparken görüntüsü ve detaylar

Haber-Kamera: Tezcan SOLMAZ / DÜZCE,(DHA)

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

4)BURSA'DA GERGİNLİK

Bursa'da Suriyeli bir grubun, husumetli oldukları kişilerin gittiği kıraathaneyi basmasının ardından akşam da gerginlik yaşandı. Bir araya gelen yaklaşık 150 kişi, Suriyelilere ait birkaç işyerlerinin camını kırıp, olayı alkış ve sloganlarla protesto etti. Grup, polisin uyarısıyla dağıldı. Merkez Osmangazi ilçesi Çarşamba Mahallesi'nde dün öğle saatlerinde Suriyeli 5 kişi, ellerinde sopa ve bıçaklarla daha önce husumetli oldukları iddia edilen kişilerin gittiği kıraathaneye gitti. Burada bir süre bağırıp çağıran grup, kıraathaneden ayrıldı.
Olayın ardından akşam saatlerinde bir araya gelen mahalle sakinleri, Suriyelilere ait birkaç işyerinin taşla camını kırdı. Yaklaşık 150 kişilik grup, alkışlarla ve sloganlarla olayı protesto etti. Grup, polisin uyarısının ardından dağıldı.

Görüntü Dökümü
--------------------:
-Kıraathane önüne gelen suriyelilerin amatör çekimi

-Zarar gören işyerlerinden detaylar

Haber- Kamera: ENVER FATİH TIKIR/BURSA,(DHA)

================================================

5)BOŞANDIĞI EŞİNİN KARDEŞİNİ VE AMCASINI ÖLDÜRDÜ

KAHRAMANMARAŞ'ta Alaaddin Çiftçi (44), 17 yıl önce boşandığı Dürdane Ölübey'in kardeşi Mehmet Ölübey (38) ve amcası Atilla Ölübey'i (51) av tüfeği ile vurarak öldürdü.Olay, saat 20.00 sıralarında merkez Dulkadiroğlu ilçesinin Şerefoğlu Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre Alaaddin Çiftçi, mahallede karşılaştığı Mehmet Ölübey ve amcası Atilla Ölübey ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine Çiftçi, av tüfeği ile amca yeğene ateş edip kaçtı. Kentteki özel hastanelere götürülen Atilla Ölübey ile yeğeni Mehmet Ölübey tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayı duyarak hastaneye giden amca yeğenin yakınları, ölüm haberiyle sinir krizi geçirdi. Polis de yeni bir olay yaşanmaması için hastane ve çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı. Olay yerinden kaçan Alaaddin Çiftçi ise, jandarma tarafından kısa sürede olayda kullandığı av tüfeği ile yakalanarak gözaltına alındı.
Yoğun güvenlik önlemleri altında hastanede sağlık kontrolünden geçirilen şüpheli, sorgulanmak üzere Dulkadiroğlu ilçe Jandarma Komutanlığı'na götürüldü.

GÖRÜNTÜ DÖKMÜ:
-----------------------------
- Jandarma aracının gelişi
- Alaaddin Çiftçi'nin araçtan indirilişi
- Askerlerin gelişi
- Çiftçi'nin hastaneden çıkarılması
- Jandarma aracına bindirilmesi
- jandarma araçlarının gidişi
- Hastane önünde toplanan kalabalık

Haber-Kamera: Ömer KOÇ / KAHRAMANMARAŞ,(DHA)

6)BALIKESİR'DE ÇIKAN SİLAHLI ÇATIŞMADA, YOLDAN GEÇEN 1 KİŞİ ÖLDÜ

BALIKESİR'in Edremit ilçesinde, çay bahçesinde çıkan silahlı çatışmada, kordonda yürüyüş yapan Abdülkadir Kıymaz kurşunlara hedef olarak yaşamını yitirdi, 5 kişi yaralandı. Jandarma olayla ilgili 5 kişiyi gözaltına aldı.
Olay, Edremit ilçesinin Altınoluk Mahallesi'ndeki bir çay bahçesinde dün meydana geldi. Çay bahçesinde iki grup arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede silahlı çatışmaya dönüştü. Çatışmada, taraflardan 4 kişi ile olay sırasında kordonda yürüyüş yapan 2 kişi yaralandı. Yaralılar Edremit Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı. Olayla ilgili bulunmayan ve kordonda yürüyüş yaptığı sırada ağır yaralanan Abdülkadir Kıymaz, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Jandarma olayla bağlantısını tespit ettiği 5 kişiyi gözaltına aldı. Soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Görüntü Dökümü
--------------------------
-Çatışma sonrası cep telefonu görüntüsü

