HABER

DHA YURT BÜLTENİ-2

1)ANNE- KIZIN SOKAK KEDİLERİNİ BESLEYEN GENÇ KADINI DARBETTİĞİ İDDİASI    ADANA’da mahallede kedileri besleyen Merve A.

1)ANNE- KIZIN SOKAK KEDİLERİNİ BESLEYEN GENÇ KADINI DARBETTİĞİ İDDİASI

ADANA’da mahallede kedileri besleyen Merve A. (30), aynı mahallede oturan anne ve kızı tarafından sokakları kedi mamasıyla kirlettiği gerekçesiyle dövüldüğünü öne sürdü.
Olay, 28 Haziran günü öğlen saatlerinde merkez Çukurova ilçesi Beyazevler Mahallesi’nde meydana geldi. 5 yıldır yaşadığı mahalledeki sokak kedilerini besleyen Merve A.’ya, aynı mahallede oturan anne G.A. ve kızı M.E., mahalleyi kirlettiğini ve kedilerden rahatsız olduklarını söyleyerek tepki gösterdi. Taraflar arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında iddiaya göre M.E.’nin yanında bulunduğu çocuğu kedilerden birine tekme attı. Ardından da anne ve kızı, Merve A.'yı darbetti.
İlk defa başına böyle bir durumun geldiğini öne süren Merve A., "Yüksek bir ses tonuyla konuşmaya başladılar. Ben de gayet iyi niyetle kedileri beslediğimi ve çevreye bir zararımın olmadığını söyledim. Hakaret etmeye başladılar. Daha sonra M.E’nin çocuğu kedilerden birine vurdu. Bakın dedim siz beslememe kızıyorsunuz ama çocuğunuz kediye işkence yapıyor dedim. Sinirlenerek hakaretlere devam ettiler. Ben de bunun üzerine cep telefonumu çıkarak o anları kamerayla kayda almak istedim. Elime vurup telefonumu elimden alıp yere atıp kırdılar. Sonra da ikisi birlikte bana saldırıp biri saçımdan, biri kolumdan tutarak vücudumun çeşitli yerlerini darbettilerö dedi.
İyi niyetli ve hayvan dostu insanların azınlıkta olduğunu söyleyen Merve A., hayvan sevmeyen insanın yaşadığı olayda görüldüğü gibi insan da sevemeyeceğini dile getirdi. Hayvanları sevmeyen insanların en azından sevenlere engel olmaması gerektiğini kaydeden genç kız olay sonrası darp raporu alıp karakola şikayetçi olduğunu ve sorumluların ceza alması için sürecin takipçisi olacağını sözlerine ekledi.

Görüntü Dökümü
----------------------------
- Merve A.'nın sokak kedilerini beslemesi ve sevmesi
- Merve Aç ile röportaj
- Genel ve detay görüntüler

SÜRE: 02'39" BOYUT: 297 MB
Haber-Kamera: Can ÇELİK/ADANA,(DHA)

=====================================================

2)ANNEDEN 'LÜTFEN OĞLUMU YAŞATIN' ÇAĞRISI

İZMİR'in Karaburun ilçesinde, kalbinde doğuştan delik bulunan ve durumu kritik olan Onur İsmail Kuş'un (3) annesi Hülya Çevik Kuş, oğlunu yaşatmak için gittiği devlet ve üniversite hastanelerindeki doktorların açık kalp ameliyatı yapılması gerektiğini, ancak ölüm riskinin yüksek olduğunu söylediklerini belirtti. Bunun üzerine İstanbul'daki özel bir hastanede görev yapan doktorlara ulaştığını, onların ise yüzde 80 olumlu sonuç alınabileceğini söylediklerini, ancak maddi durumlarının kötü olduğunu dile getiren anne Kuş, "Ancak ameliyat ücreti 50 bin lira. Hayırseverlerden yardım istiyorum. Lütfen oğlumu yaşatsınlar" diyerek gözyaşı döktü.
Karaburun ilçesine bağlı kırsal Yayla Mahallesi'nde yaşayan ev hanımı Hülya Çevik Kuş (43) ile balıkçılık yapan İsmail Kuş (42) çifti, 3 yıl önce ikinci çocuklarını kucaklarına almanın mutluluğunu yaşadı. İzmir'deki özel bir hastanede dünyaya gelen oğullarına, Onur İsmail adını veren Kuş çiftinin mutluluğu, bir süre sonra oğullarının sağlık durumu nedeniyle gölgelendi. Doktorlar, aileye oğullarının kalbinde sorun olduğunu söyleyerek, Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne nakletti. Burada yapılan tedavinin ardından Onur İsmail Kuş'un kalbinin delik olduğu anlaşıldı. Anne Hülya Çevik Kuş'un iddiasına göre, doktorlar Onur İsmail'in fazla yaşamayacağını, 1 yaşına girdiğinde ona açık kalp ameliyatı yapacaklarını söyledi ve sabah-akşam kullanması için ilaç yazdıktan sonra taburcu etti. Çocuk 1 yaşına girince Kuş çifti, oğulları ile birlikte hastanenin yolunu tuttu. Ancak doktorlar ameliyatın risklerini aileye anlatınca, Hülya ve İsmail çifti, oğullarını ameliyat ettirmekten vazgeçti.

BAYILMALARI BAŞLADI, KALBİ DURDU

Kalbinde 3 santimetrelik delik bulunduğu belirtilen Onur İsmail, bir süre sağlık sorunu olmadan yaşadı. Ancak daha sonra sık sık bayılmaya başladı. Bunun üzerine endişelenen Kuş çifti, oğullarını ameliyat ettirmeye karar verdi. Hülya Çevik Kuş, Onur İsmail'in ameliyat edilmesi için İzmir'dekiler başta olmak üzere devlet ve üniversite hastanelerine gittiklerini, hepsinden de ameliyat olması halinde ölüm riskinin yüksek olduğu yanıtını aldıklarını anlattı. Onur İsmail'in geçen yıl bir kez kalbinin durduğunu ve yapılan müdahale ile yeniden hayata döndürüldüğünü anlatan Hülya Çevik Kuş, şunları söyledi:

"Gittiğimiz doktorların hepsi, 'Ameliyat olursa ölüm riskini göze alacaksınız' diyor. Kimse bize 'Yaşatırız' demiyor. Ben de araştırma yaptım, İstanbul'da özel bir hastanedeki doktorlarla iletişime geçtim. Karaburun Kaymakamlığı'na giderek buradan faksla çocuğumun raporlarını gönderdim. Oradaki doktorlar raporlara baktı ve yüzde 80 bu tür hastalığa sahip olan çocukları yaşattıklarını söylediler. Ben de buradaki doktorların açık kalp ameliyatı yapmak gerektiğini söylediklerini aktardım. İstanbul'daki doktorlar 'Açık kalp ameliyatı olmak zorunda değil, koltuk altından kesiyle de girerek kurtarabiliyoruz' dedi."

'KARDEŞİMİN ÇOCUĞUNUN DA KALBİ DELİKTİ, KAYBETTİK'

Özel hastanenin ameliyat için 50 bin lira istediğini, ameliyat parası için Kaymakamlık ve belediyeye başvurduğunu, ancak henüz sonuç alamadığını belirten Hülya Çevik Kuş, "Oğlum için yapmadığım kalmadı. Ama sonuç yok. Sürekli tedirgin bir şekilde hayatımızı sürdürüyoruz. Çocuğumun kurtulmasını istiyorum, onu birileri ölümden kurtarsın" diye konuştu. Onur İsmail'de aynı zamanda omurga eğriliği (skolyoz) bulunduğunu da ifade eden Kuş, "Oğlum yürüyemiyor, koşamıyor. Elleri ve ayakları morarıyor. Damak içi, dudakları mosmor oluyor. Bayılıyor. Nefesi birden kesiliyor. Kız kardeşimin çocuğunun da kalbi delikti ve onu kaybettik. Aynı şeyi ben de yaşamak istemiyorum" dedi.

'BİR DAHA BAYILIRSA UYANMAYABİLİR'

Onur İsmail'in sürekli ilaç kullandığını, ilaç kullanmadığı zaman bayıldığını anlatan anne Kuş, doktorların kendisini oğlunun bayıldıktan sonra bir daha uyanmayabileceğini söyleyerek her şeye hazırlıklı olmaları gerektiğini konusunda uyardıklarını anlattı. 3 çocuk annesi Hülya Çevik Kuş, "Doktorlar oğlumun 10-11 yaşını göremeyeceğini, biran önce ameliyat ettirmem gerektiğini, aksi takdirde hastalığın kronik kalbe dönüşeceğini söyledi. Artık daha fazla bekletemem. Hayırseverlerden yardım istiyorum. Lütfen çocuğumun yaşaması için yardım edin. Çocuğumu kurtarsınlar, ölmesin, yaşasın" diyerek gözyaşı döktü.

Görüntü Dökümü
--------------------------
-Hülya Çevik Kuş ve çocuklarının yaşadığı evden görüntü
-Çocuklar oynarken görüntü
-Evin içinden görüntü
-Hülya Çevik Kuş ile röp.
-Genel ve detay görüntü

Haber: Umut KARAKOYUN-Kamera: Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR, (DHA)

===============================================

3)SAKLIKENT KANYONU'NA ZİYARETÇİ AKINI

MUĞLA'nın Seydikemer ilçesindeki dünyaca ünlü Saklıkent Kanyonu'nu, yılda 300 bin kişi ziyaret ediyor.
Çoban Ekrem Uçar'ın 1988 yılında keçilerini otlatırken tesadüfen bulduğu, Antalya ile Muğla'yı birbirinden ayıran dünyanın ikinci büyük kanyonu Saklıkent, ziyaretçi akınına uğruyor. 18 kilometre uzunluğundaki kanyon, 200 metre yüksekliğinde olan dik yamaçlar arasında, su geçişleri ve zorlu parkuruyla macera tutkunlarının tercih ettiği adreslerden biri olarak öne çıkıyor. Dik yamaçlar arasındaki zorlu parkuru, çamur banyosu ve rafting gibi adrenalin yüklü aktiviteleri bünyesinde barındıran Saklıkent Kanyonu, 5 dereceye kadar düşen suyuyla ilgi çekerken; kanyonu ziyarete gelen yerli ve yabacı turistler çeşitli aktiviteler yapabiliyor. Mevsime bağlı olarak su seviyesinin yüksekliğine göre kanyondaki parkurları aşan turistler, bazı noktaları halatlar yardımıyla tamamlayabiliyor. Avrupa ve Türkiye'nin değişik yerlerinden gelen turistler, Saklıkent'te buz gibi suların içerisinde aşırı sıcak havanın etkisinden kurtulmaya çalışıyor. Hava sıcaklığının 44-45 dereceyi bulduğu Fethiye'de kanyona girenler, bir anda en az 15 derece daha az sıcaklıkla karşılaşıyor. Son günlerde mevsim normallerinin 5-6 derece üzerinde seyreden sıcaklara karşı yerli ve yabancı turistler, kanyonun içerisine biran önce kendilerini atabilmek için gişe önünde uzun kuyruklar oluşturuyor. Cip safari ve özel turlarla Fethiye'ye 45 kilometre uzaklıktaki Saklıkent'e gelen turistler, kanyona girdikten sonra kendilerini buz gibi suların içerisine atıyor.

Görüntü Dökümü
----------------------------
- Saklıkent'ten görüntü
- Ziyaretçilerden görüntü
( Haber- Kamera: Sedat ÜNAL / SEYDİKEMER (Muğla), (DHA)

=====================================================

4)BOYOZ USTALARI LEZZETTE YARIŞTI

İZMİR'de 2 yıl önce kurulan Boyoz ve Börek Sanatkarları Derneği (BOYOZDER), en iyi boyoz ustasını seçti. 16 kişinin katıldığı yarışmada, lezzetiyle damakta en kalıcı tadı bırakan boyoz ustasına tam altın hediye edildi.
İzmir'de farklı ilçelerden gelen 16 boyoz ustası BOYOZDER'in düzenlediği yarışmada hünerlerini sergiledi. Yarışmaya katılanlar, en lezzetli boyozu hazırlamak için ter dökerken, Pastacılar Odası Başkanı İhsan Esen başkanlığındaki deneyimli boyoz ustalarından oluşan jüri heyeti ilk 3'ü seçti. 'Boyozcular yarışıyor camiamız buluşuyor' sloganıyla 8'nci kez aynı yarışmayı düzenlediklerini belirten BOYOZDER Genel Sekreteri Ömer Şahin, 2 yıldır ise dernek bünyesinde çeşitli faaliyetler yürüttüklerini kaydetti. Geçen yıl Afrin'e 20 bin boyoz gönderdiklerini ifade eden Şahin, "Boyoz yarışmalarıyla meslekteki kaliteyi arttırmayı hedefliyoruz. Ustalarımızın daha bilinçli bir şekilde bu mesleğe yönelmelerini sağlayarak, boyozu farklı lezzetlerle birlikte sunmak istiyoruz. Antep fıstıklısından, çikolatalısına ve frambuazlısına kadar pek çok çeşidini sektöre kazandırmak istiyoruz. Kaliteli ustaların kaliteli yerlerde istihdam edilebilmesi için işletmelerden gelen isteklere yanıt vermeye başladık. Boyoz ve börek ustalarının özlük hakları, eğitimleri, istihdam edilmeleri ile birlikte onlara danışmanlık vermeyi amaçlıyoruz" dedi. İzmir'de isim yapmış Gaziemir, Karşıyaka, Alsancak gibi bölgelerden gelen ustaların yarıştığını dile getiren Şahin, yarışmacıların aynı zamanda BOYOZDER Başkanı Recai Dünser'den hamur yoğurma teknikleri üzerine eğitim aldığını anlattı. Meslekteki kaliteyi yükseltmek istediklerini belirten Şahin şunları söyledi:
"İzmir'in damak tadını daha iyi, kaliteli ve lezzetli sunabilmek için bir yolculuğa çıktık. İzmirimizin her semtinden 16 usta yarışmaya katıldı. 11 kişilik jüri 16 ustayı değerlendirdi. Sponsorlarımızın desteğiyle ustaların namına yakışan ödüller seçtik."
Jürinin değerlendirmesinin ardından kupalarıyla birlikte, birinci seçilen Ramazan Kalkan'a tam, ikinci seçilen Veysi Deniz'e yarım, üçüncü seçilen Aşkın Sabuncu'ya ise çeyrek altın ödülü verildi. Birinci Ramazan Kalkan, ödülü alırken çok mutlu olduğunu söyleyerek, "Bugün kızımın doğum günü. Bu ödülü kızıma armağan ediyorum" dedi.

