KADIN

Küçük Çocuklu Ebeveynlerin Ayrılmasının 7 Nedeni

Küçük Çocuklu Ebeveynlerin Ayrılmasının 7 Nedeni

Küçük çocuğu olan her üç çiftten birinin boşanıyor.

Yeni yapılan bir çalışma, çiftlerin çocuk sahibi oldukları zaman ayrılmalarının en genel nedenlerini ve bu konuda yapılması gerekenleri özetliyor.

2012 yılında İsveç’de yapılan bir çalışma, küçük çocuğu olan her üç çiftten birinin ayrıldığını gösteriyor. Ebeveyn olmanın getirdiği aşırı talepleri göz önüne aldığımda maalesef bu istatistiğe şaşırmıyorum. Araştırmacılar, çiftlerin ayrılmadan önce sorunlarını konuşabilmesi umuduyla, bu kadar fazla ebeveynin ayrılmasının nedenlerini anlamak amacıyla derinlere iniyor.

Ayrılmış 452 ebeveyni kapsayan bir araştırmada (özellikle ortalama ayrılma yaşı ilk çocukta 4 yaş 8 aylıkken) çiftlerin çözüm bulamadıkları yedi faktörü tespit ettiler:

• Ebeveynliğin zorlukları
• Stresli durumlar
• Cinsel yoksunluk
• Yetersiz iletişim
• Ayrı kişilikler ve ilgi alanları
• Sadakatsizlik
• Düşkünlüğün olumsuz etkileri

Şüphesiz, bu faktörlerin birçoğuna çocuklar sebep oluyor. Çünkü nasıl biri olursanız olun, çocuk yetiştirmek stresli bir şey. Peki cinsellik? Bu, gecenin bir yarısı çocuğunuzun kusmuğunu temizlemeye çalışırken kazara ellerinizin birbirine değmesi mi demek? İletişim, bir bebek ağlarken ve/veya küçük bir çocuk aynı kelimeyi 82 defa tekrarlarken sesinizi duyurmaya çalıştığınız zaman daha da zor olabiliyor.

Çalışmanın başyazarı Malin Hansson, yazar Wendy Walsh ile birlikte, ailelerini bir arada tutmak isteyen anne ve babalar için Yahoo Ebeveynlik’de şu tüyoları sundular:

• Ebeveynliğin getirdiği sorumlulukları paylaşırken aktif rol alın.
• Bebek bezi kovasını boşaltmak gibi basit şeyler için bile olsa eşinizi takdir edin.
• Günlük hayatınızda, sarılma ve öpücükler gibi basit jestler ile duygularınızıgösterin.
• Nasıl hissetiğiniz, yalnız olduğunuz, kızgın olduğunuz ve hatta seks yapmak istediğiniz hakkında konuşun! Ve asla eşinizi suçlamayın, onun yerine ihtiyaçlarınızın neler olduğunu ona anlatın. “Bana ev işlerinde daha fazla yardımcı olmanı istiyorum” veya “Bana yardım edecek hiçbir şey yapmıyorsun!” demeyin.
• Eşinize, çocuğunuz olmadan önceki hobilerini yapabilmesi için yardımcı olun. Diğer taraftan kendinize de böyle bir zaman dilimi ayırmayı unutmayın.
• Eğer ihtiyacınız varsa, ilişkinizde bazı şeyleri yoluna koymak için çok geç olmadan veya durum bir hastalığa dönüşmeden önce bir danışmandan yardım alın.

Benim bu çalışmadan öğrendiğim şey; çocuklarla evliliği yürütmenin çok zor ancak ödülünün de bir o kadar büyük olduğu. Eğer bütün enerjinizi sıkıntılara odaklarsanız ve bir çift olarak ebeveynliğin tadını çıkarmazsanız bozguna uğramış hissetmek kaçınılmaz oluyor. Bazı zamanlarda biraz uzaklaşmak ve problemlerinizi çözecek şeyler düşünmek isteyebilirsiniz ancak bunun yerine hepimiz, çocuğumuz her aile bireyinin bir Minyon karakterine benzediği bir resim yaptığı ya da imkânsız balık yapbozunu birlikte bitirdiğimiz zamanlarda olduğu gibi güzel vakit geçirerek mutlu olmalıyız. Bu tür zamanlar, ‘birlikte zaman geçirmeye değer’ diyebildiğimiz zamanlardır.

Ve tabii, eşinizi de unutmayın. Bez değiştirirken kondurulmuş küçük bir öpücük dahi olsa! Çünkü ebeveynliğin bütün deliliğine ve dağınıklığına rağmen sizin hala umursadığınızı göstermeniz gerekiyor. Kısa, tutkulu bir not veya karşınızdaki için hoş birşeyler (küveti doldurmak, favori yemeğini hazırlamak) yapmak bile iletişim içerisinde olmanızı sağlayabilir.

Boşanma sürecinde çocukların rolü nedir?