Haber-Kamera Fatih Emrah ERDOĞAN/EDREMİT(Balıkesir)

7)UZMAN ÇAVUŞ, TRAFİK KAZASINA TARTIŞTIĞI SÜRÜCÜYÜ VURDU

KONYA'nın Ereğli ilçesinde maddi hasarlı trafik kazası sonucu meydana gelen silahlı kavgada uzman çavuş olduğu öğrenilen Mesut G., tartıştığı Ertan Dikmen'i beylik tabancasıyla kalçasından vurarak yaraladı. Olay, saat 18.30 sıralarında adliye önünde meydana geldi. İddiaya göre Mesut G. idaresindeki 33 TD 228 plakalı otomobil, kavşakta Ertan Dikmen idaresindeki 42 E 9091 plakalı otomobil ile çarpıştı. Kaza sonrası her iki araçta maddi hasar meydana gelirken, sürücüler araçlarından inerek tartışmaya başladı. Tartışmanın küferleşmeye dönmesi üzerine uzman çavuş olduğu öğrenilen Mesut G., Ertan Dikmen'i beylik tabancasıyla kalçasından vurarak yaraladı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ambulansla Ereğli Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alınan Ertan Dikmen'in hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi. Şüpheli Mesut G., ise olay yerinde suç aleti tabanca ile birlikte polise teslim oldu. Soruşturma sürüyor.
Görüntü Dökümü
--------------------------
- Olay yeri detay
- Polisin incelemeleri
- Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Atilla ATMACA /EREĞLİ,(DHA)
====================================
8)CİZRE'DE DİCLE NEHRİNE GİREN 2 ÇOCUK BOĞULDU

ŞIRNAK'ın Cizre ilçesinde serinlemek için Dicle Nehri'ne giren 13 yaşındaki Baran Haykır ve akrabası 13 yaşındaki Roşat Noyan, boğularak hayatını kaybetti. Yaz aylarında hava sıcaklığının 55 dereceyi bulduğu ve yüzme havuzlarının olmadığı Cizre ilçesinde, serinlemek için Yafes Mahallesi Atatürk Parkının yakınından geçen Dicle Nehrine giren 13 yaşlarındaki Baran Haykır ve Roşat Noyan, vatandaşların gözü önünde akıntıya kapılarak suda kayboldu. Çocukların suda kaybolduğunu gören vatandaşlar, durumu itfaiye ve sağlık ekiplerine bildirirken bazı vatandaşlar da çocukları kurtarmak için nehir sularına atladı.
Atatürk Parkı yakınında yaşanan olayda vatandaşlar ve mahalle sakinleri, çocukları kurtarmak için seferber oldu ancak vatandaşların çabaları sonuç vermeyince olay yerine gelen Cizre Belediyesi Su Altı arama kurtarma Dalgıç ekibi, çocukları bulmak için hemen çalışma başlattı.
Yaşanan üzücü olayın ardından mahalle sakinlerinin akın ettiği Dicle nehri kıyısına gelen Cizre Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Faik Arıcan, olayla ilgili görevlilerden bilgi aldıktan sonra çalışmaları yerinde takip etti. Dalgıç ekipleri ve vatandaşların, kurtarmak için seferber olduğu çalışmalarda bazı vatandaşlar fenalık geçirip hastanelik oldu.
Cizre Belediyesi Su Altı Arama Kurtarma Dalgıç ekibi, suda kaybolan Baran Haykır ve akrabası Roşat Noyan'ın cesetlerine bir saat süren çalışma sonucunda ulaştı. Küçük çocukların cenazeleri, olay yerinde bulunan ambulanslarla otopsi için Cizre Devlet Hastanesine kaldırıldı. Cenazelerin sudan çıkarıldığı sırada bazı kadınlar sinir krizi geçirdi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü
--------------------------
Nehir Kenarındaki Kalabalıktan detaylar
Oksijen tüpü ile nehir kıyısına inen itfaiye eri
Kaymakam Faik Arıcan'ın çalışmaları takip etmesi (Beyaz gömlekli kır saçlı)
Ağıt yakan kadın
Vatandaşların suda kaybolan çocukları araması
Vatandaşların yaptığı çalışmadan detaylar
Çevredeki kalabalık
Kurtarma çalışmalarını izleyen vatandaşlar
Kurtarma çalışmaları
Dalgıçların cesedi nehir kıyısına getirmesi
Cesedin Cenaze Torbasını konulması
Cenazenin ambulansa taşınması
Ambulansın olay yerinden ayrılması
Sinir krizi geçiren kadın
Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Sekvan KÜDEN /CİZRE (Şırnak),(DHA)

