Yüksek riskli gebelik nedir?

Anne ve bebek için riskli bazı durumlarda sık olarak başvurduğumuz “Perinatoloji Muayenesi”ni neden yaptırmalısınız?" "Perinatoloji nedir” gibi konularda sizlere önemli noktaları bu yazımda anlatıyorum.

Yüksek riskli gebelik nedir?

Perinatoloji nedir?

Gebelik doğal bir süreç olmasına karşın bazen anne ve bebek için riskli durumlar ortaya çıkarabilmektedir. Anne adaylarında gebelik sırasında ve doğumdan sonraki ilk dört haftalık dönemde problemler yaşanabileceği gibi bebeğe ait hastalıklar, doğumsal anomaliler veya erken doğum, kanama gibi problemler de olabilir. Bu riskleri erken öngörebilmek ve belli bir oranda engellemek Perinatoloji olarak bilinen “Gebelik ve doğum bilimi”nin görevidir. Perinatoloji Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalının bir üst uzmanlık dalıdır, Yüksek Riskli Gebelikler veya Maternal Fetal Tıp olarak da adlandırılır.

Perinatolojinin (Yüksek Riskli Gebelikler-Maternal Fetal Tıp) Amacı Nedir?

Perinatolojinin amacı ileri teknoloji ve klinik deneyimi kullanıp doğum öncesi tanı ve riskli durumlar için tedavi planları oluşturarak anneyi en sağlıklı biçimde bebeğine kavuşturmaktır.

Anne adayının gebelikten önce var olabilen ancak gebelik sırasında ilk şikayet ve bulguları oluşturan hastalıkları, anne adayının önceden bilinen kronik hastalıkları, sadece gebeliğe özgü olup devam eden bir hamilelik sırasında anne adayında ortaya çıkarak anne ve bebekte risk yaratabilen hastalıkları veya anne adayında herhangi bir sorun olmaksızın bebekte görülen hastalık veya sakatlıkları zamanında doğru olarak tanı koyarak gereken takip, tedavi ve tıbbi işlemleri yapmaktır.

Perinatoloji muayenesi nasıl olur?

Perinatoloji muayenesinde anne adayının genel sağlık durumu, önceki hastalıkları, geçirilmiş gebelikler ve bunların nasıl sonuçlandıkları ayrıntılı olarak sorgulanır. Genel fizik muayene, tansiyon değerlendirmesi, kan testlerinin incelenmesinden sonra ultrasonografi ile bebeğin sağlık durumu incelenir. Gebelik süresince yapılan ultrasonografi incelemeleri, bebek ve anne adayının durumu hakkında kesin tanı olmamakla birlikte hekimin izlemesinde yardımcı olabilecek bulguların elde edilmesini sağlar.

Ultrason muayenesinde bebeğin durumu, tek veya çoğul gebelik mi olduğu, dış gebelik olasılığı, gebelik yaşı, bebeğin büyümesi ve suyunun durumu, tahmini doğum tarihi saptanır. Bebeğin anne karnında duruş şekli, plasentanın (bebek eşi) yerleşimi ve rahim ağzı uzunluğu, göbek kordonundaki damarların sayısı, bebeğin içinde bulunduğu amniyon suyunun miktarı, büyüme takibi için bebeğin ölçümleri (kafa çapı, kafa çevresi, karın çevresi, kemik uzunlukları), kafa içi yapılar, yüz şekli ve burun kemiği, üst dudak bütünlüğü, ense kalınlığı akciğerler, diyafram zarı, kalp odacıkları, kalbe giren ve çıkan büyük damarlar, mide, barsak yoğunluğu, böbrekler ve idrar torbası, omurga, kollar, bacaklar, eller, ayaklar, uzun kemikler değerlendirilir.

