TBMM Başkanı Şentop, canlı yayında

TBMM Başkanı Mustafa Şentop: (2) - "Parlamento, Türkiye'de özellikle bazı medya organlarının çok kolay saldırılabilir, itham edilebilir bir kurum olarak gördükleri bir yapı maalesef" - "Geçenlerde parlamentonun çalışmasıyla ilgili bir haber çıkmıştı bir yerde. İşte 'şu kadar maaş alıyorlar milletvekilleri', 'çalışmıyorlar' gibi. Ben bunun üzerine geçmiş dönemlere ait çalışma sürelerini saat olarak, gün olarak çıkarttırdım. Aynı zamanda dünya parlamentoları, Avrupa başta olmak üzere mukayeseli olarak çıkarttım" - "2018 yılında bizim parlamentomuz mesela Almanya'daki parlamentodan daha çok çalışmış, saat ve süre olarak baktığımızda. Avrupa'nın birçok ülkesindeki parlamentodan daha fazla çalışmış saat ve süre olarak" - "Parlamentoya haksızlık etmeyelim. Parlamento milletin parlamentosu. Seçim yapıyoruz. Millet seçiyor, millet oluşturuyor. Parlamento hepimizin baş tacı olması gereken bir kurum"

İSTANBUL (AA) - TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Türkiye'de özellikle bazı medya organlarının parlamentoyu çok kolay saldırılabilir, itham edilebilir bir kurum olarak gördüklerini belirterek, "Geçenlerde parlamentonun çalışmasıyla ilgili bir haber çıkmıştı bir yerde. İşte 'şu kadar maaş alıyorlar milletvekilleri', 'çalışmıyorlar' gibi. Ben bunun üzerine geçmiş dönemlere ait çalışma sürelerini saat olarak, gün olarak çıkarttırdım. Aynı zamanda dünya parlamentoları, Avrupa başta olmak üzere mukayeseli olarak çıkarttım. 2018 yılında bizim parlamentomuz mesela Almanya'daki parlamentodan daha çok çalışmış saat ve süre olarak baktığımızda. Avrupa'nın bir çok ülkesindeki parlamentodan daha fazla çalışmış saat ve süre olarak." dedi.

Şentop, CNN Türk'te Hakan Çelik'in sunduğu Hafta Sonu adlı programda, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Yeni Zelanda'da yaşanan saldırıya ilişkin konuşan Şentop, "Bir cuma namazında, orada Müslümanlar namaz için cami içerisinde, katleden bir terörist vardı. Bu sadece bir teröristin akli dengesi belki yerinde olmayan bir manyağın affedersiniz, yaptığı bir cinayet, işlediği bir katliamdan ibaret olarak görülmemeli. Gerek onun notlarında, gerekse ona ortam hazırlayan... Kaldı ki o olaydan sonra bile İngiltere'de, Amerika Birleşik Devletleri'nde ona bir terörist demekten bile kaçınan siyasetçiler, medya organları oldu. Bunu besleyen bir tablo da var Batı'da." diye konuştu.

Türkiye'nin önünde artık seçim olmadığını ifade eden Şentop, "Birbirini beğendirme yarışı içinde değil partiler. Şu dönemde yapılacak olan şey Türkiye'nin meselelerine katkı sunmaktır. Eleştirerek olabilir, bunu ama şahsileştirmeden bunu öneri sunarak olabilir. Türkiye'nin meselelerine katkı sunma dönemi içerisindeyiz." şeklinde konuştu.

Şentop, Türkiye'nin zor bir coğrafyada bulunduğunu kaydederek, "İç meselemiz, dış meselemiz falan yok. Hepsi birbirine girmiş durumda. Birbirine bağlantılı. Bu tür tartışmalar, zaman zaman tansiyonun yükseldiği dönemler olur ama aklıselimin her zaman ön planda olması gerekir. Zor bir coğrafyadayız." şeklinde konuştu.