9)YAYLADAKİ ÇADIRDA ÖLEN DEDE VE 2 TORUNU TÜP GAZDAN ZEHİRLENMİŞ

ESKİŞEHİR'in Han ilçesi yakınlarındaki yaylada, dün kaldıkları çadırda zehirlenerek ölen Lütfi (69) ile torunları Ramazan Talha (10) ve Rümeysa Karaçam'ın (7) çadırda ısınma ve aydınlatma amacıyla kullandıkları 2 piknik tüpünden sızan karmonoksit gazından zehirlendikleri belirlendi. Ölen çocukların babası Erkan Karaçam'ın (46) tedavisi ise sürüyor. Dede ve 2 torunu, Eskişehir'in Çifteler ilçesinde toprağa verildi.
Olay, Han ilçesi ile Afyonkarahisar il sınırı yakınlarındaki Samanlı Yaylası'nda dün meydana geldi. Eskişehir'in Çifteler ilçesinden Samanlı Yaylası'na giden Lütfi Karaçam, oğlu Erkan Karaçam ile ve torunları Ramazan Talha ile Rümeysa Karaçam burada kurdukları çadırda geceyi geçirdi. Aile fertleri ertesi gün yayla şenliği için gelenler tarafından çadırda haraketsiz halde yatarken bulundu. Çağırılan 112 ambulansında görevli sağlık ekipleri Lütfi Karaçam ile torunları Ramazan Talha ve Rümeysa Karaçam'ın yaşamını yitirdiğini belirledi. Erkan Karaçam'dan nabız alan sağlık görevlileri, bölgeye helikopter ambulans istedi. Erkan Karaçam, helikopterle Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Hastanesi'ne kaldırılıp, tedaviye alındı.
Yapılan araştırmada, zehirlenen 4 kişinin kırda topladıkları mantarı da yedikleri belirlendi. Dede ve 2 torununun yedikleri mantardan zehirlenmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruldu ancak hastanede tedavi altında olan çocukların babası Erkan Karaçam'ın karbonmonoksitten zehirlendiği belirlendi.
Cenazeleri otopsi için ESOGÜ Hastanesi morguna kaldırılan dede ve 2 torununun, çadırdaki biri lüks lambasına takılı olan aydınlatma amaçlı, diğeri de ısınma amacıyla kullanılan 2 piknik tüpünden sızan karbonmonoksit gazından zehirlendikleri tespit edildi.

