HABER

Yolda yürürken fenalaşan kadına polisler yardımcı oldu: Allah'ım bir çare göster dediğim sırada oldu

İstanbul Kartal'da geçtiğimiz günlerde evinde rahatsızlanan Meral Keleş, hastaneye gitmek üzere yolda yürüdüğü sırada caddeden geçen polis ekipleri tarafından hastaneye götürüldü. Keleş, onu hastaneye yetiştiren polis memurlarıyla bir araya gelerek teşekkür etti. Keleş, ''Allah'ım bana bir çare göster'' derken baktım polis arabası geliyor. Polis arabasını durdursam beni götürür herhalde dedim" şeklinde konuştu.

Kartal Cevizli Mahallesi'nde oturan Meral Keleş, üç gün önce evde yalnızken rahatsızlandı. Dışarı çıkıp taksi bulmaya çalışan Keleş, panik halinde yolda yürüdüğü sırada kendisini caddeden geçen polis ekipleri gördü. Polisleri fark eden kadın, ekiplerden kendisini hastaneye götürmelerini istedi. Polis ekipleri, kadını süratle hastaneye yetiştirdi. Meral Keleş ile onu hastaneye götüren polis memurları bir araya geldi. Keleş polislere sarılarak onlara teşekkür ederken, polis memurları ise Meral Keleş'e çiçek verdi.

Rahatsızlandığı günü anlatan Meral Keleş, "Evde yalnız başımaydım. Yeğenim hastanede yatıyor, annem onlarla ilgileniyordu. Babam da dışarıdaydı. Çarpıntım tuttu, 112'yi aradım. 'Ambulans gönderelim' dediler. Kendi rızamla 'göndermeyin' dedim. Çünkü orada çok garip bir psikolojiye döndüm. Çaresiz hissediyorsunuz, bir utanç geliyor. Ailemi düşündüm panik olmasınlar diye. Önce bir şeyler yapmayı denedim baktım çare olmuyor. Hazırlandım, sokağa attım kendimi. İleride taksi durağı vardı ama taksi yoktu. 'Yukarı yürü' dediler. Orada da bir şey söyleyemedim basiretim bağlandı. Caddeye yürüdüm, nefesim kesildi, bacaklarım titredi. Çarpıntım inanılmaz yüksekti. Evde ölçtüğümde 181'di. Herhangi bir arabaya binmek istedim ama 'pandemi var, insanlar çekinebilir' dedim. 'Allah'ım bana bir çare göster' derken baktım polis arabası geliyor. 'Polis arabasını durdursam beni götürür herhalde' dedim" dedi.

Screenshot_5

''HAKLARI ÖDENMEZ''

Konuşmasına devam eden Keleş, "Nefesim artık tam kesilmişti. Zor konuşuyordum. O arada da onlar beni görmüş sanırım. El salladım saniyesinde kırdılar arabayı. Saniyesinde durdular. Konuşamıyordum sadece camlarına yapıştım. 'Kapıyı aç' dedi birisi. Kendimi içeri attığımı hatırlıyorum. 'Ne olur beni acil Kartal Koşuyolu'na götürün' dedim. Saniyesinde beni yetiştirdiler. Hemen indiler, kolumdan tuttular, 'biz götürelim' dediler. 'Yok, siz işinize bakın' dedim. Hakları ödenmez. Orada '112 arayıp ambulans çağıralım' da diyebilirlerdi. Hayatımda polis arabasına binmedim, kalp hastanesine gitmedim. Kartal Koşuyolu Kalp Hastanesi'ndeki o günkü güvenlikten tutun temizlik görevlisine kadar, hemşirelere de doktorlara da çok teşekkür ediyorum. Allah başımızdan sizleri eksik etmesin" diye konuştu.

Screenshot_6

(DHA)

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 6 yorum
karakolda güvenlik müdürünü döverek öldüren polislerin hakkı da ödenmez. bu olayı unutmayacağız
bazı durumlarda cenazemizi bile onlar kaldırıyor her toplumda art niyetli insanlar çıkıyor yine de Allah ne muhtaç eylesin nede yokluğunu vermesin
Ne güzel insanlık durumlarıdır bunlar. Öte yandan da kamu görevlisine gelip hakaret eden, nezaketsiz davranan insanları ne yapmalı? "Benim vergimle duruyorsun, bana baksana lan!"diyenler., anlayışsız davrananlar, memurları kölesi görenler, bu haberi iyi okusunlar. Kardeşler, velhasıl karşılıklı nezakete ihtiyacımız var. Memur elinden geldikçe halka hizmet edecek, halk da memuru köle değil de insan olarak görecek.
Geri Dön