Uterin arter denilen rahime kan götüren ana atar damarların ve bebeğin göbek kordonundan geçen kan akımının renkli Doppler incelemesi yapılır. Uterin arter renkli Doppler incelemesi ilerleyen haftalarda gelişebilecek gebelik tansiyonu ve gebeliğin erken dönemlerinde (özellikle 20. gebelik haftasından önce) anneden bebeğe geçen enfeksiyonlar (CMV, rubella, parvovirus enfeksiyonları), bebekteki kromozom bozuklukları (en sık trizomi 18 olmak üzere, trizomi 13, trizomi 21) ve doğumsal anomaliler, ikiz gebelik ve diğer çoğul gebelikler gibi gelişme geriliğine yol açabilecek durumlarda ön fikir verebilir.

Perinatolojiye (Yüksek Riskli Gebelikler - Maternal Fetal Tıp) Kimler Başvurmalıdır?

Anne adayının gebelik öncesi bilinen kronik hastalıkları veya gebelik sırasında ilk şikayet ve bulguları oluşturan hastalıkları durumlarında veya normal başlayan, hatta gebeliğin belli bir dönemine kadar da normal seyreden gebeliklerde anneden veya bebekten kaynaklanan sebeplerle oluşan riskli durumlarda Perinatoloji muayenesi için başvurmak gerekiyor.

Anneye Bağlı Durumlardan Ortaya Çıkan Riskler;

•İleri yaş gebeliği

•Sigara veya alkol kullanımı

•Gebede tiroid hastalıkları, kalp, şeker gibi daha önceden var olan kronik hastalıklarının bulunması

•Gebenin kullandığı bazı ilaçlar

•Gebenin çok zayıf veya çok şişman olması

•Önceki gebeliklerde düşük, ölü doğumlar veya erken doğum yaşanması

•Önceki gebeliklerde bebeğe ait kromozom anomalisi veya sakatlıkların bulunması,

•Önceki gebeliklerde gebelik şekeri

•Bazı genetik hastalıklar

•Anne ile baba akrabalığı

•Birinci dereceden yakın akrabalarda diyabet hastalığı olanları bulunması

•Bağışıklık sistemi hastalıkları, Kan hastalıkları, Diyabet (Şeker hastalığı), Kalp hastalıkları, Yüksek tansiyon, Enfeksiyonlar, Böbrek hastalıkları, Karaciğer hastalıkları, Akciğer hastalıkları, Nörolojik problemler, Tiroid bezi hastalıkları gibi gebenin sistemi hastalıkları

Gebeliğe Özgü Olup, Sadece Devam Eden Hamilelik Sırasında Ortaya Çıkan Sorunlar;

•Gebelik öncesi olmayan ancak gebelikte ortaya çıkan hipertansiyon (Preeklampsi ve eklampsi-halka arasında gebelik zehirlenmesi olarak da bilinir)

•Gebeliğe bağlı şeker hastalığı

•Gebelikte vajinal kanamalar

•Enfeksiyonlar

•Kan pıhtılaşma bozuklukları

•Bebeğin eşinin doğum kanalını kapatması

•Erken doğum eylemi

•Zarların erken açılması ve bebeğin suyunun gelmesi

•Gün aşımı (tahmini doğum tarihi geçmesine rağmen doğumun olmaması)

Bebeğe Bağlı Sorunlar:

•Bebeğin büyümesinin normalden yavaş olması

•Bebeğin boy ve kilo ölçülerinin beklenene göre daha fazla olması

•Bebeğin sıvısının az olması (oligohidamnios)

•Bebeğin suyunun normalden fazla olması (polihidramnios)

•Çoğul gebelikler

•Bebekte kan uyuşmazlığı

•Bebekte bulunan sakatlıklar (fetal anomali)

Peritonoloji tetkik ve uygulamaları nelerdir? Perinatoloji testi nedir?