CENAZELER TOPRAĞA VERİLDİ
Ölen Lütfi Karaçam ile torunları Ramazan Talha ve Rümeysa Karaçam'ın cenazeleri, yapılan otopsilerinin ardından toprağa verilmek üzere Eskişehir'in Çifteler ilçesine götürüldü. Çifteler Çarşı Camisi'nde ikindide düzenlenen cenaze törenine Çifteler Belediye Başkanı Metin Özen, ölen Lütfi Karaçam'ın kardeşi olan Eskişehir Milli Eğitim eski Müdürü Ercan Karaçam, yakınları ile çok sayıda kişi katıldı. Ayrı ayrı kılınan cenaze namazının ardından dede ve iki torunu götürüldükleri Çifteler İlçe Mezarlığı'nda gözyaşları içinde toprağa verildi.
Görüntü Dökümü
--------------------------
-Cenaze törenin yapıldığı caminin dışından,
-Cenaze namazından,
-Cenazeler omuzlarda taşınarak cenaze aracına konulması,
-Cenaze aracının hareket etmesinden çekilen görüntüler

Haber-Kamera:Eyüp KELEBEK-ÇİFTELER,(Eskişehir)/DHA

Makina Mühendisliği öğrencisi Yusuf'un cesedi bulundu (EK)
10)TOPRAĞA VERİLDİ

28 Mayıs'tan bu yana aranan, bugün de ormanlık alanda cesedi bulunan Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) öğrencisi Yusuf Özcan, memleketi Mersin'de son yolculuğuna uğurlandı.

MACİT ÖZCAN'IN YEĞENİYMİŞ
Merkez Yenişehir ilçesindeki Afetevler Mezarlığı'na defnedilen Özcan'ın cenaze törenine ailesi ve sevenleri katıldı. CHP Milletvekilleri Ali Mahir Başarır, Alpay Antmen ve Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan da ailesinin acısını paylaştı. Gencin annesi Yelda Çelik yakınlarının yardımıyla ayakta dururken, oğlunun mezarındaki toprağı elinde tutan baba Ali Özcan ise herşeye rağmen sakinliğini korumaya çalıştı. Öte yandan gencin, Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Macit Özcan'ın yeğeni olduğu öğrenildi.

Görüntü Dökümü
--------------------------
- Cenazeye katılanların genel görüntüsü
- Anne ve babanın görüntüsü
- Cenazeye katılan Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan'ın görüntüsü
- CHP Mersin Milletvekilleri Ali Mahir Başarır, Alpay Antmen ve gencin amcası Macit Özcan'ın genel görüntüsü
- Ağlayanlardan genel ve detay görüntüler
- Gencin fotoğrafı

Haber-Kamera: Adnan AÇIKGÖZ / MERSİN,(DHA)

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

11)MÜZİSYEN METİN KOR'UN CENAZESİ ANKARA'DA TOPRAĞA VERİLDİ

İSTANBUL'dan kamp yapmak için Antalya'nın Kaş ilçesi Gömbe Yaylası'ndaki İkiz Göller mevkisine giden ve burada kaybolduktan 7 gün sonra ölü olarak bulunan müzisyen Metin Kor'un (43) cenazesi memleketi Ankara'da kılınan cenaze namazı sonrası toprağa verildi.
İstanbul'da oturan müzisyen Metin Kor, 20 Haziran'da tatil için Antalya'nın Kaş ilçesine gitti. 21 Haziran'da 06 KA 1279 plakalı aracıyla çadır kurmak ve kamp yapmak için Gömbe Yaylası'na geçen Metin Kor, yaylaya tırmanarak aynı gün Kaş ve Muğla'nın Seydikemer ilçeleri sınırındaki İkiz Göller bölgesindeki çoban evlerinin yanına çadır kurdu. 22 Haziran günü çobanlarla konuşan ve aynı gün eşi Evin Doğan Kor ile mesajlaşan Metin Kor'dan 23 Haziran Cumartesi gününden sonra haber alınamadı. Eşinin haber vermesi üzerine Metin Kor'un bulunması için çalışma başlatıldı. AFAD ekipleri yapılan çalışmalar sonucu, 30 Haziran'da Metin Kor'un kamp kurduğu yerin yaklaşık 500 metre yukarısındaki kayalık bölgede cansız bedenine ulaşıldı.
Metin Kor'un cenazesi defnedilmek üzere memleketi Ankara'ya getirildi. Kor'un cenazesi, ikindi namazı sonrası Mamak Ortaköy Mezarlığı'nda kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Cenaze namazına CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl ve yakınları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Görüntü Dökümü
--------------------------
-Cenaze namazından görüntüler
-Detaylar
-Metin Kor'un fotoğrafları

