HABER

DHA YURT BÜLTENİ - 5

  Kuyumcuyu bayıltıp 500 bin liralık altın çaldılar Antalya'da kar maskeli ve silahlı iki kişi girdikleri kuyumcu dükkanında, iş yeri sahibi Fevzi Bulce'nin başına silahla vurup bayılltıktan sonra yaklaşık 500 bin liralık altın çaldı.

Kuyumcuyu bayıltıp 500 bin liralık altın çaldılar

Antalya'da kar maskeli ve silahlı iki kişi girdikleri kuyumcu dükkanında, iş yeri sahibi Fevzi Bulce'nin başına silahla vurup bayılltıktan sonra yaklaşık 500 bin liralık altın çaldı. Şüphelilerden biri esnaf tarafından yakalanırken, diğeri altınlarla kaçtı.
Olay, saat 09.00 sıralarında Kepez ilçesi Güneş Mahallesi Şehit Ömer Halisdemir Caddesi'nde, Fevzi Bulce'ye ait kuyumcu dükkanında meydana geldi. Ellerinde tabanca olan kar maskeli iki kişi, vitrine saat ve altın dizen Fevzi Bulce'nin başına tabanca kabzasıyla vurup bayılttı. Şüpheliler daha sonra vitrindeki ve tezgahtaki altınları alıp kaçmak istedi. Durumu fark eden çevredeki esnaf hemen müdahale etti. Şüphelilerden Murat Aydın esnaf tarafından yakalanırken, diğeri bir miktar altını da yanına alarak 07 ACB 517 plakalı otomobille kaçtı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine çok polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri Fevzi Bulce'ye müdahale ederken, yakalanan şüpheli ise polise teslim edildi.
ARAÇ TERK EDİLMİŞ BULUNDU
Çevrede inceleme yapan polis, aracı olay yerinin iki sokak ilerisinde terk edilmiş halde buldu. Ekipler, araçta yaptıkları aramada çok sayıda plaka ve tül çorap buldu. Otomobilin üzerindeki plakanın başka bir araca ait olduğu, orijinal plakanın ise 07 ABG 245 olduğu belirlendi. Polis, bölgedeki arazide ve çevredeki binalarda uzun süre şüpheliyi aradı. Ekip, kaçan şüpheliyi bulmak için güvenlik kamerası kayıtlarını incelemeye aldı. Soyguncunun, yaklaşık 500 bin lira değerinde altın çaldığı kaydedildi.
İŞ YERİ SAHİBİ BULCE: BOĞUŞTUK, BAŞIMA VURDULAR
Olay yerinde tedavisi yapılan Fevzi Bulce, "İş yerini yeni açmıştım. Saatleri vitrine diziyordum. İçeriye aynı anda iki kişi girdi. Ellerinde tabanca ve yüzlerinde maske vardı. Birden bana saldırdılar. Tabanca kabzasıyla başıma vurdular. Boğuştuk, aldığım darbe nedeniyle bayıldım. Kendime geldiğimde esnaf arkadaşların şüphelilerden birini yakaladıklarını gördüm. Ben de üzerine atladım. Gelen polis ekiplerine teslim ettik" dedi.
Çevre esnafından Çetin Öngün ise, "İçerdeki boğuşmayı fark ettik. Komşumuzu soymaya çalışıyorlardı. Hemen müdahale ettik. Birisini yakaladık ancak diğeri kaçtı. Polis onu da arıyor" dedi.