Parlamentoda önceki dönemlerde yaşanan, istenmeyen görüntülerin bu dönemde yaşanmaması için tutumu veya çağrısı olup olmayacağı sorulan Şentop, "Hoş şeyler değil onlar. Çok fazla abartıldığı kadar da çok olduğunu söyleyemem onların. Biraz abartılıyor. Çünkü parlamento deyince hep o tartışmalar, tartışmalı görüntüler öne çıkartılıyor. Medyada da bu anlamda biraz daha fazla bütünü gören yaklaşımla ve o olayları o bütün içerisinde bir yere koyarak değerlendirmesi gerekir." ifadelerini kullandı.

Şentop, 2011 yılından beri parlamentoda olduğunu, hatırladığı kadarıyla bu şekilde 2 veya 3 defa olay yaşandığını söyledi.

Parlamentonun tüm çalışmalarının bu şekilde değerlendirmek ve yansıtmanın yanlış olacağını vurgulayan Şentop, şöyle devam etti:

"Parlamento, Türkiye'de özellikle bazı medya organlarının çok kolay saldırılabilir, itham edilebilir bir kurum olarak gördükleri bir yapı maalesef. Geçenlerde parlamentonun çalışmasıyla ilgili bir haber çıkmıştı bir yerde. İşte 'şu kadar maaş alıyorlar milletvekilleri', 'çalışmıyorlar' gibi. Ben bunun üzerine geçmiş dönemlere ait çalışma sürelerini saat olarak, gün olarak çıkarttırdım. Aynı zamanda dünya parlamentoları, Avrupa başta olmak üzere mukayeseli olarak çıkarttım. 2018 yılında bizim parlamentomuz mesela Almanya'daki parlamentodan daha çok çalışmış saat ve süre olarak baktığımızda. Avrupa'nın bir çok ülkesindeki parlamentodan daha fazla çalışmış saat ve süre olarak."

Hatta bazı ülkelerin parlamentolarında sürekli çalışma prensibi olmadığını kaydeden Şentop, "Parlamentoya haksızlık etmeyelim. Parlamento milletin parlamentosu. Seçim yapıyoruz. Millet seçiyor, millet oluşturuyor. parlamento hepimizin baş tacı olması gereken bir kurum." diye konuştu.

- 1915 iddiaları

Mustafa Şentop, Hakan Çelik'in 1915'le ilgili iddialar ve Batı'daki bazı parlamentolarda bu konuda alınan kararlara ilişkin sorusu üzerine, konunun sadece yıl dönümlerinde yapılan açıklamalarla, deklarasyonlarla yetinilmeyecek bir konu olduğunu söyledi.

Türkiye'nin bu konuda elinden geleni bugüne kadar da yaptığını ve yapmaya devam edeceğini vurgulayan Şentop, "Daha farklı bazı yöntemler, usuller bu anlamda geliştirilmesi lazım. Türkiye özellikle bu konunun parlamentoların, siyasetçilerin işi olmadığını söylüyor. Parlamentoların karar vereceği mesele olmadığını söylüyor. Bu konunun tarihçilerin, bilim adamlarının işi olduğunu söylüyor." dedi.

Şentop, Türkiye'nin bu konuda kendi arşivlerini hiçbir sınırlama olmaksızın bütün dünyadaki tarihçilere açarak, "Gerekli incelemeyi, araştırmayı yapın." dediğini ifade ederek, aynı şekilde Ermenistan'ın, başka ülkelerin arşivlerini bu çalışmalar için tarihçilere, akademisyenlere açması gerektiğini söylediklerini dile getirdi.

Özellikle Fransa'da bu konuyu istismar eden siyasetçiler olduğunu kaydeden Şentop, Fransa'da bunların ilişkili olduğu bazı lobiler, bazı çevreler bulunduğunu belirtti.