Haber-Kamera: Gökhan CEYLAN /ANKARA,(DHA)

12)HAKKARİ'DE KÖPEĞİN GÖZLERİNİ OYUP, ZAP KENARINA TERK ETTİLER

HAKKAR'nin Zap Suyu kenarında iki gözü oyulmuş bir köpek bulundu. Güvenlik korucusu tarafından çekilen ve sosyal medyada paylaşılan görüntüler hayvanseverleri harekete geçirirken, iddiaya göre işkence gören köpeğin belediye görevlisi tarafından açı çekmemesi için uyutulduğu öne sürüldü. Hakkari Belediye Başkan Vekili Cüneyit Epcim ise konu ile ilgili bilgi sahibi olduktan sonra araştırma başlattığını ve köpeğin ölü yada diri şekilde bulunabilmesi için çalışmaların sürdürüldüğünü söyledi.
Sakarya'nın Sapanca ilçesinde ormanlık alanda bacakları kesilmiş halde bulunan ve İstanbul'da ameliyat edilip tedavisi sürerken ölen siyah yavru köpeğin görüntüleri hafızalardaki canlılığını korurken, benzer bir köpek vahşeti haberi de Hakkari'den geldi. Sabah saatlerinde Hakkari kent merkezine 7 kilometre uzaklıkta bulunan Zap Vadisi çevresinde devriye görevi yapan bir güvenlik korucusu, gözleri oyulmuş köpekle karşılaşınca hemen görüntülerini ve fotoğraflarını çekip, yardım için internetten araştırma yaptı. Güvenlik korucusu araştırmaları sonucunda Muğla'nın Dalaman ilçesi'nde yaşayan hayvan hakları savunucusu Türkan Dağdelen'e ulaştı.

4 BİN TL'YE ARAÇ KİRALADI
Çektiği görüntüleri ve fotoğrafları Dağdelen'e gönderen güvenlik korucusu, köpek için yardım istedi. Bunun üzerine harekete geçen Dağdelen, köpeği Dalaman'a getirtmek için güvenlik korucusundan bir araç kiralamasını istedi. Yapılan görüşmeler üzerine de 4 bin TL'ye karaç iralandı. Araç sahibi köpeğin bulunduğu bölgeye giderken, Dağdelen'e köpeğin ortadan kaybolduğu söylendi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Dağdelen, yaşanan olayın üzüntü verici olduğunu belirterek bölgeye giden belediye ekiplerini suçladı.
Köpeğin öldürüldüğünü ileri süren Dağdelen, Dalaman'da kendisine ait Türkiye'nin en büyük özel hayvan barınağı bulunduğunu ve burada bakıma muhtaç yaklaşık bin sokak hayvanının kaldığını, bu olayın da peşini bırakmayacağını söyledi. Dağdelen, "Görüntüler öğlen saatlerinde bana geldi. Büyük üzüntü yaşadım. Köpeği aldırmak için de hemen çalışmalara başladım. Köpeği getirtmek için her şeyi ayarlamıştık. Öldürmek için ne kadar acele ettiniz. İhbar gelir gelmez karakolu aradım, nakil ayarladım, tam köpek alınacak iken, bir kamyon şoförü köpeği görüyor ve belediyeyi arıyor. Belediyedeki bir teknik eleman köpeği görüyor ve kamyoncuya da 'aldığımızı kimseye söylemeyin, bunun gözleri kötü, acı çekmesin diye iğneyle öldürelim' diyor. soranlara da 'bulamadılar' dersiniz diyor. Bunun üzerine ben de aradım. Sorduğumda bana da 'bulamadık' denildi ve telefonu yüzüme kapatıldı" dedi.