Görüntü Dökümü
-------------
- Sivil polisin elinde silahla koşarken görüntüsü
- Olaydan kullanıldığı iddia edilen aracın bulunması
- Aracın incelenmesi
- Polisin silahlı arama yapması
- Aracın bagajından çıkan plaka görüntüsü
- Röp1: Çetin Öngün (esnaf)
- Dükkan genel görüntü
- Polis görüntüsü
- Şüphelinin araçta görüntüsü
- Maskenin görüntüsü
- Vitrinden görüntü
- Olay yeri incelemem ekibi görüntü
- Röp:2. Fevzi Bulce (dükkan sahibi)
- Detaylar

Haber: Bülent TATOĞULLARI- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA-DHA)

===============================

Soda şişelerini açmaya çalışırken elinde patladı

Eskişehir'de yaşayan Ömer Erden (37), birbirine yapışık duran iki soda şişesini açmaya çalışırken şişelerin elinde patlaması sonucu yaralandı. Sağ elinin 2 parmağından yaralanan Erden, 3 saatlik ameliyatın ardından 1 aydır elini kullanamadığını söyledi. Erden, "Bu olay nedeniyle avukatım aracılığıyla mahkemeye başvurdum" dedi.
Eskişehir'de bilardo salonu işleten Ömer Erden, geçen 30 Eylül'de iş yerine gelen 6'lı paketlerden çıkardığı soda şişelerini dolaba dizdi. Bu sırada iki soda şişesinin birbirine yapışık olduğunu gören Erden, açmaya çalıştığı sırada şişelerin elinde patlaması sonucu sağ elinden yaralandı. Kendi imkanlarıyla gittiği Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi altına alınan Erden'in sağ eli 2 parmağındaki kopan sinirler ve tendonlar yaklaşık 3,5 saat süren ameliyatla dikildi. Ayrıca iki parmağına da çok sayıda dikiş atıldı.
AMELİYATI 3,5 SAAT SÜRDÜ
Bir aylık rapor alan ve fizik tedaviye başlayan Ömer Erden, kağıt etiketin yapıştırıcısı nedeniyle iki şişenin birbirine yapıştığını ve hafif şekilde açmaya çalışırken elinde patladığını söyledi. Bunun bir üretim hatası olduğunu kaydeden Erden, "Dolaba dizerken, yapışık çıkan soda şişelerini hafifçe sadece birbirinden ayırmaya çalışırken elimde patladı. Sol elimdeki şişe sağ elimin tendonlarını ve sinirlerini parçaladı. Ben koşarak hastaneye gittim. Fakat plastik cerrahın da görmesi gerektiğini söylediler. Sağ elimin tendon ve sinirlerinden yaklaşık 3,5 saat süren bir ameliyat oldum. Bir aydır elimi ve kolumu kullanamıyorum. Fizik tedaviye başladım. Şu anda parmaklarımda bir hissiyat yok. Hareket kısıtlılığı var" dedi.
BİR AY FİZİK TEDAVİ GÖRECEK
İki parmağında da çok sayıda dikiş olduğunu ve kalıcı hasar olup olmadığının fizik tedavinin ardından anlaşılacağını kaydeden Ömer Erden, "Soda şişesinin patlaması sonucu yaralanacağım hiç aklıma gelmezdi. Böyle bir olay başıma geldi. Firmaya ulaşmaya çalıştım, başkasının başına gelmesin diye ancak umursayan olmadı. Sonraki paketlerden de yapışık şişeler çıktı. Onları suya koyarak ayırdım. Şişelerde etiketlerin altından çıkan yapışkan artıkları nedeniyle yapışmış. Yapışkan fazla ya da dikkatsizlik sonucu ortaya çıkan bir sonuç bu. İnsanlar dikkat etsinler, yapışık şişeleri ellemesinler. Yetkililerde bu konularda daha dikkatli olmalı. Doktor bir parmağıma 2 dikiş attığını söyledi, diğerinin ise sayısını bilmiyorum. Çok dikiş attığını ifade etti. Fizik tedavinin ardından hasar kalıp kalmayacağı belli olacak" diye konuştu.
Erden, soda şişelerinin patlaması sonucu yaralanmasıyla ilgili mahkemeye başvurduğunu ve hukuki olarak hakkını arayacağını da sözlerine ekledi.

Görüntü Dökümü
-------------
-Ömer Erden'in iş yerinde çekilen
-Erden'in konuşması
-Ömer Erden'in hastanede çekilmiş fotoğrafı

Haber-Kamera: Engin ÖZMEN-Hakan TÜRKTAN/ESKİŞEHİR-DHA

=============================

Bir ayda 600 bin TL vurgun yapan telefon dolandırıcıları yakalandı

Kocaeli ve İzmir'de vatandaşlara kendilerini polis ve istihbarat görevlisi olarak tanıtarak 1 ay içerisinde yaklaşık 600 bin TL'lik vurgun yapan 2 kişi yakalandı.
Kocaeli'nin İzmit ve Gölcük ilçeleri ile İzmir'in Seferihisar ilçesinde telefon ile aradıkları vatandaşlara kendilerini polis ve istihbarat görevlisi olarak tanıtan dolandırıcılar yakalandı. Dolandırıcıların gerçekleştirdiği belirlenen ilk olay 13 Eylül tarihinde Gölcük Değirmendere Yalı Mahallesi'nde meydana geldi. 81 yaşındaki G.B. isimli kadını arayan şüpheliler, kendilerini polis olarak tanıttıktan sonra yaşlı kadına ait paraların FETÖ terör örgütüne aktarıldığını söyledi. Daha sonra kadının evine giden bir kişi 6 bin TL nakit para ve 350 bin TL değerinde ziynet eşyasını alarak kayıplara karıştı.
"MİT'TEN ARIYORUZ, KIZINI GÖZALTINA ALACAĞIZö DİYEREK DOLANDIRDILAR
Daha sonra 25 Ekim tarihinde İzmit Körfez Mahallesi'nde yaşayan R.M. (43) isimli kadını arayan çete üyeleri, Milli İstihbarat Teşkilatı'nda görevli olduklarını söyleyerek para vermezse kızı İ.M.'nin (16) gözaltına alınacağını söyledi. İnandırıcı olması için 16 yaşındaki İ.M.'yi telekonferans yöntemiyle konuşmaya alan dolandırıcılar, yaptıkları telkin ile 16 yaşındaki kız çocuğunun evde bulunan 50 bin TL ile 5 bin Dolar nakit parayı kendilerine getirmesini sağladı. Parayı alan dolandırıcılar kayıplara karıştı.
POLİS BİN 500 GÜVENLİK KAMERASI İZLEDİ
Dolandırılan vatandaşlardan gelen şikayetler üzerine harekete geçen Kocaeli İl Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, dolandırıcıların kimliklerini belirlemek üzere harekete geçti. Vatandaşların evlerine gelen dolandırıcıları güvenlik kameraları ve MOBESE sistemi üzerinden takibe alan polis ekipleri, yaklaşık bin 500 kamera görüntüsü inceledikten sonra şüphelilerin kimliklerini belirledi. Zanlıları takibe alan ekipler hazırlıklarını tamamladıktan sonra 30 Ekim sabahı İstanbul ve Tekirdağ'da eş zamanlı operasyon düzenledi.
İFADELERİNDE İTİRAF ETTİLER
Tekirdağ'ın Ergene ilçesinde yapılan operasyonda benzer suçlardan 3 sabıka kaydı olan İ.Ç. (26) yakalanırken, İstanbul'un Bahçelievler ilçesinde yapılan operasyonda da benzer suçlardan 3 sabıka kaydı olan A.D. (17) gözaltına alındı. Kocaeli İl Asayiş Şube Müdürlüğü'ne getirilen şüphelilerden A.D., Çocuk Şube Müdürlüğü'ne teslim edildi. Şüphelilerin emniyette verdikleri ifadelerinde 19 Eylül tarihinde İzmir'in Seferihisar ilçesinde bir kişiyi daha dolandırdıklarını itiraf etti. Ö.Ö. (59) isimli kişiye kendilerini polis olarak tanıttıklarını ve FETÖ terör örgütü üyesi olmaktan dolayı arandığını söylediklerini belirten şüphelilerin, yaşlı adamdan 25 bin Euro aldıklarını söyledikleri öğrenildi.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlılar daha sonra Gölcük Adliyesi'ne sevk edildi. Yaşanan dolandırıcılık olaylarıyla ilgili bir kişinin daha arandığı öğrenildi.

Görüntü Dökümü
-------------
- İ.Ç. isimli zanlının asayişten çıkması
- Detay

HABER-KAMERA: Dinçer AKBİR/İZMİT(Kocaeli),(DHA)

======================

Bulanık'ta köpeğe eziyet görüntülerine suç duyurusu

Muş'un Bulanık ilçesinde belediye personeli tarafından bir köpeğe eziyet edildiğine dair görüntüler tepki çekti. Valilik, adli mercilere suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı.
Bulanık Belediyesi personeli tarafından dün bir köpeğe yapılan eziyet görüntüleri sosyal medyada tepki çekti. Olayın ardından Muş Valiliği harekete geçti. Valilikten yapılan yazılı açıklamada, "Sosyal medyada Bulanık Belediye personeli olduğu iddia edilen kişilerce bir köpeğe eziyet edildiğine dair görüntüler üzerine valiliğimizce harekete geçilmiş ve adli mercilere suç duyurusunda bulunulmuştur" denildi.
'HAYVANI TEDAVİ ETMEK İÇİN YAKALAMA ÇABASI'
Bulanık Belediye Başkanı HDP'li Adnan Topçu ise yaptığı yazılı açıklamada, kamuoyundan ve halktan belediye adına özür dilediklerini bildirdi. Topçu, "Sosyal medyada dolaşan olay ile ilgili gündeme gelmekten hicap duydum ve üzüldüm. Bu konu ile ilgili olarak belediyemiz adına kamuoyundan ve halkımızdan özür diliyorum. Her canlının yaşama hakkı vardır, bizler yaşama hakkına saygılıyız. Yaşanan bu olay bir vatandaşın hasta ve uyuz bir hayvanın durumu ile ilgili olarak şikayet üzerine gidilmiş olup, yapılan müdahale sadece hayvanın tedavi etmek için yakalama çabasıdır. Hayvan tedavi edilerek uyuz iğnesi yapılmış salıverilmiştir. İlgili personeller ile ilgili idari ve yasal işlemler başlatılmıştır" ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü
-----------
-Köpeğe yapılan eziyet görüntüleri

Haber: Muhammed Sami MARAL/MUŞ, (DHA)