- "Ziyaret konusunu da çok doğru bulmayacağımı ifade ediyorum"

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Hakan Çelik'in "Yeni bir gelişme oldu. Açlık grevinde olan HDP Milletvekili Leyla Güven ile ilgili Tayip Temel'den bir açıklama geldi size. Ziyaret etmeniz yönünde bir çağrıda bulundular. Nasıl bakarsınız bu öneriye?" şeklinde sorusuna da, Güvener'in 24 Haziran'da milletvekili olarak seçildiği zaman cezaevinde olduğunu, daha sonra yargılanması sırasında mahkeme tarafından tutuksuz yargılanma kararı verildiğini anlattı.

Orada başlamış bir açlık grevi olduğunu dile getiren Şentop, şunları söyledi:

"Bu açlık grevi ne için yapılıyor? Genelde açlık grevleri cezaevlerinde bir yöntem olarak dünyada da, farklı ülkelerde kullanıldığını görüyoruz. Bunların cezaevlerindeki kendi kişisel şartlarının iyileştirilmesi ile ilgili talepleri olur. Bu talepler karşılanmadığı zaman açlık grevine varan bazı protestolar yapılmaya başlanır. Dünya örnekleri, Türkiye'de bu güne kadar görülen örnekler de bunlar. Fakat Sayın Leyla Güven'in yaptığı açlık grevi kendi kişisel durumuyla ilgili değil veya cezaevi şartlarıyla ilgili değil. Onun talebi daha farklı. Onun talebi mahkum olmuş olan terörist başının İmralı'da bazı durumlarıyla ilgili talepler. Bu doğru bir şey değil. Bir siyasetçi kendi durumuyla, kendi talepleriyle ilgili bir eylem yapabilir. Bu doğrudur anlamında demiyorum. Bu anlaşılabilir bir şeydir. Fakat onun talepleri çok daha farklı talepler. Kendisine mahsus değil bir başka mahkumla ilgili talepler. Bu bakımdan ben bu eylemin, bu bir mantığı olmayan eylemin en kısa zamanda sona erdirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ziyaret konusunu da çok doğru bulmayacağımı ifade ediyorum."

Bunların bir takım hukuki süreçler olduğunu vurgulayan Şentop, avukat görüşmesi gibi hususlarla ilgili olarak Leyla Güven'in ortaya koyduğu iddialarla ilgili kararları savcıların, mahkemelerin verdiğini, bu konulardaki gelişmeleri beklemek ve herkesin bu sürece saygılı olmasını talep etmek gerektiğini dile getirdi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "Hukukun üstünlüğü, demokrasi kalitesi ve standartlarının geliştirilmesi ve ifade özgürlüğü alanlarında gerçekten umutlanacağımız bir döneme girebiliyor muyuz?" şeklinde yöneltilen soruyu da şöyle yanıtladı:

"Sadece Türkiye'nin değil bütün dünyanın çok yeni bir dönemin çok yeni paradigmaların eşiğinde olduğunu düşünüyorum. Demokrasi ve hukuk devleti tartışmaları bütün dünyada var. Türkiye'nin bu bahsetmiş olduğumuz uzun parlamento tecrübesi, siyaset tecrübesi, demokrasi tecrübesi, seçim tecrübesi çok önemli. Bu anlamda katetmiş olduğu mesafeler çok önemli. Ben vatandaşlarımızın da büyük bir demokratik olgunluk içerisinde hareket ettiğini, seçimlere yönelik tutukları itibarıyla, dünyanın birçok ülkesinde yüzde 50'leri bulmazken katılım, seçimlere bizde yüzde 85-90'lar civarında katılım oluyor. Yani siyasi olarak tercihlerini sandıkta koymayı gerekli ve yeterli buluyor vatandaşlarımız. Ben bu anlamda bütün siyasetçilerimizin de milletimizin de bu demokratik olgunluğuna yakışan bir tavır içerisinde olması gerektiğini düşünüyorum."

(Bitti)

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler