Milli Savunma Bakanı Akar, AA Editör Masası'na konuk oldu: (3)

"Barış Pınarı Harekatı'ndaki geldiğimiz nokta şu anda 145 kilometre genişliğinde, 30 kilometre derinliğinde bir alan büyük ölçüde bizim kontrolümüz altında" - "Hem doğu hem batı cephesindeki tacizlere karşı meşru müdafaa hakkımızı kullanıyoruz. Tacizlerin azaldığını görüyoruz" - "Gallup'un verilerine göre, Rakka ve Haseke'de yerel halkın Barış Pınarı Harekatı'nı destekleme oranı yüzde 57. Şu anda bunun giderek arttığını değerlendiriyoruz" - "Bizim tek hedefimiz teröristler. Bunlar, YPG, PKK ve DEAŞ. Bunlara karşı mücadele ediyoruz. Hiçbir şekilde YPG, Kürtlerin temsilcisi olamaz"

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, "Barış Pınarı Harekatı'nda şu anda, 145 kilometre genişliğinde, 30 kilometre derinliğinde bir alanın tamamına yakını bizim kontrolümüz altında." dedi.

Akar, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Türkiye'nin mülteci konusunda ağır bir yük altında olduğunu belirten Akar, bu konuda gerekli somut adımların atılmasına gelindiğinde maalesef bazı zorlamalar olduğunu, gerek maddi gerekse diğer alanlardaki yardım ve destek konusunda muhatapların biraz yavaş hareket ettiğini bildirdi.

"Maalesef bugüne kadar verilen sözler yerine gelmedi. Bizim dileğimiz ve temennimiz bu verilen sözlerin yerine getirilmesi." diyen Akar, Türkiye'nin mülteci konusunda yaptığı fedakarlıkların tam olarak anlaşılıp, yerine konulmasını beklediklerini dile getirdi.

Yıllardan beri "Türkiye'nin güneyinde herhangi bir şekilde terör koridoruna müsaade etmeyeceğiz." sözünü tekrarladıklarını hatırlatan Akar, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları ile daha sonra İdlib'de Rusya ile çeşitli mutabakatlar yapılmasıyla oradaki istikrarı sağlamaya çalıştıklarını aktardı.

Fırat'ın doğusuyla alakalı Türkiye'nin muhataplarından buradaki oluşumlara son verilmesini talep ettiğini vurgulayan Akar, şöyle devam etti:

"Bu konuda biz NATO'dan, özellikle Amerikalılardan iş birliği talep ettik. Onlarla beraber 6-7 ay beraber çalıştık. Karşılıklı planlamalar yaptık, görüş, bilgi ve istihbarat alışverişinde bulunduk. En sonunda da bir mutabakata varmak suretiyle takriben 49 gün birlikte çalıştık. Burada yapmaya çalıştığımız şey, bu terör koridorunu önlemek için söz konusu alandaki YPG'lilerin bölgeden çıkarılması, ağır silahlarının toplanması, orada tüneller, mevziler, kuleler gibi mevcut tahkimatın tahrip edilmesiydi. 49 gün sonunda gördük ki burada istediğimiz ilerleme yapılamıyor, istediğimiz şekilde bir sürat yok. Biz, bu şekilde zaman kaybettikçe YPG'nin orada daha da güçlendiğini, mevcudiyetini tahkim ettiğini gördük. Bunun üzerine biz kararımızı verdik. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla 9 Ekim'de Barış Pınarı Harekatı'nı başlattık."

- Barış Pınarı Harekatı

Hulusi Akar, Barış Pınarı Harekatı'nda gelinen noktaya değinerek, "Barış Pınarı Harekatı'ndaki geldiğimiz nokta şu anda 145 kilometre genişliğinde, 30 kilometre derinliğinde bir alan büyük ölçüde bizim kontrolümüz altında. Tamamına yakın bir bölüm kontrol altında. Tek tük de olsa uyuyan bazı hücreler, bazı sızmalar olabilir fakat genel olarak söylediğimizde bu bölge tamamen Türk Silahlı Kuvvetlerinin kontrolü altında." ifadelerini kullandı.

ABD'lilerle yaptıkları anlaşma çerçevesinde bu alandaki YPG'li teröristlerin çıkarılması hususunda gayret göstereceklerini söylediklerini anımsatan Akar, "Tabii ki bir gayret gösterdiler, büyük ölçüde bu sözlerini yerine getirdiler." dedi.

- "Ruslar, 34 bin civarında teröristin çıktığını ifade etti"

Bakan Akar, Barış Pınarı Harekatı bölgesinin hem doğusunda hem batısındaki alanlarda teröristlerin çıkarılması konusunda Ruslarla bir mutabakat muhtırası imzaladıklarına işaret etti.

Rusların da bu alanın hem doğusundaki hem de batısındaki teröristlerin çıkarıldığını rakamlarla aktardığını kaydeden Akar, 34 bin civarında teröristin bölgeden çıktığı bilgisinin kendilerine verildiğini bildirdi.