Perinatolojinin en sık uygulaması gebeliğin 18-22. haftaları arasında bebekte normal dışı bir gelişim ve görünüm olup olmadığını belirlemek amacı ile detaylı veya ayrıntılı ultrasonudur. 2. düzey ultrasonografi, Ayrıntılı fetal ultrason, Detaylı ultrason, Detaylı fetal ultrason, Renkli ultrason, Renkli Doppler ultrason, 4 boyutlu renkli ultrason, Fetal anomali taraması gibi farklı isimler de kullanılmaktadır. Ortalama 40-45 dakika süren bu işlem sonucunda bebekteki tüm ölçüm sonuçlarını, bebeğin gelişimi, normal ve anormal bulguları ve bunlara ilişkin önerileri ve yorumlanan tüm görüntüleri içeren bir rapor verilir. Gebeliğin 18-22. haftalarında yapılacak ayrıntılı ultrasonografi incelemesi ile bebekte var olabilecek anormalliklerin %50-70’i saptanabilir.

Gebeliğin 11-14 haftaları içinde yapılacak ultrasonografi incelemesi ile ise doğumda görülebilecek bu anormalliklerin ancak %30-50’si saptanabilir. Vajinal yoldan inceleme yapılarak, bebek daha yakından ve daha detaylı olarak değerlendirilebilir. Gebeliğin 11-14. haftaları arasında yapılan bu inceleme Down Sendromu taramasının bir parçasıdır. NT (“Nuchal Translucency”, Ense Saydamlığı) ve burun kemiği ölçümü gibi bazı tekniklerle kromozom hastalıkları ile ilgili ön değerlendirme yapılmaktadır. Ancak 11-14 hafta taraması anomalileri tanımada 18-22 hafta ultrasonografik incelemesinin yerini almamıştır. Erken tanı koyabilme avantajını getirdiğinden 18-22 hafta ultrasonografisine alternatif olarak değil, ek olarak yapılması düşünülmelidir.

Kromozom anomalilerinin kesin tanısı ancak 11-14 haftalar arasında CVS (koryon villus örneklemesi) veya 15-22 haftalar arasında amniyosentez ile konulabilir. Amniyosentez ultrasonografi eşliğinde steril (mikropsuz) şartlarda ince iğne ile karından girilip rahim duvarından geçilerek bebeğin içinde bulunduğu sıvıdan bir miktar örnek alınması yöntemidir. Bebeğe ait kromozomal problemlerin veya bulaşan enfeksiyon olup olmadığın tanısını koyma amacıyla yapılmaktadır. Gebeliğin 16-22. haftaları arasında genellikle kromozom anormalliği riski olan fetusların tanısı için uygulanır. 9-15 cm arasındaki iğneler ile fetusun içinde bulunduğu sıvı dolu amniyon boşluğundan en fazla 15-20 ml sıvı alınarak kromozom incelemesi yapılması için bu sıvı genetik laboratuvarına gönderilir.

Koryon villus örneklemesi işleminde gebeliğin 11. haftasından itibaren ultrason görüntülemesi yardımıyla iğne ile gebenin karın duvarından geçilerek plasentaya girilir ve plasentadan 10-30 mg villus örneği alınır. Plasentayı oluşturan koriyon villusları ve fetüs aynı ilk hücreden gelişirler. Bu nedenle kromozom yapıları ve genetik yapıları aynıdır. Bu özellikten yararlanarak fetüsün kromozomların sayısı ve yapısı ile ilgili hastalıkların tanısı koyulabilir. Ailede varlığı önceden bilinen genetik hastalıklardan (Akdeniz anemisi, Kistik fibrosis gibi) mümkün olabilenlerinin tanısı koyulabilir.

Koriyon villus biyopsisi hastaneye yatmadan, ayaktan yapılan bir işlemdir. Girişim sonrası üç gün kadar düşük tempolu ev yaşamı yeterlidir. Yatak istirahati gerekmez. Testlerin sonucu genellikle birkaç gün ile 2-3 hafta arasında çıkar.

Prof. Dr. Nilgün Turhan
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Web sitesi: http://www.nilgunturhan.com.tr/
Facebook: facebook/drnilgunturhan/
Instagram: instagram/drnilgunturhan/

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler