HABER

"Ermeni dostlarımızın kalbini kazanacağız"

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Dördüncü Dışişleri Bakanlığı Büyükelçiler Konferansı açılış konuşmasında Türkiye’nin Ermenilerle ilişkilerini ve Orta Doğu’daki tutumunu da değerlendirdi.

ANKARA (ANKA) - Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin diaspora kavramını değiştireceğini vurgulayarak, “Anadolu topraklarından göçmüş her birey bizim diasporamızdır, dini ve mezhebi ne olursa olsun” dedi. Davutoğlu, “Nerede bir Ermeni varsa gideceğiz ve konuşacağız. On asır nasıl beraber yaşadığımızı ama 20. yüzyılın son çeyreğinde kimlerin fitnesiyle Fransa’nın ve bazı sömürgecilerin fitnesiyle nasıl aramıza fitne sokulduğunu anlatacağız. Önce Ermenilerin, Ermeni dostlarımızın kalbini kazanacağız” şeklinde konuştu.

-“BİZ GÖNÜLDEN GÖNÜLE KONUŞUYORUZ”-

Davutoğlu, “Kalplere konuşan bir Türkiye var” diyerek, 10-15 bin kişilik bir stadyumda Bosna’da yaptığı bir konuşmada ‘eğer bütün şehirler yıkılsa insanlığın kurduğu bütün şehirler Saray Bosna ayaktaysa Saray Bosna bütün insanlığı yeniden inşa eder’ diye hitap ettikten sonra daha tercüme yapılmadan bütün stadyumun ayağa kalktığını ve alkışladığını anımsatarak şunları kaydetti:

“Orada daha önce öğrencim olmuş bir Boşnak 'Bu Boşnaklar ne zaman Türkçe öğrendi hocam anlayamadım' dediğinde dedim ki biz dilden kulağa konuşuyor olsaydık tercümana ihtiyaç vardı. Biz gönülden gönüle konuşuyoruz bizim tercümana ihtiyacımız yok.”

-“ANADOLU TOPRAKLARINDAN GÖÇMÜŞ HER BİREY BİZİM DİASPORAMIZDIR”-

“Ermeni dostlarımıza ve komşularımıza da sesleniyorum” diyen Davutoğlu, ABD’ye gittiğinde büyükelçilere ve başkonsoloslara ‘diaspora kavramını değiştireceğiz’ talimatını verdiğini belirterek, “Anadolu topraklarından göçmüş her birey bizim diasporamızdır dini ve mezhebi ne olursa olsun” dedi.

-“ERMENİ DOSTLARIMIZIN KALBİNİ KAZANACAĞIZ”-

Davutoğlu şunları kaydetti:

“Fransızların bu bağnaz tutumuna Ermenistan ve bazılarının sürekli tahrik etmeye çalıştığı tarihe dayalı nefret duygularına karşı sizlere söylüyorum nerede bir Ermeni varsa gideceğiz ve konuşacağız. Onlarla ortak tarihimizi konuşacağız. On asır nasıl beraber yaşadığımızı ama 20. yüzyılın son çeyreğinde kimlerin fitnesiyle Fransa’nın ve bazı sömürgecilerin fitnesiyle nasıl aramıza fitne sokulduğunu anlatacağız. Önce Ermenilerin, Ermeni dostlarımızın kalbini kazanacağız.”

-“HER BİR YAHUDİ İLE DE ORTAK GEÇMİŞ KONUŞULACAK”-

Türklerin Yahudi soykırımına karşı Yahudilere nasıl kucak açtığına da bütün dünyanın şahit olduğunu belirten Davutoğlu, Türkiye’nin İsrail ile sorun yaşayabileceğini ama her bir Yahudi ile de ortak geçmişin konuşulacağını söyleyerek, "Bizim tarihten çekineceğimiz bir şey yok" dedi.

Davutoğlu, Avrupa’da yaşanan ekonomi-politik deprem karşısında Fransız liderlerin aciz olabileceğini, küçük siyasi hesaplara düşebileceğini söyleyerek, “Onların zihinleri ne kadar karışıksa bizim zihnimiz o kadar berrak geleceğe dönük olarak da o kadar ufuk vizyon sahibidir” dedi.

-“HER BİR YERDE TÜRKİYE’NİN SESİNİ DUYURACAĞIZ”-

Bakan Davutoğlu, 2011’de siyasi restorasyonunu gerçekleştirmiş, yeni anayasasını değerleriyle bütünleştirmiş, ekonomisini tahkim etmiş, dış politikasını da gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkesi etrafında hattı diplomasi yoktur sattı diplomasi olduğunu söyleyerek, “Her bir yerde konuşacağız özellikle de Afrika’daki Büyükelçilerimiz her bir yerde konuşacak her bir yerde Türkiye’nin sesini duyuracağız” şeklinde konuştu. Davutoğlu şöyle devam etti:

“Bundan sonra şu ülkeyi kaybedersek bize ne olur diye biz düşünmüyoruz. Bundan sonra o ülkeler düşünecek bizi kaybederlerse ne olacak diye ve kaybederler. Bizi kaybeden tarihi akışın ritmini kaybeder. Bizi kaybeden gelecekte kendisiyle birlikte yürüyecekleri önemli bir stratejik müttefikini kaybeder. Tercihlerini onlar yapacaklar.”

Orta Doğu’daki değişimlere de değinen Davutoğlu, Türkiye’nin iki temel ilkesi doğrultusunda kardeş halklara sahip çıkacağını vurgulayarak, “Fransa’nın Tunus’ta Bin Ali rejimine destek verdiklerini kimse unutmadı” dedi.

-“FARKI HER YERDE GÖRECEKLER VE HİSSEDECEKLER”-

Davutoğlu, Orta Doğu’da Türk liderlerin ve diğer liderlerin nasıl karşılandıklarını anımsatarak, “Aramızdaki fark bu. Aramızdaki referans farkı bu, tarih farkı bu. Bu farkı her yerde görecekler ve hissedecekler. Sömürgeci olmakla olmamak arasındaki farkı Afrikalının Orta Doğulunun kalbinde nasıl yer edildiğinin farkını anlayacaklar” şeklinde konuştu.

Geri Dön