BAŞKAN EPCİM: YAPANLAR CEZASIZ KALMAYACAK
Konuyla ilgili DHA muharibine telefonla bilgi veren Hakkari Belediye Başkan Vekili Cüneyit Epcim ise yaşanan olaydan haberinin olmadığını, köpeğe yapılan eziyetin yürek burktuğunu, büyük üzüntü yaşadığını ve bunun karşılıksız kalmayacağını söyledi. Epcim, köpeğin belediye ekibi tarafından öldürüldüğü konusunda kendisine herhengi bilgi verilmediğini, ölü yada diri bulunması için araştırma başlattığını belirterek, "Ben göreve başladığımda bütün belediye çalışanlarına talimat vermiştim. 'Sokakta yada başka bir yerde yaralı, yardıma muhtaç bir hayvan görürseniz, hemen sahiplenin bize getirin' demiştim. Bu vahşeti de duyunca çok üzüldüm. Bunu arştıracağım. Gereken neyse hemen yapacağım" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
--------------------------
-Güvenlik korucusu tarafından cep telefonuyla çekilen görüntü
-Türkan Dağdelen'in sosyal medyada paylaştığı bilgiler

Haber-Kamera: Mehmet ÖZKAN / HAKKARİ,(DHA)

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=======================================
13)SİVAS KATLİAMINDA ÖLENLER BURSA'DA ANILDI

BURSA'da, Madımak katliamının 25'inci yıl dönümünde hayatını kaybedenler düzenlenen yürüyüşle anıldı.
Sivas'ta 2 Temmuz 1993 tarihinde, Madımak Oteli'nin ateşe verilmesi sonucu hayatını kaybeden 33 aydının katliamın 24'üncü yıl dönümünde Bursa'da da düzenlenen yürüyüşle anıldı. Anma yürüyüşüne siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri de katıldı. Setbaşı'ndan başlayıp Kent Müzesi önünde sona eren yürüyüşte hayatını kaybedenlerin adları okundu. Katılanlar adına açıklama yapan Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri Bursa Şube Başkanı Ali Öztürk, katliamın ardından 25 yıl geçmesine rağmen, adalet arayışlarının hala devam ettiğini söyledi. 1993'te 33 kişinin alkışlar eşliğinde katledildiğini ifade eden Öztürk, "Bu katliam, ne hukuken, ne de vicdanen aydınlatılıp samimi bir yüzleşme ile aklanmadı. Sivas katliamı davasında zamanaşımı bahanesi ile düşürüldü ve 'Hayırlı uğurlu olsun' dendi. Bizler Sivas katliamında yitirdiklerimizin anılarına sahip çıkmaya devam edeceğiz. 'Madımak Utanç Müzesi' oluncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Sivas katliamı ile samimi bir yüzleşme gerçekleştirinceye kadar da adalet arayışımızı sürdüreceğiz" dedi.

Görüntü Dökümü
--------------------------
-Yürüyüşten görüntüler
-Slogan atarken
-Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri Bursa Şube Başkanı Ali Öztürk açıklama
-Detaylar

Haber-Kamera: Mehmet İNAN /BURSA,(DHA)