İyi niyet ve gayret de olsa sonuç itibarıyla teröristlerin tamamen çıkmadığını gördüklerini dile getiren Akar, "Harekat alanında hem doğu hem batı cephesindeki tacizlere karşı meşru müdafaa hakkımızı kullanıyoruz. Tacizlerin azaldığını görüyoruz." diye konuştu.

Hulusi Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her seferinde bu hususu biz, çeşitli düzeylerde Rus muhataplarımızla konuştuk. Genelkurmay Başkanı, Milli Savunma Bakanı, diğer alandaki askerler kendileriyle konuştu ve görüştü. Tabii bu konuda Rusya'nın da bir gayret gösterdiğini söylememiz lazım. Bunun dışında harekat alanımızın doğusu ve batısındaki alanlarda hudutlarımızdan itibaren 10 kilometrelik bantta Rusya ile devriye faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. 13 devriye icra ettik. Bugün 14'üncüsü yapılacaktı, saat 10.00'da başlayacaktı. Oradaki hava şartlarından dolayı gerekli güvenlik imkanının sağlanamayacağı söylendi. Sakıncalı olabilir düşüncesiyle devriyeyi iptal ettik."

- "Kürtler bizim kardeşimizdir"

Harekatla ilgili Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik dezenformasyonun yapıldığına dikkati çeken Akar, "En önemli konulardan biri bizim Kürtlere karşı birtakım katliamlar yaptığımız iddiasıyla ilgili. Bu kesinlikle söz konusu değil. Kürtler bizim kardeşimizdir. Binlerce yıldan beri Kürt kardeşlerimizle beraber yaşıyoruz. Etle tırnak gibiyiz. Ekmeğimizi, suyumuzu paylaştık. Kız aldık, kız verdik. İç içe girdiğimiz kardeşlerimiz. Bizim tek hedefimiz teröristler. Bunlar, YPG, PKK ve DEAŞ. Bunlara karşı mücadele ediyoruz. Hiçbir şekilde YPG, Kürtlerin temsilcisi olamaz. Bunun altını çizmek istiyorum. Özellikle Batı ve Batı medyasında, herhangi bir şekilde YPG dediğiniz zaman bunu Kürt diye tercüme ediyor. Çok büyük bir algı operasyonu. Buna müsaade etmemek lazım." şeklinde konuştu.

Her fırsatta YPG'nin hiçbir şekilde Kürtleri temsil edemeyeceğini ifade ettiklerine değinen Akar, aynı şekilde DEAŞ'ın da Müslümanları, İslam'ı temsil edemeyeceğini anlattı.

Bölgedeki etnik ve dini diğer yapılarla hiçbir sorunları olmadığının altını çizen Akar, şöyle konuştu:

"Orada biz kiliseye de yardım ediyoruz, camiye de yardım ediyoruz. Müslümanların cuma namazına Hristiyanların pazar ayinelerine de elimizden geldiği her türlü desteği sağladık, sağlamaya devam ediyoruz. YPG'li teröristler, kiliseleri terörist karargahı yapmışlar. Resimler, fotoğraflar, boyalar... Bunların hepsini Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, gittikler temizlediler ve oraları normal dini görevlerini yapabilecek hale getirdiler. Şu anda da hem Rasulayn'da hem de Tel Abyad'da hem camilerimiz hem de kiliseler halkın, isteyenlerin hizmetine açık."

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, masum insalara, dini ve tarihi yapılara, çevreye zarar gelmemesi için hiçbir ülkenin göstermediği hassasiyeti gösterdiklerini ifade etti.

Başka ülkelerde çekilen fotoğrafların Barış Pınarı Harekatı'nda yaşanmış gibi paylaşılarak dezenformasyon yapıldığını dile getiren Akar, "Sağolsun Anadolu Ajansı da bu konuda müthiş bir çalışma yapmak suretiyle bu haberlerin gerçeklerini ortaya koydular. Dolayısıyla dünya kamuoyu bu konuda bilgilendirilmeye çalışıldı. İnşallah anlamışlardır ve görmüşlerdir." değerlendirmesinde bulundu.

- "Yerel halkın Barış Pınarına desteği artıyor"

İngiliz Araştırma Şirketi Gallup'un Suriye'deki Barış Pınarı Harekatı bölgesinde yaptığı araştırmaya değinen Akar, "Gallup'un verilerine göre, Rakka ve Haseke'de yerel halkın Barış Pınarı Harekatı'nı destekleme oranı yüzde 57. Şu anda bunun giderek arttığını değerlendiriyoruz. Şu ana kadar da aldığımız rakamlar, biraz değişebilir ama 150 binden fazla yerel halk, gönüllü, güvenli bir şekilde evlerine ve topraklarına döndüler, dönmeye devam ediyorlar." dedi.

Bakan Akar, Barış Pınarı Harekatı bölgesinde bir taraftan mayın ve el yapımı patlayıcılardan bölgeyi temizlediklerini diğer taraftan da hayatın normalleşmesi için çalışmalar sürdürdüklerini sözlerine ekledi.

(Sürecek)