=======================

Kaz Dağları'nda üretilen 'mucize bal'ın sırrını anlattı

Kaz Dağları'ndaki ormanlarda yetişen ve bilim insanlarınca kanserli hücreleri tedavi etme potansiyeli olduğu belirlenen siyah bal, Amerika'daki 8. Uluslararası Bal Yarışması'nda kategorisinde birinci seçildi. Prof. Dr. Abdurrahim Koçyiğit'in Amerika'da bir tıp dergisinde yayımlanan makalesinde ise, kanseri tedavi edici potansiyeli anlatıldı. Arı yetiştiricisi Gökhan Aydoğdu, Türkiye'nin konuştuğu 'mucize bal' üretimini anlattı. Aydoğdu, balın arılar tarafından kestane, meşe palamadu ağacının yaprakları, pelitler ve Kaz Dağları'nın endemik bitki türlerinden üretildiğini söyledi.
Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdurrahim Koçyiğit liderliğindeki 9 kişilik ekibin 1,5 yılda tamamladığı araştırma, siyah balın kanserli hücreleri tedavi etme özelliği olduğunu ortaya koydu. Geçen haftalarda Amerika'daki Integrative Cancer Therapies (ICT) adlı tıp dergisinde yayımlanan Koçyiğit'in yazdığı makalede, siyah balın kanseri tedavi etme potansiyeli olduğuna dikkat çekilince Türkiye siyah balı konuşmaya başladı.
'Mucize bal' olarak adlandırdıkları siyah balı anlatan üretici Gökhan Aydoğdu, Kaz Dağları'ndaki ormanlarda ürettikleri balları 2 yıldır Amerika'ya dünyanın en kapsamlı bal yarışmasına gönderdiklerini belirtti. Aydoğdu, "Geçen yıl finalist olmuştuk. Bu yıl ise siyah bal kategorisinde birinci olduk. Türk balını dünyada birinci yaptık. Ardından bu bala orada da talep oldu. Amerika'daki çok büyük bir bal üreticisi bu baldan talep etti. Balın kalitesini içerisindeki fenolik bileşikler belirliyor. Bu aynı zamanda balın antioksidan aktivitesini de belirliyor. Bir balı şeker niyetine de şifa niyetine de tüketebilirsiniz" dedi.
Kaz Dağları'nın endemik bitki çeşitliliğinin dünyanın hiçbir yerinde olmadığına dikkat çeken Gökhan Aydoğdu, şöyle konuştu:
"Bununla ilgili bilimsel birçok kanıt var. 32 çeşit endemik bitkinin sadece Kaz Dağları'nda yetiştiği biliniyor. Kaz Dağları'nın kuzeyinde, yüksek kesimlerde Haziran ayının ilk günlerinden itibaren arılar kestane ağaçlarında çalışmaya başlıyor. Ardından meşe palamudu ağacının yaprakları ve sonrasında da pelitlerinde çalışan arılar, endemik bitkilerden de besleniyor. Zaman zaman bizim yaptığımız tıbbi bitki ekimleri de oluyor. Bunların tümü birleştiğinde ortaya değerli bir bal çıkıyor. Haziran, temmuz ve ağustos ayı boyunca arılar bal yapmaya devam ediyor ve biz de sağımı 3 ay sonunda yapıyoruz. Bu şekilde bal, hem renk hem de kıvam olarak daha koyulaşıyor. Abdurrahim Koçyiğit hocamız, kanserli hücrelerde doku çalışması yaptı. Ardından da 12 sayfalık makalesi dünyanın en prestijli tıp dergisinde yayımlandı. Bu balın fenolik bileşik oranı çok yüksek. Siyah bal, bu konuyla alakalı yapılan akademik çalışmada ön plana çıktı. Bu balın kanser hücrelerini öldürücü özelliği ortaya çıktı. İşte o mucize bal Kaz Dağları'nda yetişti."

Görüntü Dökümü
-------------
-Drone ile çekilmiş Kaz Dağları görüntüsü.
-Gökhan Aydoğdu ile röp.
-Kovanlardan görüntü.
-Arılardan görüntü.
-Peteklerden görüntü.
-Siyah baldan görüntü.
-Meşe ormanlarından görüntü.
-Kestane ağaçlarından görüntü.
-Burak Gezen anons.

Haber-Kamera: Burak GEZEN-Mustafa SUİÇMEZ/ÇANAKKALE, (DHA)

===========================

Öğretmenlerden Cumhuriyet konseri

Gaziantep'in İslahiye ilçesinde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde kurulan Öğretmen Müzik Grubu tarafından, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle konser verildi.
İslahiye Belediyesi Kültür Merkezinde sahne alan ve müzik öğretmenlerinin oluşturduğu grubun konseri ilgi gördü. Konsere, İslahiye Kaymakamı Muhammet Lütfi Kotan, Belediye Başkanı Kemal Vural, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Çetin, STK ve siyasi parti temsilcileri, okul müdürleri, öğretmen ve çok sayıda vatandaş katıldı. Öğretmenler, yaklaşık 2 saat süren konserde birbirinden güzel türkü ve şarkıları eserleri seslendirdi. Salonu dolduranlar da eserlere eşlik ederken 10'uncu Yıl Marşı'nı ise hep bir ağızdan söylediler. Protokol üyeleri konserde sahne alan öğretmenleri tebrik etti.

Görüntü Dökümü
-------------
- Belediye Kültür Merkezi
- Öğretmenler grubunda konser
- Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Kadir ÇELİK-GAZİANTEP-DHA

===========================

Türkiye'nin 5'inci büyük ceviz bahçesi Sivas'ta

SİVAS'ın İmranlı ilçesine bağlı Ardıçalan köyünde Türkiye'nin 5'inci büyük ceviz bahçesi kuruldu. Bin 300 dönümlük alanda 32 bin ceviz fidanı yer alıyor.
İmranlı ilçe merkezine 30 kilometre uzaklıkta olan Ardıçalan köyünde özel bir işletme tarafından ceviz bahçesi kuruldu. Bin 400 ile bin 700 rakımları arasında zorlu bir araziye kurulan bahçede bin 300 dönümlük alana 32 bin adet ceviz fidanı dikildi. 'Chander' ve 'Fernor' cinsi fidanların dikildiği bahçedeki ağaçlardan 10 yıl sonra ağaç başı yaklaşık 20 kilogram ceviz hasadı yapılması hedefleniyor. Bahçe içerisinde ayrıca 3 adet büyük sulama havuzları bulunduğu ceviz bahçesi havadan da görüntülendi.
'CEVİZLER TÜRKİYE'NİN İÇ PİYASASINA GİDECEK'
Ceviz bahçesi ile ilgili bilgi veren İşletme Müdürü Cüneyt İşleyen, "Bu arazi bizim dedelerimizin yeriydi. Daha sonra mal paylaşımı yapılarak satın alındı ve arazi birleştirildi. Sonra böyle bir ceviz bahçesi kurulması için karar aldık ve kurduk. Burası rakımı yüksek ve büyük bir arazi. Ayrıca zor bir arazi. 1, 2, ve 3 yaşında 32 bin adet fidanımız var. Ülkemizdeki ceviz bahçelerine göre büyüklük bakımından da ilk sıralarda yer alıyor. Şu anda yeni olduğu için fidanların 6'ncı yaşında ağaç başı 3 veya 4 kilo ceviz alacağız. Burası zor bir arazi olduğu için rakımı düşük olan arazilere göre fidan gelişimi biraz daha zayıf. Ama fidanlarımız 10'uncu yaşına geldiğinde ağaç başı 20'şer kilo ceviz almayı bekliyoruz. Burada üretilen cevizler Türkiye'nin iç piyasasına gidecek" dedi.

Görüntü Dökümü:
------
-Ceviz bahçesinin drone görüntüleri
-Fidanların görüntüsü
-Yetişen cevizlerin görüntüleri
-İşletme müdürü ile röportaj

(471 mb)

Haber-Kamera: Hüsnü Ümit AVCI-Rahmi MEYVECİ/İMRANLI(Sivas), (DHA)