SÜRE: 2 DK 48 MB - BOYUT: 314 MB

14)BODRUM'DA SİVAS KATLİAMI ANILDI

MUĞLA'nın Bodrum ilçesinde, Bodrum Alevi Bektaşi Kültür Derneği tarafından Sivas Katliamı'nın 25'inci yıldönümü düzenlenen etkinlikle anıldı.
Sivas'taki Madımak Oteli'nde 2 Temmuz 1993'te çıkan olaylarda hayatını kaybedenler Bodrum Belediye Meydanı'nda düzenlenen etkinlikle anıldı. Akşam saatlerinde başlayan etkinliğe yaklaşık 200 kişi katıldı. Yangında hayatını kaybeden 33'ü aydın toplam 35 kişinin isimlerinin söylenerek temsili canlandırmanın yapıldığı etkinliğe katılanlar ellerinde 'Zulme ve zalime karşıyız', 'Pir Sultanlar ölümsüzdür', 'Unutmadık', 'Sivas'ın ışığı hiç sönmeyecek' ve 'İnsanlık suçu unutulamaz' yazılı dövizler taşıdı.
Gurup adına basın açıklaması yapan dernek üyesi Naciye Bayır, "Sivas katliamının 25. Yıldönümünde yitirdiğimiz canları hasretle anıyor, onları katledenleri ve katleden zihniyeti lanetliyoruz. Sivas için adalet istiyoruz. Aleviler olarak yıllardır haksızlık adaletsizlik karşısında mücadele veriyoruz. Günümüzde de Alevilere karşı haksızlıklar var ve Alevilerin mücadelesi devam ediyor. Sivas katliamı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur, katilleri yakalanıp adil bir şekilde yargılanmadığı sürece bu insanlık suçu hepimizin yükü olacaktır. İnsanlığa karşı suçlarda 'zamanaşımı' geçmişe dönük olarak kaldırılacak şekilde yeniden düzenlenmeli. Sivas davası yeni baştan ele alınmalı, tüm sorumlular yargı önünde hesap vermelidir. Devletin ve toplumun geçmişle yüzleşmesinin sağlanması bakımından 'Hakikat Komisyonu' kurularak gerçeğin açığa çıkarılması sağlanmalı, devlet Alevilerden resmen özür dilemelidir. Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı kapsamında ki tüm talepleri kabul edilmelidir. Bu anlamda diyanete olan devlet desteği ve mecburi din dersleri kaldırılmalı, eşitlik ilkesine ve anayasanın amir hükümlerine aykırı olan yasalar yürürlükten kaldırılmalı, devletin yönetim kadrolarında Alevi-Sünni ayrımı yapılmamalı, cemevleri ibadethane olarak kabul edilmelidir. Sivas katliamını unutmadık unutturmayacağız" dedi.
Gurup, basın açıklamasının ardından olaysız dağıldı.

Görüntü Dökümü
--------------------------
- Anma etkinliğine katılanlardan,
- Naciye Bayır'ın basın açıklamasını okuması

Haber-Kamera: Nilüfer DEMİR / BODRUM(Muğla),(DHA)

15)HASANKEYF'TE 10 YILLIK ASMA KÖPRÜ AZ DAHA KÜL OLUYORDU

BATMAN'ın tarihi Hasankeyf ilçesine bağlı Kumlucu köyünün Dicle Nehri üzerinden bağlantısını sağlayan 10 yıllık asma köprüde bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Vatandaşların su dolu kovalarla müdahale ettiği yangın söndürülerken, köprü kül olmaktan kurtarıldı.
Hasankeyf ilçesine bağlı Kumluca köyünün Dicle Nehri üzerindeki ulaşımını sağlayan 10 yıllık asma köprüsünhde yangın çıktı. Vatandaşların piknik için sık sık kullandığı alanın ulaşımını sağlayan asma köprüde bilinmeyen bir nedenle çıkan yangına çevredeki sakinler ile dinlenme tesisi işletmecileri müdahale etti. Zamanında müdahaleyle köprüdeki alevler büyümeden söndürüldü. Köy sakinleri, köprünün onarılmasını istiyor. Köprüdeki yangın ile meydana gelen hasar nedeniyle geçişlerin riskli hale geldiğini belirten Kumluca Muhtarı Sabri Toy, "Biranda tahtadan yapılan asma köprü alev aldı. Tesiste çalışanların kovalarla müdahale ederek alevleri söndürebildi. Köyümüzün Dicle nehri üzerinde tek ulaşımıydı. Ayrıca bölgenin birçok yerinden vatandaşların piknik yaptığı bir yerdi. Hasara yol açan asma köprünün onarılmasını istiyoruz"diye konuştu.