Görüntü Dökümü
----------------------------
-Boyoz hamurlarının yoğurulmasından görüntü,
-Yarışmacıların hamurları kesim işleminden görüntü,
-Tepsideki pişmiş boyozlardan görüntü,
-Jüri heyetinden detay görüntü,
-Ödül töreninden görüntü,
-Ömer Şahin ile röp,
-Birinci olan Ramazan Kalkan'ın konuşmasından görüntü.

Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Mücahit BEKTAŞ / İZMİR, (DHA)

=======================================================

5)ŞANTİYE BEKÇİSİ AYIYLA TOP OYNADI

KARS'ın Sarıkamış İlçesi'nde şantiye bekçisi Mustafa Serhat Nar, ayıyla top oynamasını cep telefonu kamerasına kaydetti.
Sarıkamış'ta ayılar, havaların ısınmasıyla birlikte yem bulabilmek için ilçe çöplüğüne kadar inmeye başladı. Sarıkamış Ormanlığı'na yakın bir alanda kurulan inşaat şantiyesinde de bu ayılardan biri görüldü. Sabah erken saatlerde şantiye alanına girerek yiyecek arıyan ayıyı gören bekçi Mustafa Serhat Nar, bir taraftan cep telefonu kamerasıyla kayıt yaparken bir taraftan da "Gel top oynayalım" dedi. Nar'ın çağrısıyla yaklaşan ayının bir süre sonra topu götürmeye çalışması sonrası ilginç bir diyalog yaşandı. Şantiye bekçisininin 'Topu getir, topu götürme' diye bağırdığı ayı bir süre sonra topu da bırakarak alandan uzaklaştı.

Görüntü Dökümü
---------------------
-Santiye alanından çıkan ayının görüntüsü
-Telefon kaydı alan bekçinin ayıyı çağırması
-Ayının topla oynaması
-Ayının ağzına aldığı topu götürmek istemesi
-Bekçinin ayıyla diyaloğu
-Ayının alandan uzaklaşması

Haber: Bedir ALTUNOK / KARS, (DHA)

=========================================================

6)YAVUZ BİNGÖL VE HALK BANK GENEL MÜDÜRÜ ARSLAN ÇOCUKLARI SEVİNDİRDİ

SANATÇI Yavuz Bingöl ve Halk Bank Genel Müdürü Osman Arslan, Karlı Taner Güneş'in düzenlediği kampanyaya destek verdi. Bingöl ve Arslan'ın desteğiyle alınan 100 adet bisikletin 50'si Kars'ta babası olmayan çocuklara dağıtıldı. Anneleriyle bisikleklerini teslim alan çocuklar, büyük bir mutluluk içinde pedal çevirerek, Yavuz Bingöl'ün 'kara tren' türküsünü seslendirdi. Kars'ta daha önce 'Bir Oyuncak ta Sen Ver' sloganıyla sosyal medya üzerinden yürüttüğü kampanya ile 9 ayda 100 köyde çocuklara oyuncak dağıtan Taner Güneş, bu kez babası olmayan çocuklar için harekete geçti. Kendisi de babasız büyüyen Taner Güneş'in bisiklet hayali kuran çocuklar için çalışmaya başladı. Projesini geçtiğimiz aylarda Kars'a gelan sanatçı Yavuz Bingöl'e anlatan Güneş istediği desteği aldı. Kampanyadan haberi olan Halk Bank Genel Müdürü Osman Arslan'ın da girişimleri sonucu çocuklar için temin edilen 100 bisikletten 50'si Kars'a gönderildi. Daha önce isimleri belirlenen 50 babasız çocuk bisikletlerini teslim almak üzere davet edildi. Üzerlerinde isimleri yazılı bisikletleri alan çocuklar büyük sevinç yaşadı.
Sanatçı Yavuz Bingöl ve Halk Bank Genel Müdürü Osman Arslan'a destekleri için teşekkür eden Taner Güneş, 100 bisikletten 50'sinin çocuklara dağıtıldığını söyledi. Çocukların mutluluğa pedal çevireceklerini anlatan Güneş, babasız büyüdüğü için babası olmayan çocukları sevindirmek istediğini ifade etti. "Çocuk gülerse dünya güler. Oyuncaksız çocuk kalmasın istiyoruz" diyen Güneş, imkanları dahilinde bu tür kampanyaların devam edeceğini bildirdi.
ÖNCE GÖZ AMELİYATI SONRA BİSİKLET
Bisikletini teslim almayan gelen çocuklardan merkez Namık Kemal İlkokulu 5'nci sınıf öğrencisi 11 yaşındaki Yusuf Aktaş, Yavuz Bingöl'ün kendisini ameliyat ettirdiğini söyledi. Sol gözündeki rahatsızlık sebebiyle eğitimde zorlandığını vurgulayan Aktaş, iki ay önce başarılı geçen bir ameliyat sonrası gözündeki rahatsızlığın giderilerek görmeye başladığını belirtti. Ameliyat sonrası derslerinin de iyi olduğunu ve takdirname aldığını bildiren Aktaş, "Yavuz amcaya çok teşekkür ediyorum. Eğer beni şu an görüyorsa onu çok sevdiğimi bilmesini istiyorum. Ona o kadar çok teşekkür ediyorum ki beni iki kez sevindirdi. Ameliyat olduğum gözüm şu anda çok iyi. Takdirname de aldım. Yavuz amcamın yaptığını iyiliklerin hepsinin karşılığını vereceğim. İyi şekilde okuyacağım ve sınıfımı takdirname geçeceğim" sözünü verdi.
BİSİKLET HEYECANINDAN UYUYAMADI
Sarıkamış'ı bağlı Hamamlı Köyü'nden annesi Sibel Yıldız ile birlikte bisikletini almayan gelen 8 yışandaki Belinay Yıldız, sabaha kadar heyecandan uyuyamadığını söyledi. Yıldız, görevlilerin teslim ettiği bisikletini uzun süre izledikten sonra sürmeye çalıştı. 9 yaşındaki Oğlu Volkan’ın da bisiklet istediğini ifade eden anne Sibel Yıldız, “Yavuz Böngöl’e katkılarından dolayı çok teşekkür ederim. Çocuğumu çok mutlu etti. İnşallah diğer çocuklarda çok mutlu olurlar. Çocuğum bisiklet istiyordu ben ise alamıyordum. O da üzülüyordu. Dün gece bisiklet alacağı için heyecandan hiç uyuyamadı. Sabah katlığında da kahvaltı bile yapmadan bisikletini almaya geldi. Oğlum Volkan da gelecekti ama o gelemedi. Artık bu bisikleti ikisi birlikte kullanabilecekler onun için de çok mutluyum. Bir bisikletle ikisi de mutlu oldu. İsmimiz söylenince çok duygulandım. Tarifsiz duygular içindeyim" diye konuştu.
Bisikletleriyle birlikte hatıra fotoğrafı çektiren çocuklar teşekkür mesajlarını hep bir ağızdan Yavuz Bingöl'ün 'Kara Tren' türküsünü okuyarak verdi. Çocuklar daha sonra bisikletleriyle evlerinin yolunu tuttu.

Görüntü Dökümü:
-------------------------
-İlk kez bisiklet binenler
-Çocukların bisikletlerini incelemesi
-Çocukların teşekkür etmesi
-Bisikletlerden detaylar
-Çocukların konuşmaları
-Test sürüşleri yapmaları
-Taner Güneş’in konuşması
-Yavuz Bingöl’ün ameliyat ettirdiği Yunus’un konuşması, bisiklet sürmesi
-Çocukların Yavuz Bingöl’ün 'Kara Tren' türküsünü söylemesi
-Topluma teşekkür etmeleri ve el sallamaları
-7 yaşındaki Belinay Yıldız’ın, bisitleriyle görüntüsü ve konuşması
-Annesi Sibel Yıldız’ın konuşması

(Haber-Kamera: Bedir ALTUNOK / KARS, (DHA)
(Süre: 7 dk, Boyut: 767 MB)

Geri Dön