===================

Felç geçiren kadın, yeniden ayağa kalktı

Samsun'da düğünde fenalaşıp hastaneye kaldırılan Müremmen İlhan'ın (53), beyninin sol tarafındaki ana damarının tıkalı olduğu belirlendi. Felç tanısıyla hemen müdahale bulunulan İlhan, hastanede bir haftalık tedavinin ardından yeniden ayağa kalkarak sağlığına kavuştu. Doktorlarına teşekkür eden İlhan, "Artık benim için bundan sonra ikinci bir hayat olacak. Bunun kıymetini bilerek yaşayacağım" dedi.
Samsun'da, 2 çocuk annesi Mükerrem İlhan, geçen yıl katıldığı bir yakının düğününde aniden fenalaşarak yere yığıldı. Hastanede tedaviye alınan doktorlarca felç tanısı konulan İlhan'ın, beyninin sol tarafındaki ana damarının tıkalı olduğu belirlendi. Vücudunun sağ tarafını hareket ettiremeyen, ayağa kalkamayan kadına, anjiyo uygulandı. Önce solunum cihazından çıkarılan kadın, bir haftalık tedavisinin ardından ayağa kalkarak yürümeyi başladı.
'İKİNCİ BİR HAYAT'
Sağlığına kavuştuğu için çok mutlu olduğunu söyleyen Mükerrem İlhan, "Aniden fenalaşıp yere yığıldım sonrasını pek hatırlamıyorum. Uyandığımda vücudumun sağ tarafını hareket ettiremiyordum. Sonra tedavi uygulandı ve yavaş yavaş ayağa kalktım. Doktoruma çok teşekkür ediyorum. Meğer inme yaşamışım. Artık benim için bundan sonra ikinci bir hayat olacak. Bunun kıymetini bilerek yaşayacağım" dedi.
'NÖROLOJİDE İLK 6 SAAT ÖNEMLİDİR'
Girişimsel Nöroloji Uzmanı ve İnme Merkezi Sorumlusu Doç.Dr. Çetin Kürşad Akpınar, yapılan tetkikler sonucunda beyin damarındaki tıkanıklığı belirledikleri hastaya hemen müdahalede bulunduklarını söyleyerek, "Hastamız maalesef hastanemize geldiğinde solunum cihazına bağlı şekilde geldi. Biz de hemen anjiyografi ünitemizi hazırladık ve burada birkaç görüntüleme alıp hemen işleme aldık. Yaptığımız işlem kısa bir sürede başarılı bir şekilde tamamlandı. Beynin sol tarafındaki ana damar tıkanmasını başarılı ve hızlı bir şekilde açtık. Daha sonra ise hastamızı inme merkezimize aldık. Merkezimizde hastamızı yakın ve sıkı takip ettik. Hastamız hemen ertesi gün solunum cihazından ayrılma noktasına geldi. Daha sonra ise yemek yemeye başladı. Hastamız bize ilk geldiğinde vücudun sağ tarafı hiç tutmuyordu ilk günden itibaren bunlarda yavaş yavaş düzelmeye başladı. Bir günde eski haline döndü diyebiliriz. Hastamız birkaç günün sonunda eski haline dönünce inme merkezimizden alıp nöroloji servisimize çıkarttık. Burada da damar tıkanmasının nedenleri araştırdık. Hastamızın genç olması ve hızlı müdahale edilmesi sonucunda kendini toparlanması da daha hızlı oldu. Nörolojide ilk 6 saatler çok önemlidir. Dakikalar içerisinde beyindeki hücreler ölmeye başlıyor. Damarı ne kadar erken açabilirsek hasta için o kadar iyi sonuçlar oluyor" diye konuştu.
'İNME GEÇİREN 3 KİŞİDEN BİRİ ÖLÜYOR'
İnmenin önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu da kaydeden Akpınar, "Hastalarımızın maalesef 3'te biri hayatını kaybediyor. 3'te biri sakat kalıyor. Yaptığımız bu tedaviler hele de erken saatte yaptıysak hayat kurtarıcı tedaviler oluyor. Geç kalındığı zamanlarda maalesef istediğimiz bu düzelmeleri göremiyoruz. Bu yüzden bu tarz durumlarda hasta yakınlarının biran önce 112 ekiplerini araması gerekiyor. Biz Samsun'da 3 yıldır bu işi yapıyoruz. Çok güzel aşamalar kaydettik. Alt yapımızı da her geçen gün geliştiriyoruz. Çevre illerdeki bu tür hastalara da hizmet veriyoruz ve özellikle erken gelen hastalarımızda çok güzel sonuçlar elde ediyoruz. Maalesef her hastada olumlu sonuçlar alamayabiliyoruz. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre geçen yıl inme sonucu 40 bin hastamızı kaybettik. Ülkemizde her yıl 250 binin üzerinde inme vakası olmakta" ifadesinde bulundu.
İNME HASTALIĞI
Uzmanlar, inme hastalığını, dünyada kalp hastalığı ve kanserden sonra gelen en önemli ölüm nedenlerinden biri olarak görüyor. Erişkin nüfusta en önemli sakatlık nedeni olan beyin damar hastalığı olarak da bilinen 'inme'de; hipertansiyon, diyabet, kalp hastalıkları, sigara içimi, yüksek kolesterol ve geçici iskemik ataklar, risk faktörleri arasında yer alıyor.

Görüntü Dökümü
------------
-Hastane dışından detay
-İnme Merkezi dışından detay
-Doktorun Mükerrem İlhan'ı kontrole gelmesi
-Mükerrem İlhan'ın yürümesi
-Ambulansla hastaneye getirilmesi (güvenlik kemarası)
-Anjiyo tetkik görüntülemesi
-Röportajlar
-Detaylar

Haber-Kamera:Yaprak KOÇER-Hüseyin KALAY/SAMSUN, (DHA)

Geri Dön