Görüntü Dökümü
--------------------------
-Asma köprünün yanması
-Yangına müdahaleden görüntüler

Haber-Kamera: Reşat YİĞİZ /BATMAN,(DHA)

16)TÜRKİYE'NİN ÜZÜM AMBARINDA HASAT BAŞLADI

TÜRKİYE'nin üzüm ambarı Manisa'da üzüm çeşitleri geçen yıllara göre yaklaşık 20 gün önce olgunlaştı. Hasat başlarken, dolu ve şiddetli yağmurlardan zarar gören üzümde, bu yıl fiyatların yüksek olması bekleniyor.
Ülkede üzüm üretiminin yüzde 80'inin yapıldığı Manisa'da, üzüm hasadı heyacanı yaşanıyor. Geçen yıllara göre üzüm hasadı yaklaşık 20 gün önce başlarken, doğuş azlığı, dolu ve don zararları nedeniyle üzüm rekoltesinde düşüş olması bekleniyor. Manisa Bağcılık Araştırma Müdürlüğü'nde de yetiştirilen erkenci üzümlerde hasat yapıldı. Manisa Bağcılık Araştırma Müdürü Akay Ünal, 'spil karası', 'superior seedles' ve 'ümitvar' isimli üzüm çeşitlerinde hasat yaptıklarını söyledi. Bu yıl üzümlerin daha erken olgunlaştığını dile getiren Ünal, "Üreticilerimiz rengarenk üzüm çeşitlerimizle tüketicilerimizin karşısına çıkacak. Önceki yıllara göre daha erkenci bir sezon yaşıyoruz. Geçen yıl ilk üzüm hasadına 19 Temmuz'da başlamıştık. Bu yıl Haziran'ın sonunda, Temmuz ayının başlarından itibaren hasat yapıyoruz. Aralık ayının ortalarına kadar değişik üzüm çeşitlerimiz hasat edilecek" dedi.

İLK İHRACAT SUPERİOR SEEDLES ÇEŞİDİNDE YAPILACAK
Hasadı yapılan Spil Karası çeşidinin 2 yıl önce tescillendiğini ve üreticide yayılmaya başladığını dile getiren Ünal, superior seedles çeşidi beyaz üzümle yurtdışına ihracatın başlayacağını açıkladı. Ünal, "Ekonomi Bakanlığı ile birlikte ekipler bölgeyi dolaşıyor. Superior seedles için de ihracat izinlerinin tarihi belli olacak. Sahadaki analiz aşamasının ardından alınan değerlere göre bu üzüm çeşidinin ihracatı başlayacak" diye konuştu.

"AFETLER REKOLTEYİ ETKİLEDİ"
Bu yıl iklimsel farklılıklar nedeniyle üzümlerin etkilendiğini ve rekoltenin daha düşük olmasının beklendiğini kaydeden Ünal, "Yoğun sağnak yağmur ve dolu yağışı aldık. Bu yağışların olumsuz etkileri oldu. Bu yılın başından itibaren ilk başta doğuş eksikliği ile sezon başladı, dolu ve don zararı yaşandı. Ürün kaybı olan üreticilerimiz de oldu. 'Mildiyö' gibi hastalıklar zarar oranlarının artmasına neden oldu. Geçen yıl üzümde rekolte 4 milyon 200 bin ton oldu. Bu yıl doğal afetlerden dolayı düşüklük yaşanabilir. Sultaniye çekirdeksiz üzümde tam zarar tespiti yapamadan başka bir doğal afet yaşadık. Özellikle doğal afete maruz olan yerlerde kesinlikle bir verim düşüklüğü olacak. Bunlara rağmen iyi bir sezon geçirmeyi umuyoruz" dedi.

FİYAT BEKLENTİSİ YÜKSEK
Üzümün az olması nedeniyle fiyatların yüksek olacağı beklentisinin olduğunu kaydeden Ünal, sofralık üzümde ihracatın en fazla Rusya'ya, kuru üzümde de Avrupa ülkelerine yapıldığını söyledi. Ünal, rekolte çalışmalarının sonucunda eksiklik tespit edildiğinde fiyat dengesinin ortaya çıkacağını kaydetti.

Görüntü Dökümü
--------------------------
-Üzümlerin kadınlar tarafından kesilmesi
-Üzümlerden görüntü
-Manisa Bağcılık Araştırma Müdürü Akay Ünal ile röp.
-Genel ve detay görüntüler

Haber: Nermin UÇTU - Kamera: İlker KILIÇASLAN / MANİSA, (DHA)
==========================================

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön